Buradasınız

GELİR VERGİSİ KANUNU

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[65-2016/1040]-98641

30.01.2018

Konu

:

2893 sayılı Kanuna tabi eski eser çalışmalarından elde edilen serbest meslek kazancında tevkifat

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

06/12/2016 tarih ve 1313657 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçenizde, belediyelere eski eser relöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinin hazırlanması işi yaptığınızı, yaptığınız eski eser çalışmalarınızdan bazılarının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıkları olduğu belirtilerek, 2863 sayılı Kanun kapsamında olan eserlerin proje işlerine istinaden tarafınıza yapılacak ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu belirtilerek, serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tanımlanmış ve bu faaliyetleri devamlı olarak yapanların elde ettikleri kazançlar "serbest meslek kazancı" olarak adlandırılmıştır.

 

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi tevkifatı yapacaklar sayılmış olup maddenin (2) numaralı bendinde yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işlerinde % 17, diğerlerinde % 20 olarak belirlenmiştir.

 

Diğer taraftan, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "İstisnalar ve muafiyetler" başlıklı 21 inci maddesinde; tapu kütüğüne "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmü uygulanmaz.

 

Getirilen kesin yapılanma yasağına aykırı olarak tesis edilen yapılar, bu yapıların yapıldığı parseller ve kanunlara aykırı eklentileri bulunan taşınmaz kültür varlıkları hakkında bu yapılar yıkılıncaya veya aykırılıklar giderilinceye kadar yukarıdaki fıkradaki muafiyet hükmü uygulanmaz. 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa göre Boğaziçi Sahil Şeridi veya Öngörünüm Bölgesinde konut veya işyeri olarak kullanılan taşınmaz kültür varlıkları yukarıdaki fıkradaki muafiyetten yararlanamazlar.

 

Kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılmak şartıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Savunma Bakanlığı, Bakanlıkça ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce dışardan getirilecek her türlü araç, gereç, makine, teknik malzeme ve kimyevi maddeler ile altın ve gümüş varak, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

 

Koruma bölge kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılan onarım ve inşaat işleri Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesnadır.

 

Bu Kanun kapsamında tescil edilen taşınmaz kültür varlıkları için 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.

 

Buna göre, 2863 sayılı Kanunda,  belediyeler tarafından eski eser ( relöve, restorasyon ve restitüsyon ) proje hizmetlerine istinaden proje sahiplerine yapılan ödemelerin gelir vergisi tevkifatına tabi olmadığına ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, tarafınıza yapılacak ödemeler üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[65-2016/1040]-98641

30.01.2018

Konu

:

2893 sayılı Kanuna tabi eski eser çalışmalarından elde edilen serbest meslek kazancında tevkifat

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

06/12/2016 tarih ve 1313657 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçenizde, belediyelere eski eser relöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinin hazırlanması işi yaptığınızı, yaptığınız eski eser çalışmalarınızdan bazılarının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıkları olduğu belirtilerek, 2863 sayılı Kanun kapsamında olan eserlerin proje işlerine istinaden tarafınıza yapılacak ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu belirtilerek, serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tanımlanmış ve bu faaliyetleri devamlı olarak yapanların elde ettikleri kazançlar "serbest meslek kazancı" olarak adlandırılmıştır.

 

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi tevkifatı yapacaklar sayılmış olup maddenin (2) numaralı bendinde yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işlerinde % 17, diğerlerinde % 20 olarak belirlenmiştir.

 

Diğer taraftan, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "İstisnalar ve muafiyetler" başlıklı 21 inci maddesinde; tapu kütüğüne "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmü uygulanmaz.

 

Getirilen kesin yapılanma yasağına aykırı olarak tesis edilen yapılar, bu yapıların yapıldığı parseller ve kanunlara aykırı eklentileri bulunan taşınmaz kültür varlıkları hakkında bu yapılar yıkılıncaya veya aykırılıklar giderilinceye kadar yukarıdaki fıkradaki muafiyet hükmü uygulanmaz. 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa göre Boğaziçi Sahil Şeridi veya Öngörünüm Bölgesinde konut veya işyeri olarak kullanılan taşınmaz kültür varlıkları yukarıdaki fıkradaki muafiyetten yararlanamazlar.

 

Kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılmak şartıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Savunma Bakanlığı, Bakanlıkça ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce dışardan getirilecek her türlü araç, gereç, makine, teknik malzeme ve kimyevi maddeler ile altın ve gümüş varak, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

 

Koruma bölge kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılan onarım ve inşaat işleri Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesnadır.

 

Bu Kanun kapsamında tescil edilen taşınmaz kültür varlıkları için 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.

 

Buna göre, 2863 sayılı Kanunda,  belediyeler tarafından eski eser ( relöve, restorasyon ve restitüsyon ) proje hizmetlerine istinaden proje sahiplerine yapılan ödemelerin gelir vergisi tevkifatına tabi olmadığına ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, tarafınıza yapılacak ödemeler üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[65-2016/1040]-98641

30.01.2018

Konu

:

2893 sayılı Kanuna tabi eski eser çalışmalarından elde edilen serbest meslek kazancında tevkifat

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

06/12/2016 tarih ve 1313657 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ek dilekçenizde, belediyelere eski eser relöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinin hazırlanması işi yaptığınızı, yaptığınız eski eser çalışmalarınızdan bazılarının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıkları olduğu belirtilerek, 2863 sayılı Kanun kapsamında olan eserlerin proje işlerine istinaden tarafınıza yapılacak ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu belirtilerek, serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tanımlanmış ve bu faaliyetleri devamlı olarak yapanların elde ettikleri kazançlar "serbest meslek kazancı" olarak adlandırılmıştır.

 

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi tevkifatı yapacaklar sayılmış olup maddenin (2) numaralı bendinde yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işlerinde % 17, diğerlerinde % 20 olarak belirlenmiştir.

 

Diğer taraftan, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "İstisnalar ve muafiyetler" başlıklı 21 inci maddesinde; tapu kütüğüne "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmü uygulanmaz.

 

Getirilen kesin yapılanma yasağına aykırı olarak tesis edilen yapılar, bu yapıların yapıldığı parseller ve kanunlara aykırı eklentileri bulunan taşınmaz kültür varlıkları hakkında bu yapılar yıkılıncaya veya aykırılıklar giderilinceye kadar yukarıdaki fıkradaki muafiyet hükmü uygulanmaz. 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa göre Boğaziçi Sahil Şeridi veya Öngörünüm Bölgesinde konut veya işyeri olarak kullanılan taşınmaz kültür varlıkları yukarıdaki fıkradaki muafiyetten yararlanamazlar.

 

Kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılmak şartıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Savunma Bakanlığı, Bakanlıkça ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce dışardan getirilecek her türlü araç, gereç, makine, teknik malzeme ve kimyevi maddeler ile altın ve gümüş varak, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

 

Koruma bölge kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılan onarım ve inşaat işleri Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesnadır.

 

Bu Kanun kapsamında tescil edilen taşınmaz kültür varlıkları için 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.

 

Buna göre, 2863 sayılı Kanunda,  belediyeler tarafından eski eser ( relöve, restorasyon ve restitüsyon ) proje hizmetlerine istinaden proje sahiplerine yapılan ödemelerin gelir vergisi tevkifatına tabi olmadığına ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, tarafınıza yapılacak ödemeler üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[94-2016/265]-93269

26.01.2018

Konu

:

687 nolu KHK ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18.maddesine göre asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinin hesaplanmasında uygulanacak vergi oranı.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

29/03/2017 tarihli ve 377601 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 687 No.lu Kanun Hükmünde Kararnamenin gelir vergisi indirimine ilişkin kısmında, asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan tutarının indirime konu olacağının yer aldığı, ancak bir personelin herhangi bir dönemde kümülatif gelir vergisi matrahından dolayı bir üst dilime geçmesi halinde, gelir vergisi stopajı teşvikinin en düşük dilim olan %15'den mi yoksa, kişinin  kümülatif gelir vergisi dilimine isabet eden oran üzerinden mi hesaplanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

9/2/2017 tarihli ve 29974 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 687 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesiyle 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 18 inci maddesinde;

 

"31/12/2017 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, 1/2/2017 tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince Kuruma kayıtlı işsizler arasından işe alınanların; işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları ve 2016 yılının Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları kaydıyla işe alındıkları tarihten itibaren 31/12/2017 tarihine kadar uygulanmak üzere, ücretlerinin 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir…." hükmüne yer verilmiştir.

 

Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin 297 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.

 

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 18 inci madde uyarınca, teşvik kapsamında muhtasar beyanname üzerinden terkin edilecek tutar, teşvikten yararlanılan sigortalı bazında 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının çalışılan gün sayısına isabet eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutarı geçemeyecektir.

 

Buna göre, 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının, prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden kümülatif vergi matrahı esas alınarak hesaplanan gelir vergisinin, asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı teşvik olarak dikkate alınacak olup bu tutarın verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilmesi gerekmektedir.

 

Örneğin, 2017 yılı Mart ayında istihdam edilmeye başlanan ve 5.000 TL brüt ücret alan ilave istihdama ilişkin tüm şartları taşıyan bekâr çocuksuz bir hizmet erbabının, 2017 yılının Aralık ayında yararlanacağı teşvik tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Aylık Brüt Ücret Tutarı  

5.000 TL        

Aylık Vergi Matrahı [5000-(5000X%15*)]

4.250 TL        

Aralık Ayında Hesaplanan Vergi (Kümülatif)      

1.147,50 TL     

Aralık Ayında Asgari Ücret Üzerinden Hesaplanan Vergi (Kümülatif)

302,17 TL

Asgari Geçim İndirimi           

133,31 TL  

4447 sayılı Kanunun Geçici 18. Maddesi Kapsamında Terkin Edilecek  Tutar

(302,17-133,31=)      

168,86 TL        

Bu İşçi İçin Vergi Dairesine Ödenecek Tutar [(1.147,50-(133,31+168,86)=]

845,33 TL      

*SGK primi işçi payı %14+İşsizlik sigortası primi işçi payı %1=%15

 

Öte yandan, teşvik kapsamında bulunan hizmet erbabının asgari ücretle çalışması halinde ilgili mevzuat uyarınca ilave asgari geçim indirimine ilişkin tüm şartların taşınması kaydıyla faydalanılacak asgari geçim indirimi tutarı ile teşvik tutarının hesabında ilave asgari geçim indiriminin de dikkate alınacağı tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[94-2016/265]-93269

26.01.2018

Konu

:

687 nolu KHK ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18.maddesine göre asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinin hesaplanmasında uygulanacak vergi oranı.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

29/03/2017 tarihli ve 377601 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 687 No.lu Kanun Hükmünde Kararnamenin gelir vergisi indirimine ilişkin kısmında, asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan tutarının indirime konu olacağının yer aldığı, ancak bir personelin herhangi bir dönemde kümülatif gelir vergisi matrahından dolayı bir üst dilime geçmesi halinde, gelir vergisi stopajı teşvikinin en düşük dilim olan %15'den mi yoksa, kişinin  kümülatif gelir vergisi dilimine isabet eden oran üzerinden mi hesaplanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

9/2/2017 tarihli ve 29974 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 687 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesiyle 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 18 inci maddesinde;

 

"31/12/2017 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, 1/2/2017 tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince Kuruma kayıtlı işsizler arasından işe alınanların; işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları ve 2016 yılının Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları kaydıyla işe alındıkları tarihten itibaren 31/12/2017 tarihine kadar uygulanmak üzere, ücretlerinin 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir…." hükmüne yer verilmiştir.

