Buradasınız

VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN 7143 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞLERİ

Resmi Gazete No: 30646 Resmi Gazete Tarihi: Cumartesi, 5 Ocak, 2019 Adı: UID:
İçerik:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğde, 28/12/2018 tarihli ve 30639 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 27/12/2018 tarihli ve 7159 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11 inci maddesiyle 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna eklenen geçici 2 nci maddenin uygulamasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

(2) Bu Tebliğde yapılan açıklamalar, il özel idareleri ile belediyelere ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına ait olan ve 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında da uygulanacaktır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden hazırlanmıştır.

7143 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybedenler

MADDE 3 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası ile Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen ve ödemede gecikilen her ay ve kesri için hesaplanması gereken geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yeniden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için;

a) 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılmış olması,

b) 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarların süresinde ödenmemesi nedeniyle Kanun hükümlerinin ihlal edilmiş olması,

c) İhlale neden olan tutarların, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi,

gerekmektedir.

(3) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için ayrıca yazılı bir başvuru aranılmayacaktır.

(4) Borçlarını 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Ancak, ihlale konu olan tutarların bu fıkra hükmünden yararlanmak suretiyle ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde belirtilen indirimlerden yararlanılamayacaktır.

Örnek 1- 7143 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 9 eşit taksitte ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi gereken ilk taksiti ödemediğinden, Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir. Borçlunun ödemediği birinci taksit tutarını 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç), ikinci taksit tutarını da 30/11/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edecektir.

Örnek 2- 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve peşin ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, yapılandırılan tutarı birinci taksit ödeme süresi olan 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemediği gibi birinci taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar (30/11/2018) geç ödeme zammı ile birlikte ödemediğinden Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Borçlu, Kanun kapsamında yapılandırdığı borçlarını, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi nedeniyle bu tutarlara ayrıca bir katsayı uygulanmaksızın ve geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının getirmiş olduğu düzenleme kapsamında 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödediği takdirde Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Ancak, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde düzenlenen indirim imkânından yararlanamayacaktır.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “(3) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi hâlinde bu borçlular da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

(6) 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmüne göre, Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan borçluların Kanundaki diğer şartların yanı sıra; maddede belirtilen vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk eden vergileri vadesinde ödemeleri gerekmektedir.

(7) Geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçlulara da bir imkân getirilerek, ihlale neden olan tutarları 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri ya da 28/12/2018 tarihinden önce veya 28/2/2019 tarihine kadar yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanmaları sağlanmaktadır.

(8) Çok zor durum halinin tespitinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin uygulamalarını gösteren ilgili mevzuatta yapılmış açıklamalara göre işlem yapılacak ve borçluların tecil ve taksitlendirme taleplerinin çok zor durum hali dışındaki nedenlerle reddedilmiş olması geçici 2 nci maddenin üçüncü fıkrası ile getirilmiş olan imkânı ortadan kaldırmayacaktır.

Taksit süresinin uzatılması

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Fıkra hükmüne göre, Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süresi 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzatılmıştır. Söz konusu taksitlerin ödeme süresi tahsil dairelerince re’sen uzatılacağından, borçlulardan ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır.

(3) Fıkra kapsamında, Bakanlığımız tahsil dairelerince Kanunun 2, 3 ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılan alacaklar ile 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunulması üzerine tahakkuk eden tutarlara ilişkin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitler ile Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında yapılan beyanlar üzerine 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri uzamaktadır. Ancak, 2019 yılı Şubat ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme sürelerinde bir değişiklik söz konusu değildir.

(4) Fıkra kapsamında uzayan ödeme süresi için herhangi bir zam, faiz uygulanmayacak ve tercih edilen taksit süresine ilişkin katsayıda herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

(5) Fıkra kapsamında ödeme süresi uzayan 2018 yılı Aralık ayı taksitinin, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi durumunda Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmünün tatbikinde bu taksit, 2019 takvim yılı içinde ödenmesi gereken taksit olarak dikkate alınacaktır. Ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması ve bu taksitlerin 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi halinde Kanun hükümlerinin ihlal olacağı tabiidir. 

(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında peşin ödeme seçeneği tercih edilerek yapılandırılan ve ilk taksit ödeme süresine bağlı olarak 2018 yılı Aralık veya 2019 yılı Ocak ayında tamamen ödenmesi gereken tutarın ödeme süresi, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzadığından, yapılandırılan tutarın 28/2/2019 tarihine kadar ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanacaktır. Bu süre içinde ödenmeyerek, Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasına istinaden 31/3/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi halinde (hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte), Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan indirimden yararlanılacaktır.

(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında yapılandırılan tutarların taksitli ödeme seçeneğine göre ödenmek istenmesi ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması halinde, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi hükmü 28/2/2019 tarihi (bu tarih dâhil) esas alınmak suretiyle tatbik edilecektir.   

Örnek 3- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında 6 eşit taksit seçeneğine göre borçlarını yapılandıran borçlu, süresinde ödemediği 31/10/2018 vadeli birinci taksitini geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 16/1/2019 tarihinde ödemiştir. Borçlu, 31/12/2018 vadeli ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ödeme süresi 28/2/2019 tarihine uzayan ikinci taksitini ise bu sürede ödememiştir. Bu nedenle, Kanundan yararlanma şartlarından biri olan ilk iki taksitin süresinde ve tam ödenmesi şartı yerine getirilmediğinden Kanun hükümleri ihlal edilmiş olacaktır. 

Örnek 4- Örnek 3’teki borçlu, ikinci taksit ile birlikte kalan diğer taksitlerin tamamını 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi durumunda, birinci taksit geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında ödendiğinden, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanılmayacaktır.

7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükmünü ihlal edenler

MADDE 5 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “(4) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Bu hüküm ile 7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanun hükümlerine uygun ödemeyerek ihlal eden borçluların, geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması durumunda, ihlal tarihinden geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihine kadar geçen sürede ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ile ilgili ne şekilde işlem yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

(3) Fıkra hükmüne göre, Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal etmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) geç ödeme zammıyla birlikte, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise Kanunda öngörülen şekilde ödeyerek 4 üncü maddenin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanacak ve buna bağlı olarak da 7143 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklar ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenler

MADDE 6 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında,  bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olanlara, ihlale neden olan tutarları bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde 5 inci madde hükümlerinden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) 5 inci madde kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenlerin geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah ve/veya vergi artırımına konu yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak;

a) Başlanılmış olan vergi incelemeleri ile tarhiyat öncesi uzlaşma, takdir ve tarh işlemleri,

b) Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş olan vergi ve cezalara ilişkin olarak;

1) Dava açma süresi geçmemişse, dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talebi süreleri,

2) Uzlaşmaya başvurulmuş ise uzlaşma işlemleri, dava açılmışsa davaya ilişkin yargılama işlemleri ile mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

c) Açılmış davalarla ilgili kanun yollarına başvuru süreleri ile yargılama işlemleri ve mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

ç) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemleri,

bu Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece durur.

(3) 7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre tahakkuk eden vergilerin bu Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümlerine göre ödenmesi şartıyla; geçici 2 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen başlanılmış olan vergi incelemeleri, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, takdir, tarh işlemlerinden vazgeçilecek, davalar sonlandırılacak, mahkemelerce verilmiş kararlar infaz edilmeyecek, yargılama giderleri taraflarca talep edilmeyecek, tahakkuk etmemiş alacaklar ile tahakkuk etmiş vergiler ve bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilecektir.

(4) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerini ihlal eden mükelleflerce artırıma ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi halinde,

-Matrah/vergi artırımına ilişkin başvuru süresinin sonuna kadar (31 Ağustos 2018) matrah artırımında bulunmuş olmaları kaydıyla 7143 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce (18/5/2018) başlanmış ve 31/7/2018 tarihine kadar sonuçlandırılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinde, matrah artımı hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar ile

-Matrah/vergi artırımı şartlarının ihlal edilmesinden sonra başlanılan vergi incelemesi ve takdir işlemleri sonucunda yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar

üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemlerine devam edilmeyecek ve tahsil edilmiş tutarlar matrah artırımı nedeniyle hesaplanan vergiye mahsup edilecek olup kalan tutar bulunması halinde mükellefe red ve iade edilecektir.

Örnek 5- 2016 ve 2017 hesap dönemlerine ilişkin olarak 1/3/2018 tarihinde başlayan ve 7143 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (18/5/2018) halen devam eden vergi incelemesi bulunan (A) A.Ş. 12/6/2018 tarihinde 2016 yılı için 500.000 TL, 2017 yılı için 600.000 TL olmak üzere kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş ve taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiştir.

Vergi incelemesinin tamamlanmasıyla 6/7/2018 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına giren vergi inceleme raporlarında kurumlar vergisi yönünden 2016 hesap dönemi için 600.000 TL, 2017 hesap dönemi için ise 800.000 TL kurumlar vergisi yönünden matrah farkı tespit edilmiştir.

Vergi inceleme raporları, vergi dairesi kayıtlarına girmeden önce (A) A.Ş. tarafından matrah artırımında bulunulduğundan, vergi inceleme raporlarında önerilen tarhiyatlar kurumlar vergisi matrah artırımı ile birlikte değerlendirilmiş, 2016 hesap dönemi için (600.000 TL – 500.000 TL) 100.000 TL; 2017 hesap dönemi için de (800.000 TL – 600.000 TL) 200.000 TL üzerinden cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

Matrah artırımına ilişkin ikinci taksiti süresinde ödemeyen (A) A.Ş. hakkında vergi inceleme raporları ile matrah artırımı tutarlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu yapılmamış olan 2016 hesap dönemi için 500.000 TL; 2017 hesap dönemi için de 600.000 TL ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında gerek ikinci taksitin gerekse diğer taksitlerin süresinde ve tam olarak ödenmesi halinde, daha önce matrah artırımı hükümleri ihlal edildiği için yapılmış olan ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatları terkin edilecektir.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olan mükelleflerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmesi gereken tutarların tamamının tahsil edilmiş olması halinde, bu mükellefler de anılan madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Tahsil edilmiş tutarlar

MADDE 7 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında, “(6) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

(2) Fıkrada, Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, yapılandırılan amme alacaklarına karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarların, yapılandırmanın ihya edilmesini müteakip Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlere mahsubu düzenlenmekte ve mahsup işlemlerinin tahsilat tarihleri esas alınarak ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlanmak suretiyle yapılması öngörülmektedir.

(3) Bu hükmün uygulanmasında, borçluların herhangi bir müracaatı aranılmayacak ve cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, tahsil edildikleri tarihler dikkate alınmak suretiyle tahsil daireleri tarafından re’sen mahsup edilecektir. Yapılacak mahsup işlemlerinde, en eski vadeli taksitten başlanılacak ve tahsil edilen tutarların tahsilat tarihleri esas alınarak geç ödeme zammı hesaplanıp hesaplanmayacağı belirlenecektir.

(4) Yapılan mahsup sonrasında Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken toplam tutardan fazla tahsil edilen tutarlar, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası dikkate alınmak suretiyle red ve iade edilecektir. Ancak red ve iade edilecek tutar, vergi mevzuatı çerçevesinde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle mahsuben ödenmiş ise ilgili mevzuatın belirlediği nakden iade şartları gerçekleşmedikçe nakden iade edilmeyecektir.

(5) Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara karşılık cebren veya rızaen tahsil edilen tutarların mahsubu sonrası ödenecek tutarlarda değişiklik meydana gelebilecektir. Bu durumda olan borçluların ödenecek tutarları öğrenebilmeleri için ödemelerini yapmadan önce ilgili vergi dairesi ile irtibata geçmesi gerekmektedir.

(6) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin tahakkuk eden vergileri Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödememeleri nedeniyle artırım hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeden mükelleflerden 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce cebren veya rızaen tahsil edilmiş olan tutarlar, taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiş olan mükelleflerde artırıma ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilecektir.

Örnek 6- Örnek 5’deki (A) A.Ş.’nin daha önce matrah artırımı hükümlerini ihlal ettiği için yapılmış olan ilave cezalı tarhiyatlar terkin edilecek, söz konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin olarak (A) A.Ş. tarafından ödenmiş olan tutarlar matrah artırımına ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(7) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin şartlar ihlal edilmiş olmakla birlikte 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce artırıma ilişkin tahakkuk eden verginin bir kısmının tahsil edilmiş olması halinde, mahsup işleminden sonra kalan tutarın 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde belirtilen sürede ödenmesi kaydıyla Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanabilmesi mümkündür.

