Buradasınız

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1)

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1)

Resmi Gazete No: 
29132
Resmi Gazete Tarihi: 
27/09/2014

 

6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun 11/9/2014 tarihli ve Mükerrer 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 6552 sayılı Kanunun 73 ve 74 üncü maddeleri Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

Bu Tebliğ ile 6552 sayılı Kanunun 73 ve 74 üncü maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden bu madde hükümlerinin uygulamasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

I- KANUNUN 73 ÜNCÜ MADDESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Tebliğin bu bölümünde 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesine yönelik açıklamalara yer verilmiştir.

A- MADDE KAPSAMINDAKİ ALACAKLI İDARELER VE ALACAKLAR İLE TANIMLAR

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen bazı amme alacakları ile belediyelerin ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin bazı alacaklarının yeniden yapılandırılması ile Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen bazı amme alacaklarının terkinine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci, ikinci ve on altıncı fıkralarında "(1) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen;

a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;

1) 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından (2013 takvim yılına ilişkin gelir vergisi ikinci taksiti hariç),

2) 2014 yılına ilişkin olarak 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamlarından (2014 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç),

3) 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarından,

b) 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce, 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu, mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, mülga 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezalarından,

c) Yukarıdaki bentler dışında kalan ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen; adli ve idari para cezaları ile mülga 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı, 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi, mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan şeker fiyat farkı, mülga 10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat farkı, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu, mülga 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payları hariç olmak üzere, asli ve ferî amme alacaklarından (28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan amme alacakları dâhil),

kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece ferî alacaktan ibaret olması hâlinde ferî alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî amme alacaklarının tahsilinden vazgeçilir.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezalarının %50'sinin, bu maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50'sinin tahsilinden vazgeçilir.

 (16) a) Emlak vergisi ile çevre temizlik vergisi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ve emlak vergisi üzerinden hesaplanan taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı ile buna bağlı gecikme zammından,

b) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan su kullanımından kaynaklanan alacakları ile bunlara bağlı ferî (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından,

c) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından,

vadesi 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan alacaklar hakkında bu madde hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu madde hükümlerine göre, bir alacağın yapılandırılarak ödenebilmesi için bu alacağın;

- maddede belirtilen tür ve dönemden kaynaklı bir alacak olması,

- "kesinleşmiş alacak" olması,

- Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması (Maddenin on altıncı fıkrası kapsamında olan alacaklar için vadesi 30/4/2014 tarihi ve öncesi olan),

şarttır.

Buna göre, bir alacağın 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılarak ödenebilmesi için bu üç şartın bir arada bulunması gerekmektedir.

Madde kapsamında yapılandırılarak ödenebilecek alacakların sahip olması gereken şartlardan "kesinleşmiş alacak" şartı aşağıda açıklanmış olup, diğer şartlara ilişkin açıklamalar, alacaklı idareler itibarıyla izleyen bölümlerde yer almaktadır.

Kesinleşmiş Alacak;

Yapılan düzenlemeye göre, madde kapsamında yapılandırılacak alacakların Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olması gerekmektedir.

Bir alacağın kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmamasıdır.

Alacakların kesinleşmesi, düzenlendikleri veya ilişkili oldukları kanunlardaki hükümler nedeniyle farklı şekilde gerçekleşebilmektedir.

Buna göre, bazı alacakların kesinleşme süreçleri aşağıdaki gibidir.

a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ve vergi cezalarının kesinleşmesi;

i) Beyanname ile beyan edilen vergiler beyan edildiği tarihte (ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin dava konusu yapılması halinde bu vergiler kesinleşmemiş alacak olduğu halde, anılan maddenin dördüncü fıkrasına istinaden bu durumdaki vergilerin de madde hükmüne göre yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.),

ii) İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergiler ile kesilen vergi cezalarına ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği üzerine,

- Süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması,

- Uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşılması,

hallerinde söz konusu olacaktır.

213 sayılı Kanunun "Tahakkuk" başlıklı 22 nci maddesinde "Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, "verginin ödenebilir hale gelmesi" verginin tahakkuku olarak tanımlanmıştır.

"Tahakkuk" vergi hukukunun bir kavramı olduğu halde, "kesinleşme" yargılama hukukunun kavramıdır.

Vergi alacağının tahakkuku ile kesinleşmesi genellikle aynı zamanlarda gerçekleşmekle birlikte farklı olan durumlar da mevcuttur.

Örneğin, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi ve kesilen cezalar vergi/ceza ihbarnamesiyle mükelleflere tebliğ edilmekte, mükelleflerce ilk derece mahkemesi olan vergi mahkemesinde dava konusu yapılabilmekte ve vergi mahkemesince de bu cezalı tarhiyatların onanması (davayı reddetmesi) halinde bir üst yargı merciine itirazen veya temyizen başvurulabilmektedir.

İtiraz/temyiz incelemesi Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay'da devam eden vergi ve cezalara ilişkin tarhiyatlar, vergi mahkemesi kararının vergi dairesine tebliği üzerine tebliğ tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 112 nci maddesine göre gecikme faizi hesaplanarak "tahakkuk" ettirildiği halde, bir üst yargı merciinde yargılamanın devam etmesi nedeniyle bu alacakların "kesinleşmiş alacak" olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, ilk derece yargı kararı üzerine tahakkuk ettiği halde yargılaması devam etmesi nedeniyle kesinleşmemiş olan alacaklar madde kapsamına girmemektedir.

b) İdari para cezalarının kesinleşmiş alacak olabilmesi için idari yaptırım kararlarına karşı süresi içerisinde dava açılmaması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.

Ancak, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun ve 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezaları hakkında dava yolu bulunmadığından, bu idari para cezaları verildikleri tarih itibarıyla kesinleşmektedir.

c) Ecrimisillerin kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için ecrimisil ihbarnamesi/ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin tebliği üzerine süresi içerisinde dava açılmamış olması veya dava açılmış olmakla birlikte yargılama aşamalarının son bulması gerekmektedir.

ç) Yukarıda yer verilen alacakların dışında kalan ancak madde kapsamına giren diğer alacakların kesinleşmiş alacak olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu alacakların varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının kalmaması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında özel bir düzenleme yapılmadığı halde Kanunun 31 inci maddesinde, feragat konusunda 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Ancak, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile 1086 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 6100 sayılı Kanunun 447 nci maddesinde, 1086 sayılı Kanuna yapılan atıfların 6100 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. 

6100 sayılı Kanunun 307 nci maddesinde feragat, "davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanunun, 309 uncu maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği; 311 inci maddesinde ise feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, yargılamanın her aşamasında davacının feragatte bulunması mümkündür. 

Buna göre, açılmış bulunan davadan davacının feragati ile davacı dava dilekçesindeki talep sonucunun tamamından vazgeçmiş sayılmakta olup, davadan feragat, davacının tek taraflı bir irade beyanı ile yapılıp tamamlandığından, feragatin geçerliliği için, feragatin davalı tarafından kabul edilmesine gerek bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığın feragat nedeniyle son bulduğunu tespit etme görevi mahkemeye aittir. Mahkemenin, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit etmesi durumunda, davadan feragat nedeniyle uyuşmazlığın son bulduğuna karar vermesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklandığı gibi feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesi olup, feragat ile davacı, dava dilekçesinde belirttiği talepten tamamen veya kısmen vazgeçmiş olmaktadır. Davadan feragat ile davacı, sadece davasından feragat etmiş olmaz, aynı zamanda o dava ile istemiş olduğu haktan da tamamen vazgeçmiş olacaktır. Feragat eden davacı artık bu konuda yeniden dava açamayacağı gibi, feragatin her türlü sonucuna da katlanmak zorunda olup, davadan feragat edilmekle dava sona ermekte ve kesin hükmün sonuçları doğmaktadır.

Bu itibarla, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamına tür ve dönem olarak girdiği halde varlığına ilişkin dava açılmış olan alacaklardan; anılan Kanunun yayımlandığı tarihten önce davadan tamamen feragat edilmesi ve feragata ilişkin mahkeme kararının tebliğ edilmiş olması üzerine kesinleşmiş olanlar, 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş alacak olması şartıyla, madde hükmünden yararlanabilecektir.

Bu durumda, feragat edilen davaya konu olan ve kapsama giren alacakların tamamı esas alınarak madde hükümlerinin tatbiki gerekecektir.

Diğer taraftan, idari para cezaları için genel usul kanunu olan 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun "Vazgeçme ve kabul" başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında "(1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz." hükmü yer almaktadır.

Buna göre, madde kapsamına giren idari para cezalarından, dava konusu yapılmış olanlar hakkında, davacıların davalarından vazgeçmeleri halinde de "feragate" ilişkin olarak yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

1. MALİYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSİL DAİRELERİNCE TAKİP EDİLEN AMME ALACAKLARI

Bakanlığımıza bağlı tahsil dairelerince takip edilen alacaklardan hangilerinin 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılacağı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde düzenlenmiştir.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamına giren kesinleşmiş alacaklar, tür ve dönemler itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.

1.1. Alacağın Türü ve Dönemi;

1.1.1. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu açısından;

1.1.1.1. Alacağın türü;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamına, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer'i alacaklar girmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında vergi tabirinin, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve fon payı ile eğitime katkı payını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Bu nedenle madde kapsamına vergi tabirine dahil olan tüm alacaklar girmekte olup, bu Tebliğde de kapsama giren bu alacaklar vergi tabiri ile ifade edilmiştir.

1.1.1.2. Alacağın dönemleri;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamına giren vergiler, vergilendirme dönemleri itibarıyla aşağıda açıklanmıştır.

1.1.1.2.1. 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları madde kapsamındadır.

Konuya ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

- Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler;

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname/bildirim verme süresinin son günü Nisan/2014 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Nisan/2014 ayına rastlamakla beraber beyanname/bildirim verme süresinin son günü Mayıs/2014 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.

Örneğin, 1-15 Nisan 2014 vergilendirme dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine ilişkin özel tüketim vergisinin vergilendirme döneminin bitim tarihi ile beyanname verme süresinin son günü Nisan/2014 ayına rastladığından kapsama girmekte, aynı vergiye ilişkin 16-30 Nisan 2014 vergilendirme dönemi ise dönemin bitim tarihi Nisan/2014 ayında olmakla birlikte beyanname verme süresi Mayıs/2014 ayına sirayet ettiğinden kapsama girmemektedir.

Aynı şekilde, 1-15 Nisan 2014 tarihleri arasında noterler tarafından tahsil edilen ve dönemi izleyen 7 nci iş günü mesai saati bitimine kadar ilgili vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları kapsama girmekte, buna karşılık 16-30 Nisan 2014 dönemine ilişkin olanlar ise kapsama girmemektedir.

- Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler;

Mart/2014 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Nisan/2014 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

- Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler;

Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Nisan/2014 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, Nisan/2014 ayından sonraya rastlayanlar kapsama girmemektedir.

Örneğin; 2014 takvim yılına ilişkin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben ödenmesi gereken geçici vergiler kapsama girmemektedir.

Özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflere ilişkin geçici vergilerde ise geçici vergi dönemi ve beyanname verme süresi 30/4/2014 tarihi ve bu tarihten önce olan dönemler kapsama girmektedir.