 

Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin 297 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.

 

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 18 inci madde uyarınca, teşvik kapsamında muhtasar beyanname üzerinden terkin edilecek tutar, teşvikten yararlanılan sigortalı bazında 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının çalışılan gün sayısına isabet eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutarı geçemeyecektir.

 

Buna göre, 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının, prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden kümülatif vergi matrahı esas alınarak hesaplanan gelir vergisinin, asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı teşvik olarak dikkate alınacak olup bu tutarın verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilmesi gerekmektedir.

 

Örneğin, 2017 yılı Mart ayında istihdam edilmeye başlanan ve 5.000 TL brüt ücret alan ilave istihdama ilişkin tüm şartları taşıyan bekâr çocuksuz bir hizmet erbabının, 2017 yılının Aralık ayında yararlanacağı teşvik tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Aylık Brüt Ücret Tutarı  

5.000 TL        

Aylık Vergi Matrahı [5000-(5000X%15*)]

4.250 TL        

Aralık Ayında Hesaplanan Vergi (Kümülatif)      

1.147,50 TL     

Aralık Ayında Asgari Ücret Üzerinden Hesaplanan Vergi (Kümülatif)

302,17 TL

Asgari Geçim İndirimi           

133,31 TL  

4447 sayılı Kanunun Geçici 18. Maddesi Kapsamında Terkin Edilecek  Tutar

(302,17-133,31=)      

168,86 TL        

Bu İşçi İçin Vergi Dairesine Ödenecek Tutar [(1.147,50-(133,31+168,86)=]

845,33 TL      

*SGK primi işçi payı %14+İşsizlik sigortası primi işçi payı %1=%15

 

Öte yandan, teşvik kapsamında bulunan hizmet erbabının asgari ücretle çalışması halinde ilgili mevzuat uyarınca ilave asgari geçim indirimine ilişkin tüm şartların taşınması kaydıyla faydalanılacak asgari geçim indirimi tutarı ile teşvik tutarının hesabında ilave asgari geçim indiriminin de dikkate alınacağı tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[94-2016/265]-93269

26.01.2018

Konu

:

687 nolu KHK ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18.maddesine göre asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinin hesaplanmasında uygulanacak vergi oranı.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

29/03/2017 tarihli ve 377601 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 687 No.lu Kanun Hükmünde Kararnamenin gelir vergisi indirimine ilişkin kısmında, asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan tutarının indirime konu olacağının yer aldığı, ancak bir personelin herhangi bir dönemde kümülatif gelir vergisi matrahından dolayı bir üst dilime geçmesi halinde, gelir vergisi stopajı teşvikinin en düşük dilim olan %15'den mi yoksa, kişinin  kümülatif gelir vergisi dilimine isabet eden oran üzerinden mi hesaplanacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

9/2/2017 tarihli ve 29974 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 687 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesiyle 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 18 inci maddesinde;

 

"31/12/2017 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, 1/2/2017 tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince Kuruma kayıtlı işsizler arasından işe alınanların; işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları ve 2016 yılının Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları kaydıyla işe alındıkları tarihten itibaren 31/12/2017 tarihine kadar uygulanmak üzere, ücretlerinin 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir…." hükmüne yer verilmiştir.

 

Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin 297 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.

 

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 18 inci madde uyarınca, teşvik kapsamında muhtasar beyanname üzerinden terkin edilecek tutar, teşvikten yararlanılan sigortalı bazında 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının çalışılan gün sayısına isabet eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutarı geçemeyecektir.

 

Buna göre, 2017 yılında uygulanan asgari ücretin aylık brüt tutarının, prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden kümülatif vergi matrahı esas alınarak hesaplanan gelir vergisinin, asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı teşvik olarak dikkate alınacak olup bu tutarın verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilmesi gerekmektedir.

 

Örneğin, 2017 yılı Mart ayında istihdam edilmeye başlanan ve 5.000 TL brüt ücret alan ilave istihdama ilişkin tüm şartları taşıyan bekâr çocuksuz bir hizmet erbabının, 2017 yılının Aralık ayında yararlanacağı teşvik tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Aylık Brüt Ücret Tutarı  

5.000 TL        

Aylık Vergi Matrahı [5000-(5000X%15*)]

4.250 TL        

Aralık Ayında Hesaplanan Vergi (Kümülatif)      

1.147,50 TL     

Aralık Ayında Asgari Ücret Üzerinden Hesaplanan Vergi (Kümülatif)

302,17 TL

Asgari Geçim İndirimi           

133,31 TL  

4447 sayılı Kanunun Geçici 18. Maddesi Kapsamında Terkin Edilecek  Tutar

(302,17-133,31=)      

168,86 TL        

Bu İşçi İçin Vergi Dairesine Ödenecek Tutar [(1.147,50-(133,31+168,86)=]

845,33 TL      

*SGK primi işçi payı %14+İşsizlik sigortası primi işçi payı %1=%15

 

Öte yandan, teşvik kapsamında bulunan hizmet erbabının asgari ücretle çalışması halinde ilgili mevzuat uyarınca ilave asgari geçim indirimine ilişkin tüm şartların taşınması kaydıyla faydalanılacak asgari geçim indirimi tutarı ile teşvik tutarının hesabında ilave asgari geçim indiriminin de dikkate alınacağı tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[94-2017/106]-93119

26.01.2018

Konu

:

Serbest meslek erbabına yapılan ödemelerin Gelir Vergisi, Vergi Usul ve KDV Kanunu karşısındaki durumu.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

03/02/2017 tarih ve 144174 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müşterileriniz tarafından verilen bina inşaat yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinde bulunduğunuzu, müşterilerin çoğunluğunun yıllara sari inşaat işiyle uğraştığını belirterek, yıllara sari inşaat işleriyle uğraşan firmalar ile diğer firmalara yapmış olduğunuz hizmetlerin tevkifata tabi olup olmadığı ve belge düzeni hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

I- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

37 nci maddesinde, " Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır... " hükmü,

65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..." hükmü,

66 ncı maddesinde, "Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez..." hükmü,

96 ncı maddesinde "Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır." hükmü

yer almaktadır.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61'inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104'üncü maddelere göre,

2.Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);

a)18'inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %17,

b)Diğerlerinden %20 …" hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümlere göre, hizmet verdiğiniz firmalara yapmış olduğunuz bina inşaat, yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup tarafınıza yapılan ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin "b" alt bendi hükmüne göre %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ancak, faaliyetinizin şahsi mesaiden ziyade sermayeye dayanması ve ticari bir organizasyon çerçevesinde yapılması halinde elde edilen gelirin ticari kazanç sayılarak, ticari kazancın vergilendirilmesine ilişkin hükümlere göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

1/1 inci maddesinde; ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

9 uncu maddesinde ise; gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği,

hüküm altına alınmıştır.

Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu Tebliğin "I/C-2.1.3.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler" başlıklı bölümünde;

"2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.2.2. Kapsam

Bu bölüm kapsamına;

- Piyasa etüt-araştırma,

- Ekspertiz,

- Plan-proje,

- Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir.

Yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler bu bölüm kapsamında değerlendirilir.

..." açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre, müşterilere bina inşaat, yol, köprü, viyadük yapımı v.b. projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması şeklinde ifa edilen serbest meslek faaliyetinin KDV'ye tabi tutulması gerekmekte olup, söz konusu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilmesi halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması, (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar dışındakilere karşı ifa edilmesi halinde ise KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.

III-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 236 ncı maddesinde, "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu itibarla, hizmet verdiğiniz firmalara yapmış olduğunuz bina inşaat projelerinin yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle, mesleki faaliyetlerinize ilişkin her türlü tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlemeniz gerekmektedir

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[94-2017/106]-93119

26.01.2018

Konu

:

Serbest meslek erbabına yapılan ödemelerin Gelir Vergisi, Vergi Usul ve KDV Kanunu karşısındaki durumu.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

03/02/2017 tarih ve 144174 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müşterileriniz tarafından verilen bina inşaat yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinde bulunduğunuzu, müşterilerin çoğunluğunun yıllara sari inşaat işiyle uğraştığını belirterek, yıllara sari inşaat işleriyle uğraşan firmalar ile diğer firmalara yapmış olduğunuz hizmetlerin tevkifata tabi olup olmadığı ve belge düzeni hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

I- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

37 nci maddesinde, " Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır... " hükmü,

65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..." hükmü,

66 ncı maddesinde, "Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez..." hükmü,

96 ncı maddesinde "Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır." hükmü

yer almaktadır.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61'inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104'üncü maddelere göre,

2.Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);

a)18'inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %17,

b)Diğerlerinden %20 …" hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümlere göre, hizmet verdiğiniz firmalara yapmış olduğunuz bina inşaat, yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup tarafınıza yapılan ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin "b" alt bendi hükmüne göre %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ancak, faaliyetinizin şahsi mesaiden ziyade sermayeye dayanması ve ticari bir organizasyon çerçevesinde yapılması halinde elde edilen gelirin ticari kazanç sayılarak, ticari kazancın vergilendirilmesine ilişkin hükümlere göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

1/1 inci maddesinde; ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

9 uncu maddesinde ise; gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği,

hüküm altına alınmıştır.

Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu Tebliğin "I/C-2.1.3.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler" başlıklı bölümünde;

"2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.2.2. Kapsam

Bu bölüm kapsamına;

- Piyasa etüt-araştırma,

- Ekspertiz,

- Plan-proje,

- Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir.

Yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler bu bölüm kapsamında değerlendirilir.

..." açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre, müşterilere bina inşaat, yol, köprü, viyadük yapımı v.b. projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması şeklinde ifa edilen serbest meslek faaliyetinin KDV'ye tabi tutulması gerekmekte olup, söz konusu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilmesi halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması, (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar dışındakilere karşı ifa edilmesi halinde ise KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.