Diğer hususlar

MADDE 8 – (1) 7143 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikten sonra, ihlale konu borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi çerçevesinde tecil ve taksitlendirme hükümlerine göre ödemekte olan borçluların, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde ilgili vergi dairelerine başvurmaları ve yapılandırmanın ihya edilmesini talep etmeleri gerekmektedir. Bu durumda, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında yapılan ödemeler (tecil faizi dâhil) yapılandırılan borçlara karşılık bu Tebliğin 7 nci maddesinde yapılan açıklamalar dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(2) Vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilerek ilgili kurum bütçelerine aktarılması gereken tutarların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması için vergi dairesine başvuruda bulunan borçlulara, geçici 2 nci madde kapsamında red ve iadesi gereken bir tutarın bulunması halinde, tahsil edilen tutarlar ilgili kuruma aktarıldığından red ve iade işlemleri de bu kurum tarafından yapılacak, ancak bu konuda gerekli bilgiler vergi dairesince ilgili kuruma bildirilecektir.

(3) 7143 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen borçlular tarafından, vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde taksitlendirme ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilmektedir. Geçici 2 nci maddeye istinaden Kanun kapsamında borçlarını yeniden ödeme imkânına kavuşan borçluların, Kanun hükümleri ihlal edilmediği müddetçe talep edecekleri vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazının verilmesi sırasında Kanun kapsamında ödeyecekleri borçları dikkate alınmayacaktır.

(4) 23/11/2018 tarihli ve 30604 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22/11/2018 tarihli ve 355 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan 2018 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2019 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında (Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları hariç) kesinti yapılmayacaktır. Dolayısıyla, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarının kesinti yapılmayan aylara isabet eden taksit tutarları, taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edileceğinden, bu idarelerin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksit tutarı için geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ayrıca bir süre uzatımı yapılmayacaktır.

(5) Peşin ödeme seçeneğini tercih ederek borçlarını yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci madde kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Bu süre içinde de ödeme yapılmaması durumunda Kanundan yararlanma hakkı kaybedilecektir.

(6) Geçici 2 nci madde, 7143 sayılı Kanundan yararlananların Kanun kapsamında yapacakları ödemelere ilişkin süreler konusunda düzenlemeler içermekte olup, Kanundan yararlanmak üzere süresinde başvurmayanlara yeni bir başvuru hakkı vermediğinden, süresinde başvuruda bulunmayan borçluların Kanundan yararlanma imkânı bulunmamaktadır.

Yürürlük

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

İçerik 1:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğde, 28/12/2018 tarihli ve 30639 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 27/12/2018 tarihli ve 7159 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11 inci maddesiyle 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna eklenen geçici 2 nci maddenin uygulamasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

(2) Bu Tebliğde yapılan açıklamalar, il özel idareleri ile belediyelere ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına ait olan ve 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında da uygulanacaktır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden hazırlanmıştır.

7143 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybedenler

MADDE 3 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası ile Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen ve ödemede gecikilen her ay ve kesri için hesaplanması gereken geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yeniden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için;

a) 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılmış olması,

b) 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarların süresinde ödenmemesi nedeniyle Kanun hükümlerinin ihlal edilmiş olması,

c) İhlale neden olan tutarların, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi,

gerekmektedir.

(3) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için ayrıca yazılı bir başvuru aranılmayacaktır.

(4) Borçlarını 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Ancak, ihlale konu olan tutarların bu fıkra hükmünden yararlanmak suretiyle ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde belirtilen indirimlerden yararlanılamayacaktır.

Örnek 1- 7143 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 9 eşit taksitte ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi gereken ilk taksiti ödemediğinden, Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir. Borçlunun ödemediği birinci taksit tutarını 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç), ikinci taksit tutarını da 30/11/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edecektir.

Örnek 2- 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve peşin ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, yapılandırılan tutarı birinci taksit ödeme süresi olan 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemediği gibi birinci taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar (30/11/2018) geç ödeme zammı ile birlikte ödemediğinden Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Borçlu, Kanun kapsamında yapılandırdığı borçlarını, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi nedeniyle bu tutarlara ayrıca bir katsayı uygulanmaksızın ve geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının getirmiş olduğu düzenleme kapsamında 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödediği takdirde Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Ancak, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde düzenlenen indirim imkânından yararlanamayacaktır.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “(3) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi hâlinde bu borçlular da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

(6) 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmüne göre, Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan borçluların Kanundaki diğer şartların yanı sıra; maddede belirtilen vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk eden vergileri vadesinde ödemeleri gerekmektedir.

(7) Geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçlulara da bir imkân getirilerek, ihlale neden olan tutarları 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri ya da 28/12/2018 tarihinden önce veya 28/2/2019 tarihine kadar yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanmaları sağlanmaktadır.

(8) Çok zor durum halinin tespitinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin uygulamalarını gösteren ilgili mevzuatta yapılmış açıklamalara göre işlem yapılacak ve borçluların tecil ve taksitlendirme taleplerinin çok zor durum hali dışındaki nedenlerle reddedilmiş olması geçici 2 nci maddenin üçüncü fıkrası ile getirilmiş olan imkânı ortadan kaldırmayacaktır.

Taksit süresinin uzatılması

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Fıkra hükmüne göre, Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süresi 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzatılmıştır. Söz konusu taksitlerin ödeme süresi tahsil dairelerince re’sen uzatılacağından, borçlulardan ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır.

(3) Fıkra kapsamında, Bakanlığımız tahsil dairelerince Kanunun 2, 3 ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılan alacaklar ile 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunulması üzerine tahakkuk eden tutarlara ilişkin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitler ile Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında yapılan beyanlar üzerine 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri uzamaktadır. Ancak, 2019 yılı Şubat ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme sürelerinde bir değişiklik söz konusu değildir.

(4) Fıkra kapsamında uzayan ödeme süresi için herhangi bir zam, faiz uygulanmayacak ve tercih edilen taksit süresine ilişkin katsayıda herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

(5) Fıkra kapsamında ödeme süresi uzayan 2018 yılı Aralık ayı taksitinin, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi durumunda Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmünün tatbikinde bu taksit, 2019 takvim yılı içinde ödenmesi gereken taksit olarak dikkate alınacaktır. Ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması ve bu taksitlerin 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi halinde Kanun hükümlerinin ihlal olacağı tabiidir. 

(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında peşin ödeme seçeneği tercih edilerek yapılandırılan ve ilk taksit ödeme süresine bağlı olarak 2018 yılı Aralık veya 2019 yılı Ocak ayında tamamen ödenmesi gereken tutarın ödeme süresi, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzadığından, yapılandırılan tutarın 28/2/2019 tarihine kadar ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanacaktır. Bu süre içinde ödenmeyerek, Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasına istinaden 31/3/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi halinde (hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte), Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan indirimden yararlanılacaktır.

(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında yapılandırılan tutarların taksitli ödeme seçeneğine göre ödenmek istenmesi ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması halinde, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi hükmü 28/2/2019 tarihi (bu tarih dâhil) esas alınmak suretiyle tatbik edilecektir.   

Örnek 3- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında 6 eşit taksit seçeneğine göre borçlarını yapılandıran borçlu, süresinde ödemediği 31/10/2018 vadeli birinci taksitini geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 16/1/2019 tarihinde ödemiştir. Borçlu, 31/12/2018 vadeli ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ödeme süresi 28/2/2019 tarihine uzayan ikinci taksitini ise bu sürede ödememiştir. Bu nedenle, Kanundan yararlanma şartlarından biri olan ilk iki taksitin süresinde ve tam ödenmesi şartı yerine getirilmediğinden Kanun hükümleri ihlal edilmiş olacaktır. 

Örnek 4- Örnek 3’teki borçlu, ikinci taksit ile birlikte kalan diğer taksitlerin tamamını 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi durumunda, birinci taksit geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında ödendiğinden, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanılmayacaktır.

7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükmünü ihlal edenler

MADDE 5 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “(4) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Bu hüküm ile 7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanun hükümlerine uygun ödemeyerek ihlal eden borçluların, geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması durumunda, ihlal tarihinden geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihine kadar geçen sürede ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ile ilgili ne şekilde işlem yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

(3) Fıkra hükmüne göre, Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal etmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) geç ödeme zammıyla birlikte, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise Kanunda öngörülen şekilde ödeyerek 4 üncü maddenin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanacak ve buna bağlı olarak da 7143 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklar ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenler

MADDE 6 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında,  bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olanlara, ihlale neden olan tutarları bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde 5 inci madde hükümlerinden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) 5 inci madde kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenlerin geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah ve/veya vergi artırımına konu yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak;

a) Başlanılmış olan vergi incelemeleri ile tarhiyat öncesi uzlaşma, takdir ve tarh işlemleri,

b) Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş olan vergi ve cezalara ilişkin olarak;

1) Dava açma süresi geçmemişse, dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talebi süreleri,

2) Uzlaşmaya başvurulmuş ise uzlaşma işlemleri, dava açılmışsa davaya ilişkin yargılama işlemleri ile mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

c) Açılmış davalarla ilgili kanun yollarına başvuru süreleri ile yargılama işlemleri ve mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

ç) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemleri,

bu Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece durur.

(3) 7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre tahakkuk eden vergilerin bu Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümlerine göre ödenmesi şartıyla; geçici 2 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen başlanılmış olan vergi incelemeleri, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, takdir, tarh işlemlerinden vazgeçilecek, davalar sonlandırılacak, mahkemelerce verilmiş kararlar infaz edilmeyecek, yargılama giderleri taraflarca talep edilmeyecek, tahakkuk etmemiş alacaklar ile tahakkuk etmiş vergiler ve bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilecektir.

(4) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerini ihlal eden mükelleflerce artırıma ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi halinde,

-Matrah/vergi artırımına ilişkin başvuru süresinin sonuna kadar (31 Ağustos 2018) matrah artırımında bulunmuş olmaları kaydıyla 7143 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce (18/5/2018) başlanmış ve 31/7/2018 tarihine kadar sonuçlandırılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinde, matrah artımı hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar ile

-Matrah/vergi artırımı şartlarının ihlal edilmesinden sonra başlanılan vergi incelemesi ve takdir işlemleri sonucunda yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar

üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemlerine devam edilmeyecek ve tahsil edilmiş tutarlar matrah artırımı nedeniyle hesaplanan vergiye mahsup edilecek olup kalan tutar bulunması halinde mükellefe red ve iade edilecektir.

Örnek 5- 2016 ve 2017 hesap dönemlerine ilişkin olarak 1/3/2018 tarihinde başlayan ve 7143 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (18/5/2018) halen devam eden vergi incelemesi bulunan (A) A.Ş. 12/6/2018 tarihinde 2016 yılı için 500.000 TL, 2017 yılı için 600.000 TL olmak üzere kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş ve taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiştir.

Vergi incelemesinin tamamlanmasıyla 6/7/2018 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına giren vergi inceleme raporlarında kurumlar vergisi yönünden 2016 hesap dönemi için 600.000 TL, 2017 hesap dönemi için ise 800.000 TL kurumlar vergisi yönünden matrah farkı tespit edilmiştir.

Vergi inceleme raporları, vergi dairesi kayıtlarına girmeden önce (A) A.Ş. tarafından matrah artırımında bulunulduğundan, vergi inceleme raporlarında önerilen tarhiyatlar kurumlar vergisi matrah artırımı ile birlikte değerlendirilmiş, 2016 hesap dönemi için (600.000 TL – 500.000 TL) 100.000 TL; 2017 hesap dönemi için de (800.000 TL – 600.000 TL) 200.000 TL üzerinden cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

Matrah artırımına ilişkin ikinci taksiti süresinde ödemeyen (A) A.Ş. hakkında vergi inceleme raporları ile matrah artırımı tutarlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu yapılmamış olan 2016 hesap dönemi için 500.000 TL; 2017 hesap dönemi için de 600.000 TL ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında gerek ikinci taksitin gerekse diğer taksitlerin süresinde ve tam olarak ödenmesi halinde, daha önce matrah artırımı hükümleri ihlal edildiği için yapılmış olan ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatları terkin edilecektir.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olan mükelleflerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmesi gereken tutarların tamamının tahsil edilmiş olması halinde, bu mükellefler de anılan madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Tahsil edilmiş tutarlar

MADDE 7 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında, “(6) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

(2) Fıkrada, Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, yapılandırılan amme alacaklarına karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarların, yapılandırmanın ihya edilmesini müteakip Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlere mahsubu düzenlenmekte ve mahsup işlemlerinin tahsilat tarihleri esas alınarak ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlanmak suretiyle yapılması öngörülmektedir.

(3) Bu hükmün uygulanmasında, borçluların herhangi bir müracaatı aranılmayacak ve cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, tahsil edildikleri tarihler dikkate alınmak suretiyle tahsil daireleri tarafından re’sen mahsup edilecektir. Yapılacak mahsup işlemlerinde, en eski vadeli taksitten başlanılacak ve tahsil edilen tutarların tahsilat tarihleri esas alınarak geç ödeme zammı hesaplanıp hesaplanmayacağı belirlenecektir.