1-2-3/2014 dönemi (3 aylık) gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmekte, 4-5-6/2014 dönemine (3 aylık) ilişkin gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisinin dönemi içinde Nisan/2014 ayı bulunmakla birlikte beyanname verme süreleri 30 Nisan 2014 tarihinden sonra olduğundan kapsama girmemektedir.

- Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri;

Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, 2013 takvim yılı ve önceki yıllara ilişkin vergilendirme dönemleri kapsama girmekte, 2014 takvim yılına ilişkin vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.

Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler bakımından, özel hesap döneminin kapandığı tarih ve beyanname verme süresinin son günü 30/4/2014 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise kapsama girmemektedir.

Ancak, maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi hükmü nedeniyle 2013 takvim yılına ilişkin olarak yıllık beyanname ile beyan edilen gelir vergisinin ikinci taksiti madde kapsamına girmemektedir.

2014 yılı kıst dönemlerine ilişkin olup vergi mevzuatı gereği 2014 yılı içerisinde verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinden, beyanname verme süresinin son günü 30/4/2014 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir. Aynı şekilde, tasfiye dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi 30/4/2014 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir.

- Veraset ve intikal vergisi mükellefiyetleri;

Bu vergi türünde, beyanname verme süresinin son günü 30/4/2014 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir.

- Harç mükellefiyetleri;

2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak işlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tarhiyata konu olabilmektedir.

492 sayılı Kanuna göre genellikle gayrimenkullerin devir ve iktisap işlemleri nedeniyle ödenmesi gereken harç tutarı ile ilgili olarak devir ve iktisap tarihinden sonra tarhiyat yapılabilmektedir. Bu çerçevede, 30/4/2014 tarihi ve bu tarihten önce gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle, tarh edilip 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş bulunan harçlar madde kapsamına girmektedir.

492 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca tahsili gereken karar ve ilam harçları ile aynı Kanunun (8) sayılı tarifesi uyarınca tahsil edilen yıllık harçlardan, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.

1.1.1.2.2. 2014 yılına ilişkin olarak 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları madde kapsamındadır.

2014 yılına ilişkin olarak 30/4/2014 tarihinden önce tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanun kapsamına girmektedir.

18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince, yıl içinde ilk defa kayıt ve tescil edilen taşıtlara ilişkin olup, kayıt ve tescilin yapıldığı tarih 30/4/2014 tarihi veya bu tarihten önce olanlar Kanun kapsamına girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise girmemektedir.

2014 yılına ilişkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taşıtlar vergisi için yapılan tarhiyatlardan 30/4/2014 tarihi itibarıyla (bu tarih dahil) tahakkuk eden ve 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup, anılan Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanlar kapsama girmektedir.

Ancak, maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi gereğince, 2014 yılına ilişkin olarak tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisinin Temmuz/2014 ayında ödenmesi gereken ikinci taksitinin madde kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

1.1.1.2.3. 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları madde kapsamındadır.

Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsamdadır.

Örneğin; Mart/2014 dönemine ait olup 30/4/2014 tarihi saat 00:00'a kadar elektronik ortamda verilmesi gereken mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu (Form Ba) ile mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim formunun (Form Bs) bu tarihte verilmemesine ilişkin tespitler en erken bu tarihin bittiği 00:00 saatinden sonra dolayısıyla 1/5/2014 tarihinde yapılabileceğinden, bu tespitlere ilişkin vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları madde kapsamına girmemektedir. Mart/2014 döneminden önceki dönemlere ait söz konusu bildirimler nedeniyle kesilen cezalar ise Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç)  kesinleşmiş olması şartıyla Kanun kapsamına girmektedir.

1.1.2. Kapsama giren idari para cezaları;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince madde kapsamına;

- 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu,

- Mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun,

- 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu,

- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu,

- 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun,

- 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun,

- Mülga 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun,

- 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu,

- 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu,

- 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun,

- 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun,

hükümlerine göre 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen idari para cezaları girmektedir.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne göre, söz konusu idari para cezalarından, idari yaptırım karar tutanağının düzenlenme tarihi 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce olan ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş veya ödeme süresi henüz geçmemiş olanlar kapsam dahilindedir.

Ancak, 30/4/2014 tarihinden önce verilmekle birlikte 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmemiş olan idari para cezaları madde kapsamına girmemektedir.

1.1.3. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen alacaklar;

Bu Tebliğin I/A-1.1.1. ve I/A-1.1.2. bölümlerinde yer alan alacakların dışında olup 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş bulunan diğer asli ve fer'i amme alacakları da (28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan amme alacakları dahil) madde kapsamındadır.

Ancak, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen;

- Adli ve idari para cezaları (6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan idari para cezaları hariç),

- Mülga 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı,

- Mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan şeker fiyat farkı,

- Mülga 10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat farkı,

- 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu,

- Mülga 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payları,

- 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi,

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamı dışında tutulmuştur.

2. BELEDİYELERCE TAKİP EDİLEN ALACAKLAR

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on altıncı fıkrasında, belediyelerin ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin madde kapsamında yapılandırılarak ödenecek alacakları sayılmıştır. Fıkrada yer almayan alacakların madde kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

Fıkra kapsamında olup madde çerçevesinde yapılandırılacak alacaklara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

2.1. Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi ile Emlak Vergisi Üzerinden Hesaplanan Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on altıncı fıkrasının (a) bendine göre, emlak vergisi ile çevre temizlik vergisi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ve emlak vergisi üzerinden hesaplanan taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zamlarının madde kapsamında yapılandırılması mümkündür.

Bu kapsamda, söz konusu alacaklardan vadesi 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup ödenmemiş bulunanların madde kapsamında yapılandırılması mümkün olacaktır.

Buna göre, 2014 yılına ilişkin emlak vergisi, emlak vergisi üzerinden hesaplanan taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı ile su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesinden karşılamayan konutlarla iş yeri ve diğer şekilde kullanılan binalara ilişkin çevre temizlik vergisinin birinci taksit ödeme süresinin son gününün 30/4/2014 tarihinden sonraya rastlaması nedeniyle bu taksite konu alacakların madde kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

Ancak, su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesinden karşılayan konutlara ilişkin olup su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle hesaplanan çevre temizlik vergisi, ilişkili olduğu su tüketim faturasının son ödeme tarihinin 30/4/2014 tarihinden önceye (bu tarih dahil) rastlaması durumunda, maddenin on altıncı fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki alacaklarla birlikte yapılandırılabilecektir.

2.2. Belediyelerin Su Alacakları;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on altıncı fıkrasının (b) bendine göre, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin, su abonelerinden olan su kullanımından kaynaklanan alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacakların madde kapsamında yapılandırılması mümkündür.

Bu kapsamda, söz konusu alacaklardan vadesi 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup ödenmemiş bulunanların madde kapsamında yapılandırılması mümkün olacaktır.

Örneğin, su kullanım dönemi 15 Mart 2014 ila 15 Nisan 2014 olan su alacağının faturada yer alan son ödeme tarihi Nisan/2014 ayı içerisine rastladığı takdirde bu alacak madde kapsamına girmekte, Mayıs/2014 ayına rastlaması halinde madde kapsamına girmemektedir.

2.3. Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Su ve Atık Su Bedeli Alacakları;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on altıncı fıkrasının (c) bendine göre, 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin abonelerinden olan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacaklarının madde kapsamında yapılandırılması mümkündür.

Bu kapsamda, söz konusu alacaklardan vadesi 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup ödenmemiş bulunanların madde kapsamında yapılandırılması mümkün olacaktır.

3. TANIMLAR

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında "(3) Bu maddede geçen, Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabiri; Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, vergi tabiri; 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve fon payı ile eğitime katkı payını, beyanname tabiri; vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri ifade eder. Bu madde hükümlerine göre ödenecek alacaklara bu Kanunun yayımlandığı ay için uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki ay için belirlenen Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınır." hükmü yer almaktadır.

Bu Tebliğde yer alan tabirler, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinde geçen tanımlarıyla kullanılmıştır.

B- ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi ile Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleşmiş amme alacakları ile belediyelere ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine ait kesinleşmiş bazı alacakların yapılandırılarak ödenmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

1. BAŞVURU SÜRESİ VE ŞEKLİ

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında "(8) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların maddede öngörülen şartların yanı sıra bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarları, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri şarttır. Bu Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter."  hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, maddeden yararlanmak isteyen borçluların 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Bu itibarla, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine, belediyelere, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine olan ve Kanunun 73 üncü maddesi kapsamına giren borçlarını bu madde kapsamında yapılandırarak ödemek isteyen borçluların (Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın son günü 30 Kasım 2014 olduğu halde bu günün tatile rastlaması nedeniyle bu tarihi izleyen ilk iş günü olan) 1 Aralık 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar borçlu bulundukları idarelere (tahsil dairelerine) yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir.

Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine olan borçları için madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan başvurabilecekleri gibi posta yoluyla veya Başkanlığımız internet adresi (http://www.gib.gov.tr/) üzerinden başvuruda bulunabileceklerdir.

Ayrıca, borçlular motorlu taşıtlar vergisi ve/veya taşıtla ilişkili idari para cezaları için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taşıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine de başvuru yapabileceklerdir. Bu takdirde, ödeme planları mükelleflerin bağlı oldukları vergi daireleri tarafından tanzim edilecek ve mükelleflere ödeme planları müracaat ettikleri vergi dairesinde imza karşılığında elden, gerekli şartların bulunması koşuluyla (http://www.gib.gov.tr/) internet adresi üzerinden doğrudan, e-posta yoluyla veya taahhütlü posta yolu ile verilebilecektir.

Bu Tebliğ ekinde yer alan başvuru dilekçesi (EK: 1/A, 1/B, 1/C) Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince takip edilen kesinleşmiş alacaklar için madde hükmünden yararlanmak isteyen borçlularca kullanılmak üzere düzenlenmiş olup, alacaklı diğer idarelerce örneğe uygun başvuru dilekçelerinin hazırlanarak borçluların kullanımına sunulması icap etmektedir.

Borçluların birden fazla vergi dairesine olan borçları için maddeden yararlanma talebinde bulunmaları halinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurmaları gerekmektedir.

Borçlular, madde kapsamına giren toplam borçları için madde hükmünden yararlanabilecekleri gibi sadece talep ettikleri dönem ve türler açısından da maddeden yararlanabileceklerdir. Ancak, motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerinin, her bir taşıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı için başvuruda bulunmaları zorunludur.

Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında vergi dairelerince Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri adına niyabeten takip edilen alacaklar için maddeden yararlanmak amacıyla vergi dairelerine başvurulması mümkün bulunmamaktadır.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince, madde hükmünden yararlanmanın şartlarından birisi de dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması olduğundan, bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuran borçluların, takip ve tahsilat işlemlerinden dolayı açtıkları davalardan da (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için maddeden yararlanmak isteyenlerin alacağa ilişkin olarak açmış oldukları davalar dahil) vazgeçmeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan, Başkanlığımız internet adresi (http://www.gib.gov.tr/) üzerinden maddeden yararlanmak için başvuruda bulunan borçluların, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili davalar bulunması halinde ilgili vergi dairesine ayrıca yazılı olarak da başvurmaları şarttır.