III-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 236 ncı maddesinde, "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu itibarla, hizmet verdiğiniz firmalara yapmış olduğunuz bina inşaat projelerinin yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle, mesleki faaliyetlerinize ilişkin her türlü tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlemeniz gerekmektedir

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[94-2017/106]-93119

26.01.2018

Konu

:

Serbest meslek erbabına yapılan ödemelerin Gelir Vergisi, Vergi Usul ve KDV Kanunu karşısındaki durumu.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

03/02/2017 tarih ve 144174 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müşterileriniz tarafından verilen bina inşaat yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinde bulunduğunuzu, müşterilerin çoğunluğunun yıllara sari inşaat işiyle uğraştığını belirterek, yıllara sari inşaat işleriyle uğraşan firmalar ile diğer firmalara yapmış olduğunuz hizmetlerin tevkifata tabi olup olmadığı ve belge düzeni hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

I- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

37 nci maddesinde, " Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır... " hükmü,

65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..." hükmü,

66 ncı maddesinde, "Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez..." hükmü,

96 ncı maddesinde "Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır." hükmü

yer almaktadır.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61'inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104'üncü maddelere göre,

2.Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç);

a)18'inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %17,

b)Diğerlerinden %20 …" hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümlere göre, hizmet verdiğiniz firmalara yapmış olduğunuz bina inşaat, yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup tarafınıza yapılan ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin "b" alt bendi hükmüne göre %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ancak, faaliyetinizin şahsi mesaiden ziyade sermayeye dayanması ve ticari bir organizasyon çerçevesinde yapılması halinde elde edilen gelirin ticari kazanç sayılarak, ticari kazancın vergilendirilmesine ilişkin hükümlere göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

1/1 inci maddesinde; ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

9 uncu maddesinde ise; gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanların vergi alacağının ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verildiği,

hüküm altına alınmıştır.

Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-2.1.3.1.) bölümünde tevkifat uygulayacak alıcılar, (I/C-2.1.3.2.) bölümünde de tevkifat kapsamındaki hizmetler ile bu hizmetlere uygulanacak tevkifat oranlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Söz konusu Tebliğin "I/C-2.1.3.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim ve Benzeri Hizmetler" başlıklı bölümünde;

"2.1.3.2.2.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar tarafından (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.2.2. Kapsam

Bu bölüm kapsamına;

- Piyasa etüt-araştırma,

- Ekspertiz,

- Plan-proje,

- Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim ve benzeri hizmetler girmektedir.

Yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler bu bölüm kapsamında değerlendirilir.

..." açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre, müşterilere bina inşaat, yol, köprü, viyadük yapımı v.b. projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması şeklinde ifa edilen serbest meslek faaliyetinin KDV'ye tabi tutulması gerekmekte olup, söz konusu hizmetin Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlara karşı ifa edilmesi halinde Tebliğin (I/C-2.1.3.2.2.) bölümü kapsamında değerlendirilerek (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması, (I/C-2.1.3.1/b) ayrımında sayılanlar dışındakilere karşı ifa edilmesi halinde ise KDV tevkifatı uygulanmaması gerekmektedir.

III-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 236 ncı maddesinde, "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir." hükmüne yer verilmiştir.

Bu itibarla, hizmet verdiğiniz firmalara yapmış olduğunuz bina inşaat projelerinin yol, köprü, viyadük yapımı vs. gibi projelerin 3D animasyon film (görselleştirme) olarak bilgisayar ortamında hazırlanması faaliyetinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle, mesleki faaliyetlerinize ilişkin her türlü tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlemeniz gerekmektedir

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

RİZE VALİLİĞİ

Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

85550353-120[2017/10]-1

16.01.2018

Konu

:

Üç adet araç ile oto kiralama faaliyeti nedeniyle, basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceği hakkında.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

30.11.2017 tarihli ve 3660 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Rize ili Portakallı Mahallesinde ikamet ettiğiniz, adınıza kayıtlı üç adet araç ile oto kiralama faaliyetinde bulunacağınızı belirterek, basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Diğer taraftan, aynı Kanunun 46 ncı maddesinde, 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı belirtilmiş, anılan maddelerde ise basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır.

 

Aynı Kanunun 47 nci maddesinde basit usule tabi olmanın genel şartları sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde, "Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.)"  hükmüne yer verilmiştir.

 

Buna göre, ikametgâhınızda üç adet araç ile kiralama faaliyetinizde bulunmanız, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı "Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak" şartını ihlal anlamına geleceğinden basit usulde vergilendirilmeniz mümkün bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

RİZE VALİLİĞİ

Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

85550353-120[2017/10]-1

16.01.2018

Konu

:

Üç adet araç ile oto kiralama faaliyeti nedeniyle, basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceği hakkında.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

30.11.2017 tarihli ve 3660 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Rize ili Portakallı Mahallesinde ikamet ettiğiniz, adınıza kayıtlı üç adet araç ile oto kiralama faaliyetinde bulunacağınızı belirterek, basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Diğer taraftan, aynı Kanunun 46 ncı maddesinde, 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı belirtilmiş, anılan maddelerde ise basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır.

 

Aynı Kanunun 47 nci maddesinde basit usule tabi olmanın genel şartları sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde, "Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.)"  hükmüne yer verilmiştir.

 

Buna göre, ikametgâhınızda üç adet araç ile kiralama faaliyetinizde bulunmanız, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı "Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak" şartını ihlal anlamına geleceğinden basit usulde vergilendirilmeniz mümkün bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

RİZE VALİLİĞİ

Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

85550353-120[2017/10]-1

16.01.2018

Konu

:

Üç adet araç ile oto kiralama faaliyeti nedeniyle, basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceği hakkında.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

30.11.2017 tarihli ve 3660 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Rize ili Portakallı Mahallesinde ikamet ettiğiniz, adınıza kayıtlı üç adet araç ile oto kiralama faaliyetinde bulunacağınızı belirterek, basit usulde vergilendirilip vergilendirilemeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Diğer taraftan, aynı Kanunun 46 ncı maddesinde, 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançlarının basit usulde tespit olunacağı belirtilmiş, anılan maddelerde ise basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları açıklanmıştır.

 

Aynı Kanunun 47 nci maddesinde basit usule tabi olmanın genel şartları sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde, "Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.)"  hükmüne yer verilmiştir.

 

Buna göre, ikametgâhınızda üç adet araç ile kiralama faaliyetinizde bulunmanız, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı "Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak" şartını ihlal anlamına geleceğinden basit usulde vergilendirilmeniz mümkün bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-125[5-2017/195]-23820

09.01.2018

Konu

:

TUGS'a kayıtlı gemide çalışan personele ödenen ihbar tazminatının vergilendirilmesi.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

29/05/2017 tarih ve 638796 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin sahibi bulunduğu Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan personele ait ihbar tazminatının gelir vergisine tabi olup olmadığı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almış, aynı Kanunun 62 nci maddesinde ise "İş verenler hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir." denilmiştir.

Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 25/7 nci maddesinde, "1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz)" nın vergiden istisna edileceği hükme bağlanmış olup, maddede belirtilen istisna kısmını aşan tutar ücret olarak vergilendirilmektedir.

Diğer taraftan 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7'nci maddesinde, "Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ve yatlar Türk Bayrağı çekerler.

Bu Kanun uyarınca Türk Bayrağı çeken gemiler ve yatlar millî mevzuatla tanınmış olan haklardan yararlanırlar. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 823 üncü maddesi uyarınca Türk Bayrağı çekme hakkına sahip olmayan gemiler ve yatlar 815 sayılı Kabotaj Kanunu hükümlerinden yararlanamazlar.

Türk Bayrağının çekilmesine ilişkin hakların ihlalinde Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.";

12 nci maddesinde, "…

 Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretler gelir vergisi ve fonlardan müstesnadır.

…" hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre, ihbar tazminatları Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında ücret niteliği taşımakta olup 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12 nci maddesinde Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretlerin gelir vergisi ve fonlardan istisna edilmesi nedeniyle Şirketinizce Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ihbar tazminatının gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmayan gemilerde çalışan personele ödenen ihbar tazminatlarının ise Gelir Vergisi Kanunun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-125[5-2017/195]-23820

09.01.2018

Konu

:

TUGS'a kayıtlı gemide çalışan personele ödenen ihbar tazminatının vergilendirilmesi.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

29/05/2017 tarih ve 638796 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin sahibi bulunduğu Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan personele ait ihbar tazminatının gelir vergisine tabi olup olmadığı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almış, aynı Kanunun 62 nci maddesinde ise "İş verenler hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir." denilmiştir.

Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 25/7 nci maddesinde, "1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz)" nın vergiden istisna edileceği hükme bağlanmış olup, maddede belirtilen istisna kısmını aşan tutar ücret olarak vergilendirilmektedir.

Diğer taraftan 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7'nci maddesinde, "Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ve yatlar Türk Bayrağı çekerler.

Bu Kanun uyarınca Türk Bayrağı çeken gemiler ve yatlar millî mevzuatla tanınmış olan haklardan yararlanırlar. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 823 üncü maddesi uyarınca Türk Bayrağı çekme hakkına sahip olmayan gemiler ve yatlar 815 sayılı Kabotaj Kanunu hükümlerinden yararlanamazlar.

Türk Bayrağının çekilmesine ilişkin hakların ihlalinde Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.";

12 nci maddesinde, "…

 Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretler gelir vergisi ve fonlardan müstesnadır.

…" hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre, ihbar tazminatları Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında ücret niteliği taşımakta olup 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12 nci maddesinde Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretlerin gelir vergisi ve fonlardan istisna edilmesi nedeniyle Şirketinizce Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ihbar tazminatının gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmayan gemilerde çalışan personele ödenen ihbar tazminatlarının ise Gelir Vergisi Kanunun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-125[5-2017/195]-23820

09.01.2018

Konu

:

TUGS'a kayıtlı gemide çalışan personele ödenen ihbar tazminatının vergilendirilmesi.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

29/05/2017 tarih ve 638796 evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketinizin sahibi bulunduğu Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan personele ait ihbar tazminatının gelir vergisine tabi olup olmadığı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almış, aynı Kanunun 62 nci maddesinde ise "İş verenler hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir." denilmiştir.

Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 25/7 nci maddesinde, "1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz)" nın vergiden istisna edileceği hükme bağlanmış olup, maddede belirtilen istisna kısmını aşan tutar ücret olarak vergilendirilmektedir.

Diğer taraftan 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 7'nci maddesinde, "Türk Uluslararası Gemi Siciline tescil edilen gemiler ve yatlar Türk Bayrağı çekerler.

Bu Kanun uyarınca Türk Bayrağı çeken gemiler ve yatlar millî mevzuatla tanınmış olan haklardan yararlanırlar. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 823 üncü maddesi uyarınca Türk Bayrağı çekme hakkına sahip olmayan gemiler ve yatlar 815 sayılı Kabotaj Kanunu hükümlerinden yararlanamazlar.

Türk Bayrağının çekilmesine ilişkin hakların ihlalinde Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.";

12 nci maddesinde, "…

 Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretler gelir vergisi ve fonlardan müstesnadır.

…" hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre, ihbar tazminatları Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında ücret niteliği taşımakta olup 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı KHK'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12 nci maddesinde Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretlerin gelir vergisi ve fonlardan istisna edilmesi nedeniyle Şirketinizce Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ihbar tazminatının gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmayan gemilerde çalışan personele ödenen ihbar tazminatlarının ise Gelir Vergisi Kanunun 61, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

17192610-125[KV-17-24] - 851

03.01.2018

Konu

:

Serbest Bölgede üretilen ürünlerin FOB bedeli üzerinden ihraç oranının şirketin kendi talebiyle %50'ye düşürülmesi durumunda gelir vergisi istisnası uygulanıp uygulanamayacağı

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

30/05/2017 tarih ve 68489 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Adana Serbest Bölgede kurulu fabrikanızda klinker ve çimento üretimi yaptığınız, şirketinizin ürettiği ürünlerin toplam FOB bedelinin en az %85 ini ihraç etmesi nedeniyle 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu 1 Seri Nolu Tebliği uyarınca istihdam ettiğiniz personele ödenen ücretlerin gelir vergisinden istisna olduğu, ancak değişen piyasa koşulları nedeniyle, talebiniz üzerine, Ekonomi Bakanlığı Adana Yumurtalık Serbest Bölge Müdürlüğünün 15/05/2017 tarih ve 31512475-299- E.482 yazısı ile %15 olan yurt içi azami satış oranının 4 yıl süreyle azami %50 seviyesine yükseltilmesinin uygun görüldüğü belirtilerek, serbest bölgede ürettiğiniz ürünlerin toplam bedelinin %50 sinin yurt içine %50 sinin ise FOB bedeli üzerinden yurt dışına satılması durumunda, 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen istisnadan yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

24/2/2017 tarihli ve 29989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9/2/2017 tarihli ve 6772 sayılı Kanunla değişik 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde;

 

" Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;

 

 

b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Bu oranı %50'ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi, stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik olarak, bölge, sektör ya da faaliyet alanı itibarıyla farklılaştırarak veya kademelendirerek kullanabilir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir…." hükmüne yer verilmiştir.

 

1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde istisnanın uygulanmasına yönelik açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin " 3.1.Üretilen Ürünlerin FOB Bedeli" başlıklı bölümünde;

 

"3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca, 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere, serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükellefler tarafından bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az  % 85'inin yurt dışına ihraç edilmesi kaydıyla, istihdam edilen personele ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir…" açıklamasına yer verilmiştir.

 

Aynı tebliğin "6.Ücret İstisnasının Uygulanmayacağı Haller" başlıklı bölümünde ise;

 

" Serbest bölgedeki ücret istisnası, bu bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az %85'inin yurt dışına ihraç edilmesi halinde mümkün olup, aşağıda belirtilen hallerde ücret istisnasından yararlanılamayacaktır.

 

- Serbest bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin %85'inden az bir kısmın yurt dışına ihraç edilmesi halinde çalışanlara ödenen ücretler,…" açıklamasına yer verilmiştir.

 

Bu hüküm ve açıklamalara göre, ücret istisnası serbest bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az % 85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödenen ücretler için geçerli olup, şirketiniz tarafından serbest bölgede ürettiğiniz ürünlerin toplam bedelinin sadece %50 sinin FOB bedeli üzerinden yurt dışına satılması durumunda 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.

 

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

17192610-125[KV-17-24] - 851

03.01.2018

Konu

:

Serbest Bölgede üretilen ürünlerin FOB bedeli üzerinden ihraç oranının şirketin kendi talebiyle %50'ye düşürülmesi durumunda gelir vergisi istisnası uygulanıp uygulanamayacağı

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

30/05/2017 tarih ve 68489 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Adana Serbest Bölgede kurulu fabrikanızda klinker ve çimento üretimi yaptığınız, şirketinizin ürettiği ürünlerin toplam FOB bedelinin en az %85 ini ihraç etmesi nedeniyle 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu 1 Seri Nolu Tebliği uyarınca istihdam ettiğiniz personele ödenen ücretlerin gelir vergisinden istisna olduğu, ancak değişen piyasa koşulları nedeniyle, talebiniz üzerine, Ekonomi Bakanlığı Adana Yumurtalık Serbest Bölge Müdürlüğünün 15/05/2017 tarih ve 31512475-299- E.482 yazısı ile %15 olan yurt içi azami satış oranının 4 yıl süreyle azami %50 seviyesine yükseltilmesinin uygun görüldüğü belirtilerek, serbest bölgede ürettiğiniz ürünlerin toplam bedelinin %50 sinin yurt içine %50 sinin ise FOB bedeli üzerinden yurt dışına satılması durumunda, 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen istisnadan yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

24/2/2017 tarihli ve 29989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9/2/2017 tarihli ve 6772 sayılı Kanunla değişik 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde;

 

" Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;

 

 

b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Bu oranı %50'ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi, stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik olarak, bölge, sektör ya da faaliyet alanı itibarıyla farklılaştırarak veya kademelendirerek kullanabilir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir…." hükmüne yer verilmiştir.

 

1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde istisnanın uygulanmasına yönelik açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin " 3.1.Üretilen Ürünlerin FOB Bedeli" başlıklı bölümünde;

 

"3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca, 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere, serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükellefler tarafından bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az  % 85'inin yurt dışına ihraç edilmesi kaydıyla, istihdam edilen personele ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir…" açıklamasına yer verilmiştir.

 

Aynı tebliğin "6.Ücret İstisnasının Uygulanmayacağı Haller" başlıklı bölümünde ise;

 

" Serbest bölgedeki ücret istisnası, bu bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az %85'inin yurt dışına ihraç edilmesi halinde mümkün olup, aşağıda belirtilen hallerde ücret istisnasından yararlanılamayacaktır.

 

- Serbest bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin %85'inden az bir kısmın yurt dışına ihraç edilmesi halinde çalışanlara ödenen ücretler,…" açıklamasına yer verilmiştir.

 

Bu hüküm ve açıklamalara göre, ücret istisnası serbest bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az % 85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödenen ücretler için geçerli olup, şirketiniz tarafından serbest bölgede ürettiğiniz ürünlerin toplam bedelinin sadece %50 sinin FOB bedeli üzerinden yurt dışına satılması durumunda 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.

 

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

17192610-125[KV-17-24] - 851

03.01.2018

Konu

:

Serbest Bölgede üretilen ürünlerin FOB bedeli üzerinden ihraç oranının şirketin kendi talebiyle %50'ye düşürülmesi durumunda gelir vergisi istisnası uygulanıp uygulanamayacağı

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

30/05/2017 tarih ve 68489 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Adana Serbest Bölgede kurulu fabrikanızda klinker ve çimento üretimi yaptığınız, şirketinizin ürettiği ürünlerin toplam FOB bedelinin en az %85 ini ihraç etmesi nedeniyle 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu 1 Seri Nolu Tebliği uyarınca istihdam ettiğiniz personele ödenen ücretlerin gelir vergisinden istisna olduğu, ancak değişen piyasa koşulları nedeniyle, talebiniz üzerine, Ekonomi Bakanlığı Adana Yumurtalık Serbest Bölge Müdürlüğünün 15/05/2017 tarih ve 31512475-299- E.482 yazısı ile %15 olan yurt içi azami satış oranının 4 yıl süreyle azami %50 seviyesine yükseltilmesinin uygun görüldüğü belirtilerek, serbest bölgede ürettiğiniz ürünlerin toplam bedelinin %50 sinin yurt içine %50 sinin ise FOB bedeli üzerinden yurt dışına satılması durumunda, 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen istisnadan yararlanıp yararlanamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

24/2/2017 tarihli ve 29989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9/2/2017 tarihli ve 6772 sayılı Kanunla değişik 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde;

 

" Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;

 

 

b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Bu oranı %50'ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi, stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik olarak, bölge, sektör ya da faaliyet alanı itibarıyla farklılaştırarak veya kademelendirerek kullanabilir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir…." hükmüne yer verilmiştir.

 

1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde istisnanın uygulanmasına yönelik açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin " 3.1.Üretilen Ürünlerin FOB Bedeli" başlıklı bölümünde;

 

"3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi uyarınca, 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere, serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükellefler tarafından bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az  % 85'inin yurt dışına ihraç edilmesi kaydıyla, istihdam edilen personele ödenen ücretler gelir vergisinden istisna edilmiştir…" açıklamasına yer verilmiştir.

 

Aynı tebliğin "6.Ücret İstisnasının Uygulanmayacağı Haller" başlıklı bölümünde ise;

 

" Serbest bölgedeki ücret istisnası, bu bölgelerde üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az %85'inin yurt dışına ihraç edilmesi halinde mümkün olup, aşağıda belirtilen hallerde ücret istisnasından yararlanılamayacaktır.

 

- Serbest bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin %85'inden az bir kısmın yurt dışına ihraç edilmesi halinde çalışanlara ödenen ücretler,…" açıklamasına yer verilmiştir.

 

Bu hüküm ve açıklamalara göre, ücret istisnası serbest bölgede üretilen ürünlerin toplam FOB bedelinin en az % 85'ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödenen ücretler için geçerli olup, şirketiniz tarafından serbest bölgede ürettiğiniz ürünlerin toplam bedelinin sadece %50 sinin FOB bedeli üzerinden yurt dışına satılması durumunda 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.

 

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[4-2017/393]-590096

22.12.2017

Konu

:

Yurt dışında mukim Türk vatandaşının Türkiye'de elde ettiği serbest meslek kazancının vergilendirilmesi

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

11/05/2017 tarih ve 561277 sayılı özelge talep formu.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; serbest meslek erbabı olarak avukatlık yaptığınızı ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde gelir vergisi mükellefiyetinizin bulunduğunu, ancak 02/05/2017 tarihinde ikametgahınızı İngiltere'ye taşımanız nedeniyle Türkiye'deki iş yerinizdeki faaliyetiniz dolayısıyla mükellefiyetinizin dar mükellefiyet şeklinde mi yoksa tam mükellefiyet şeklinde mi devam edeceği hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkındaki Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Mükellefler" başlıklı 3 üncü maddesinde; "Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:

 

1.Türkiye 'de yerleşmiş olanlar;

 

2.Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)" hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde, ikametgâhı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanların Türkiye'de yerleşmiş sayılacağı, 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirileceği, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler için serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmesinın,serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi halinde mümkün olduğu, anılan maddenin son fıkrasında ise, değerlendirmeden maksadın, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılması olduğu belirtilmiştir.

 

Adı geçen Kanunun 65 inci maddesinde ise, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

 

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar ile vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratlar sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (2-b) alt bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı (03/02/2009 tarihli ve 2009114593 sayılı BKK ile 03/02/2009 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 olarak belirlenmiştir.

 

Öte yandan, hükümleri 01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması"nın "İkamet" başlıklı 4 üncü maddesinin ilk iki fıkrasında,

 

"1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, "bir Akit Devletin mukimi" terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.

 

2. Bu Maddenin 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:

 

a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);

 

b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Akit Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;

 

c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;

 

d) Eğer kişi her iki Akit Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Akit Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu anlaşmayla çözeceklerdir."

 

düzenlemesi, "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinde ise,

 

"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:

 

a) Kişi bu diğer Devlette bu faaliyetleri icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise veya

 

b) Kişi bu diğer Devlette, sözkonusu faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde 183 gün veya daha fazla kalırsa,

 

 sözkonusu gelir, aynı zamanda diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.

 

 Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

...

 

3. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır."

düzenlemesi yer almaktadır.