(4) Yapılan mahsup sonrasında Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken toplam tutardan fazla tahsil edilen tutarlar, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası dikkate alınmak suretiyle red ve iade edilecektir. Ancak red ve iade edilecek tutar, vergi mevzuatı çerçevesinde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle mahsuben ödenmiş ise ilgili mevzuatın belirlediği nakden iade şartları gerçekleşmedikçe nakden iade edilmeyecektir.

(5) Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara karşılık cebren veya rızaen tahsil edilen tutarların mahsubu sonrası ödenecek tutarlarda değişiklik meydana gelebilecektir. Bu durumda olan borçluların ödenecek tutarları öğrenebilmeleri için ödemelerini yapmadan önce ilgili vergi dairesi ile irtibata geçmesi gerekmektedir.

(6) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin tahakkuk eden vergileri Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödememeleri nedeniyle artırım hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeden mükelleflerden 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce cebren veya rızaen tahsil edilmiş olan tutarlar, taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiş olan mükelleflerde artırıma ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilecektir.

Örnek 6- Örnek 5’deki (A) A.Ş.’nin daha önce matrah artırımı hükümlerini ihlal ettiği için yapılmış olan ilave cezalı tarhiyatlar terkin edilecek, söz konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin olarak (A) A.Ş. tarafından ödenmiş olan tutarlar matrah artırımına ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(7) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin şartlar ihlal edilmiş olmakla birlikte 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce artırıma ilişkin tahakkuk eden verginin bir kısmının tahsil edilmiş olması halinde, mahsup işleminden sonra kalan tutarın 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde belirtilen sürede ödenmesi kaydıyla Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanabilmesi mümkündür.

Diğer hususlar

MADDE 8 – (1) 7143 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikten sonra, ihlale konu borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi çerçevesinde tecil ve taksitlendirme hükümlerine göre ödemekte olan borçluların, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde ilgili vergi dairelerine başvurmaları ve yapılandırmanın ihya edilmesini talep etmeleri gerekmektedir. Bu durumda, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında yapılan ödemeler (tecil faizi dâhil) yapılandırılan borçlara karşılık bu Tebliğin 7 nci maddesinde yapılan açıklamalar dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(2) Vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilerek ilgili kurum bütçelerine aktarılması gereken tutarların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması için vergi dairesine başvuruda bulunan borçlulara, geçici 2 nci madde kapsamında red ve iadesi gereken bir tutarın bulunması halinde, tahsil edilen tutarlar ilgili kuruma aktarıldığından red ve iade işlemleri de bu kurum tarafından yapılacak, ancak bu konuda gerekli bilgiler vergi dairesince ilgili kuruma bildirilecektir.

(3) 7143 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen borçlular tarafından, vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde taksitlendirme ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilmektedir. Geçici 2 nci maddeye istinaden Kanun kapsamında borçlarını yeniden ödeme imkânına kavuşan borçluların, Kanun hükümleri ihlal edilmediği müddetçe talep edecekleri vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazının verilmesi sırasında Kanun kapsamında ödeyecekleri borçları dikkate alınmayacaktır.

(4) 23/11/2018 tarihli ve 30604 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22/11/2018 tarihli ve 355 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan 2018 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2019 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında (Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları hariç) kesinti yapılmayacaktır. Dolayısıyla, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarının kesinti yapılmayan aylara isabet eden taksit tutarları, taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edileceğinden, bu idarelerin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksit tutarı için geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ayrıca bir süre uzatımı yapılmayacaktır.

(5) Peşin ödeme seçeneğini tercih ederek borçlarını yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci madde kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Bu süre içinde de ödeme yapılmaması durumunda Kanundan yararlanma hakkı kaybedilecektir.

(6) Geçici 2 nci madde, 7143 sayılı Kanundan yararlananların Kanun kapsamında yapacakları ödemelere ilişkin süreler konusunda düzenlemeler içermekte olup, Kanundan yararlanmak üzere süresinde başvurmayanlara yeni bir başvuru hakkı vermediğinden, süresinde başvuruda bulunmayan borçluların Kanundan yararlanma imkânı bulunmamaktadır.

Yürürlük

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

İçerik 2:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğde, 28/12/2018 tarihli ve 30639 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 27/12/2018 tarihli ve 7159 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11 inci maddesiyle 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna eklenen geçici 2 nci maddenin uygulamasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

(2) Bu Tebliğde yapılan açıklamalar, il özel idareleri ile belediyelere ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına ait olan ve 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında da uygulanacaktır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden hazırlanmıştır.

7143 sayılı Kanundan yararlanma hakkını kaybedenler

MADDE 3 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası ile Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara, ihlale neden olan tutarları ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen ve ödemede gecikilen her ay ve kesri için hesaplanması gereken geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri halinde Kanun hükümlerinden yeniden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için;

a) 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılmış olması,

b) 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarların süresinde ödenmemesi nedeniyle Kanun hükümlerinin ihlal edilmiş olması,

c) İhlale neden olan tutarların, ödenmesi gereken tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi,

gerekmektedir.

(3) Fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için ayrıca yazılı bir başvuru aranılmayacaktır.

(4) Borçlarını 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Ancak, ihlale konu olan tutarların bu fıkra hükmünden yararlanmak suretiyle ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde belirtilen indirimlerden yararlanılamayacaktır.

Örnek 1- 7143 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve 9 eşit taksitte ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi gereken ilk taksiti ödemediğinden, Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir. Borçlunun ödemediği birinci taksit tutarını 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç), ikinci taksit tutarını da 30/11/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi halinde, Kanun hükümlerinden yararlanmaya devam edecektir.

Örnek 2- 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında borçlarını yapılandıran ve peşin ödeme seçeneğini tercih eden borçlu, yapılandırılan tutarı birinci taksit ödeme süresi olan 15/10/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemediği gibi birinci taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar (30/11/2018) geç ödeme zammı ile birlikte ödemediğinden Kanundan yararlanma hakkını kaybetmiştir.

Borçlu, Kanun kapsamında yapılandırdığı borçlarını, peşin ödeme seçeneğini tercih etmesi nedeniyle bu tutarlara ayrıca bir katsayı uygulanmaksızın ve geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının getirmiş olduğu düzenleme kapsamında 15/10/2018 tarihinden (bu tarih hariç) ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre (her ay ve kesri) için hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödediği takdirde Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Ancak, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendinde düzenlenen indirim imkânından yararlanamayacaktır.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “(3) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi hâlinde bu borçlular da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

(6) 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmüne göre, Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan borçluların Kanundaki diğer şartların yanı sıra; maddede belirtilen vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk eden vergileri vadesinde ödemeleri gerekmektedir.

(7) Geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakları madde hükmüne göre ödeyememiş olan ve bu nedenle Kanundan yararlanma hakkını kaybeden borçlulara da bir imkân getirilerek, ihlale neden olan tutarları 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemeleri ya da 28/12/2018 tarihinden önce veya 28/2/2019 tarihine kadar yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanmaları sağlanmaktadır.

(8) Çok zor durum halinin tespitinde, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin uygulamalarını gösteren ilgili mevzuatta yapılmış açıklamalara göre işlem yapılacak ve borçluların tecil ve taksitlendirme taleplerinin çok zor durum hali dışındaki nedenlerle reddedilmiş olması geçici 2 nci maddenin üçüncü fıkrası ile getirilmiş olan imkânı ortadan kaldırmayacaktır.

Taksit süresinin uzatılması

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Fıkra hükmüne göre, Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süresi 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzatılmıştır. Söz konusu taksitlerin ödeme süresi tahsil dairelerince re’sen uzatılacağından, borçlulardan ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır.

(3) Fıkra kapsamında, Bakanlığımız tahsil dairelerince Kanunun 2, 3 ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılan alacaklar ile 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunulması üzerine tahakkuk eden tutarlara ilişkin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitler ile Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında yapılan beyanlar üzerine 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri uzamaktadır. Ancak, 2019 yılı Şubat ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme sürelerinde bir değişiklik söz konusu değildir.

(4) Fıkra kapsamında uzayan ödeme süresi için herhangi bir zam, faiz uygulanmayacak ve tercih edilen taksit süresine ilişkin katsayıda herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

(5) Fıkra kapsamında ödeme süresi uzayan 2018 yılı Aralık ayı taksitinin, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi durumunda Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmünün tatbikinde bu taksit, 2019 takvim yılı içinde ödenmesi gereken taksit olarak dikkate alınacaktır. Ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması ve bu taksitlerin 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmemesi halinde Kanun hükümlerinin ihlal olacağı tabiidir. 

(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında peşin ödeme seçeneği tercih edilerek yapılandırılan ve ilk taksit ödeme süresine bağlı olarak 2018 yılı Aralık veya 2019 yılı Ocak ayında tamamen ödenmesi gereken tutarın ödeme süresi, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzadığından, yapılandırılan tutarın 28/2/2019 tarihine kadar ödenmesi halinde Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanacaktır. Bu süre içinde ödenmeyerek, Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasına istinaden 31/3/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödenmesi halinde (hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte), Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan indirimden yararlanılacaktır.

(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında yapılandırılan tutarların taksitli ödeme seçeneğine göre ödenmek istenmesi ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince ödeme süresi uzayan taksitin birinci veya ikinci taksit olması halinde, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi hükmü 28/2/2019 tarihi (bu tarih dâhil) esas alınmak suretiyle tatbik edilecektir.   

Örnek 3- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila yedinci fıkraları kapsamında 6 eşit taksit seçeneğine göre borçlarını yapılandıran borçlu, süresinde ödemediği 31/10/2018 vadeli birinci taksitini geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında 16/1/2019 tarihinde ödemiştir. Borçlu, 31/12/2018 vadeli ve geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ödeme süresi 28/2/2019 tarihine uzayan ikinci taksitini ise bu sürede ödememiştir. Bu nedenle, Kanundan yararlanma şartlarından biri olan ilk iki taksitin süresinde ve tam ödenmesi şartı yerine getirilmediğinden Kanun hükümleri ihlal edilmiş olacaktır. 

Örnek 4- Örnek 3’teki borçlu, ikinci taksit ile birlikte kalan diğer taksitlerin tamamını 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ödemesi durumunda, birinci taksit geçici 2 nci maddenin birinci fıkrası kapsamında ödendiğinden, Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanılmayacaktır.

7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükmünü ihlal edenler

MADDE 5 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “(4) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.”  hükmü yer almaktadır.

(2) Bu hüküm ile 7143 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanun hükümlerine uygun ödemeyerek ihlal eden borçluların, geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması durumunda, ihlal tarihinden geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihine kadar geçen sürede ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ile ilgili ne şekilde işlem yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

(3) Fıkra hükmüne göre, Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında yapılan beyan ve başvurular üzerine hesaplanan tutarları Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal etmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları, 28/2/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) geç ödeme zammıyla birlikte, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise Kanunda öngörülen şekilde ödeyerek 4 üncü maddenin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanacak ve buna bağlı olarak da 7143 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklar ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenler

MADDE 6 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında,  bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olanlara, ihlale neden olan tutarları bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri halinde 5 inci madde hükümlerinden yararlanma imkânı sağlanmıştır.

(2) 5 inci madde kapsamında matrah ve vergi artırımı hükümlerini ihlal edenlerin geçici 2 nci madde hükümlerinden yararlanması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah ve/veya vergi artırımına konu yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak;

a) Başlanılmış olan vergi incelemeleri ile tarhiyat öncesi uzlaşma, takdir ve tarh işlemleri,

b) Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş olan vergi ve cezalara ilişkin olarak;

1) Dava açma süresi geçmemişse, dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talebi süreleri,

2) Uzlaşmaya başvurulmuş ise uzlaşma işlemleri, dava açılmışsa davaya ilişkin yargılama işlemleri ile mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

c) Açılmış davalarla ilgili kanun yollarına başvuru süreleri ile yargılama işlemleri ve mahkemelerce verilmiş kararların infazı,

ç) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemleri,

bu Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece durur.

(3) 7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre tahakkuk eden vergilerin bu Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümlerine göre ödenmesi şartıyla; geçici 2 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen başlanılmış olan vergi incelemeleri, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, takdir, tarh işlemlerinden vazgeçilecek, davalar sonlandırılacak, mahkemelerce verilmiş kararlar infaz edilmeyecek, yargılama giderleri taraflarca talep edilmeyecek, tahakkuk etmemiş alacaklar ile tahakkuk etmiş vergiler ve bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilecektir.