2. ALACAK TUTARININ TESPİTİ

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesine göre yapılandırılarak ödenecek alacakların tespitinde aşağıda yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

2.1. Yİ-ÜFE Tutarının Hesaplanması;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinde, alacakların yapılandırılmasında bu alacaklara ilişkin faiz, cezai faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının esas alınacağı düzenlenmiştir.

Bu itibarla, Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarı, fer'i alacaklar için esas alınan hesaplama yöntemleri kullanılarak tespit edilecektir.

Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, 213 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme faizi ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammının hesaplama yöntemi ve hesaplama süreleri değiştirilmeyecek, sadece aylık gecikme faizi/gecikme zammı oranı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılacaktır.

Yİ-ÜFE tutarı, gecikme faizi veya gecikme zammı dışında madde kapsamına giren diğer fer'i alacaklar yerine de hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer'i alacağın hesaplama yöntemi kullanılarak ödenecek Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları olarak, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranları, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranları, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurtiçi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınacaktır.

Bu hesaplamalarda ilk aya ilişkin esas alınacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmış olan oran olacaktır. Alacağın vade tarihinin ayın son günü olması halinde de hesaplamalarda başlangıç oranı olarak kullanılacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, vade tarihinin rastladığı ay için belirlenmiş olan orandır.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hüküm gereğince, Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, Kanunun yayımlandığı Eylül/2014 ayı için esas alınması gereken oran, bir önceki ay olan Ağustos/2014 ayına ait Yİ-ÜFE aylık değişim oranı olacaktır.

Türkiye İstatistik Kurumunca Ocak/1980 ayından Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki aya ait Yİ-ÜFE aylık değişim oranı dahil açıklanan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları ekli tabloda (EK:2) yer almaktadır. Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının eksi değer çıkması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır. Hesaplamaya konu döneme ilişkin olarak Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının toplamı eksi değer olduğu takdirde alacak asılları üzerinden hesaplanan fer'iler yerine alınması gereken Yİ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilecektir.

Örnek 1- 26/6/2013 vadeli bir verginin Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olması halinde bu vergiye %20,3005 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları toplamı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

 

Yİ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak Süre

SÜRE

ESAS ALINACAK ORAN (%)

27/6/2013 - 26/7/2013 için

Haziran 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

1,46

27/7/2013 - 26/8/2013 için

Temmuz 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,99

27/8/2013 - 26/9/2013 için

Ağustos 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,04

27/9/2013 - 26/10/2013 için

Eylül 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,88

27/10/2013 - 26/11/2013 için

Ekim 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,69

27/11/2013 - 26/12/203 için

Kasım 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,62

27/12/2013 - 26/1/2014 için

Aralık 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

1,11

27/1/2014 - 26/2/2014 için

Ocak 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

3,32

27/2/2014 - 26/3/2014 için

Şubat 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

1,38

27/3/2014 - 26/4/2014 için

Mart 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,74

27/4/2014 - 26/5/2014 için

Nisan 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,09

27/5/2014 - 26/6/2014 için

Mayıs 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

-0,52

27/6/2014 - 26/7/2014 için

Haziran 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,06

27/7/2014 - 26/8/2014 için

Temmuz 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,73

27/8/2014 - 10/9/2014 için

Ağustos 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı [(0,42/100)/30x100] x 15*

0,21

TOPLAM Yİ-ÜFE ORANI

11,80

*Gecikme zammının ay kesrine isabet eden günleri için Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmasında, ilgili ay Yİ-ÜFE aylık değişim oranı 30'a bölünmek suretiyle bulunacak günlük oran kullanılacaktır. [(Yİ-ÜFE aylık değişim oranı/100)/30=] bulunacak rakamın virgülden sonraki 6 hanesi hesaplamalarda kullanılacak olup, 7 nci ve devam eden hanelerde bir sayı bulunması halinde 6 ncı hane bir üst sayıya tamamlanacak ve bulanan rakam 100 sayısı ile çarpılmak suretiyle günlük Yİ-ÜFE oranı bulunacaktır. Bulunan günlük oran geçen gün sayısı ile çarpılarak ay kesrine isabet eden toplam Yİ-ÜFE oranı bulunacaktır.

Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

Örnek 2- 16/9/2013 vadeli vergi aslına bağlı ceza olan vergi ziyaı cezasının Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olması halinde bu vergi ziyaı cezasına    %16,5675 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine toplam Yİ-ÜFE oranı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

 

Yİ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak Süre

SÜRE

ESAS ALINACAK ORAN (%)

17/9/2013 - 16/10/2013 için

Eylül 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,88

17/10/2013 - 16/11/2013 için

Ekim 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,69

17/11/2013 - 16/12/2013 için

Kasım 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,62

17/12/2013 - 16/1/2014 için

Aralık 2013 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

1,11

17/1/2014 -  16/2/2014 için

Ocak 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

3,32

17/2/2014 - 16/3/2014 için

Şubat 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

1,38

17/3/2014 - 16/4/2014 için

Mart 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,74

17/4/2014 - 16/5/2014 için

Nisan 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,09

17/5/2014 - 16/6/2014 için

Mayıs 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

-0,52

17/6/2014 - 16/7/2014 için

Haziran 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,06

17/7/2014 - 16/8/2014 için

Temmuz 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı

0,73

17/8/2014 - 10/9/2014 için

Ağustos 2014 ayına ait Yİ-ÜFE oranı [(0,42/100)/30x100] x 25

0,35

TOPLAM Yİ-ÜFE ORANI

9,45

 

Toplam Yİ-ÜFE aylık değişim oranı ile vergi ziyaı cezası çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, vergi ziyaı cezası ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

 

2.1.1. Yİ-ÜFE tutarının hesaplanmasında esas alınacak diğer hususlar;

Gecikme zammının günlük olarak hesaplanması gerektiği hallerde, bu sürelere uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde günlük olarak bulunacaktır.

6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan asgari gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine alınacak Yİ-ÜFE tutarı için de uygulanacaktır.

6183 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme zammı tatbik süresini durduran iflas ve aciz halleri söz konusu ise gecikme zammı uygulanmayan süreye Yİ-ÜFE aylık değişim oranı da uygulanmayacak, bu hallerin varlığı Yİ-ÜFE uygulanan süreyi de durduracaktır.

6183 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca, belediye sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil edilen ve tahsildarın ilk uğradığı zaman ödeme yapılmadığı takdirde %10 oranında uygulanan gecikme zammı yerine, tahsildarın ilk uğradığı aydaki Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanacaktır.

2.2. 6552 sayılı Kanunun Yayımlandığı 11/9/2014 Tarihi İtibarıyla (Bu Tarih Hariç) Kesinleşmiş ve Bu Tarihe Kadar (Bu Tarih Dahil) Vadesi Geldiği Halde Ödenmemiş Vergiler ile Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezaları;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde göre, madde kapsamında yapılandırılacak alacaklar, vergiler ile vergi aslına bağlı vergi cezalarıdır. 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup, bu tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan vergiler ve vergi aslına bağlı vergi cezalarının madde kapsamında yapılandırılması aşağıdaki şekilde olacaktır.

Madde kapsamında ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;

- vade tarihinden, Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı yerine,

- daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması halinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

Yapılandırılan alacak tutarının, maddede öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmesi halinde, vergi aslına ilişkin gecikme zammı ve gecikme faizinin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Diğer taraftan, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş ve bu tarihe kadar (bu tarih dahil) vadesi geldiği halde ödenmemiş vergi aslına bağlı vergi cezaları ve bu cezalara ilişkin gecikme zamları hakkında da yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Örnek 3- 26/1/2011 vadeli 3.500,00 TL gelir (stopaj) vergisi süresinde ödenmemiştir. 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar 2.131,52 TL gecikme zammı hesaplanmıştır. Kanunun yayımı tarihi itibarıyla toplam borç tutarı 5.631,52 TL'dir.

Bu maddeden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması halinde, vergi aslına uygulanan gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre

Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı

Gecikme Zammı Tutarı

(TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

27/1/2011-10/9/2014

3.500,00

%60,9005

2.131,52

%27,85

 974,75

 

Buna göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Ödenecek Tutar

 

 

Gelir (stopaj) Vergisi

:

3.500,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)

:

974,75 TL

TOPLAM

:

4.474,75 TL

 

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

 

 

Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı                   

:

   2.131,52 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 4.474,75 TL tutarın maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde, toplam 2.131,52 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

Örnek 4- 2009 vergilendirme dönemine ilişkin 25/3/2010 tarihine kadar elektronik ortamda verilmesi gereken yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmemiştir. Yapılan inceleme sonucunda, 2009 dönemi için 20.000,00 TL gelir vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.000,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Vergi/ceza ihbarnamesi 6/4/2011 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. İnceleme sonucu yapılan bu tarhiyata konu alacaklar için uzlaşma talep edilmediği gibi dava da açılmadığından, söz konusu alacaklar kesinleşerek 6/5/2011 tarihinde tahakkuk etmiş ve Kanunun yayımlandığı tarihe kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıştır. Bu tarhiyata göre tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve gecikme zamları şu şekildedir.

 

Gelir Vergisi

:

20.000,00 TL

Vergi Ziyaı Cezası

:

20.000,00 TL

Özel Usulsüzlük Cezası

:

  1.000,00 TL

Gecikme Faizi

:

3.630,00 TL

Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı

:

10.957,36 TL

Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı

:

10.957,36 TL

TOPLAM

:

 66.544,72 TL

 

Bu maddeden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması halinde, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları aşağıdaki gibi olacaktır.

Vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan ve madde kapsamına giren vergi cezalarının maddeden yararlanılarak ödenmek istenmesi halinde, maddenin ikinci fıkrası gereğince bu cezaların %50'si ödenmesi durumunda, cezanın geri kalan %50'sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

Vergi aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammı ile vergi ziyaı cezasına uygulanan gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak, Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Buna göre, örnek olayda gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere ilişkin toplam Yİ-ÜFE oranları ve Yİ-ÜFE tutarları aşağıda gösterilmiştir.

 

 

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre

Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı

Gecikme Faizi Tutarı

(TL)

Toplam                 Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

I. Taksit

1/4/2010- 6/5/2011

10.000,00

%22,05

2.205,00

%11,65

1.165,00

II. Taksit

1/8/2010-6/5/2011

10.000,00

%14,25

1.425,00

%9,01

901,00

TOPLAM

 

20.000,00

 

3.630,00

 

2.066,00

 

Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve Yİ-ÜFE tutarı aşağıdaki şekildedir.

 

Gecikme Zammı Hesaplanan Süre

Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı

Gecikme Zammı Tutarı

(TL)

Toplam                 Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

7/6/2011-10/9/2014

20.000,00

(Gelir V.)