Anlaşmanın 4 üncü madde hükümlerine göre, bir gerçek kişinin mukimliğinin belirlenmesinde öncelikle her ülkenin kendi iç mevzuat hükümleri dikkate alınmakta olup, bir kişi iç mevzuatımız gereğince 1 inci fıkrada belirtilen kriterler nedeniyle mukim kabul ediliyor ise bu kişi Anlaşma yönünden de Türkiye mukimi olarak kabul edilmektedir. Kişinin her iki ülkede de mukim kabul edilmesi durumunda ise, 4 üncü maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen kriterlere göre mukimliği tespit edilmektedir.

Buna göre, Türkiye mukimi addedilmeniz halinde, Anlaşmanın 14 üncü madde hükümleri uyarınca, Türkiye'de icra edilen bağımsız nitelikteki avukatlık faaliyetiniz dolayısıyla elde ettiğiniz geliriniz, yalnızca Türkiye'de vergilendirilecektir.

İngiltere'de mukim olduğunuzun kabul edilmesi halinde ise, özelge talep formunuzda yer alan bilgilere göre Türkiye'de avukatlık faaliyetini icra etmek için sürekli kullanabileceğiniz sabit bir yere sahip olduğunuz anlaşıldığından, Türkiye'deki bu sabit yere atfedilebilen geliriniz, Türkiye'de, iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecektir. Böyle bir durumda söz konusu gelir üzerinden mukimi kabul edildiğiniz İngiltere'nin de vergi alma hakkı olacağından ortaya çıkan çifte vergilendirme, İngiltere'de, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca mahsup yöntemi ile önlenecektir.

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[4-2017/393]-590096

22.12.2017

Konu

:

Yurt dışında mukim Türk vatandaşının Türkiye'de elde ettiği serbest meslek kazancının vergilendirilmesi

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

11/05/2017 tarih ve 561277 sayılı özelge talep formu.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; serbest meslek erbabı olarak avukatlık yaptığınızı ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde gelir vergisi mükellefiyetinizin bulunduğunu, ancak 02/05/2017 tarihinde ikametgahınızı İngiltere'ye taşımanız nedeniyle Türkiye'deki iş yerinizdeki faaliyetiniz dolayısıyla mükellefiyetinizin dar mükellefiyet şeklinde mi yoksa tam mükellefiyet şeklinde mi devam edeceği hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkındaki Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Mükellefler" başlıklı 3 üncü maddesinde; "Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:

 

1.Türkiye 'de yerleşmiş olanlar;

 

2.Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)" hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde, ikametgâhı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanların Türkiye'de yerleşmiş sayılacağı, 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirileceği, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler için serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmesinın,serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi halinde mümkün olduğu, anılan maddenin son fıkrasında ise, değerlendirmeden maksadın, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılması olduğu belirtilmiştir.

 

Adı geçen Kanunun 65 inci maddesinde ise, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

 

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar ile vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratlar sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (2-b) alt bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı (03/02/2009 tarihli ve 2009114593 sayılı BKK ile 03/02/2009 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 olarak belirlenmiştir.

 

Öte yandan, hükümleri 01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması"nın "İkamet" başlıklı 4 üncü maddesinin ilk iki fıkrasında,

 

"1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, "bir Akit Devletin mukimi" terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.

 

2. Bu Maddenin 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:

 

a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);

 

b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Akit Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;

 

c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;

 

d) Eğer kişi her iki Akit Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Akit Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu anlaşmayla çözeceklerdir."

 

düzenlemesi, "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinde ise,

 

"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:

 

a) Kişi bu diğer Devlette bu faaliyetleri icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise veya

 

b) Kişi bu diğer Devlette, sözkonusu faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde 183 gün veya daha fazla kalırsa,

 

 sözkonusu gelir, aynı zamanda diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.

 

 Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

...

 

3. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır."

düzenlemesi yer almaktadır.

Anlaşmanın 4 üncü madde hükümlerine göre, bir gerçek kişinin mukimliğinin belirlenmesinde öncelikle her ülkenin kendi iç mevzuat hükümleri dikkate alınmakta olup, bir kişi iç mevzuatımız gereğince 1 inci fıkrada belirtilen kriterler nedeniyle mukim kabul ediliyor ise bu kişi Anlaşma yönünden de Türkiye mukimi olarak kabul edilmektedir. Kişinin her iki ülkede de mukim kabul edilmesi durumunda ise, 4 üncü maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen kriterlere göre mukimliği tespit edilmektedir.

Buna göre, Türkiye mukimi addedilmeniz halinde, Anlaşmanın 14 üncü madde hükümleri uyarınca, Türkiye'de icra edilen bağımsız nitelikteki avukatlık faaliyetiniz dolayısıyla elde ettiğiniz geliriniz, yalnızca Türkiye'de vergilendirilecektir.

İngiltere'de mukim olduğunuzun kabul edilmesi halinde ise, özelge talep formunuzda yer alan bilgilere göre Türkiye'de avukatlık faaliyetini icra etmek için sürekli kullanabileceğiniz sabit bir yere sahip olduğunuz anlaşıldığından, Türkiye'deki bu sabit yere atfedilebilen geliriniz, Türkiye'de, iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecektir. Böyle bir durumda söz konusu gelir üzerinden mukimi kabul edildiğiniz İngiltere'nin de vergi alma hakkı olacağından ortaya çıkan çifte vergilendirme, İngiltere'de, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca mahsup yöntemi ile önlenecektir.

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[4-2017/393]-590096

22.12.2017

Konu

:

Yurt dışında mukim Türk vatandaşının Türkiye'de elde ettiği serbest meslek kazancının vergilendirilmesi

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

11/05/2017 tarih ve 561277 sayılı özelge talep formu.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; serbest meslek erbabı olarak avukatlık yaptığınızı ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünde gelir vergisi mükellefiyetinizin bulunduğunu, ancak 02/05/2017 tarihinde ikametgahınızı İngiltere'ye taşımanız nedeniyle Türkiye'deki iş yerinizdeki faaliyetiniz dolayısıyla mükellefiyetinizin dar mükellefiyet şeklinde mi yoksa tam mükellefiyet şeklinde mi devam edeceği hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkındaki Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Mükellefler" başlıklı 3 üncü maddesinde; "Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:

 

1.Türkiye 'de yerleşmiş olanlar;

 

2.Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları (Bu gibilerden, bulundukları memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Gelir Vergisi'ne veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş bulunanlar, mezkur kazanç ve iratları üzerinden ayrıca vergilendirilmezler.)" hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanunun 4 üncü maddesinde, ikametgâhı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanların Türkiye'de yerleşmiş sayılacağı, 6 ncı maddesinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirileceği, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, dar mükellefiyete tabi kimseler için serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmesinın,serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi halinde mümkün olduğu, anılan maddenin son fıkrasında ise, değerlendirmeden maksadın, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya karından ayrılması olduğu belirtilmiştir.

 

Adı geçen Kanunun 65 inci maddesinde ise, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

 

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."hükmüne yer verilmiştir.

 

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar ile vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratlar sayılmış olup, anılan maddenin birinci fıkrasının (2-b) alt bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hükme bağlanmış, tevkifat oranı (03/02/2009 tarihli ve 2009114593 sayılı BKK ile 03/02/2009 tarihinden geçerli olmak üzere) %20 olarak belirlenmiştir.

 

Öte yandan, hükümleri 01/01/1989 tarihinden itibaren uygulanmakta olan "Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Gelir ve Sermaye Değer Artış Kazançları Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması"nın "İkamet" başlıklı 4 üncü maddesinin ilk iki fıkrasında,

 

"1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, "bir Akit Devletin mukimi" terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.

 

2. Bu Maddenin 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:

 

a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);

 

b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Akit Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;

 

c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;

 

d) Eğer kişi her iki Akit Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Akit Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu anlaşmayla çözeceklerdir."

 

düzenlemesi, "Serbest Meslek Faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesinde ise,

 

"1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:

 

a) Kişi bu diğer Devlette bu faaliyetleri icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise veya

 

b) Kişi bu diğer Devlette, sözkonusu faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde 183 gün veya daha fazla kalırsa,

 

 sözkonusu gelir, aynı zamanda diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.

 

 Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir, ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

...

 

3. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra, doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır."

düzenlemesi yer almaktadır.

Anlaşmanın 4 üncü madde hükümlerine göre, bir gerçek kişinin mukimliğinin belirlenmesinde öncelikle her ülkenin kendi iç mevzuat hükümleri dikkate alınmakta olup, bir kişi iç mevzuatımız gereğince 1 inci fıkrada belirtilen kriterler nedeniyle mukim kabul ediliyor ise bu kişi Anlaşma yönünden de Türkiye mukimi olarak kabul edilmektedir. Kişinin her iki ülkede de mukim kabul edilmesi durumunda ise, 4 üncü maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen kriterlere göre mukimliği tespit edilmektedir.

Buna göre, Türkiye mukimi addedilmeniz halinde, Anlaşmanın 14 üncü madde hükümleri uyarınca, Türkiye'de icra edilen bağımsız nitelikteki avukatlık faaliyetiniz dolayısıyla elde ettiğiniz geliriniz, yalnızca Türkiye'de vergilendirilecektir.

İngiltere'de mukim olduğunuzun kabul edilmesi halinde ise, özelge talep formunuzda yer alan bilgilere göre Türkiye'de avukatlık faaliyetini icra etmek için sürekli kullanabileceğiniz sabit bir yere sahip olduğunuz anlaşıldığından, Türkiye'deki bu sabit yere atfedilebilen geliriniz, Türkiye'de, iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecektir. Böyle bir durumda söz konusu gelir üzerinden mukimi kabul edildiğiniz İngiltere'nin de vergi alma hakkı olacağından ortaya çıkan çifte vergilendirme, İngiltere'de, Anlaşmanın "Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi" başlıklı 23 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca mahsup yöntemi ile önlenecektir.

   Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: Resmi Gazete Tarihi: Adı: UID:
İçerik:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[9-2017/590]-538398

08.12.2017

Konu

:

Evde yapılan kıyafet dikiminin esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağı.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

24/07/2017 tarihli ve 1065155 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, evinizde dikiş makinası ile kişiye özel kıyafet dikimi yaptığınız belirtilerek, söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağınız ile esnaf vergi muafiyet belgesi alıp alamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergiden Muaf Esnaf" başlıklı 9'uncu maddesinde, "Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar gelir vergisinden muaftır.

 

 

6-(5615 sayılı kanunla değiştirilen bent; yürürlük tarihi 04/04/2007) Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, kırpıntı deriden üretilen mamuller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.

 

 

Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.

...

 Esnaf muaflığına ilişkin şartları taşıyanlara talepleri halinde vergi dairesince Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi verilir. Bu belgenin şekil ve muhtevasının tayin ve tespiti ile iptali ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

 

" hükmü yer almıştır.