(4) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerini ihlal eden mükelleflerce artırıma ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi halinde,

-Matrah/vergi artırımına ilişkin başvuru süresinin sonuna kadar (31 Ağustos 2018) matrah artırımında bulunmuş olmaları kaydıyla 7143 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce (18/5/2018) başlanmış ve 31/7/2018 tarihine kadar sonuçlandırılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinde, matrah artımı hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar ile

-Matrah/vergi artırımı şartlarının ihlal edilmesinden sonra başlanılan vergi incelemesi ve takdir işlemleri sonucunda yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar

üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemlerine devam edilmeyecek ve tahsil edilmiş tutarlar matrah artırımı nedeniyle hesaplanan vergiye mahsup edilecek olup kalan tutar bulunması halinde mükellefe red ve iade edilecektir.

Örnek 5- 2016 ve 2017 hesap dönemlerine ilişkin olarak 1/3/2018 tarihinde başlayan ve 7143 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (18/5/2018) halen devam eden vergi incelemesi bulunan (A) A.Ş. 12/6/2018 tarihinde 2016 yılı için 500.000 TL, 2017 yılı için 600.000 TL olmak üzere kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş ve taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiştir.

Vergi incelemesinin tamamlanmasıyla 6/7/2018 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına giren vergi inceleme raporlarında kurumlar vergisi yönünden 2016 hesap dönemi için 600.000 TL, 2017 hesap dönemi için ise 800.000 TL kurumlar vergisi yönünden matrah farkı tespit edilmiştir.

Vergi inceleme raporları, vergi dairesi kayıtlarına girmeden önce (A) A.Ş. tarafından matrah artırımında bulunulduğundan, vergi inceleme raporlarında önerilen tarhiyatlar kurumlar vergisi matrah artırımı ile birlikte değerlendirilmiş, 2016 hesap dönemi için (600.000 TL – 500.000 TL) 100.000 TL; 2017 hesap dönemi için de (800.000 TL – 600.000 TL) 200.000 TL üzerinden cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

Matrah artırımına ilişkin ikinci taksiti süresinde ödemeyen (A) A.Ş. hakkında vergi inceleme raporları ile matrah artırımı tutarlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu yapılmamış olan 2016 hesap dönemi için 500.000 TL; 2017 hesap dönemi için de 600.000 TL ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında gerek ikinci taksitin gerekse diğer taksitlerin süresinde ve tam olarak ödenmesi halinde, daha önce matrah artırımı hükümleri ihlal edildiği için yapılmış olan ilave cezalı kurumlar vergisi tarhiyatları terkin edilecektir.

(5) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu halde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olan mükelleflerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmesi gereken tutarların tamamının tahsil edilmiş olması halinde, bu mükellefler de anılan madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Tahsil edilmiş tutarlar

MADDE 7 – (1) 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında, “(6) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

(2) Fıkrada, Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu halde geçici 2 nci maddenin yürürlüğe girdiği 28/12/2018 tarihi itibarıyla Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, yapılandırılan amme alacaklarına karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarların, yapılandırmanın ihya edilmesini müteakip Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlere mahsubu düzenlenmekte ve mahsup işlemlerinin tahsilat tarihleri esas alınarak ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlanmak suretiyle yapılması öngörülmektedir.

(3) Bu hükmün uygulanmasında, borçluların herhangi bir müracaatı aranılmayacak ve cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, tahsil edildikleri tarihler dikkate alınmak suretiyle tahsil daireleri tarafından re’sen mahsup edilecektir. Yapılacak mahsup işlemlerinde, en eski vadeli taksitten başlanılacak ve tahsil edilen tutarların tahsilat tarihleri esas alınarak geç ödeme zammı hesaplanıp hesaplanmayacağı belirlenecektir.

(4) Yapılan mahsup sonrasında Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken toplam tutardan fazla tahsil edilen tutarlar, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin onaltıncı fıkrası dikkate alınmak suretiyle red ve iade edilecektir. Ancak red ve iade edilecek tutar, vergi mevzuatı çerçevesinde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle mahsuben ödenmiş ise ilgili mevzuatın belirlediği nakden iade şartları gerçekleşmedikçe nakden iade edilmeyecektir.

(5) Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara karşılık cebren veya rızaen tahsil edilen tutarların mahsubu sonrası ödenecek tutarlarda değişiklik meydana gelebilecektir. Bu durumda olan borçluların ödenecek tutarları öğrenebilmeleri için ödemelerini yapmadan önce ilgili vergi dairesi ile irtibata geçmesi gerekmektedir.

(6) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin tahakkuk eden vergileri Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödememeleri nedeniyle artırım hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeden mükelleflerden 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce cebren veya rızaen tahsil edilmiş olan tutarlar, taksitle ödeme seçeneğini tercih etmiş olan mükelleflerde artırıma ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilecektir.

Örnek 6- Örnek 5’deki (A) A.Ş.’nin daha önce matrah artırımı hükümlerini ihlal ettiği için yapılmış olan ilave cezalı tarhiyatlar terkin edilecek, söz konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin olarak (A) A.Ş. tarafından ödenmiş olan tutarlar matrah artırımına ilişkin taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(7) Matrah ve/veya vergi artırımına ilişkin şartlar ihlal edilmiş olmakla birlikte 7159 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce artırıma ilişkin tahakkuk eden verginin bir kısmının tahsil edilmiş olması halinde, mahsup işleminden sonra kalan tutarın 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde belirtilen sürede ödenmesi kaydıyla Kanunun 5 inci maddesi hükümlerinden yararlanabilmesi mümkündür.

Diğer hususlar

MADDE 8 – (1) 7143 sayılı Kanun hükümlerini ihlal ettikten sonra, ihlale konu borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi çerçevesinde tecil ve taksitlendirme hükümlerine göre ödemekte olan borçluların, 7143 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde ilgili vergi dairelerine başvurmaları ve yapılandırmanın ihya edilmesini talep etmeleri gerekmektedir. Bu durumda, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında yapılan ödemeler (tecil faizi dâhil) yapılandırılan borçlara karşılık bu Tebliğin 7 nci maddesinde yapılan açıklamalar dikkate alınarak mahsup edilecektir.

(2) Vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilerek ilgili kurum bütçelerine aktarılması gereken tutarların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması için vergi dairesine başvuruda bulunan borçlulara, geçici 2 nci madde kapsamında red ve iadesi gereken bir tutarın bulunması halinde, tahsil edilen tutarlar ilgili kuruma aktarıldığından red ve iade işlemleri de bu kurum tarafından yapılacak, ancak bu konuda gerekli bilgiler vergi dairesince ilgili kuruma bildirilecektir.

(3) 7143 sayılı Kanuna göre başvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen borçlular tarafından, vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde taksitlendirme ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilmektedir. Geçici 2 nci maddeye istinaden Kanun kapsamında borçlarını yeniden ödeme imkânına kavuşan borçluların, Kanun hükümleri ihlal edilmediği müddetçe talep edecekleri vadesi geçmiş borcu olup olmadığına dair yazının verilmesi sırasında Kanun kapsamında ödeyecekleri borçları dikkate alınmayacaktır.

(4) 23/11/2018 tarihli ve 30604 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22/11/2018 tarihli ve 355 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun kapsamında genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan 2018 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2019 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında (Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları hariç) kesinti yapılmayacaktır. Dolayısıyla, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarının kesinti yapılmayan aylara isabet eden taksit tutarları, taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edileceğinden, bu idarelerin 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak aylarında ödenmesi gereken taksit tutarı için geçici 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ayrıca bir süre uzatımı yapılmayacaktır.

(5) Peşin ödeme seçeneğini tercih ederek borçlarını yapılandıran ve Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulara geçici 2 nci madde kapsamında 28/2/2019 tarihine kadar ihlale konu tutarları ödeme imkânı sağlanmıştır. Bu süre içinde de ödeme yapılmaması durumunda Kanundan yararlanma hakkı kaybedilecektir.

(6) Geçici 2 nci madde, 7143 sayılı Kanundan yararlananların Kanun kapsamında yapacakları ödemelere ilişkin süreler konusunda düzenlemeler içermekte olup, Kanundan yararlanmak üzere süresinde başvurmayanlara yeni bir başvuru hakkı vermediğinden, süresinde başvuruda bulunmayan borçluların Kanundan yararlanma imkânı bulunmamaktadır.

Yürürlük

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

Resmi Gazete No: 30513 Resmi Gazete Tarihi: Cumartesi, 18 Ağustos, 2018 Adı: UID:
İçerik:

MADDE 1 – 4/7/2018 tarihli ve 30468 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3)’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurtdışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğe 8 inci maddenin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek bu fıkra hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurtdışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilmesi halinde bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.”

Tebliğ olunur.

İçerik 1:

MADDE 1 – 4/7/2018 tarihli ve 30468 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3)’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurtdışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğe 8 inci maddenin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek bu fıkra hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurtdışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilmesi halinde bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.”

Tebliğ olunur.

İçerik 2:

MADDE 1 – 4/7/2018 tarihli ve 30468 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 7143 sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3)’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurtdışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğe 8 inci maddenin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek bu fıkra hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurtdışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilmesi halinde bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.”

Tebliğ olunur.

Resmi Gazete No: 30468 Resmi Gazete Tarihi: Çarşamba, 4 Temmuz, 2018 Adı: UID:
İçerik:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Bu Tebliğ;

a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,

b) Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymetler, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,

c) Yurt dışından elde edilen bazı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesine

ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının (ı) bendi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır. 

BİRİNCİ KISIM

Yurt Dışından Getirilen Varlıklar ile

Yurt İçinde Bulunan Varlıklara İlişkin Uygulama Esasları

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve

Verginin Ödenmesi

Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim

MADDE 3 – (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasındaki hükümler çerçevesinde, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.

(2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.

(3) Birinci fıkra kapsamında bildirime konu edilecek varlıkların, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun anılan fıkra hükmünden yararlanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

(4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 18/5/2018 tarihinden 30/11/2018 tarihine kadar, Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

(5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esas olup, 30/11/2018 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.

a) Bildirimde bulunduktan sonra, bu bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirimde bulunulacaktır.

b) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla yeni bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, 30/11/2018 tarihine kadar söz konusu bildirimin düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.

c) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.

Örneğin; 2018/Ağustos ayında banka veya aracı kuruma 100.000 TL karşılığı varlık bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, bildirdiği tutarı 2018/Eylül ayında 50.000 TL'ye düşürmek istemesi halinde, ilk bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi, 150.000 TL'ye çıkarmak istemesi halinde ise ilave olarak bildirilmek istenilen 50.000 TL için yeni bir bildirimde bulunması gerekecektir.

ç) Bildirim süresi (30/11/2018) sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır.

Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.

(2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır.

(3) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinden yararlanılabilecektir.

(4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 30/11/2018 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu fıkra hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

(5) Türkiye’ye getirilmekten maksat;

- Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

- Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.

(6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(7) 30/11/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(8) Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi

MADDE 5 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.

(2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.

(3) Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.

(4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi sorumlusu sıfatıyla ve Ek-2'de yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince %2 oranında tarh edilen vergi, 31/12/2018 tarihine kadar banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.

(5) Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.

İKİNCİ BÖLÜM

Türkiye’de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi

Türkiye'de bulunan varlıkların beyanı

MADDE 6 – (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3’te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.

(2) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ek-3’te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.

Verginin ödenmesi

MADDE 7 – (1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince %2 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar ödenecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Ortak Hükümler

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu

MADDE 8 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına Kanun kapsamına giren varlıkları 18/5/2018 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

Varlıkların bildirim veya beyan değeri

MADDE 9 – (1) Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine beyan edilmesinde, bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.

b) Altın, rayiç bedeliyle.

c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.

ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;

-  Hisse senedi gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-  Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-  Yatırım fonu katılma belgeleri, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.

-  Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

d) Taşınmazlar, rayiç bedeliyle.

(2) Bildirim veya beyanlarda, söz konusu varlıkların Türk Lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.

(3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.

(4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.

(5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği veya beyan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

(6)  Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 30/11/2018 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.

Bildirilen veya beyan edilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi

MADDE 10 – (1) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.

(2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına beyan edilmesi halinde bu şahısların kendileri, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının sağladığı imkanlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.

(3) Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dahil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.

(4) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.

(5) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.

(6) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk Lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.

Gider ve amortisman uygulaması

MADDE 11 – (1) Tebliğin 5 inci ve 7 nci maddeleri kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir suretle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması ya da başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.

(2) Beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

(3) Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

Vergi ödenmeyecek haller

MADDE 12 – (1) 31/7/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar;

a) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının;

-  Bildirilerek Türkiye’ye getirilmesi,

-  18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan ve yurt dışındaki banka veya finansal kurumlardan kullanılan kredilerin defter kayıtlarından düşülerek kapatılmasında kullanılması,

-  18/5/2018 tarihinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle, bu tarih itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi,

b) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarının beyan edilerek kanuni defterlere kaydedilmesi

halinde, bu varlıklara ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi tarh edilmeyecektir.