%54,7868

10.957,36

%22,056

4.411,20

7/6/2011-10/9/2014

20.000,00

(Vergi Ziyaı Cezası)

%54,7868

10.957,36

%22,056

4.411,20

TOPLAM

40.000,00

 

21.914,72

 

8.822,40

 

 

Ödenecek Tutar

 

 

Gelir Vergisi

:

20.000,00 TL

Vergi Ziyaı Cezası

:

20.000,00 TL

Özel Usulsüzlük Cezası (1.000,00 x %50=)

:

     500,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)

:

  2.066,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)

:

4.411,20 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)

:

4.411,20 TL

TOPLAM

:

51.388,40 TL

 

 

 

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

 

 

Özel Usulsüzlük Cezası

:

     500,00 TL

Gecikme Faizi

:

  3.630,00 TL

Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı

:

10.957,36 TL

Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı

:

10.957,36 TL

TOPLAM

:

26.044,72 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 51.388,40 TL'nin maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 26.044,72 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

2.3. 6552 sayılı Kanunun Yayımlandığı 11/9/2014 Tarihi İtibarıyla (Bu Tarih Hariç) Kesinleştiği Halde Henüz Ödeme Süresi Geçmemiş Vergi ve Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezaları;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre, madde kapsamında yapılandırılacak alacak olarak vergiler ile vergi aslına bağlı vergi cezaları girmektedir.

Bu alacaklardan 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup, bu tarih itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan vergiler ve vergi aslına bağlı vergi cezalarının madde kapsamında yapılandırılması mümkündür.

Bu itibarla, muhtelif şekillerde kesinleşen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla henüz ödeme süresi geçmemiş olan alacaklar hakkında, aşağıda açıklanan hususlar ve bu Tebliğin önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar dikkate alınarak işlem tesis edilecektir.

2.3.1. 213 sayılı Kanunun uzlaşma hükümlerine göre kesinleşen alacaklar;

6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihinden önce 213 sayılı Kanunun gerek uzlaşma gerekse tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlanılarak uzlaşma sağlanmış ancak Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş borcu olan mükellefler, uzlaşma sonucu kesinleşerek tahakkuk eden vergi ve ceza tutarları ile hesaplanan gecikme faizleri dikkate alınarak madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Örnek 5- 24/6/2013 tarihinde verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesi süresinde verilmemiştir. Mükellefin defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda 50.000,00 TL katma değer vergisi tarh edilerek bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.200,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Buna ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi 21/6/2014 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir.

Mükellef, 10/7/2014 tarihinde uzlaşma talebinde bulunmuş, 24/8/2014 tarihi uzlaşma günü olarak verilmiş ve aynı gün varılan uzlaşma sonucuna göre, vergi dairesince aşağıda yazılı tutarlar tahakkuk ettirilmiştir.

 

Katma Değer Vergisi

:

40.000,00 TL

Vergi Ziyaı Cezası

:

  5.000,00 TL

Özel Usulsüzlük Cezası

:

1.200,00 TL

Gecikme Faizi

:

7.280,00 TL

TOPLAM

:

53.480,00 TL

 

Mükellefin maddeden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

Gecikme Faizi Hesaplanan Süre

Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Faizi Oranı

Gecikme Faizi Tutarı

(TL)

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

27/6/2013-24/8/2014

40.000,00

%18,20

7.280,00

%10,86

4.344,00

 

 

Ödenecek Tutar

 

 

Katma Değer Vergisi

:

40.000,00 TL

Vergi Ziyaı Cezası

:

  5.000,00 TL

Özel Usulsüzlük Cezası (1.200,00 x %50=)

:

      600,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)

:

  4.344,00 TL

TOPLAM

 

:

49.944,00 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

 

 

Gecikme Faizi

:

7.280,00 TL

Özel Usulsüzlük Cezası

:

   600,00 TL

TOPLAM

:

7.880,00 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 49.944,00 TL'nin maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, toplam 7.880,00 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

2.3.2. 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinden yararlanılarak ödenecek vergi aslına bağlı vergi cezaları;

213 sayılı Kanun uyarınca kesilmiş olan vergi aslına bağlı vergi cezaları için anılan Kanunun 376 ncı maddesi hükmü uyarınca indirim talebinde bulunulan ancak, 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmiş dolayısıyla kesinleştiği halde henüz ödeme süresi geçmemiş bulunan alacaklar için indirimli ceza tutarları dikkate alınarak madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.

2.3.3. 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tahakkuk eden alacaklar;

6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve bu tarih itibarıyla henüz 15 günlük ödeme süresi geçmemiş olan alacaklar için madde hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu takdirde, pişmanlık zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Ancak, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne göre ödeme yapılmamış olması halinde pişmanlık hükümlerinin ihlal edilmiş sayılacağı tabiidir. Dolayısıyla, kısmen pişmanlık ihlali olamayacağından borçlular ödedikleri tutar kadar 73 üncü madde hükmünden yararlanamayacaklardır. Bu takdirde, yapılan ödemeler ödeme tarihleri esas alınarak beyan edilen alacaklara mahsup edilecektir.

213 sayılı Kanunun pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde öngörülen 15 günlük ödeme süresinde ödenmemiş olan vergiler için pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş olacak ve bu alacaklar 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılabilecektir.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiş veya tebliğ edildiği halde dava açma süresi geçmemiş olan ya da davası devam eden vergi aslına bağlı vergi cezalarının madde kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, Kanunun geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrasında, "(5) Bu madde kapsamındaki alacaklar ile bu Kanunun bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümleri kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez." hükmü yer almaktadır.

Buna göre, 213 sayılı Kanunun pişmanlık hükümlerine göre beyan edilen ve madde kapsamında yapılandırılan vergilere, ödeme yönünden şartların ihlali halinde, kesilmesi gereken vergi cezaları için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri, Kanunun geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince taksit ödeme süresince işlemeyeceğinden, pişmanlık hükümlerinin ihlali üzerine kesilecek cezalarda zamanaşımı süresi bu hüküm dikkate alınarak tayin edilecektir.

Örnek 6- Ekim/2013 vergilendirme dönemine ilişkin elektronik ortamda verilmesi gereken gelir (stopaj) vergisi beyannamesi 4/9/2014 tarihinde pişmanlıkla verilmiş ve bunun üzerine 10.000,00 TL vergi tahakkuk etmiş ve alacağın vadesi 19/9/2014 tarihi olarak oluşmuştur. Ayrıca, beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle 1.200,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilerek aynı gün mükellefe tebliğ edilmiştir.

Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin maddeden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması halinde, madde hükmüne göre ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Pişmanlık Zammı Hesaplanan Süre*

Alacak Aslı Tutarı

(TL)

Pişmanlık

Zammı

Oranı

Pişmanlık

Zammı Tutarı

(TL)

Yİ-ÜFE

Hesaplanacak

Süre

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

27/11/2013-

10/9/2014

10.000,00

%14,00

1.400,00

27/11/2013-

10/9/2014

%7,95

795,00

              * Pişmanlık zammının hesabında Kanunun yayımı tarihi esas alınmıştır.

 

Ödenecek Tutar

 

 

Gelir (stopaj) Vergisi

:

10.000,00 TL

Damga Vergisi

:

       27,20 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Pişmanlık Zammı Yerine)

:  

     795,00 TL

TOPLAM

 

:

 10.822,20 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

 

 

Pişmanlık Zammı (Gelir (stopaj) Vergisi için)

:

1.400,00 TL

 

Yukarıda belirtilen 10.822,20 TL'nin maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde, 1.400,00 TL'nin tahsilinden vazgeçilecektir.

Mükellefe kesilmiş olan 1.200,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin 4/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla 30 günlük dava açma süresinin geçmemiş olması nedeniyle bu alacak kesinleşmemiş olduğundan mükellef bu ceza için madde hükmünden yararlanamayacaktır.

2.3.4. 213 sayılı Kanun uyarınca ikmalen, re'sen ya da idarece yapılan tarhiyata ilişkin olarak dava açılmaksızın kesinleşen alacaklar;

İkmalen, re'sen ya da idarece tarh edilmiş ve dava açılmaksızın Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olan ve ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar için, tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinde belirlenen tutar ve hesaplanan gecikme faizi dikkate alınarak 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükmünden yararlanılabilecektir.

2.4. Kanunun Yayımlandığı 11/9/2014 Tarihi İtibarıyla Asılları Kısmen ya da Tamamen Ödenmiş Olan Vergi ve Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezaları

6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan alacaklar da Kanunun 73 üncü maddesi hükmüne göre yapılandırılacaktır.

Buna göre, Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla, asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş olan vergilerle ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

2.4.1. Asılları kısmen ödenmiş olan vergi ve vergi aslına bağlı vergi cezaları;

Asılları kısmen ödenmiş olan vergilerin ödenmemiş kısmına,

- vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak gecikme zammı yerine,

- daha önce hesaplanmış gecikme faizi olması halinde, gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Bu tutar, ödenmemiş vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.

Yapılandırılan alacak tutarının, maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Diğer taraftan, asılları kısmen ödenmiş vergi aslına bağlı vergi cezaları ile buna bağlı gecikme zamları hakkında da yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

2.4.2. Asılları tamamen ödenmiş vergiler ile vergi aslına bağlı vergi cezalarına ilişkin fer'i alacaklar;

6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla asılları tamamen ödenmiş vergiler üzerinden hesaplanmış gecikme zammı ve gecikme faizleri;

- verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,

- vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanarak yapılandırılacaktır.

Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak yapılandırılan tutarın, maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Diğer taraftan, asılları ödenmiş olan vergi aslına bağlı vergi cezalarına ilişkin gecikme zamları hakkında da yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

2.4.3. Asılları tamamen ödenmiş vergiler ile vergi aslına bağlı vergi cezalarına ilişkin fer'i alacaklardan Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen tahsil edilenler;

Asılları tamamen ödenmiş vergilere ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarından, Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen tahsilat yapılmışsa,

- verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,

- vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,  

Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Ödenmiş gecikme zammı/gecikme faizi tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından fazla olması halinde herhangi bir tahsilat yapılmayacak, kalan gecikme zammı/gecikme faizinin tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tahsil edilmiş olan gecikme zammı ve gecikme faizinden herhangi bir red ve iade yapılmayacaktır.

Ödenmiş gecikme zammı/gecikme faizi tutarının, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından az olması halinde ise ödenecek tutar, Yİ-ÜFE tutarından ödenmiş olan gecikme zammı/gecikme faizi tutarı çıkarılmak suretiyle tespit edilecektir. Bu şekilde belirlenen Yİ-ÜFE tutarının maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde, kalan gecikme zammı/gecikme faizinin tahsilinden vazgeçilecektir.

Diğer taraftan, asılları tamamen ödenmiş vergi aslına bağlı vergi cezalarına ilişkin gecikme zamlarından kısmen tahsil edilenler hakkında da yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Örnek 7- Ocak, Şubat, Mart/2012 geçici vergilendirme dönemine ilişkin 8.000,00 TL kurum geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak, mükellef 17/5/2012 vadeli kurum geçici vergi borcunu ödememiştir. Söz konusu kurum geçici vergi borcu mükellefin kurumlar vergisi beyannamesini, beyanname verme süresi içerisinde vermesi nedeniyle, 1/4/2013 tarihi itibarıyla terkin edilmiş ve 1.176,04 TL gecikme zammı hesaplanmıştır.

Mükellefin gecikme zammı borcuna karşılık vergi dairesince 10/8/2013 tarihinde 100,00 TL cebren tahsilat yapılmıştır.

Mükellefin, 6552 sayılı Kanundan yararlanmak için başvuruda bulunması halinde kurum geçici vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Bu durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %1,781'dir.