 

Öte yandan,  283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "Esnaf vergi muafiyeti belgesi" başlıklı 2.4'üncü bölümünde, "Esnaf muaflığına ilişkin şartları topluca taşıyanlara talep etmeleri halinde vergi dairelerince şekli ve muhtevası bu Tebliğin ekinde yer alan "Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi" (EK: 1) verilir. Belgeyi almak isteyenlerin, EK 2'de yer alan dilekçe ile varsa işyerlerinin, işyeri olmayanların ise ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurmaları gerekmektedir." açıklamasına yer verilmiştir.

 

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Kanunun öngördüğü makine ve aletler dışında başka makine ve alet kullanmadan herhangi bir işyeri açmadan, evinizde kişiye özel kıyafet dikimi faaliyetiniz nedeniyle, esnaf muaflığından yararlanmanız mümkün bulunmakta olup söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla ikametgahınızın  bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak esnaf vergi muafiyeti belgesi almanız mümkündür.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 1:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[9-2017/590]-538398

08.12.2017

Konu

:

Evde yapılan kıyafet dikiminin esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağı.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

24/07/2017 tarihli ve 1065155 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, evinizde dikiş makinası ile kişiye özel kıyafet dikimi yaptığınız belirtilerek, söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağınız ile esnaf vergi muafiyet belgesi alıp alamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergiden Muaf Esnaf" başlıklı 9'uncu maddesinde, "Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar gelir vergisinden muaftır.

 

 

6-(5615 sayılı kanunla değiştirilen bent; yürürlük tarihi 04/04/2007) Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, kırpıntı deriden üretilen mamuller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.

 

 

Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.

...

 Esnaf muaflığına ilişkin şartları taşıyanlara talepleri halinde vergi dairesince Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi verilir. Bu belgenin şekil ve muhtevasının tayin ve tespiti ile iptali ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

 

" hükmü yer almıştır.

 

Öte yandan,  283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "Esnaf vergi muafiyeti belgesi" başlıklı 2.4'üncü bölümünde, "Esnaf muaflığına ilişkin şartları topluca taşıyanlara talep etmeleri halinde vergi dairelerince şekli ve muhtevası bu Tebliğin ekinde yer alan "Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi" (EK: 1) verilir. Belgeyi almak isteyenlerin, EK 2'de yer alan dilekçe ile varsa işyerlerinin, işyeri olmayanların ise ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurmaları gerekmektedir." açıklamasına yer verilmiştir.

 

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Kanunun öngördüğü makine ve aletler dışında başka makine ve alet kullanmadan herhangi bir işyeri açmadan, evinizde kişiye özel kıyafet dikimi faaliyetiniz nedeniyle, esnaf muaflığından yararlanmanız mümkün bulunmakta olup söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla ikametgahınızın  bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak esnaf vergi muafiyeti belgesi almanız mümkündür.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

İçerik 2:

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

 

 

Sayı

:

62030549-120[9-2017/590]-538398

08.12.2017

Konu

:

Evde yapılan kıyafet dikiminin esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağı.

 

     

 

 

 

 

İlgi

:

24/07/2017 tarihli ve 1065155 sayılı özelge talep formunuz.

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, evinizde dikiş makinası ile kişiye özel kıyafet dikimi yaptığınız belirtilerek, söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla esnaf muaflığından yararlanıp yararlanamayacağınız ile esnaf vergi muafiyet belgesi alıp alamayacağınız hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergiden Muaf Esnaf" başlıklı 9'uncu maddesinde, "Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar gelir vergisinden muaftır.

 

 

6-(5615 sayılı kanunla değiştirilen bent; yürürlük tarihi 04/04/2007) Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, kırpıntı deriden üretilen mamuller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.

 

 

Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.

...

 Esnaf muaflığına ilişkin şartları taşıyanlara talepleri halinde vergi dairesince Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi verilir. Bu belgenin şekil ve muhtevasının tayin ve tespiti ile iptali ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

 

" hükmü yer almıştır.

 

Öte yandan,  283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "Esnaf vergi muafiyeti belgesi" başlıklı 2.4'üncü bölümünde, "Esnaf muaflığına ilişkin şartları topluca taşıyanlara talep etmeleri halinde vergi dairelerince şekli ve muhtevası bu Tebliğin ekinde yer alan "Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi" (EK: 1) verilir. Belgeyi almak isteyenlerin, EK 2'de yer alan dilekçe ile varsa işyerlerinin, işyeri olmayanların ise ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurmaları gerekmektedir." açıklamasına yer verilmiştir.

 

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Kanunun öngördüğü makine ve aletler dışında başka makine ve alet kullanmadan herhangi bir işyeri açmadan, evinizde kişiye özel kıyafet dikimi faaliyetiniz nedeniyle, esnaf muaflığından yararlanmanız mümkün bulunmakta olup söz konusu faaliyetiniz dolayısıyla ikametgahınızın  bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak esnaf vergi muafiyeti belgesi almanız mümkündür.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

 

 

 

 

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

Resmi Gazete No: 30286 Resmi Gazete Tarihi: Cumartesi, 30 Aralık, 2017 Adı: UID:
İçerik:

2017/11176 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ulaşmak içın tıklayınız.

İçerik 1:

2017/11176 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ulaşmak içın tıklayınız.

İçerik 2:

2017/11176 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ulaşmak içın tıklayınız.

Resmi Gazete No: 30288 Resmi Gazete Tarihi: Pazartesi, 1 Ocak, 2018 Adı: UID:
İçerik:

MADDE 1 – 8/8/2015 tarihli ve 29439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (I/A/2) bölümünün;

a) İkinci paragrafı Tebliğ metninden çıkarılmış ve yerine aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“(A) Cetvelinde;

• Alkollü içkiler,

• Kolalı, meyvalı ve sade gazozlar,

• Alkolsüz biralar,

• 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numaralarında sınıflandırılan ambalajlanmış ve/veya toptan teslime konu edilen; meyve nektarları, meyveli içecekler, limonatalar, enerji içecekleri, sporcu içecekleri, soğuk çay, soğuk kahve, tonik ve tatlandırılmış veya aromalandırılmış benzeri içecekler

yer alır.

Etil alkol ve 22.01 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan, ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmamış veya lezzetlendirilmemiş sular (tabii veya suni mineral sular ve gazlı sular dahil) söz konusu listede yer almadığından, 20.09 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan sebze suları ile Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu sayılan meyve suları ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli gazlı içecekler parantez içi hükümle kapsam dışı bırakıldığından ÖTV’ye tabi değildir. 

(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen toptan teslimden maksat, teslimi yapılan içeceklerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlara teslimidir. Bunlar dışındakilere yapılan teslim, perakende teslim sayılır. İçeceğin ticari amaçla satılmak ya da işletmede kullanılmak üzere ithali de toptan teslim sayılır.

(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen ambalajlanmış içecekten maksat ise 26/1/2017 tarihli ve 29960 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ö) bendinde tanımı yapılan şekilde hazır ambalajlı gıda kapsamında teslime konu edilen içecektir. Buna göre, her durumda açılmadan veya değiştirilmeden içeriği değiştirilemeyecek şekilde, içeceği tamamen kaplayan bir ambalajın içine konulmak suretiyle, son tüketiciye veya toplu tüketim yerlerine sunulmak üzere teslime konu edilen söz konusu G.T.İ.P. numaralarında yer alan hazır ambalajlı içecekler, verginin kapsamındadır. Öte yandan, toptan teslime konu edilenler hariç olmak üzere, anılan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ğ) bendinde tanımı yapılan şekilde perakendeci tarafından doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş içeceklerin teslimi ise ÖTV’ye tabi değildir.

Örneğin, içecek imalatçısı tarafından ambalajlanmış veya ambalajlanmamış olarak toptan teslime konu edilen limonata, meyve nektarı gibi içecekler ÖTV’ye tabi iken, bu içeceklerin pastane işletmesi tarafından imalathanesinde imal edilip, pastanede doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş şekilde perakende satışa sunulması ÖTV’ye tabi değildir. Aynı şekilde, soğuk kahve imalatçısı tarafından ambalajlanmış olarak toptan veya perakende satışa konu edilen soğuk kahve içeceği ÖTV’ye tabi iken, kafe işletmesi tarafından imalathanesinde imal edilip, kafede perakende satışa sunulan soğuk kahve ÖTV’ye tabi değildir.”

b) Üçüncü paragrafında yer alan “tütün mamulleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makaron” ibaresi eklenmiştir.

c) Sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Öte yandan;

• 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numaralarında sınıflandırılan mallardan bazılarının sadece ambalajlanmış olanları verginin konusuna alındığından, teslime konu edilen içeceğin hazır ambalajlı gıda kapsamında olup olmadığı,

• Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu sayılan meyve suları (6/8/2014 tarihli ve 29080 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğinde tanımlanan meyve suyu ve konsantreden meyve suyu) kapsam dışında olduğundan, teslime konu edilen içeceğin %100 meyve suyu niteliğini haiz olup olmadığı

hususları Türk Gıda Kodeksine göre ilgili mevzuatta yapılan belirleme ve açıklamalar çerçevesinde tespit edilir.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğin (I/Ç/1) bölümünün ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan içeceklerden bazılarının sadece ambalajlanmış ve/veya toptan teslime konu edilenleri verginin kapsamında olduğundan, söz konusu içecekleri imal etmekle birlikte;

• İmal ettiği içecekleri toptan teslime konu edenlerin, söz konusu içecekleri ambalajlanmamış (dökme halinde) olarak satışa konu etseler dahi mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekmektedir,

• İmal ettikleri içecekleri hazır ambalajlı gıda kapsamında teslime konu edenlerin, hiç toptan teslimi söz konusu olmasa dahi mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekmektedir,

• İmal ettikleri içecekleri ambalajlanmamış olarak veya doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş olarak sadece perakende teslime konu edenlerin, başkaca ÖTV’ye tabi mal satışı bulunmaması halinde, ÖTV mükellefiyeti tesis ettirmesine gerek yoktur.”

MADDE 3 – Aynı Tebliğin;

a) (III/B) bölümünün ikinci paragrafında yer alan; “perakende satışa sunulan sigaraların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara” ibaresi “perakende satışa sunulan sigaraların ve makaronların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara veya her bir makaron” şeklinde, “20 adet sigaradan” ibaresi “20 adet sigaradan, 50 adet makarondan” şeklinde değiştirilmiştir.

b) (III/B/1.1) bölümünün; başlığı “1.1. Alkolsüz İçeceklerde Verginin Hesabı” şeklinde, birinci paragrafında yer alan “cetvelinde, kolalı gazozlar” ibaresi “cetvelinde yer alan alkolsüz içecekler” şeklinde, ikinci paragrafında yer alan “kolalı gazozların” ibaresi “bu içeceklerin” şeklinde değiştirilmiştir.

c) (III/B/2.1.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiş ve takip eden bölüm başlığı buna göre teselsül ettirilmiştir.

2.2. Makaronda Verginin Hesabı

(III) sayılı listenin (B) cetveli kapsamındaki makaronun vergilendirilmesinde, perakende satış fiyatına bu mallar için geçerli olan ÖTV oranı uygulanarak nispi ÖTV tutarı hesaplanır. Ancak hesaplanan bu tutar, birim paket içindeki her bir makaron için belirlenen asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanan vergi tutarından az olamaz.