(2) 31/7/2018 tarihine kadar bildirilen varlıklara ilişkin olarak vergi tarh edilmemesi için, söz konusu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair belgelerin anılan tarihe kadar ilgili banka veya aracı kuruma ibraz edilmesi gerekmektedir.

(3) 31/7/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilerek Türkiye’ye getirilen varlıklara ilişkin olarak bu kurumlarca vergi dairesine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

(4) 31/7/2018 tarihine kadar gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince vergi dairelerine beyan edilen varlıklar nedeniyle, bu tarihe kadar kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla, vergi dairelerince 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi hesaplanmayacaktır.

İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller

MADDE 13 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (ğ) bendi uyarınca, bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

(2) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilmesi için, bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi; bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.

(3) Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.

(4) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.

Diğer hususlar

MADDE 14 – (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar. Banka veya aracı kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim değeri üzerinden %2 oranında hesaplanan tutarın ödenmemesi durumunda, banka veya aracı kurumların söz konusu bildirimi alma zorunluluğu yoktur.

(2) Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi veya anılan fıkrada yer alan diğer şartların yerine getirilememesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmemektedir. Ayrıca, bildirim veya beyanlar nedeniyle tahsil edilen vergiler red ve iade edilmeyecektir.

İKİNCİ KISIM

Yurt Dışından Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması

İstisna kapsamına giren kazançlar ve istisnadan yararlanacak olanlar

MADDE 15 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi ile yurt dışından elde edilen bazı kazançlar, gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. İstisna kapsamına 31/10/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere;

-  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin yurt dışında satışından doğan kazançlar,

-  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları,

-  Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen ticari kazançlar

girmektedir.

(2) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan ve 31/12/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançlar da gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilecektir.

(3) İstisna uygulamasından, bu kazançlarını Türkiye’ye transfer etmeleri şartıyla, Türkiye'de tam mükellef olan gerçek kişiler ve kurumlar (serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükellefler dahil) yararlanabileceklerdir.

İstisna uygulamasının şartları

MADDE 16 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi kapsamına giren ve yurt dışından elde edilen kazançlara ilişkin istisna uygulamasından yararlanılabilmesi için; yurt dışı iştirak kazancı, yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı, yurt dışı şube kazancı ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazancın 31/12/2018 tarihine kadar, Türkiye’ye transfer edilmiş olması gerekmektedir.

(2) Bu kazançların ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye’ye getirildiği, mükelleflerce kanaat verici belgelerle ispat edilecektir.

İstisna uygulamasına konu yurt dışı kazançların beyanı

MADDE 17 – (1) İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen yurt dışı iştirak kazançları ile yurt dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle vergiden istisna edilebilecektir.

(2) Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen şube kazançlarının, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen kısmı tespit edilecek ve bu kazanç, 2018 yılında geçici vergi dönemleri itibarıyla geçici vergi beyanına konu edilmiş olsa dahi, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

(3) Aynı şekilde kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşen tasfiyelerinden doğan ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançları da 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

(4) Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler ise belirtilen tarihler arasında elde ettikleri söz konusu kazançlarını, hesap dönemlerine göre 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil etmek ve beyannamelerin ilgili satırında göstermek suretiyle istisnaya konu edebileceklerdir.

(5) 1/1/2018 tarihinden önce elde edildiği halde kayıtlara intikal ettirilmeyen ve beyan dışı bırakılan iştirak kazançları, iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yurt dışı şube kazançları ile bu tarihten önce elde edilen yurt dışında bulunan kurumların tasfiyesinden doğan kazançlar ile ilgili olarak bu istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu kazançların 7143 sayılı Kanunun onuncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen hükümden yararlanarak Türkiye’ye getirilme imkanı bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

Ekleri için tıklayınız

İçerik 1:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Bu Tebliğ;

a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,

b) Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymetler, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,

c) Yurt dışından elde edilen bazı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesine

ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının (ı) bendi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır. 

BİRİNCİ KISIM

Yurt Dışından Getirilen Varlıklar ile

Yurt İçinde Bulunan Varlıklara İlişkin Uygulama Esasları

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve

Verginin Ödenmesi

Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim

MADDE 3 – (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasındaki hükümler çerçevesinde, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.

(2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.

(3) Birinci fıkra kapsamında bildirime konu edilecek varlıkların, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun anılan fıkra hükmünden yararlanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

(4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 18/5/2018 tarihinden 30/11/2018 tarihine kadar, Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

(5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esas olup, 30/11/2018 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.

a) Bildirimde bulunduktan sonra, bu bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirimde bulunulacaktır.

b) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla yeni bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, 30/11/2018 tarihine kadar söz konusu bildirimin düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.

c) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.

Örneğin; 2018/Ağustos ayında banka veya aracı kuruma 100.000 TL karşılığı varlık bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, bildirdiği tutarı 2018/Eylül ayında 50.000 TL'ye düşürmek istemesi halinde, ilk bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi, 150.000 TL'ye çıkarmak istemesi halinde ise ilave olarak bildirilmek istenilen 50.000 TL için yeni bir bildirimde bulunması gerekecektir.

ç) Bildirim süresi (30/11/2018) sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır.

Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.

(2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır.

(3) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinden yararlanılabilecektir.

(4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 30/11/2018 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu fıkra hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

(5) Türkiye’ye getirilmekten maksat;

- Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

- Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.

(6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(7) 30/11/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(8) Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi

MADDE 5 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.

(2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.

(3) Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.

(4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi sorumlusu sıfatıyla ve Ek-2'de yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince %2 oranında tarh edilen vergi, 31/12/2018 tarihine kadar banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.

(5) Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.

İKİNCİ BÖLÜM

Türkiye’de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi

Türkiye'de bulunan varlıkların beyanı

MADDE 6 – (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3’te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.

(2) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ek-3’te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.

Verginin ödenmesi

MADDE 7 – (1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince %2 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar ödenecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Ortak Hükümler

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu

MADDE 8 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına Kanun kapsamına giren varlıkları 18/5/2018 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

Varlıkların bildirim veya beyan değeri

MADDE 9 – (1) Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine beyan edilmesinde, bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.

b) Altın, rayiç bedeliyle.

c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.

ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;

-  Hisse senedi gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-  Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-  Yatırım fonu katılma belgeleri, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.

-  Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

d) Taşınmazlar, rayiç bedeliyle.

(2) Bildirim veya beyanlarda, söz konusu varlıkların Türk Lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.

(3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.

(4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.

(5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği veya beyan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

(6)  Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 30/11/2018 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.

Bildirilen veya beyan edilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi

MADDE 10 – (1) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.

(2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına beyan edilmesi halinde bu şahısların kendileri, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının sağladığı imkanlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.

(3) Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dahil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.

(4) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.

(5) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.

(6) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk Lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.

Gider ve amortisman uygulaması

MADDE 11 – (1) Tebliğin 5 inci ve 7 nci maddeleri kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir suretle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması ya da başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.

(2) Beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

(3) Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

Vergi ödenmeyecek haller

MADDE 12 – (1) 31/7/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar;

a) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının;

-  Bildirilerek Türkiye’ye getirilmesi,

-  18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan ve yurt dışındaki banka veya finansal kurumlardan kullanılan kredilerin defter kayıtlarından düşülerek kapatılmasında kullanılması,

-  18/5/2018 tarihinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle, bu tarih itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi,

b) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarının beyan edilerek kanuni defterlere kaydedilmesi

halinde, bu varlıklara ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi tarh edilmeyecektir.

(2) 31/7/2018 tarihine kadar bildirilen varlıklara ilişkin olarak vergi tarh edilmemesi için, söz konusu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair belgelerin anılan tarihe kadar ilgili banka veya aracı kuruma ibraz edilmesi gerekmektedir.

(3) 31/7/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilerek Türkiye’ye getirilen varlıklara ilişkin olarak bu kurumlarca vergi dairesine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

(4) 31/7/2018 tarihine kadar gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince vergi dairelerine beyan edilen varlıklar nedeniyle, bu tarihe kadar kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla, vergi dairelerince 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi hesaplanmayacaktır.

İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller

MADDE 13 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (ğ) bendi uyarınca, bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

(2) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilmesi için, bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi; bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.

(3) Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.

(4) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.

Diğer hususlar

MADDE 14 – (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar. Banka veya aracı kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim değeri üzerinden %2 oranında hesaplanan tutarın ödenmemesi durumunda, banka veya aracı kurumların söz konusu bildirimi alma zorunluluğu yoktur.

(2) Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi veya anılan fıkrada yer alan diğer şartların yerine getirilememesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmemektedir. Ayrıca, bildirim veya beyanlar nedeniyle tahsil edilen vergiler red ve iade edilmeyecektir.

İKİNCİ KISIM

Yurt Dışından Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması

İstisna kapsamına giren kazançlar ve istisnadan yararlanacak olanlar

MADDE 15 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi ile yurt dışından elde edilen bazı kazançlar, gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. İstisna kapsamına 31/10/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere;

-  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin yurt dışında satışından doğan kazançlar,

-  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları,

-  Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen ticari kazançlar

girmektedir.

(2) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan ve 31/12/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançlar da gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilecektir.

(3) İstisna uygulamasından, bu kazançlarını Türkiye’ye transfer etmeleri şartıyla, Türkiye'de tam mükellef olan gerçek kişiler ve kurumlar (serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükellefler dahil) yararlanabileceklerdir.

İstisna uygulamasının şartları

MADDE 16 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi kapsamına giren ve yurt dışından elde edilen kazançlara ilişkin istisna uygulamasından yararlanılabilmesi için; yurt dışı iştirak kazancı, yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı, yurt dışı şube kazancı ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazancın 31/12/2018 tarihine kadar, Türkiye’ye transfer edilmiş olması gerekmektedir.

(2) Bu kazançların ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye’ye getirildiği, mükelleflerce kanaat verici belgelerle ispat edilecektir.

İstisna uygulamasına konu yurt dışı kazançların beyanı

MADDE 17 – (1) İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen yurt dışı iştirak kazançları ile yurt dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle vergiden istisna edilebilecektir.

(2) Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen şube kazançlarının, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen kısmı tespit edilecek ve bu kazanç, 2018 yılında geçici vergi dönemleri itibarıyla geçici vergi beyanına konu edilmiş olsa dahi, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

(3) Aynı şekilde kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşen tasfiyelerinden doğan ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançları da 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

(4) Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler ise belirtilen tarihler arasında elde ettikleri söz konusu kazançlarını, hesap dönemlerine göre 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil etmek ve beyannamelerin ilgili satırında göstermek suretiyle istisnaya konu edebileceklerdir.

(5) 1/1/2018 tarihinden önce elde edildiği halde kayıtlara intikal ettirilmeyen ve beyan dışı bırakılan iştirak kazançları, iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yurt dışı şube kazançları ile bu tarihten önce elde edilen yurt dışında bulunan kurumların tasfiyesinden doğan kazançlar ile ilgili olarak bu istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu kazançların 7143 sayılı Kanunun onuncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen hükümden yararlanarak Türkiye’ye getirilme imkanı bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

Ekleri için tıklayınız

İçerik 2:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Bu Tebliğ;

a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,

b) Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymetler, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,

c) Yurt dışından elde edilen bazı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesine

ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının (ı) bendi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır. 

BİRİNCİ KISIM

Yurt Dışından Getirilen Varlıklar ile

Yurt İçinde Bulunan Varlıklara İlişkin Uygulama Esasları

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve

Verginin Ödenmesi

Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim

MADDE 3 – (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasındaki hükümler çerçevesinde, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.

(2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.

(3) Birinci fıkra kapsamında bildirime konu edilecek varlıkların, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun anılan fıkra hükmünden yararlanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

(4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 18/5/2018 tarihinden 30/11/2018 tarihine kadar, Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

(5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esas olup, 30/11/2018 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.

a) Bildirimde bulunduktan sonra, bu bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirimde bulunulacaktır.

b) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla yeni bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, 30/11/2018 tarihine kadar söz konusu bildirimin düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.

c) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.

Örneğin; 2018/Ağustos ayında banka veya aracı kuruma 100.000 TL karşılığı varlık bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, bildirdiği tutarı 2018/Eylül ayında 50.000 TL'ye düşürmek istemesi halinde, ilk bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi, 150.000 TL'ye çıkarmak istemesi halinde ise ilave olarak bildirilmek istenilen 50.000 TL için yeni bir bildirimde bulunması gerekecektir.

ç) Bildirim süresi (30/11/2018) sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır.

Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.

(2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır.

(3) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinden yararlanılabilecektir.

(4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 30/11/2018 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu fıkra hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

(5) Türkiye’ye getirilmekten maksat;

- Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

- Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.

(6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(7) 30/11/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

(8) Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi

MADDE 5 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.

(2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.

(3) Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.