Toplam Yİ-ÜFE tutarı ise (8.000 x %1,781=)142,48 TL olacaktır.

Mükellefin gecikme zammına karşılık hiç ödeme yapmamış olması halinde, madde hükmünden yararlanmak için ödemesi gereken tutar 142,48 TL'dir.

Ancak, mükelleften Kanunun yayımlandığı tarihten önce gecikme zammına karşılık 100,00 TL tahsilat yapıldığından; 6552 sayılı Kanuna göre ödenmesi gereken Yİ-ÜFE tutarından, daha önce tahsil edilmiş olan 100,00 TL çıkarılarak tahsili gereken Yİ-ÜFE tutarı bulunacaktır.

Buna göre, ödenecek Yİ-ÜFE tutarı; (142,48 - 100,00=)42,48 TL'dir.

Mükellefin bu tutarı maddede öngörülen süre ve şekilde ödemesi halinde gecikme zammından kalan (1.176,04-100,00=)1.076,04 TL'nin tahsilinden vazgeçilecektir.

Diğer taraftan, mükelleften cebren tahsil edilen tutarın 200,00 TL olması durumunda, geçici vergiye ait gecikme zammı yerine hesaplanan 142,48 TL Yİ-ÜFE tutarı, cebren tahsil edilen tutarın altında olmasına karşın herhangi bir red ve iade yapılmayacaktır.

2.5. Bir Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın Kesilmiş Olan Vergi Cezaları

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince, 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilmiş olan vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları da Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi geçmemiş olması halinde anılan maddenin ikinci fıkrası kapsamında yapılandırılabilecektir.

Bu durumda, vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) %50'sinin maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50'sinin tahsilinden vazgeçilecektir.

Kanunun yayımlandığı tarihten önce bu cezalara karşılık kısmi ödeme yapılmış olması halinde ödenmemiş kısım için bu maddeden yararlanılabilecektir.

Örnek 8- Mükellefe, yaptığı satışa ilişkin fatura vermemesinden dolayı 500,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve vergi/ceza ihbarnamesi 13/6/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kesilen ceza itirazsız 13/7/2013 tarihinde kesinleşmiştir.

Mükellefin, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanmak için başvuruda bulunması halinde 500,00 TL özel usulsüzlük cezasının %50'sine isabet eden (500,00 x %50=)250,00 TL'yi ödemesi gerekecektir. Söz konusu tutarın maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde kalan 250,00 TL özel usulsüzlük cezasının tahsilinden vazgeçilecektir.

Öte yandan, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesine göre indirimli olarak tahakkuk ettirilen cezanın vergi aslına bağlı olmayan vergi cezası olması ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresinin geçmemiş olması halinde, bu cezanın 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre yapılandırılmasında indirilmiş tutar esas alınacaktır.

Örnek 9- 2013 yılına ilişkin belge basım görevi ile ilgili bildirim ödevini yerine getirmediği 30/4/2014 tarihinden önce tespit edilen matbaa işletmecisine 700,00 TL'lik özel usulsüzlük cezası kesilmiş ve vergi/ceza ihbarnamesi 23/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mükellef söz konusu vergi cezası için 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi hükmünden yararlanmak üzere dava açma süresinin son günü olan 22/8/2014 tarihinde vergi dairesine müracaat etmiştir.

Vergi dairesince mükellefin talebi üzerine cezanın 1/3'ü indirilerek, kalan 466,67 TL özel usulsüzlük cezası tahakkuk ettirilmiş ve mükellefe cezayı 22/9/2014 tarihine kadar ödemesi gerektiği bildirilmiştir.

Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiş olan bu alacağa ilişkin Kanundan yararlanmak üzere başvuruda bulunulması halinde, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi çerçevesinde hesaplanan 466,67 TL özel usulsüzlük cezası maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre %50 oranında indirilerek tahsil edilecektir. Söz konusu cezanın %50'sine isabet eden (466,67 x %50=)233,34 TL'nin maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde, özel usulsüzlük cezasından kalan 233,33 TL'nin tahsilinden vazgeçilecektir.

2.6. İhtirazi Kayıtla Beyan Edilen Vergiler

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında "(4) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında bu maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca, madde kapsamına giren alacak türü ve dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyan edilmiş ancak bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar da Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılabilecektir. Ancak, alacağın varlığına ilişkin dava açılmış olması durumunda açılmış davalardan vazgeçilmesi gerektiği tabiidir.

Bu takdirde, ihtilafa ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak madde hükmünden yararlanılacaktır.

2.7.  Geçici Vergiler;

6552 sayılı Kanun kapsamına, vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Nisan/2014 ayı ve öncesine rastlayan dönemler girdiğinden, 2014 takvim yılına ilişkin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben ödenmesi gereken geçici vergiler madde kapsamına girmemektedir.

Ancak, özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflere ilişkin geçici vergilerde ise geçici vergi dönemi ve beyanname verme süresi 30/4/2014 tarihi ve bu tarihten önce olanlardan Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş ve vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi geçmemiş olanlar Kanunun 73 üncü maddesi kapsamına girmektedir. Geçici verginin mahsup edileceği özel hesap dönemine ilişkin mahsup tarihinden önce madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması halinde, bu borçların yapılandırılması mümkün bulunmaktadır.

Geçici vergilerin yıllık gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için mahsup tarihi itibarıyla ödenmiş olması gerekmektedir. 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesine göre geçici vergilerin yapılandırılmış olması bu vergilerin ödendiği anlamına gelmeyecektir. Bu nedenle, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinde madde kapsamında yapılandırılmış ancak ödenmemiş geçici vergi asıllarının yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak, yapılandırılmış ve yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden önce ödenmiş olan geçici vergilerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edileceği, ödenmemiş geçici vergi asıllarının ise terkin edileceği tabiidir.  

Ayrıca, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi verildikten sonra ödenmemiş geçici vergiler terkin edileceğinden, madde kapsamına girmesine rağmen bu beyannamelerin verilmesinden sonra geçici vergilerin yapılandırılması söz konusu olmayacaktır.

2.8. Kanunun 73 üncü Maddesi Kapsamındaki İdari Para Cezaları;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para cezalarının yapılandırılmasına imkan sağlanmıştır.

Buna göre, madde kapsamında yapılandırılması mümkün olan askerlik, seçim, trafik, nüfus, karayolu taşıma, otoyollar ve köprülerden ihlalli geçiş idari para cezaları ile Radyo ve Televizyon Kurumu tarafından verilmiş olan idari para cezalarından, 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilmiş olan ve 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunanların asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine, Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması halinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer'ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Madde kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından;

- 2918 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarına, vade tarihinden ödendiği tarihe kadar;

- 4925 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmemiş olan idari para cezalarından, anılan Kanunda değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/2/2008 tarihinden önce (bu tarih hariç) verilmiş olanlara vade tarihinden 8/2/2008 tarihine kadar (bu tarih hariç),

geçen her ay ve kesri için aylık %5 oranında faiz hesaplanması ve hesaplanan faiz tutarının da cezanın iki katını geçmemesi gerekmektedir.

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında trafik ve karayolu taşıma idari para cezalarının yapılandırılmasında aylık %5 oranında hesaplanacak faiz yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Ancak, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarı da ilgili Kanun gereğince idari para cezasının iki katını geçemeyecektir.

2918 sayılı Kanunun 31/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunla değişmeden önceki 115 inci maddesi hükmüne göre, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde ödenmeyen trafik idari para cezaları iki katına çıkarak ödeme süresi on gün daha uzamakta ve bu süre içerisinde de ödenmeyen trafik idari para cezaları üç katına çıkmaktaydı. 5228 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce verildiği halde 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan trafik idari para cezalarının yapılandırılmasında herhangi bir fer'i alacak bulunmadığından, bu alacak üzerinden Yİ-ÜFE tutarı hesaplanmayacak ve yapılandırmaya üç katına çıkmış tutar esas alınacaktır. Aynı şekilde 4925 sayılı Kanunun 5228 sayılı Kanunla değişmeden önceki 29 uncu maddesi hükmüne göre üç katına çıkmış karayolu taşıma idari para cezaları da üç katına çıkan tutar üzerinden borçlular maddeden yararlanabilecektir.

Madde kapsamına 30/4/2014 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşerek vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan idari para cezaları girmekte olup, idari para cezası kesinleştiği halde bu cezaya ilişkin tutanakların ilgili vergi dairelerine intikal etmemiş olması halinde, borçlular vergi dairelerine idari yaptırım karar tutanaklarını ibraz ederek başvuruda bulunabilecek ve bu başvurular üzerine söz konusu idari para cezaları madde kapsamında yapılandırılacaktır.

Örnek 10- 27/3/2013 vadeli ve 639,00 TL tutarlı trafik idari para cezasının, maddeden yararlanılarak ödenmek istenmesi halinde, ödenmesi gereken alacak tutarı ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı şu şekilde olacaktır.

 

Faiz Hesaplanan Süre

İdari Para Cezası Tutarı

(TL)

Faiz Oranı

Faiz Tutarı

(TL)

Toplam        Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

 28/3/2013-10/9/2014

639,00

%90

575,10

%13,31

85,05

 

 

Ödenecek Tutar

İdari Para Cezası

:

639,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (%90 Faiz Yerine)

:

  85,05 TL

TOPLAM

 

:

724,05 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacak

%90 Faiz

:

575,10 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 724,05 TL'nin maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi durumunda, 575,10 TL tutarındaki faizin tahsilinden vazgeçilecektir.

2.9. 6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen ve bu Tebliğin (I/A-1.1.3.) bölümünde yer verilen diğer amme alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin açıklamalar bu bölümde yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) kesinleşmiş olup vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan asli alacakların ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi adlarla uygulanan fer'i amme alacakları yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmemiş olan alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması halinde ise fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla madde hükmünden yararlanılacak ve faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Söz konusu bent kapsamına giren alacak asıllarının Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması halinde yapılandırılacak tutar bu Tebliğin (I/B-2.4.) bölümüne göre tespit edilecektir.

Kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına;

- Ecrimisiller,

- Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,

- Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları,

- Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından verilen ve süresinde ödenmemesi nedeniyle vergi dairelerine takip için intikal ettirilen öğrenim ve katkı kredisi alacakları,

- Doğrudan gelir desteği ödemelerinden geri alınması gereken alacaklar,

- 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkümlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri,

gibi alacaklar girmektedir.

Ayrıca, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup vergi dairelerine takip için intikal etmiş olan amme alacakları da 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılacaktır.

6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki zam, 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 79 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki tazminatlar asli alacak olarak dikkate alınmak suretiyle madde kapsamında yapılandırılacaktır.

Örnek 11- Yurtdışından 10 ay vadeli ihracatın finansmanı için 1/2/2010 tarihinde kredi kullanan mükelleften teşvik mevzuatı gereğince kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmamıştır.

İhracat taahhüdünü süresi içinde kapatan mükellefin taahhüt kapatılmasında kullanılan gümrük beyannamelerinin gerçeğe uygun olmadığının anlaşılması üzerine ilgili banka tarafından 7.500,00 TL kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi takip ve tahsil edilmek üzere mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine 30/6/2011 tarihinde bildirilmiştir. Vergi dairesince yapılan tebliğ üzerine vadesi 15/8/2011 tarihi olan kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile kredi kullanım tarihinden vade tarihine kadar hesaplanan cezai faiz için Kanunun yayımlandığı tarihe kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıştır.