Öte yandan, (III) sayılı listenin (B) cetvelinde, makaron için nispi vergi oranı Bakanlar Kurulu tarafından “0” (sıfır) olarak belirlenmiş ve maktu vergi ihdas edilmemiş olup, bu suretle makaronun asgari maktu vergi tutarı üzerinden vergilenmesi öngörülmüştür.

Örnek: 1/1/2018 tarihi itibarıyla, perakende satış fiyatı 16 TL olan 200 adet makarondan oluşan bir makaron paketi için ÖTV aşağıdaki şekilde hesaplanır:

Asgari maktu ÖTV tutarı (200 x 0,0500 TL)  = 10,0000 TL

Buna göre, hesaplanan ÖTV olarak 10,0000 TL dikkate alınır.”

ç) (III/B/3) bölümünün birinci paragrafında yer alan “her bir sigara” ibaresi “her bir sigara veya makaron” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4 – Aynı Tebliğin;

a) (IV/C/1) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan; “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makarona” ibaresi eklenmiş, “kolalı gazozlara” ibaresi “alkolsüz içeceklere” şeklinde değiştirilmiştir.

b) (IV/C/3) bölümünün altıncı paragrafında yer alan “Tütün mamulü” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makaron” ibaresi, “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makarona” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 5 – Aynı Tebliğin (VI/A) bölümünün;

a) Üçüncü paragrafında yer alan;  “(kolalı gazozlar hariç)” ibaresi “(alkolsüz içecekler hariç)” şeklinde, “kolalı gazozların” ibaresi “alkolsüz içeceklerin” şeklinde değiştirilmiştir.

b) Beşinci paragrafında yer alan “tütün mamullerine” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve ithal makarona” ibaresi eklenmiştir.

c) Altıncı paragrafında yer alan “tütün mamulü üretimine” ibaresi “tütün mamulü ve makaron üretimine” şeklinde, “ve tütün mamulü” ibaresi “, tütün mamulü ve makaron” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 6 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan;

a) “EK 2A: KOLALI GAZOZLAR İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” ibaresi “EK 2A: ALKOLSÜZ İÇECEKLER İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” şeklinde, formun başlığında yer alan “KOLALI GAZOZLAR” ibaresi “ALKOLSÜZ İÇECEKLER” şeklinde değiştirilmiştir.

b) “EK 2C: TÜTÜN MAMÜLLERİ İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” ibaresi “EK 2C: TÜTÜN MAMÜLLERİ VE MAKARON İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” şeklinde değiştirilmiş, formun başlığında yer alan “TÜTÜN MAMULLERİ” ibaresinden sonra gelmek üzere “VE MAKARON” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 7 – Bu Tebliğin; 1 inci maddesinin (b) bendi, 3 üncü maddesinin (a) ve (ç) bentleri ile (c) bendiyle Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/B/2.1.) bölümünden sonra gelmek üzere eklenen “2.2. Makaronda Verginin Hesabı” bölümünün birinci paragrafı, 4 üncü maddesinin (a) bendiyle Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (IV/C/1) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ibare ve (b) bendi, 5 inci maddesinin (b) ve (c) bentleri ve 6 ncı maddesinin (b) bendi 5/12/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

İçerik 1:

MADDE 1 – 8/8/2015 tarihli ve 29439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (I/A/2) bölümünün;

a) İkinci paragrafı Tebliğ metninden çıkarılmış ve yerine aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“(A) Cetvelinde;

• Alkollü içkiler,

• Kolalı, meyvalı ve sade gazozlar,

• Alkolsüz biralar,

• 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numaralarında sınıflandırılan ambalajlanmış ve/veya toptan teslime konu edilen; meyve nektarları, meyveli içecekler, limonatalar, enerji içecekleri, sporcu içecekleri, soğuk çay, soğuk kahve, tonik ve tatlandırılmış veya aromalandırılmış benzeri içecekler

yer alır.

Etil alkol ve 22.01 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan, ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmamış veya lezzetlendirilmemiş sular (tabii veya suni mineral sular ve gazlı sular dahil) söz konusu listede yer almadığından, 20.09 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan sebze suları ile Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu sayılan meyve suları ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli gazlı içecekler parantez içi hükümle kapsam dışı bırakıldığından ÖTV’ye tabi değildir. 

(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen toptan teslimden maksat, teslimi yapılan içeceklerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlara teslimidir. Bunlar dışındakilere yapılan teslim, perakende teslim sayılır. İçeceğin ticari amaçla satılmak ya da işletmede kullanılmak üzere ithali de toptan teslim sayılır.

(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen ambalajlanmış içecekten maksat ise 26/1/2017 tarihli ve 29960 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ö) bendinde tanımı yapılan şekilde hazır ambalajlı gıda kapsamında teslime konu edilen içecektir. Buna göre, her durumda açılmadan veya değiştirilmeden içeriği değiştirilemeyecek şekilde, içeceği tamamen kaplayan bir ambalajın içine konulmak suretiyle, son tüketiciye veya toplu tüketim yerlerine sunulmak üzere teslime konu edilen söz konusu G.T.İ.P. numaralarında yer alan hazır ambalajlı içecekler, verginin kapsamındadır. Öte yandan, toptan teslime konu edilenler hariç olmak üzere, anılan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ğ) bendinde tanımı yapılan şekilde perakendeci tarafından doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş içeceklerin teslimi ise ÖTV’ye tabi değildir.

Örneğin, içecek imalatçısı tarafından ambalajlanmış veya ambalajlanmamış olarak toptan teslime konu edilen limonata, meyve nektarı gibi içecekler ÖTV’ye tabi iken, bu içeceklerin pastane işletmesi tarafından imalathanesinde imal edilip, pastanede doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş şekilde perakende satışa sunulması ÖTV’ye tabi değildir. Aynı şekilde, soğuk kahve imalatçısı tarafından ambalajlanmış olarak toptan veya perakende satışa konu edilen soğuk kahve içeceği ÖTV’ye tabi iken, kafe işletmesi tarafından imalathanesinde imal edilip, kafede perakende satışa sunulan soğuk kahve ÖTV’ye tabi değildir.”

b) Üçüncü paragrafında yer alan “tütün mamulleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makaron” ibaresi eklenmiştir.

c) Sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Öte yandan;

• 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numaralarında sınıflandırılan mallardan bazılarının sadece ambalajlanmış olanları verginin konusuna alındığından, teslime konu edilen içeceğin hazır ambalajlı gıda kapsamında olup olmadığı,

• Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu sayılan meyve suları (6/8/2014 tarihli ve 29080 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğinde tanımlanan meyve suyu ve konsantreden meyve suyu) kapsam dışında olduğundan, teslime konu edilen içeceğin %100 meyve suyu niteliğini haiz olup olmadığı

hususları Türk Gıda Kodeksine göre ilgili mevzuatta yapılan belirleme ve açıklamalar çerçevesinde tespit edilir.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğin (I/Ç/1) bölümünün ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan içeceklerden bazılarının sadece ambalajlanmış ve/veya toptan teslime konu edilenleri verginin kapsamında olduğundan, söz konusu içecekleri imal etmekle birlikte;

• İmal ettiği içecekleri toptan teslime konu edenlerin, söz konusu içecekleri ambalajlanmamış (dökme halinde) olarak satışa konu etseler dahi mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekmektedir,

• İmal ettikleri içecekleri hazır ambalajlı gıda kapsamında teslime konu edenlerin, hiç toptan teslimi söz konusu olmasa dahi mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekmektedir,

• İmal ettikleri içecekleri ambalajlanmamış olarak veya doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş olarak sadece perakende teslime konu edenlerin, başkaca ÖTV’ye tabi mal satışı bulunmaması halinde, ÖTV mükellefiyeti tesis ettirmesine gerek yoktur.”

MADDE 3 – Aynı Tebliğin;

a) (III/B) bölümünün ikinci paragrafında yer alan; “perakende satışa sunulan sigaraların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara” ibaresi “perakende satışa sunulan sigaraların ve makaronların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara veya her bir makaron” şeklinde, “20 adet sigaradan” ibaresi “20 adet sigaradan, 50 adet makarondan” şeklinde değiştirilmiştir.

b) (III/B/1.1) bölümünün; başlığı “1.1. Alkolsüz İçeceklerde Verginin Hesabı” şeklinde, birinci paragrafında yer alan “cetvelinde, kolalı gazozlar” ibaresi “cetvelinde yer alan alkolsüz içecekler” şeklinde, ikinci paragrafında yer alan “kolalı gazozların” ibaresi “bu içeceklerin” şeklinde değiştirilmiştir.

c) (III/B/2.1.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiş ve takip eden bölüm başlığı buna göre teselsül ettirilmiştir.

2.2. Makaronda Verginin Hesabı

(III) sayılı listenin (B) cetveli kapsamındaki makaronun vergilendirilmesinde, perakende satış fiyatına bu mallar için geçerli olan ÖTV oranı uygulanarak nispi ÖTV tutarı hesaplanır. Ancak hesaplanan bu tutar, birim paket içindeki her bir makaron için belirlenen asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanan vergi tutarından az olamaz.

Öte yandan, (III) sayılı listenin (B) cetvelinde, makaron için nispi vergi oranı Bakanlar Kurulu tarafından “0” (sıfır) olarak belirlenmiş ve maktu vergi ihdas edilmemiş olup, bu suretle makaronun asgari maktu vergi tutarı üzerinden vergilenmesi öngörülmüştür.

Örnek: 1/1/2018 tarihi itibarıyla, perakende satış fiyatı 16 TL olan 200 adet makarondan oluşan bir makaron paketi için ÖTV aşağıdaki şekilde hesaplanır:

Asgari maktu ÖTV tutarı (200 x 0,0500 TL)  = 10,0000 TL

Buna göre, hesaplanan ÖTV olarak 10,0000 TL dikkate alınır.”