(4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi sorumlusu sıfatıyla ve Ek-2'de yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince %2 oranında tarh edilen vergi, 31/12/2018 tarihine kadar banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.

(5) Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.

İKİNCİ BÖLÜM

Türkiye’de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi

Türkiye'de bulunan varlıkların beyanı

MADDE 6 – (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3’te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.

(2) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ek-3’te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.

Verginin ödenmesi

MADDE 7 – (1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince %2 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar ödenecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Ortak Hükümler

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu

MADDE 8 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına Kanun kapsamına giren varlıkları 18/5/2018 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

Varlıkların bildirim veya beyan değeri

MADDE 9 – (1) Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine beyan edilmesinde, bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.

b) Altın, rayiç bedeliyle.

c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.

ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;

-  Hisse senedi gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-  Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

-  Yatırım fonu katılma belgeleri, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.

-  Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

d) Taşınmazlar, rayiç bedeliyle.

(2) Bildirim veya beyanlarda, söz konusu varlıkların Türk Lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.

(3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.

(4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.

(5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği veya beyan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

(6)  Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 30/11/2018 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.

Bildirilen veya beyan edilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi

MADDE 10 – (1) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.

(2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına beyan edilmesi halinde bu şahısların kendileri, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının sağladığı imkanlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.

(3) Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dahil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.

(4) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.

(5) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.

(6) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk Lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.

Gider ve amortisman uygulaması

MADDE 11 – (1) Tebliğin 5 inci ve 7 nci maddeleri kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir suretle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması ya da başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.

(2) Beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.

(3) Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

Vergi ödenmeyecek haller

MADDE 12 – (1) 31/7/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar;

a) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının;

-  Bildirilerek Türkiye’ye getirilmesi,

-  18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan ve yurt dışındaki banka veya finansal kurumlardan kullanılan kredilerin defter kayıtlarından düşülerek kapatılmasında kullanılması,

-  18/5/2018 tarihinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle, bu tarih itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi,

b) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarının beyan edilerek kanuni defterlere kaydedilmesi

halinde, bu varlıklara ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi tarh edilmeyecektir.

(2) 31/7/2018 tarihine kadar bildirilen varlıklara ilişkin olarak vergi tarh edilmemesi için, söz konusu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair belgelerin anılan tarihe kadar ilgili banka veya aracı kuruma ibraz edilmesi gerekmektedir.

(3) 31/7/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilerek Türkiye’ye getirilen varlıklara ilişkin olarak bu kurumlarca vergi dairesine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

(4) 31/7/2018 tarihine kadar gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince vergi dairelerine beyan edilen varlıklar nedeniyle, bu tarihe kadar kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla, vergi dairelerince 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi hesaplanmayacaktır.

İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller

MADDE 13 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (ğ) bendi uyarınca, bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

(2) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilmesi için, bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi; bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.

(3) Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.

(4) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.

Diğer hususlar

MADDE 14 – (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar. Banka veya aracı kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim değeri üzerinden %2 oranında hesaplanan tutarın ödenmemesi durumunda, banka veya aracı kurumların söz konusu bildirimi alma zorunluluğu yoktur.

(2) Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi veya anılan fıkrada yer alan diğer şartların yerine getirilememesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmemektedir. Ayrıca, bildirim veya beyanlar nedeniyle tahsil edilen vergiler red ve iade edilmeyecektir.

İKİNCİ KISIM

Yurt Dışından Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması

İstisna kapsamına giren kazançlar ve istisnadan yararlanacak olanlar

MADDE 15 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi ile yurt dışından elde edilen bazı kazançlar, gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. İstisna kapsamına 31/10/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere;

-  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin yurt dışında satışından doğan kazançlar,

-  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları,

-  Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen ticari kazançlar

girmektedir.

(2) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan ve 31/12/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançlar da gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilecektir.

(3) İstisna uygulamasından, bu kazançlarını Türkiye’ye transfer etmeleri şartıyla, Türkiye'de tam mükellef olan gerçek kişiler ve kurumlar (serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükellefler dahil) yararlanabileceklerdir.

İstisna uygulamasının şartları

MADDE 16 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi kapsamına giren ve yurt dışından elde edilen kazançlara ilişkin istisna uygulamasından yararlanılabilmesi için; yurt dışı iştirak kazancı, yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı, yurt dışı şube kazancı ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazancın 31/12/2018 tarihine kadar, Türkiye’ye transfer edilmiş olması gerekmektedir.

(2) Bu kazançların ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye’ye getirildiği, mükelleflerce kanaat verici belgelerle ispat edilecektir.

İstisna uygulamasına konu yurt dışı kazançların beyanı

MADDE 17 – (1) İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen yurt dışı iştirak kazançları ile yurt dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle vergiden istisna edilebilecektir.

(2) Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen şube kazançlarının, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen kısmı tespit edilecek ve bu kazanç, 2018 yılında geçici vergi dönemleri itibarıyla geçici vergi beyanına konu edilmiş olsa dahi, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

(3) Aynı şekilde kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşen tasfiyelerinden doğan ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançları da 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.

(4) Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler ise belirtilen tarihler arasında elde ettikleri söz konusu kazançlarını, hesap dönemlerine göre 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil etmek ve beyannamelerin ilgili satırında göstermek suretiyle istisnaya konu edebileceklerdir.

(5) 1/1/2018 tarihinden önce elde edildiği halde kayıtlara intikal ettirilmeyen ve beyan dışı bırakılan iştirak kazançları, iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yurt dışı şube kazançları ile bu tarihten önce elde edilen yurt dışında bulunan kurumların tasfiyesinden doğan kazançlar ile ilgili olarak bu istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu kazançların 7143 sayılı Kanunun onuncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen hükümden yararlanarak Türkiye’ye getirilme imkanı bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

Ekleri için tıklayınız

Resmi Gazete No: 30448 Resmi Gazete Tarihi: Pazartesi, 11 Haziran, 2018 Adı: UID:
İçerik:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 18/5/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun (Kanun) 11 inci maddesinin (madde) uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Van İlinin tamamı ile Ağrı İli Patnos ve Bitlis İli Adilcevaz İlçelerinde 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali sona eren mükelleflerin, 7143 sayılı Kanunla yeniden belirlenen, mücbir sebep dönemine ilişkin vergi beyannameleri ve bildirimlerinin verilme ile ödeme sürelerine ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Vergi beyannameleri ve bildirimlerinin verilmesi

MADDE 3 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası veya 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında, mücbir sebep hali sona eren mükelleflerden, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen sürede beyanname ve bildirimlerini vermemiş olan mükelleflerin, mücbir sebep ilanı nedeniyle verilmeyen; beyanname ve bildirimleri 31/8/2018 günü sonuna kadar verilir, geçici vergi beyannameleri, mükellef bilgileri bildirimleri ve kesin mizan bildirimleri verilmez…” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, mücbir sebep halinin ilan edildiği 23/10/2011 tarihinden mücbir sebep halinin sona erdiği 31/5/2017 tarihine kadar verilmesi gereken beyanname ve bildirimlerin Kanunun yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31/8/2018 tarihine kadar ilgili beyanname ve bildirimin ait olduğu her bir dönem itibarıyla ayrı ayrı verilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, mücbir sebep süresi içerisine rastlayan geçici vergi beyannameleri (2011 yılı üçüncü ve 2017 yılı birinci geçici vergi dönemleri dâhil), mükellef bilgileri bildirimleri ve kesin mizan bildirimleri verilmeyecektir.

Örnek 1: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (A) Anonim Şirketinin 23/10/2011 tarihinde başlayan mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde sona ermiş olmakla birlikte mükellef, mücbir sebep süresi içinde verilmeyen beyanname ve bildirimlerini 7020 sayılı Kanunda öngörülen sürede vermemiştir.

Söz konusu mükellef 7143 sayılı Kanun kapsamında 31/8/2018 tarihine kadar bu beyanname ve bildirimleri vermesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanacak ve tahakkuk eden vergileri maddede belirtilen şekilde taksitlendirilecektir.

(2) 31/8/2018 tarihine kadar verilmesi gerektiği halde verilmeyen beyanname ve bildirimlerle ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli takdire/incelemeye sevk işlemleri gerçekleştirilecektir. Söz konusu işlemler neticesinde tarh edilen vergiler ve/veya kesilen cezalarla ilgili olarak madde hükümleri çerçevesinde taksitlendirme imkanı bulunmadığı tabiidir.

Örnek 2: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi Bay (A)’nın 23/10/2011 tarihinde başlayan mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde sona ermiştir. Mükellef, mücbir sebep ilanı nedeniyle vermediği 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannameleri ile aynı yıllara ilişkin aylık dönemler itibarıyla (2016 yılı hariç) katma değer vergisi (KDV) beyannamelerini 10/8/2018 tarihinde vergi dairesine vermiştir. Bununla birlikte Bay (A), 2016 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile aynı yıla ilişkin KDV beyannamelerini (12 adet) 31/8/2018 tarihine kadar vergi dairesine vermemiştir.

2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ilişkin verilen yıllık gelir vergisi beyannameleri ile aynı yıllara ilişkin aylık dönemler hâlinde verilen KDV beyannamelerine istinaden tahakkuk eden vergiler, maddede belirtilen şekilde taksitlendirilecektir. Diğer taraftan, kanuni süresinde verilmeyen 2016 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile aynı yıldaki dönemlere ilişkin verilmeyen KDV beyannameleriyle ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde cezalı tarh işlemleri yapılması neticesinde ortaya çıkan vergi, gecikme faizi ve cezaların madde kapsamında taksitlendirilmesi mümkün değildir.

Ödemelerin yapılması

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “…Tahakkuk eden vergilerin vadesi beyanname ve bildirim verme süresinin son günü kabul edilir ve ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenir. Bu şekilde ödenen vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmaz…” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, verilen beyanname ve bildirimlere ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin vadesi 31/8/2018 tarihi olacak ve ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenecektir. Madde hükmüne göre ödenen bu vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmayacaktır.

Söz konusu taksitlendirme işlemi için mükelleflerden herhangi bir başvuru alınmayacak olup bu işlem vergi dairesi tarafından re’sen yapılacaktır.

7143 sayılı Kanunla belirlenen sürelerde ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar

MADDE 5 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu takdirde süresinde ödenmeyen tutarlar, ikinci fıkrada belirtilen vade tarihinden itibaren gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Bu madde uyarınca vadesinde ödenmesi öngörülen taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk Lirasına (bu tutar dahil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu madde hükmü ihlal edilmiş sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek şartıyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla madde hükümlerinden yararlanılacaktır.

Örnek 3: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (B) Limited Şirketi mücbir sebep hali nedeniyle vermediği tüm beyanname ve bildirimlerini süresinde vergi dairesine vermiş, tahakkuk eden vergiler ilgili vergi dairesince ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünmüştür. Mükellef kurum, 2018/Eylül ve 2018/Kasım taksitlerini süresinde ödemekle birlikte 2019/Ocak ve 2019/Mart taksitlerini süreleri geçtiği halde ödememiştir.

Bu durumda mükellef kurum 2019/Ocak ve 2019/Mart taksit tutarlarını, otuzuncu taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödemesi durumunda bu madde hükümlerinden yararlanacaktır.

(2) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden;

- İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

- Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

hallerinde madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

Bu takdirde süresinde ödenmeyen tutarlar, maddenin birinci fıkrasında belirtilen vade tarihi olan 31/8/2018 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.

Örnek 4: Erciş Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi Bayan (C) mücbir sebep hali nedeniyle vermediği tüm beyanname ve bildirimlerini vergi dairesine süresinde vermiş, tahakkuk eden vergiler ilgili vergi dairesince ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünmüştür. Bayan (C), 2018 yılındaki tüm taksitlerini ve 2019/Ocak taksitini süresinde ödemekle birlikte 2019/Mart, 2019/Mayıs ve 2019/Temmuz taksitlerini süreleri geçtiği halde ödememiştir.

Bu durumda, Bayan (C)’nin bir takvim yılında ikiden fazla taksiti süresinde ödememesi nedeniyle maddeden yararlanma hakkı sona erecek, ancak daha önce ödediği taksitler için madde hükümlerinden yararlanacaktır. Bu takdirde, 2019/Mart taksiti dahil olmak üzere sonraki taksitler, vadeleri 31/8/2018 tarihi esas almak suretiyle hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecektir.

(3) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi maddeden yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, mükelleflerin Eylül/2018 ve Kasım/2018 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.

(4) Maddenin ikinci fıkrasında, taksitler için yapılan ödemelerde her bir taksite yönelik 10 Türk Lirasına kadar eksik ödemeler ihlal sebebi olarak sayılmamıştır. Ayrıca, taksit tutarının %10’u, 10 Türk Lirasının altında ise %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme de ihlal sebebi sayılmayacaktır. Bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.