Mükellefin, Kanundan yararlanmak üzere bağlı olduğu vergi dairesine başvurması halinde, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi aslına;

- Kredi kullanım (1/2/2010) tarihinden vade tarihine kadar geçen süre için hesaplanan cezai faiz yerine,

- Vade tarihinden Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,

Yİ-ÜFE aylık değişim oranları kullanılarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Buna göre, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile cezai faiz ve gecikme zammı yerine uygulanacak Yİ-ÜFE tutarları aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

Cezai Faizin Hesaplandığı Süre

KKDF Tutarı

(TL)

Cezai Faiz

Toplam Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

1/2/2010 - 14/8/2011

7.500,00

2.071,23

%14,8718

1.115,39

Örnek olayın meydana geldiği dönemde yıllık cezai faiz oranı; 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesinde yer alan kanuni faiz oranlarının 2 katıdır. Hesaplamalarda, kredi kullanım tarihinden alacağın vade tarihine kadar yürürlükte olan kanuni faiz oranlarının 2 katı esas alınarak geçen gün sayıları üzerinden basit faiz hesaplama metodu kullanılmaktadır. 1/2/2010 tarihinden 14/8/2011 tarihine kadar geçen süre için faiz tutarı [7.500 x 560 x (9 x 2)]/36500 = 2.071,23 TL'dir.

 

 

Gecikme Zammının Hesaplandığı Süre

KKDF Tutarı

(TL)

Toplam Gecikme Zammı Oranı

Gecikme Zammı Tutarı

(TL)

Toplam

Yİ-ÜFE Oranı

Yİ-ÜFE Tutarı

(TL)

16/8/2011-10/9/2014

7.500,00

%51,6142

3.871,07

%21,964

1.647,30

Ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı:

 

Ödenecek Tutar

 

 

Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi

:

7.500,00 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Cezai Faiz Yerine)

:

1.115,39 TL

Yİ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)

:

1.647,30 TL

TOPLAM

:

10.262,69 TL

 

Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar

 

 

Cezai Faiz

:

2.071,23 TL

Gecikme Zammı

:

3.871,07 TL

TOPLAM

:

5.942,30 TL

 

Yukarıda belirtilen şekilde hesaplanan toplam 10.262,69 TL tutarın maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde, toplam 5.942,30 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.

2.10. Tecilli Alacaklar

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendinde "a) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre bu maddenin yayımlandığı tarih itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar hariç olmak üzere, bu madde kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu madde hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamına giren kesinleşmiş alacakların, Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar (4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi gibi) uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun ödeniyor olması halinde borçlular, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan taksit tutarları için madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanmış ve tahsil edilmiş olduğundan, ödenmiş kısım ile ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükümleri uygulanacaktır.

İlgili kanunlara göre tecil edilmesine rağmen alacağın varlığına ilişkin mahkemelerde ihtilafın devam ediyor olması, dolayısıyla alacağın kesinleşmemiş bulunması durumunda bu alacağın Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılması mümkün olmayacaktır.

Ayrıca, Kanunun 73 üncü maddesinin on beşinci fıkrasında, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar ile bu maddenin on üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu madde hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle, madde hükümlerinden yararlanılarak ödeme yapılmak istenmesi halinde, Kanunun yayım tarihi olan 11/9/2014 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen tecil faizleri red ve iade edilmeyecektir.

Bu durumdaki alacaklar için madde hükmünden yararlanmak istenilmesi halinde ödenmemiş alacak aslına uygulanmış olan fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile Yİ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının maddede öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde alacak asıllarıyla ilgili fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

Örnek 12- Mükellef tarafından 26/2/2013 tarihinde ödenmesi gereken 57.000,00 TL gelir (stopaj) vergisi zamanında ödenmemiştir. 8/12/2013 tarihinde vergi dairesine başvurularak toplam borç için tecil talebinde bulunulmuştur.

                Vergi dairesi, mükellefin gecikme zammı dahil 64.474,81 TL borcu olduğunu tespit etmiş ve bu tutarın, ilk taksit Aralık/2013 ayından başlamak ve 15 ayda 15 eşit taksitte ödenmek üzere tecilini uygun görmüştür.

                Aylık Taksit Tutarı: 64.474,81 / 15 = 4.298,32 TL'dir.

                Mükellef ilk dokuz taksitini zamanında ödemiş, 20/9/2014 tarihinde Kanundan yararlanmak için bağlı olduğu vergi dairesine başvuruda bulunmuştur. İlk dokuz taksit ile birlikte toplam 1.866,91 TL tecil faizi ödenmiştir.

                Bu örnekte, vergi dairesi öncelikle kalan borç tutarından ne kadarının vergi aslı, ne kadarının da gecikme zammı olduğunu tespit edecektir.

 

Örnek olayda;

 

Ödenen Borç Tutarı = Aylık Taksit Tutarı x Ay Sayısı

                                                    = 4.298,32 x 9

                                                    = 38.684,88 TL'dir

 

                Ödenen tutardan vergi aslına isabet eden tutar, aşağıdaki formüle göre tespit edilecektir.

 

Vergi aslına isabet eden tutar

=

Ödenen Tutar x Vergi Aslı Tutarı

Toplam Borç Tutarı

 

Vergi aslına isabet eden tutar

=

38.684,88 x 57.000,00

= 34.199,99 TL'dir.

64.474,81

 

                Kalan vergi aslı tutarı = 57.000,00 - 34.199,99 = 22.800,01 TL'dir.

               

Bu durumda, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Kalan 6 taksit tutarının toplamı 25.789,92 TL olup bunun 22.800,01 TL'si vergi aslı, 2.989,91 TL'si gecikme zammıdır. Vergi aslından kalan tutara, gecikme zammı yerine vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak 2.957,16 TL Yİ-ÜFE tutarı ile vergi aslı toplanarak ödenecek toplam tutar bulunacaktır.

              

Madde hükmüne göre ödenmesi gereken vergi aslı ve Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi halinde 22.800,01 TL vergi aslına Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanan 5.905,31 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tecil kapsamında ilk dokuz taksit tutarı ile birlikte Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilen 1.866,91 TL tecil faizi red ve iade edilmeyecektir.

3. ÖDEME SÜRESİ VE ŞEKLİ

3.1. Ödeme Süresi;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında "(8) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların maddede öngörülen şartların yanı sıra bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarları, ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri şarttır. Bu Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm çerçevesinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine, belediyelere ve büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine borçlu bulunanların Kanunun 73 üncü maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri halinde, 1 Aralık 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar borçlu bulundukları idarelere (tahsil dairelerine) başvurmaları gerekmektedir. Madde kapsamında yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ya da ikişer aylık dönemler halinde azami on sekiz eşit taksitte ödenmesi mümkün olup ilk taksit ödeme süresi 31/12/2014 tarihi mesai saati bitiminde sona ermektedir.

Maddenin sekizinci fıkrası hükmü ile azami taksit süresi 18 eşit taksit olarak belirlenmiş olmakla birlikte maddenin dokuzuncu fıkrası ile 6, 9 ve 12 eşit taksitte ödeme seçenekleri getirilmiştir.

Maddenin sekizinci fıkrası hükmüne göre, ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde süre tatili izleyen ilk iş günü mesai saati sonuna kadar uzayacaktır.

3.2. Taksitle Ödeme ve Katsayı Uygulaması;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında "(9) Bu madde hükümlerine göre hesaplanan tutarın;

a) İlk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara bu Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmaz.

b) Taksitle ödenmek istenmesi hâlinde borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.

c) Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili fıkralara göre belirlenen tutar;

1) Altı eşit taksit için (1,05),

2) Dokuz eşit taksit için (1,07),

3) On iki eşit taksit için (1,10),

4) On sekiz eşit taksit için (1,15),

katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.

ç) Bu madde kapsamında ödenmesi gereken tutarlar; il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ikişer aylık dönemler hâlinde azami otuz altı eşit taksitte ödenebilir. Bu takdirde bu bent hükmüne göre hesaplanacak katsayı yirmi dört eşit taksit için (1,20), otuz eşit taksit için (1,25), otuz altı eşit taksit için (1,30) olarak uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm ile yapılandırılan alacak tutarının taksitler halinde ödenebileceği ve ödeme süresine bağlı olarak katsayı uygulanacağı düzenlenmiştir.

Bu fıkranın uygulamasında aşağıda yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

3.2.1. Fıkra hükmüne göre, yapılandırılan alacak tutarının ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi halinde, bu tutara Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer'i amme alacağı ya da katsayı uygulanmayacaktır.

Söz konusu ödeme defaten yapılabileceği gibi ilk taksit ödeme süresi içerisinde farklı zamanlarda borcun tamamının ödenmesi halinde de bu hükümden yararlanılacaktır.

3.2.2. Yapılandırılan alacak tutarının taksitle ödenmek istenmesi halinde borçlularca başvuru sırasında; 6, 9, 12 veya 18 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına ilişkin bir tercihte bulunulmaması halinde, idarece fıkrada öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18 taksite ilişkin ödeme planı verilecektir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasının (b) bendindeki açık hüküm sebebiyle borçlular tercih ettikleri taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.

3.2.3. Taksitle yapılacak ödemeler için fıkranın öngördüğü ilgili katsayı, yapılandırılan alacak tutarı ile çarpılacak ve bulunacak tutar borçlu tarafından seçilen taksit sayısına bölünerek ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı bulunacaktır.

Örneğin; borçlu tarafından madde kapsamında yapılandırılan alacağın 6 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı takdirde yapılandırılan alacak tutarı 6 eşit taksit için öngörülen (1,05) katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısı olan 6 sayısına bölünecektir. Aynı şekilde borçlunun 18 eşit taksiti seçmesi halinde, taksitle ödenecek alacak tutarı (1,15) katsayısı kullanılarak tespit edilecektir.

3.2.4. Maddenin dokuzuncu fıkrası ile borçlulara seçtikleri taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapma imkanı verilmekte ve daha kısa sürede yapılan ödemelerde fıkra hükmüne göre hesaplanan katsayının düzeltilmesi öngörülmektedir.

Örneğin; borçlu tarafından madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarının 18 eşit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı halde, borcun 6 eşit taksit için öngörülen sürede tamamen ödenmesi halinde, (1,15) katsayısı esas alınarak hesaplanan tutar, 6 eşit taksit için öngörülen (1,05) katsayısına göre düzeltilecektir.

Fıkrada 6, 9, 12 ve 18 eşit taksit süresi olmak üzere dört ayrı taksit süresi ve bu süreler için dört farklı katsayı belirlenmiştir. Erken yapılan ödemeler nedeniyle katsayı düzeltmesinin yapılabilmesi için borçlu tarafından seçilen taksit süresine uygulanacak katsayı ile alacağın tamamının ödendiği tarihin denk geldiği taksit süresi için belirlenmiş katsayının birbirinden farklı olması gerekmektedir.