ç) (III/B/3) bölümünün birinci paragrafında yer alan “her bir sigara” ibaresi “her bir sigara veya makaron” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4 – Aynı Tebliğin;

a) (IV/C/1) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan; “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makarona” ibaresi eklenmiş, “kolalı gazozlara” ibaresi “alkolsüz içeceklere” şeklinde değiştirilmiştir.

b) (IV/C/3) bölümünün altıncı paragrafında yer alan “Tütün mamulü” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makaron” ibaresi, “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makarona” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 5 – Aynı Tebliğin (VI/A) bölümünün;

a) Üçüncü paragrafında yer alan;  “(kolalı gazozlar hariç)” ibaresi “(alkolsüz içecekler hariç)” şeklinde, “kolalı gazozların” ibaresi “alkolsüz içeceklerin” şeklinde değiştirilmiştir.

b) Beşinci paragrafında yer alan “tütün mamullerine” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve ithal makarona” ibaresi eklenmiştir.

c) Altıncı paragrafında yer alan “tütün mamulü üretimine” ibaresi “tütün mamulü ve makaron üretimine” şeklinde, “ve tütün mamulü” ibaresi “, tütün mamulü ve makaron” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 6 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan;

a) “EK 2A: KOLALI GAZOZLAR İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” ibaresi “EK 2A: ALKOLSÜZ İÇECEKLER İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” şeklinde, formun başlığında yer alan “KOLALI GAZOZLAR” ibaresi “ALKOLSÜZ İÇECEKLER” şeklinde değiştirilmiştir.

b) “EK 2C: TÜTÜN MAMÜLLERİ İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” ibaresi “EK 2C: TÜTÜN MAMÜLLERİ VE MAKARON İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” şeklinde değiştirilmiş, formun başlığında yer alan “TÜTÜN MAMULLERİ” ibaresinden sonra gelmek üzere “VE MAKARON” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 7 – Bu Tebliğin; 1 inci maddesinin (b) bendi, 3 üncü maddesinin (a) ve (ç) bentleri ile (c) bendiyle Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/B/2.1.) bölümünden sonra gelmek üzere eklenen “2.2. Makaronda Verginin Hesabı” bölümünün birinci paragrafı, 4 üncü maddesinin (a) bendiyle Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (IV/C/1) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ibare ve (b) bendi, 5 inci maddesinin (b) ve (c) bentleri ve 6 ncı maddesinin (b) bendi 5/12/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

İçerik 2:

MADDE 1 – 8/8/2015 tarihli ve 29439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (I/A/2) bölümünün;

a) İkinci paragrafı Tebliğ metninden çıkarılmış ve yerine aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“(A) Cetvelinde;

• Alkollü içkiler,

• Kolalı, meyvalı ve sade gazozlar,

• Alkolsüz biralar,

• 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numaralarında sınıflandırılan ambalajlanmış ve/veya toptan teslime konu edilen; meyve nektarları, meyveli içecekler, limonatalar, enerji içecekleri, sporcu içecekleri, soğuk çay, soğuk kahve, tonik ve tatlandırılmış veya aromalandırılmış benzeri içecekler

yer alır.

Etil alkol ve 22.01 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan, ilave şeker veya diğer tatlandırıcı maddeler katılmamış veya lezzetlendirilmemiş sular (tabii veya suni mineral sular ve gazlı sular dahil) söz konusu listede yer almadığından, 20.09 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan sebze suları ile Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu sayılan meyve suları ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan doğal mineralli doğal maden suyu ile üretilmiş, tatlandırılmış, aromalandırılmış meyveli gazlı içecekler parantez içi hükümle kapsam dışı bırakıldığından ÖTV’ye tabi değildir. 

(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen toptan teslimden maksat, teslimi yapılan içeceklerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlara teslimidir. Bunlar dışındakilere yapılan teslim, perakende teslim sayılır. İçeceğin ticari amaçla satılmak ya da işletmede kullanılmak üzere ithali de toptan teslim sayılır.

(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan bazı içecekler için verginin kapsamının belirlenmesi açısından öngörülen ambalajlanmış içecekten maksat ise 26/1/2017 tarihli ve 29960 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ö) bendinde tanımı yapılan şekilde hazır ambalajlı gıda kapsamında teslime konu edilen içecektir. Buna göre, her durumda açılmadan veya değiştirilmeden içeriği değiştirilemeyecek şekilde, içeceği tamamen kaplayan bir ambalajın içine konulmak suretiyle, son tüketiciye veya toplu tüketim yerlerine sunulmak üzere teslime konu edilen söz konusu G.T.İ.P. numaralarında yer alan hazır ambalajlı içecekler, verginin kapsamındadır. Öte yandan, toptan teslime konu edilenler hariç olmak üzere, anılan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ğ) bendinde tanımı yapılan şekilde perakendeci tarafından doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş içeceklerin teslimi ise ÖTV’ye tabi değildir.

Örneğin, içecek imalatçısı tarafından ambalajlanmış veya ambalajlanmamış olarak toptan teslime konu edilen limonata, meyve nektarı gibi içecekler ÖTV’ye tabi iken, bu içeceklerin pastane işletmesi tarafından imalathanesinde imal edilip, pastanede doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş şekilde perakende satışa sunulması ÖTV’ye tabi değildir. Aynı şekilde, soğuk kahve imalatçısı tarafından ambalajlanmış olarak toptan veya perakende satışa konu edilen soğuk kahve içeceği ÖTV’ye tabi iken, kafe işletmesi tarafından imalathanesinde imal edilip, kafede perakende satışa sunulan soğuk kahve ÖTV’ye tabi değildir.”

b) Üçüncü paragrafında yer alan “tütün mamulleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makaron” ibaresi eklenmiştir.

c) Sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Öte yandan;

• 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numaralarında sınıflandırılan mallardan bazılarının sadece ambalajlanmış olanları verginin konusuna alındığından, teslime konu edilen içeceğin hazır ambalajlı gıda kapsamında olup olmadığı,

• Türk Gıda Kodeksine göre %100 meyve suyu sayılan meyve suları (6/8/2014 tarihli ve 29080 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğinde tanımlanan meyve suyu ve konsantreden meyve suyu) kapsam dışında olduğundan, teslime konu edilen içeceğin %100 meyve suyu niteliğini haiz olup olmadığı

hususları Türk Gıda Kodeksine göre ilgili mevzuatta yapılan belirleme ve açıklamalar çerçevesinde tespit edilir.”

MADDE 2 – Aynı Tebliğin (I/Ç/1) bölümünün ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“(III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan 20.09 ve 22.02 G.T.İ.P. numarasında sınıflandırılan içeceklerden bazılarının sadece ambalajlanmış ve/veya toptan teslime konu edilenleri verginin kapsamında olduğundan, söz konusu içecekleri imal etmekle birlikte;

• İmal ettiği içecekleri toptan teslime konu edenlerin, söz konusu içecekleri ambalajlanmamış (dökme halinde) olarak satışa konu etseler dahi mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekmektedir,

• İmal ettikleri içecekleri hazır ambalajlı gıda kapsamında teslime konu edenlerin, hiç toptan teslimi söz konusu olmasa dahi mükellefiyet tesis ettirmeleri gerekmektedir,

• İmal ettikleri içecekleri ambalajlanmamış olarak veya doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş olarak sadece perakende teslime konu edenlerin, başkaca ÖTV’ye tabi mal satışı bulunmaması halinde, ÖTV mükellefiyeti tesis ettirmesine gerek yoktur.”

MADDE 3 – Aynı Tebliğin;

a) (III/B) bölümünün ikinci paragrafında yer alan; “perakende satışa sunulan sigaraların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara” ibaresi “perakende satışa sunulan sigaraların ve makaronların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara veya her bir makaron” şeklinde, “20 adet sigaradan” ibaresi “20 adet sigaradan, 50 adet makarondan” şeklinde değiştirilmiştir.

b) (III/B/1.1) bölümünün; başlığı “1.1. Alkolsüz İçeceklerde Verginin Hesabı” şeklinde, birinci paragrafında yer alan “cetvelinde, kolalı gazozlar” ibaresi “cetvelinde yer alan alkolsüz içecekler” şeklinde, ikinci paragrafında yer alan “kolalı gazozların” ibaresi “bu içeceklerin” şeklinde değiştirilmiştir.

c) (III/B/2.1.) bölümünden sonra gelmek üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki bölüm eklenmiş ve takip eden bölüm başlığı buna göre teselsül ettirilmiştir.

2.2. Makaronda Verginin Hesabı

(III) sayılı listenin (B) cetveli kapsamındaki makaronun vergilendirilmesinde, perakende satış fiyatına bu mallar için geçerli olan ÖTV oranı uygulanarak nispi ÖTV tutarı hesaplanır. Ancak hesaplanan bu tutar, birim paket içindeki her bir makaron için belirlenen asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanan vergi tutarından az olamaz.

Öte yandan, (III) sayılı listenin (B) cetvelinde, makaron için nispi vergi oranı Bakanlar Kurulu tarafından “0” (sıfır) olarak belirlenmiş ve maktu vergi ihdas edilmemiş olup, bu suretle makaronun asgari maktu vergi tutarı üzerinden vergilenmesi öngörülmüştür.

Örnek: 1/1/2018 tarihi itibarıyla, perakende satış fiyatı 16 TL olan 200 adet makarondan oluşan bir makaron paketi için ÖTV aşağıdaki şekilde hesaplanır:

Asgari maktu ÖTV tutarı (200 x 0,0500 TL)  = 10,0000 TL

Buna göre, hesaplanan ÖTV olarak 10,0000 TL dikkate alınır.”

ç) (III/B/3) bölümünün birinci paragrafında yer alan “her bir sigara” ibaresi “her bir sigara veya makaron” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 4 – Aynı Tebliğin;

a) (IV/C/1) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan; “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makarona” ibaresi eklenmiş, “kolalı gazozlara” ibaresi “alkolsüz içeceklere” şeklinde değiştirilmiştir.

b) (IV/C/3) bölümünün altıncı paragrafında yer alan “Tütün mamulü” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makaron” ibaresi, “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve makarona” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 5 – Aynı Tebliğin (VI/A) bölümünün;

a) Üçüncü paragrafında yer alan;  “(kolalı gazozlar hariç)” ibaresi “(alkolsüz içecekler hariç)” şeklinde, “kolalı gazozların” ibaresi “alkolsüz içeceklerin” şeklinde değiştirilmiştir.

b) Beşinci paragrafında yer alan “tütün mamullerine” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve ithal makarona” ibaresi eklenmiştir.

c) Altıncı paragrafında yer alan “tütün mamulü üretimine” ibaresi “tütün mamulü ve makaron üretimine” şeklinde, “ve tütün mamulü” ibaresi “, tütün mamulü ve makaron” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 6 – Aynı Tebliğin ekinde yer alan;

a) “EK 2A: KOLALI GAZOZLAR İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” ibaresi “EK 2A: ALKOLSÜZ İÇECEKLER İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” şeklinde, formun başlığında yer alan “KOLALI GAZOZLAR” ibaresi “ALKOLSÜZ İÇECEKLER” şeklinde değiştirilmiştir.

b) “EK 2C: TÜTÜN MAMÜLLERİ İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” ibaresi “EK 2C: TÜTÜN MAMÜLLERİ VE MAKARON İÇİN BİLDİRİM FORMU ÖRNEĞİ” şeklinde değiştirilmiş, formun başlığında yer alan “TÜTÜN MAMULLERİ” ibaresinden sonra gelmek üzere “VE MAKARON” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 7 – Bu Tebliğin; 1 inci maddesinin (b) bendi, 3 üncü maddesinin (a) ve (ç) bentleri ile (c) bendiyle Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/B/2.1.) bölümünden sonra gelmek üzere eklenen “2.2. Makaronda Verginin Hesabı” bölümünün birinci paragrafı, 4 üncü maddesinin (a) bendiyle Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (IV/C/1) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan “tütün mamullerine” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ibare ve (b) bendi, 5 inci maddesinin (b) ve (c) bentleri ve 6 ncı maddesinin (b) bendi 5/12/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8 – Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Sayfalar