Örnek 5: Adilcevaz Malmüdürlüğü mükellefi olan Bay (D)’nin Mayıs/2019 dönemine ilişkin madde kapsamındaki taksit tutarı 2.000 TL olmasına rağmen bu döneme ilişkin 1.990 TL ödeme yapılmıştır. Eksik ödenen tutar 10 TL’yi aşmadığından madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır. Diğer taraftan, taksit tutarının %10’u olan (2.000 x %10=) 200 TL ise 10 TL’den fazla olduğundan tutarın oranla mukayese edilmesine gerek olmadığı tabiidir.

6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ile 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamındaki mükelleflerin durumu

MADDE 6 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında öngörülen sürelerde beyanname ve bildirimlerini veren ve tahakkuk eden vergileri mezkûr Kanunlar kapsamında yapılandıran mükellefler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmez.” hükmü yer almaktadır.

(2) 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında öngörülen sürelerde beyanname ve bildirimlerini veren ve tahakkuk eden vergileri mezkûr Kanunlar kapsamında yapılandıran mükellefler hakkında da herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın ve mezkûr Kanunlar kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanacaktır.

Ayrıca bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/5/2018 tarihinden önce tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmeyeceğinden, daha önce yapılmış ödemeler sonrası kalan tutar madde hükmüne göre taksitlendirilecektir.

Örnek 6: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (E) Limited Şirketinin mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında sonlanmış, mücbir sebep süresi içinde verilmeyen beyanname ve bildirimler mükellef tarafından 31/8/2017 tarihine kadar verilerek tahakkuk eden vergiler otuz eşit taksitte ödenecek şekilde yapılandırılmıştır. 31/1/2018 tarihinde ilk taksiti ödeyen ancak Mart/2018 taksitini ödemeyen mükellefin kalan borcu, 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamında ilk taksit 2018 yılı Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünecektir.

(3) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi maddeden yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, maddenin üçüncü fıkrası kapsamındaki mükelleflerin de Eylül/2018 ve Kasım/2018 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.

Diğer hususlar

MADDE 7 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamındaki mükelleflerin, Kanunun 5 inci maddesi kapsamında matrah/vergi artırımında bulunması mümkündür. Bu durumdaki mükelleflerin matrah/vergi artırımından doğan borçlarıyla ilgili olarak Kanunun matrah/vergi artırımına ilişkin hükümleri geçerli olacaktır.

Örnek 7: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (Z) Anonim Şirketi, mücbir sebep hali nedeniyle vermediği 2014 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini 10/8/2018 tarihinde vergi dairesine vermiş, bu beyannamede 200.000 TL kurumlar vergisi matrahı beyan etmiştir. Bu matraha istinaden ödenecek kurumlar vergisi (200.000 x %20) 40.000 TL olarak hesaplanmıştır.

(Z) Anonim Şirketi, 2014 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde vergiye esas alınan matrahını bu Kanunun 5 inci maddesi kapsamında %30 oranında (60.000 TL) artırmıştır. Bu tutara ilişkin ödenecek tutar ise (60.000 x %20) 12.000 TL olarak hesaplanmıştır.

Bu durumda, mükellefin kendi beyanına göre tahakkuk eden 40.000 TL’lik kurumlar vergisi, Kanunun 11 inci maddesi kapsamında, bu vergiye herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmaksızın ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenebilecektir.

Diğer taraftan, matrah artırımında bulunulması sonucu hesaplanan 12.000 TL’lik vergi tutarı, Kanunun 5 inci maddesi kapsamında bu vergiye katsayı uygulanmak suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenebilecektir. Söz konusu verginin peşin ödenmesi hâlinde ise bu vergiye katsayı uygulanmayacaktır.

Yürürlük

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanlığı yürütür.

İçerik 1:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 18/5/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun (Kanun) 11 inci maddesinin (madde) uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Van İlinin tamamı ile Ağrı İli Patnos ve Bitlis İli Adilcevaz İlçelerinde 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali sona eren mükelleflerin, 7143 sayılı Kanunla yeniden belirlenen, mücbir sebep dönemine ilişkin vergi beyannameleri ve bildirimlerinin verilme ile ödeme sürelerine ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Vergi beyannameleri ve bildirimlerinin verilmesi

MADDE 3 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası veya 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında, mücbir sebep hali sona eren mükelleflerden, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen sürede beyanname ve bildirimlerini vermemiş olan mükelleflerin, mücbir sebep ilanı nedeniyle verilmeyen; beyanname ve bildirimleri 31/8/2018 günü sonuna kadar verilir, geçici vergi beyannameleri, mükellef bilgileri bildirimleri ve kesin mizan bildirimleri verilmez…” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, mücbir sebep halinin ilan edildiği 23/10/2011 tarihinden mücbir sebep halinin sona erdiği 31/5/2017 tarihine kadar verilmesi gereken beyanname ve bildirimlerin Kanunun yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31/8/2018 tarihine kadar ilgili beyanname ve bildirimin ait olduğu her bir dönem itibarıyla ayrı ayrı verilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, mücbir sebep süresi içerisine rastlayan geçici vergi beyannameleri (2011 yılı üçüncü ve 2017 yılı birinci geçici vergi dönemleri dâhil), mükellef bilgileri bildirimleri ve kesin mizan bildirimleri verilmeyecektir.

Örnek 1: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (A) Anonim Şirketinin 23/10/2011 tarihinde başlayan mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde sona ermiş olmakla birlikte mükellef, mücbir sebep süresi içinde verilmeyen beyanname ve bildirimlerini 7020 sayılı Kanunda öngörülen sürede vermemiştir.

Söz konusu mükellef 7143 sayılı Kanun kapsamında 31/8/2018 tarihine kadar bu beyanname ve bildirimleri vermesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanacak ve tahakkuk eden vergileri maddede belirtilen şekilde taksitlendirilecektir.

(2) 31/8/2018 tarihine kadar verilmesi gerektiği halde verilmeyen beyanname ve bildirimlerle ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli takdire/incelemeye sevk işlemleri gerçekleştirilecektir. Söz konusu işlemler neticesinde tarh edilen vergiler ve/veya kesilen cezalarla ilgili olarak madde hükümleri çerçevesinde taksitlendirme imkanı bulunmadığı tabiidir.

Örnek 2: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi Bay (A)’nın 23/10/2011 tarihinde başlayan mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde sona ermiştir. Mükellef, mücbir sebep ilanı nedeniyle vermediği 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannameleri ile aynı yıllara ilişkin aylık dönemler itibarıyla (2016 yılı hariç) katma değer vergisi (KDV) beyannamelerini 10/8/2018 tarihinde vergi dairesine vermiştir. Bununla birlikte Bay (A), 2016 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile aynı yıla ilişkin KDV beyannamelerini (12 adet) 31/8/2018 tarihine kadar vergi dairesine vermemiştir.

2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ilişkin verilen yıllık gelir vergisi beyannameleri ile aynı yıllara ilişkin aylık dönemler hâlinde verilen KDV beyannamelerine istinaden tahakkuk eden vergiler, maddede belirtilen şekilde taksitlendirilecektir. Diğer taraftan, kanuni süresinde verilmeyen 2016 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile aynı yıldaki dönemlere ilişkin verilmeyen KDV beyannameleriyle ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde cezalı tarh işlemleri yapılması neticesinde ortaya çıkan vergi, gecikme faizi ve cezaların madde kapsamında taksitlendirilmesi mümkün değildir.

Ödemelerin yapılması

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “…Tahakkuk eden vergilerin vadesi beyanname ve bildirim verme süresinin son günü kabul edilir ve ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenir. Bu şekilde ödenen vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmaz…” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, verilen beyanname ve bildirimlere ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin vadesi 31/8/2018 tarihi olacak ve ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenecektir. Madde hükmüne göre ödenen bu vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmayacaktır.

Söz konusu taksitlendirme işlemi için mükelleflerden herhangi bir başvuru alınmayacak olup bu işlem vergi dairesi tarafından re’sen yapılacaktır.

7143 sayılı Kanunla belirlenen sürelerde ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar

MADDE 5 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu takdirde süresinde ödenmeyen tutarlar, ikinci fıkrada belirtilen vade tarihinden itibaren gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Bu madde uyarınca vadesinde ödenmesi öngörülen taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk Lirasına (bu tutar dahil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu madde hükmü ihlal edilmiş sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek şartıyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla madde hükümlerinden yararlanılacaktır.

Örnek 3: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (B) Limited Şirketi mücbir sebep hali nedeniyle vermediği tüm beyanname ve bildirimlerini süresinde vergi dairesine vermiş, tahakkuk eden vergiler ilgili vergi dairesince ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünmüştür. Mükellef kurum, 2018/Eylül ve 2018/Kasım taksitlerini süresinde ödemekle birlikte 2019/Ocak ve 2019/Mart taksitlerini süreleri geçtiği halde ödememiştir.

Bu durumda mükellef kurum 2019/Ocak ve 2019/Mart taksit tutarlarını, otuzuncu taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödemesi durumunda bu madde hükümlerinden yararlanacaktır.

(2) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden;

- İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

- Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

hallerinde madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

Bu takdirde süresinde ödenmeyen tutarlar, maddenin birinci fıkrasında belirtilen vade tarihi olan 31/8/2018 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.

Örnek 4: Erciş Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi Bayan (C) mücbir sebep hali nedeniyle vermediği tüm beyanname ve bildirimlerini vergi dairesine süresinde vermiş, tahakkuk eden vergiler ilgili vergi dairesince ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünmüştür. Bayan (C), 2018 yılındaki tüm taksitlerini ve 2019/Ocak taksitini süresinde ödemekle birlikte 2019/Mart, 2019/Mayıs ve 2019/Temmuz taksitlerini süreleri geçtiği halde ödememiştir.

Bu durumda, Bayan (C)’nin bir takvim yılında ikiden fazla taksiti süresinde ödememesi nedeniyle maddeden yararlanma hakkı sona erecek, ancak daha önce ödediği taksitler için madde hükümlerinden yararlanacaktır. Bu takdirde, 2019/Mart taksiti dahil olmak üzere sonraki taksitler, vadeleri 31/8/2018 tarihi esas almak suretiyle hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecektir.

(3) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi maddeden yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, mükelleflerin Eylül/2018 ve Kasım/2018 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.

(4) Maddenin ikinci fıkrasında, taksitler için yapılan ödemelerde her bir taksite yönelik 10 Türk Lirasına kadar eksik ödemeler ihlal sebebi olarak sayılmamıştır. Ayrıca, taksit tutarının %10’u, 10 Türk Lirasının altında ise %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme de ihlal sebebi sayılmayacaktır. Bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.

Örnek 5: Adilcevaz Malmüdürlüğü mükellefi olan Bay (D)’nin Mayıs/2019 dönemine ilişkin madde kapsamındaki taksit tutarı 2.000 TL olmasına rağmen bu döneme ilişkin 1.990 TL ödeme yapılmıştır. Eksik ödenen tutar 10 TL’yi aşmadığından madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır. Diğer taraftan, taksit tutarının %10’u olan (2.000 x %10=) 200 TL ise 10 TL’den fazla olduğundan tutarın oranla mukayese edilmesine gerek olmadığı tabiidir.

6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ile 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamındaki mükelleflerin durumu

MADDE 6 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında öngörülen sürelerde beyanname ve bildirimlerini veren ve tahakkuk eden vergileri mezkûr Kanunlar kapsamında yapılandıran mükellefler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmez.” hükmü yer almaktadır.

(2) 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında öngörülen sürelerde beyanname ve bildirimlerini veren ve tahakkuk eden vergileri mezkûr Kanunlar kapsamında yapılandıran mükellefler hakkında da herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın ve mezkûr Kanunlar kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanacaktır.

Ayrıca bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/5/2018 tarihinden önce tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmeyeceğinden, daha önce yapılmış ödemeler sonrası kalan tutar madde hükmüne göre taksitlendirilecektir.

Örnek 6: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (E) Limited Şirketinin mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında sonlanmış, mücbir sebep süresi içinde verilmeyen beyanname ve bildirimler mükellef tarafından 31/8/2017 tarihine kadar verilerek tahakkuk eden vergiler otuz eşit taksitte ödenecek şekilde yapılandırılmıştır. 31/1/2018 tarihinde ilk taksiti ödeyen ancak Mart/2018 taksitini ödemeyen mükellefin kalan borcu, 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamında ilk taksit 2018 yılı Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünecektir.

(3) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi maddeden yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, maddenin üçüncü fıkrası kapsamındaki mükelleflerin de Eylül/2018 ve Kasım/2018 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.