Örnek 13- Madde hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

Vergi dairesi madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarını 3.600,00 TL olarak hesaplamıştır.

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 18 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 3.600,00 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.

Bu şekilde bulunan tutar, 18'e bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.

18 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar: 3.600,00 x 1,15= 4.140,00 TL'dir.

Taksit tutarı: 4.140,00 / 18= 230,00 TL'dir.

Taksitlendirmeye esas olan 4.140,00 TL'nin (4.140,00 - 3.600,00=)540,00 TL'si toplam katsayı tutarıdır.

Mükellef, Aralık/2014, Şubat/2015, Nisan/2015, Haziran/2015 aylarında ödemesi gereken taksit tutarları toplamı olan (230,00 x 4 =)920,00 TL'yi süresinde ödemiştir.

Temmuz/2015 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.

Başvuru sırasında 18 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte, daha sonra 6 eşit taksit ödeme seçeneğinin ödeme süresi içerisinde, borcun tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle yapılandırılan alacak tutarına (1,15) katsayısı yerine 6 eşit taksit için öngörülmüş olan (1,05) katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak tutarının yeniden hesaplanması gerekmektedir.

Yapılan hesaplamaya göre, (1,05) katsayısı esas alınarak ödenmesi gereken tutardan daha önce ödenen taksit tutarları çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken tutar bulunacaktır.

Buna göre;

6 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar: 3.600,00 x 1,05 = 3.780,00 TL

Ödenen toplam taksit tutarı: 230,00 x 4 = 920,00 TL

Tahsil edilecek toplam tutar: (3.780,00 - 920,00=)2.860,00 TL olacaktır.

Bu durumda, mükellefin madde kapsamında yapılandırılan 3.600,00 TL borcu için (3.780,00 - 3.600,00=)180,00 TL katsayı tutarı tahsil edilecektir.

Yapılacak erken ödeme mükellefe (540,00 - 180,00=)360,00 TL daha az ödeme imkanı sağlayacaktır.

Örnek 14- Madde hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine başvuruda bulunan mükellef, borcunu 12 eşit taksitte ödemeyi talep etmiştir.

Vergi dairesi madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarını 12.000,00 TL olarak hesaplamıştır.

Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 12 eşit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 12.000,00 TL alacak tutarı (1,10) katsayısı ile çarpılacaktır.

Bu şekilde bulunan tutar, 12'ye bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.

12 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar: 12.000,00 x 1,10= 13.200,00 TL'dir.

Taksit tutarı: 13.200,00 / 12= 1.100,00 TL'dir.

Taksitlendirmeye esas olan 13.200,00 TL'nin (13.200,00 - 12.000,00=)1.200,00 TL'si toplam katsayı tutarıdır.

Mükellef, ilk 9 taksiti süresinde ödemiştir. Bu sürede yapılan toplam tahsilat (1.100,00 x 9=)9.900,00 TL'dir.

Mayıs/2016 ayında mükellef vergi dairesine başvurarak kalan taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiştir.

Mükellef tarafından borcun tamamı 12 eşit taksit için öngörülmüş ödeme süresi (Aralık/2014 ila Ekim/2016) içinde erken ödenmiş olmakla birlikte, ödemenin yapıldığı Mayıs/2016 ayı fıkrada belirlenen ve farklı katsayı uygulanmasını gerektiren 9 eşit taksit için öngörülmüş süreden (Aralık/2014 ila Nisan/2016) sonraya rastlamaktadır.

Fıkrada 9 eşit taksit ila 12 eşit taksit arasındaki süreler için farklı bir katsayı belirlenmemiştir. Bu nedenle, mükellefçe yapılan ödemeye 12 eşit taksit için belirlenmiş katsayı dışında bir katsayı uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Mayıs/2016 ayında mükellef kalan üç taksit tutarını defaten ödemesi halinde herhangi bir katsayı düzeltmesi yapılmayacaktır.

Örnek 15- 14 üncü örnekte belirtilen mükellefin taksitlendirilen borcunun ilk 4 taksitini süresinde ödedikten sonra kalan kısmın tamamını Temmuz/2015 ayında ödediği kabul edildiğinde madde kapsamında ödenecek tutar aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarı 12.000,00 TL'dir. Katsayı uygulanmak suretiyle taksitlendirilen tutar olan 13.200,00 TL'ye karşılık dört taksit toplam tutarı olan 4.400,00 TL tahsil edilmiştir.

Başvuru sırasında 12 eşit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiş olmakla birlikte, daha sonra 6 eşit taksit ödeme seçeneğinin ödeme süresi içerisinde borcun tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle yapılandırılan alacak tutarına (1,10) katsayısı yerine 6 eşit taksit için öngörülmüş olan (1,05) katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak tutarının yeniden hesaplanması gerekmektedir.

Yapılan hesaplamaya göre, (1,05) katsayısı esas alınarak ödenmesi gereken tutardan daha önce ödenen taksit tutarları çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken tutar bulunacaktır.

Buna göre;

6 eşit taksit için taksitlendirmeye esas tutar: 12.000,00 x 1,05= 12.600,00 TL

Ödenen toplam taksit tutarı: 1.100,00 x 4= 4.400,00 TL

Tahsil edilecek toplam tutar: 12.600,00 - 4.400,00= 8.200,00 TL olacaktır.

Bu durumda, mükellefin madde kapsamında yapılandırılan 12.000,00 TL borcu için (12.600,00 - 12.000,00=)600,00 TL katsayı tutarı tahsil edilecektir.

Yapılacak erken ödeme mükellefe (13.200,00 - 12.600,00=)600,00 TL daha az ödeme imkanı sağlayacaktır.

3.3. Kredi Kartı İle Ödeme;

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on birinci fıkrasında "(11) Bu madde kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla, bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösterir makbuz verilir. Bu şekilde tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine hesaplarına aktarılmasına ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Taksitlerin kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi bu madde hükmüne göre katsayı uygulanmasına engel teşkil etmez." hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm, madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarının kredi kartı kullanılmak suretiyle de ödenmesine imkan vermektedir. Fıkra hükmüne göre kredi kartı kullanılarak ödeme yapılabilmesi için aracılık yapan bankalarla anlaşma yapılması gerekmektedir.

Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek alacakların tahsilatı amacıyla ödemeye aracılık yapacak bankalarla gerekli anlaşma sağlanmış olup kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak ödemeler Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi (http://www.gib.gov.tr/) üzerinden yapılabilecektir. Ancak, bankaların uygulama geliştirmeleri halinde, internet siteleri veya şubeleri üzerinden de kredi kartıyla tahsilat işlemleri yapılması mümkündür.

Kredi kartı ile yapılacak ödemeler, tüm taksitlerin veya bir ya da birden fazla taksitin defaten ödenmesi ya da bir veya birden fazla taksitin ilgili taksit aylarına yansıtılmak suretiyle ödenmesi şeklinde yapılabilecektir.

Borçluların kredi kartına taksit şeklinde ödeme yapmak istemeleri halinde, madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarı banka tarafından borçlunun hesaplarına maddenin dokuzuncu fıkrasının öngördüğü taksit aylarında yansıtılacaktır. Bununla birlikte, borçlu tarafından yapılan ödeme tutarını gösterir alındı, kredi kartı ile ödeme işleminin yapıldığı tarih itibarıyla verilecek ve borç ödenmiş kabul edilecektir.

Maddenin on birinci fıkrası gereğince kredi kartı kullanılmak ve borçlunun bankadaki kredi hesaplarına taksit aylarında borç olarak yansıtılmak suretiyle yapılan ödemeler ilgili taksit ayının son gününü izleyen günden itibaren 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre belirlenen sürede Hazine hesaplarına aktarılacaktır.

Örneğin, borçlu tarafından madde kapsamında taksitlendirilmiş alacağın ilk üç taksit tutarının kredi kartı ile aynı gün ödendiği varsayıldığında, banka tarafından taksitler ilgili taksit ayları olan Aralık/2014 ve Şubat-Nisan/2015 aylarında borçlunun hesap ekstrelerine yansıtılacak ve bu suretle yapılan tahsilat tutarları taksit aylarının son gününü izleyen 20 gün içerisinde Hazine hesaplarına aktarılacaktır.

Kredi kartıyla yapılan taksitli ödemenin maddenin öngördüğü taksitli ödeme şekli olduğu dikkate alındığında, bu şekilde yapılan ödemelerde de katsayı uygulanacaktır.

3.4. Mahsuben Ödeme

Maddenin on ikinci fıkrasında, "(12) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır, mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içinde ödenmesi istenilir. Bu süre içinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz." hükmü yer almaktadır.

Bu fıkrada, madde hükümlerinden yararlanarak borçlarını yapılandıran mükelleflerin vergi dairelerinden olan alacaklarıyla yapılandırılan borçlarını ne şekilde ödeyebilecekleri hususu düzenlenmiştir.

Bu hükme göre, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, madde hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır. Belgelere ek olarak mahsuben iadenin gerçekleştirilebilmesi için teminat, yeminli mali müşavir raporu veya vergi inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi dairesine intikal etmiş olması gerekmektedir.

 

Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla maddeye göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılacaktır. Mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması halinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen taksit tutarının bir ay içerisinde ödenmesi hususunda borçluya bildirimde bulunulması gerekmektedir.

Bir aylık süre içerisinde eksik ödenen taksit tutarının, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde eksik ödenen tutar için madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Mükelleflerin bu hükümden yararlanmaları için başvurularını bu Tebliğe ekli (EK:3) dilekçe ile yapmaları gerekmektedir.

Diğer taraftan, mükellefin mahsup talebi üzerine mahsup işlemleri yapıldıktan sonra, fazla veya yersiz mahsup yapıldığının tespiti halinde, haksız alınan iade tutarı için vergi mevzuatı gereği gerekli tarhiyatın yapılacağı tabiidir. Bu durumda, madde kapsamında mahsup yoluyla yapılmış olan tahsilatlar için herhangi bir düzeltme işlemi yapılmayacaktır.

4. MADDE HÜKMÜNDEN YARARLANMANIN DİĞER ŞARTLARI

4.1. 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin yedinci fıkrasında "(7) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan amme alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu vergileri çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler. İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar hakkında bu hüküm uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, madde hükmünden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için başvuruda bulunan mükelleflerin maddede öngörülen diğer şartların yanı sıra; fıkrada belirtilen bu vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme halinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk edenleri vadesinde ödemeleri şarttır.

Dolayısıyla bu hüküm, maddeye göre ödenecek taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde uygulanacak hükümler ile ilişkili olmayıp taksit ödeme süresince mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk edecek vergilerin zamanında ödenmesi ile ilgilidir.

Örneğin, gelir vergisi mükellefi olan bir borçlu, maddeden bu vergi türü için 18 eşit taksitte ödeme seçeneği ile yararlanması durumunda, ilk taksit ödeme süresinin başladığı 1/12/2014 tarihinden 18 eşit taksitin sona erdiği 31/10/2017 tarihine kadar beyanı üzerine tahakkuk eden, gelir vergisini, katma değer vergisini, gelir (stopaj) vergisini ve mükellefiyeti bulunması halinde özel tüketim vergisini ödemesi gerekmektedir. Ancak, bu vergilerle birlikte tahakkuk eden damga vergisinin vadesinde ödenmemesi halinde yapılandırma ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

Taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmesi şartı, bir takvim yılında her bir vergi türü için en fazla iki defa ihlal edilebilecektir. Böyle bir durumda borçlular madde hükümlerinden yararlanma haklarını kaybetmeyecektir.