Diğer hususlar

MADDE 7 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamındaki mükelleflerin, Kanunun 5 inci maddesi kapsamında matrah/vergi artırımında bulunması mümkündür. Bu durumdaki mükelleflerin matrah/vergi artırımından doğan borçlarıyla ilgili olarak Kanunun matrah/vergi artırımına ilişkin hükümleri geçerli olacaktır.

Örnek 7: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (Z) Anonim Şirketi, mücbir sebep hali nedeniyle vermediği 2014 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini 10/8/2018 tarihinde vergi dairesine vermiş, bu beyannamede 200.000 TL kurumlar vergisi matrahı beyan etmiştir. Bu matraha istinaden ödenecek kurumlar vergisi (200.000 x %20) 40.000 TL olarak hesaplanmıştır.

(Z) Anonim Şirketi, 2014 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde vergiye esas alınan matrahını bu Kanunun 5 inci maddesi kapsamında %30 oranında (60.000 TL) artırmıştır. Bu tutara ilişkin ödenecek tutar ise (60.000 x %20) 12.000 TL olarak hesaplanmıştır.

Bu durumda, mükellefin kendi beyanına göre tahakkuk eden 40.000 TL’lik kurumlar vergisi, Kanunun 11 inci maddesi kapsamında, bu vergiye herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmaksızın ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenebilecektir.

Diğer taraftan, matrah artırımında bulunulması sonucu hesaplanan 12.000 TL’lik vergi tutarı, Kanunun 5 inci maddesi kapsamında bu vergiye katsayı uygulanmak suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenebilecektir. Söz konusu verginin peşin ödenmesi hâlinde ise bu vergiye katsayı uygulanmayacaktır.

Yürürlük

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanlığı yürütür.

İçerik 2:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 18/5/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun (Kanun) 11 inci maddesinin (madde) uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

(2) Van İlinin tamamı ile Ağrı İli Patnos ve Bitlis İli Adilcevaz İlçelerinde 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali sona eren mükelleflerin, 7143 sayılı Kanunla yeniden belirlenen, mücbir sebep dönemine ilişkin vergi beyannameleri ve bildirimlerinin verilme ile ödeme sürelerine ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Vergi beyannameleri ve bildirimlerinin verilmesi

MADDE 3 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası veya 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında, mücbir sebep hali sona eren mükelleflerden, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen sürede beyanname ve bildirimlerini vermemiş olan mükelleflerin, mücbir sebep ilanı nedeniyle verilmeyen; beyanname ve bildirimleri 31/8/2018 günü sonuna kadar verilir, geçici vergi beyannameleri, mükellef bilgileri bildirimleri ve kesin mizan bildirimleri verilmez…” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, mücbir sebep halinin ilan edildiği 23/10/2011 tarihinden mücbir sebep halinin sona erdiği 31/5/2017 tarihine kadar verilmesi gereken beyanname ve bildirimlerin Kanunun yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31/8/2018 tarihine kadar ilgili beyanname ve bildirimin ait olduğu her bir dönem itibarıyla ayrı ayrı verilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, mücbir sebep süresi içerisine rastlayan geçici vergi beyannameleri (2011 yılı üçüncü ve 2017 yılı birinci geçici vergi dönemleri dâhil), mükellef bilgileri bildirimleri ve kesin mizan bildirimleri verilmeyecektir.

Örnek 1: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (A) Anonim Şirketinin 23/10/2011 tarihinde başlayan mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde sona ermiş olmakla birlikte mükellef, mücbir sebep süresi içinde verilmeyen beyanname ve bildirimlerini 7020 sayılı Kanunda öngörülen sürede vermemiştir.

Söz konusu mükellef 7143 sayılı Kanun kapsamında 31/8/2018 tarihine kadar bu beyanname ve bildirimleri vermesi durumunda Kanun hükümlerinden yararlanacak ve tahakkuk eden vergileri maddede belirtilen şekilde taksitlendirilecektir.

(2) 31/8/2018 tarihine kadar verilmesi gerektiği halde verilmeyen beyanname ve bildirimlerle ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli takdire/incelemeye sevk işlemleri gerçekleştirilecektir. Söz konusu işlemler neticesinde tarh edilen vergiler ve/veya kesilen cezalarla ilgili olarak madde hükümleri çerçevesinde taksitlendirme imkanı bulunmadığı tabiidir.

Örnek 2: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi Bay (A)’nın 23/10/2011 tarihinde başlayan mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde sona ermiştir. Mükellef, mücbir sebep ilanı nedeniyle vermediği 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannameleri ile aynı yıllara ilişkin aylık dönemler itibarıyla (2016 yılı hariç) katma değer vergisi (KDV) beyannamelerini 10/8/2018 tarihinde vergi dairesine vermiştir. Bununla birlikte Bay (A), 2016 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile aynı yıla ilişkin KDV beyannamelerini (12 adet) 31/8/2018 tarihine kadar vergi dairesine vermemiştir.

2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ilişkin verilen yıllık gelir vergisi beyannameleri ile aynı yıllara ilişkin aylık dönemler hâlinde verilen KDV beyannamelerine istinaden tahakkuk eden vergiler, maddede belirtilen şekilde taksitlendirilecektir. Diğer taraftan, kanuni süresinde verilmeyen 2016 takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ile aynı yıldaki dönemlere ilişkin verilmeyen KDV beyannameleriyle ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde cezalı tarh işlemleri yapılması neticesinde ortaya çıkan vergi, gecikme faizi ve cezaların madde kapsamında taksitlendirilmesi mümkün değildir.

Ödemelerin yapılması

MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “…Tahakkuk eden vergilerin vadesi beyanname ve bildirim verme süresinin son günü kabul edilir ve ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenir. Bu şekilde ödenen vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmaz…” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, verilen beyanname ve bildirimlere ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin vadesi 31/8/2018 tarihi olacak ve ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenecektir. Madde hükmüne göre ödenen bu vergilere herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmayacaktır.

Söz konusu taksitlendirme işlemi için mükelleflerden herhangi bir başvuru alınmayacak olup bu işlem vergi dairesi tarafından re’sen yapılacaktır.

7143 sayılı Kanunla belirlenen sürelerde ödenmeyen veya eksik ödenen tutarlar

MADDE 5 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu takdirde süresinde ödenmeyen tutarlar, ikinci fıkrada belirtilen vade tarihinden itibaren gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Bu madde uyarınca vadesinde ödenmesi öngörülen taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk Lirasına (bu tutar dahil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu madde hükmü ihlal edilmiş sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek şartıyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla madde hükümlerinden yararlanılacaktır.

Örnek 3: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (B) Limited Şirketi mücbir sebep hali nedeniyle vermediği tüm beyanname ve bildirimlerini süresinde vergi dairesine vermiş, tahakkuk eden vergiler ilgili vergi dairesince ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünmüştür. Mükellef kurum, 2018/Eylül ve 2018/Kasım taksitlerini süresinde ödemekle birlikte 2019/Ocak ve 2019/Mart taksitlerini süreleri geçtiği halde ödememiştir.

Bu durumda mükellef kurum 2019/Ocak ve 2019/Mart taksit tutarlarını, otuzuncu taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödemesi durumunda bu madde hükümlerinden yararlanacaktır.

(2) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden;

- İlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

- Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

hallerinde madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

Bu takdirde süresinde ödenmeyen tutarlar, maddenin birinci fıkrasında belirtilen vade tarihi olan 31/8/2018 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.

Örnek 4: Erciş Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi Bayan (C) mücbir sebep hali nedeniyle vermediği tüm beyanname ve bildirimlerini vergi dairesine süresinde vermiş, tahakkuk eden vergiler ilgili vergi dairesince ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünmüştür. Bayan (C), 2018 yılındaki tüm taksitlerini ve 2019/Ocak taksitini süresinde ödemekle birlikte 2019/Mart, 2019/Mayıs ve 2019/Temmuz taksitlerini süreleri geçtiği halde ödememiştir.

Bu durumda, Bayan (C)’nin bir takvim yılında ikiden fazla taksiti süresinde ödememesi nedeniyle maddeden yararlanma hakkı sona erecek, ancak daha önce ödediği taksitler için madde hükümlerinden yararlanacaktır. Bu takdirde, 2019/Mart taksiti dahil olmak üzere sonraki taksitler, vadeleri 31/8/2018 tarihi esas almak suretiyle hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecektir.

(3) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi maddeden yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, mükelleflerin Eylül/2018 ve Kasım/2018 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.

(4) Maddenin ikinci fıkrasında, taksitler için yapılan ödemelerde her bir taksite yönelik 10 Türk Lirasına kadar eksik ödemeler ihlal sebebi olarak sayılmamıştır. Ayrıca, taksit tutarının %10’u, 10 Türk Lirasının altında ise %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme de ihlal sebebi sayılmayacaktır. Bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.

Örnek 5: Adilcevaz Malmüdürlüğü mükellefi olan Bay (D)’nin Mayıs/2019 dönemine ilişkin madde kapsamındaki taksit tutarı 2.000 TL olmasına rağmen bu döneme ilişkin 1.990 TL ödeme yapılmıştır. Eksik ödenen tutar 10 TL’yi aşmadığından madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır. Diğer taraftan, taksit tutarının %10’u olan (2.000 x %10=) 200 TL ise 10 TL’den fazla olduğundan tutarın oranla mukayese edilmesine gerek olmadığı tabiidir.

6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ile 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamındaki mükelleflerin durumu

MADDE 6 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında öngörülen sürelerde beyanname ve bildirimlerini veren ve tahakkuk eden vergileri mezkûr Kanunlar kapsamında yapılandıran mükellefler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmez.” hükmü yer almaktadır.

(2) 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası ve 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında öngörülen sürelerde beyanname ve bildirimlerini veren ve tahakkuk eden vergileri mezkûr Kanunlar kapsamında yapılandıran mükellefler hakkında da herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın ve mezkûr Kanunlar kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanacaktır.

Ayrıca bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/5/2018 tarihinden önce tahsil edilen tutarlar red ve iade edilmeyeceğinden, daha önce yapılmış ödemeler sonrası kalan tutar madde hükmüne göre taksitlendirilecektir.

Örnek 6: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (E) Limited Şirketinin mücbir sebep hali, 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında sonlanmış, mücbir sebep süresi içinde verilmeyen beyanname ve bildirimler mükellef tarafından 31/8/2017 tarihine kadar verilerek tahakkuk eden vergiler otuz eşit taksitte ödenecek şekilde yapılandırılmıştır. 31/1/2018 tarihinde ilk taksiti ödeyen ancak Mart/2018 taksitini ödemeyen mükellefin kalan borcu, 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamında ilk taksit 2018 yılı Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksite bölünecektir.

(3) Madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi maddeden yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, maddenin üçüncü fıkrası kapsamındaki mükelleflerin de Eylül/2018 ve Kasım/2018 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.

Diğer hususlar

MADDE 7 – (1) 7143 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamındaki mükelleflerin, Kanunun 5 inci maddesi kapsamında matrah/vergi artırımında bulunması mümkündür. Bu durumdaki mükelleflerin matrah/vergi artırımından doğan borçlarıyla ilgili olarak Kanunun matrah/vergi artırımına ilişkin hükümleri geçerli olacaktır.

Örnek 7: Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (Z) Anonim Şirketi, mücbir sebep hali nedeniyle vermediği 2014 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini 10/8/2018 tarihinde vergi dairesine vermiş, bu beyannamede 200.000 TL kurumlar vergisi matrahı beyan etmiştir. Bu matraha istinaden ödenecek kurumlar vergisi (200.000 x %20) 40.000 TL olarak hesaplanmıştır.

(Z) Anonim Şirketi, 2014 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesinde vergiye esas alınan matrahını bu Kanunun 5 inci maddesi kapsamında %30 oranında (60.000 TL) artırmıştır. Bu tutara ilişkin ödenecek tutar ise (60.000 x %20) 12.000 TL olarak hesaplanmıştır.

Bu durumda, mükellefin kendi beyanına göre tahakkuk eden 40.000 TL’lik kurumlar vergisi, Kanunun 11 inci maddesi kapsamında, bu vergiye herhangi bir zam, faiz, katsayı uygulanmaksızın ilk taksiti 2018 yılının Eylül ayından başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde otuz eşit taksitte ödenebilecektir.

Diğer taraftan, matrah artırımında bulunulması sonucu hesaplanan 12.000 TL’lik vergi tutarı, Kanunun 5 inci maddesi kapsamında bu vergiye katsayı uygulanmak suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenebilecektir. Söz konusu verginin peşin ödenmesi hâlinde ise bu vergiye katsayı uygulanmayacaktır.

Yürürlük

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanlığı yürütür.

Resmi Gazete No: 30432 (1.Mükerrer) Resmi Gazete Tarihi: Cumartesi, 26 Mayıs, 2018 Adı: UID:
İçerik:

Söz konusu Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.

İçerik 1:

Söz konusu Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.

İçerik 2:

Söz konusu Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.