Ancak, bir vergi türünün bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde mükellefler üçüncü ihlale konu verginin vadesinin rastladığı ayın sonuna kadar (bu tarih dahil) ödedikleri taksitler için madde hükmünden yararlanacak, bu tarihten sonra ise madde kapsamında ödeme haklarını kaybedeceklerdir.

Diğer taraftan, mükelleflerin çok zor durumda bulunmaları nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememeleri hali maddenin ihlal nedeni sayılmamıştır.

Çok zor durum hali, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde geçen "çok zor durum" halini ifade etmektedir.

Bu itibarla, 6183 sayılı Kanuna göre vadesinde ya da vadesinden önce yapılan müracaatlara istinaden borçları tecil edilen mükelleflerin çok zor durumda bulundukları kabul edilecektir. Tecil talebi çok zor durum hali dışındaki nedenlerle (Örneğin, katma değer vergisi gibi taksitlendirilmesi uygun görülmeyen vergiler veya diğer nedenler) uygun görülmeyen mükellefler için tecil yapılmamakla birlikte, çok zor durum halinin varlığı tespit edilmişse madde hükmü ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

4.2. Maddenin onuncu fıkrasının (b) bendinde "b) Bu maddenin yedinci fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların veya taksit tutarının %10'unu aşmamak şartıyla 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmış eksik ödemeler için bu madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz." hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, madde kapsamında ödenecek taksitler ile taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden ve maddenin yedinci fıkrasında belirtilen vergilerin (her bir vergi türü itibarıyla) vadesinde yapılan ödemelerinde 5 liraya kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmayacaktır. Bununla birlikte, tahakkuk eden alacağın %10'u 5 liranın altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme hali ihlal sebebi sayılmamıştır. Ancak, bu tutarları aşan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.

Örneğin, madde hükmünden gelir vergisi için yararlanmış bir mükellefin Aralık/2014 dönemine ilişkin beyanı üzerine tahakkuk eden katma değer vergisi 2.855,00 TL olmasına rağmen bankaya 2.850,00 TL olarak ödeme yapılmıştır. Eksik ödenen tutar 5 lirayı aşmadığından madde hükümleri ihlal edilmiş sayılmayacaktır. Diğer taraftan, tahakkuk eden verginin %10'u olan (2.855,00 x %10=)285,50 TL ise 5 liradan daha fazla olduğundan tutarın oranla mukayese edilmesine gerek olmadığı tabiidir.

4.3. Maddenin altıncı fıkrasında, "(6) Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez." hükmü yer almaktadır.

Bu fıkrada, madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların, maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu belirtilmiştir.

Madde kapsamına alacağın varlığı hususunda ihtilaf olan alacaklar girmemekte olup, münhasıran kesinleşmiş alacaklar girdiğinden, bu maddeden yararlanmak isteyen borçluların kesinleşmiş alacaklara ilişkin dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerekmektedir.

Diğer taraftan, maddenin dördüncü fıkrası hükmüne göre, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler için de maddeden yararlanılabileceği düzenlendiğinden, bu alacaklar için maddeden yararlanmak istendiğinde bu alacağa ilişkin açılmış davalardan da vazgeçilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların bu yöndeki iradelerini başvuruları sırasında belirtmeleri şarttır.

C- TAKSİTLERİN SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ HALİNDE YAPILACAK İŞLEMLER

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendinde, maddeye göre yapılandırılan alacak tutarının taksit süresinde ödenmemesi halinde, madde hükümlerinden yararlanabilme koşullarına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.

1. SÜRESİNDE ÖDENMEYEN TAKSİTLER

Maddenin onuncu fıkrasının (a) bendinde "a) Bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az (2014 takvim yılı için bir) taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır. Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla (2014 takvim yılı için birden fazla) taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm alacaklı tahsil daireleri açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, madde kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin; 2014 takvim yılında en fazla bir tanesinin, müteakip takvim yıllarında ise en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun başvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksitini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla madde hükümlerinden yararlanılacaktır.

Diğer taraftan;

- Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi,

- 2014 takvim yılında birden, müteakip takvim yıllarında ise ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,

halinde madde hükmünden yararlanma hakkı kaybedilecektir.

Bu hüküm alacaklı tahsil daireleri açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.

2. İHLAL NEDENİ OLMAYAN EKSİK ÖDEMELER

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (b) bendi hükmüne göre, taksitler için yapılan ödemelerde her bir taksite yönelik 5 liraya kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmamıştır. Bununla birlikte, taksit tutarının %10'u 5 liranın altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme ihlal sebebi sayılmayacaktır.

3. İHLAL HALİNDE MADDE HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMA

3.1. 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendinde, "c) Bu madde kapsamına giren alacakların maddede belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu maddenin yedinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla borçlular ödedikleri tutarlar kadar bu madde hükümlerinden yararlanırlar." hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, madde kapsamında taksitlendirilen alacakların maddede öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmemesi halinde, bu Tebliğin (I/B-2.3.3.) bölümünde yer alan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla borçlular yaptıkları ödemeler nispetinde madde hükümlerinden yararlandırılacaktır.

Örnek 16- Mükellef, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında olan kesinleşmiş borçları için maddeden yararlanma talebinde bulunmuştur.

Mükellefin Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kapsama giren borçları şu şekildedir:

 

2012 Yılına Ait Gelir Vergisi

:

3.000,00 TL

Gelir Vergisine İlişkin Gecikme Zammı

:

644,02 TL

26/8/2013 Vadeli Gelir (stopaj) Vergisi

:

800,00 TL

Gelir (stopaj) Vergisine İlişkin Gecikme Zammı

:

140,00 TL

TOPLAM

:

4.584,02 TL

 

Vergi asıllarına vade tarihleri ile Kanunun yayımlandığı tarihe kadar gecikme zammı yerine hesaplanacak toplam Yİ-ÜFE oranı ve tutarları aşağıdaki gibidir:

 

Gelir Vergisi I. Taksit Tutarı İçin

:

1.500,00 x %13,03      =

195,45 TL

Gelir Vergisi II. Taksit Tutarı İçin

:

1.500,00 x %10,27      =

154,05 TL

Gelir (stopaj) Vergisi İçin

:

   800,00 x %9,35        =

  74,80 TL

TOPLAM (Yİ-ÜFE)

 

 

424,30 TL

GENEL TOPLAM

 

:

 

    (3.800,00 + 424,30=)4.224,30 TL

Mükellef, vergi asılları ile hesaplanan Yİ-ÜFE tutarları toplamını madde kapsamında 6 eşit taksitte ödemeyi tercih etmiştir.

 

Ödenecek Taksit Tutarları               = [(Vergi Asılları + Toplam Yİ-ÜFE Tutarı) x 1,05] /6

 = [(3.800,00 + 424,30) x 1,05 ] / 6

 = 739,25 TL

 

Mükellef madde hükmüne göre 5 taksiti süresinde ödemiş ancak, son taksit için herhangi bir ödeme yapmamıştır.

Bu durumda, mükellefin yaptığı ödemeler, vadesi ve dönemi önce gelen borçlardan başlanarak her bir dönem itibarıyla mahsup edilecektir. Yapılan ödemeler belirtilen şekilde mahsup edildikten sonra alacağın tamamen tahsil edilemediği dönemlerde madde hükmü ihlal edilmiş sayılacaktır. Bu takdirde kısmi ödeme olan döneme ilişkin vergiler için yapılmış ödemeler kadar madde hükmünden yararlanılacaktır.

Mükellefin madde hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.

Buna göre, madde kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 4.224,30 TL olup bu tutara karşılık 5 taksit içerisinde ödenen tutar [(4.224,30 / 6=) 704,05 x 5=]3.520,25 TL'dir.

Mükellefin vadesi önce gelen borcu gelir vergisi olduğundan, 3.520,25 TL yapılan ödeme tutarı, ilk önce yıllık gelir vergisi ile buna isabet eden Yİ-ÜFE tutarı toplamına (3.000,00 + 349,50=)3.349,50 TL mahsup edilecektir. Bu şekilde yapılan mahsup sonucunda mükellef, 31/3/2013 ve 31/7/2013 vadeli gelir vergisi ve buna ilişkin gecikme zammı için maddeden yararlanmış olacaktır.

Mahsuptan sonra kalan (3.520,25 - 3.349,50 =)170,75 TL tutar, gelir (stopaj) vergisi ve bu vergiye ilişkin Yİ-ÜFE tutarı toplamı olan 874,80 TL'yi karşılayamadığından bu dönem borcu için madde hükümleri ihlal edilmiş sayılacaktır.

 

Bu durumda, yapılan ödeme tutarı kadar maddeden yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;

 

Vergi aslına isabet eden tutar

=

(Vergi Aslı) x (Yapılan Ödemeden Kalan Tutar)

(Vergi Aslı + Yİ-ÜFE Tutarı)

 

formülü ile bulunacaktır. Buna göre;

 

Vergi aslına isabet eden tutar

=

800,00 x 170,75

=

156,15 TL'dir.

     874,80

 

Bu tutar, madde hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (156,15 x %9,35=)14,60 TL ile birlikte (156,15 + 14,60=)170,75 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, gelir (stopaj) vergisinin kalan (800,00 - 156,15=)643,85 TL'si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

Örnek 17- Nisan, Mayıs, Haziran/2013 geçici vergilendirme dönemine ilişkin 10.000,00 TL kurum geçici vergi tahakkuk etmiştir. Ancak, mükellef 17/8/2013 vadeli kurum geçici vergi borcunu ödememiştir. Söz konusu vergi borcu, mükellefin kurumlar vergisi beyannamesini süresi içerisinde vermesi nedeniyle, 1/4/2014 tarihinde terkin edilmiş ve 1.050,05 TL gecikme zammı hesaplanmıştır.

Mükellefin, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanmak için başvuruda bulunması halinde kurum geçici vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine Yİ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.

Bu durumda uygulanacak toplam Yİ-ÜFE oranı %8,3888'dir.

Toplam Yİ-ÜFE tutarı ise (10.000,00 x %8,3888=)838,88 TL olacaktır.

Mükellefin söz konusu tutarı 6 eşit taksitte ödemek istemesi durumunda madde kapsamında toplam ödenecek tutar (838,88 x 1,05=)880,82 TL olarak bulunacaktır. Dolayısıyla, bir taksit tutarı (880,82 / 6=)146,80 TL olacaktır.

Mükellefin madde kapsamında ilk 3 taksitini süresinde ödediği, diğer taksitlerini ise ödemediği varsayıldığında, mükellef ödediği tutar kadar madde hükmünden yararlanabilecektir. Bu durumda mükellefin madde hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.

 

Toplam Gecikme Zammı Tutarı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)

Hesaplanan Yİ-ÜFE Tutarı

 

 

 

=

1.050,05 x 419,43

=

525,03 TL

838,88

 

 

formülü kullanılacak ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir

Kalan (1.050,05 - 525,03=)525,02 TL gecikme zammının ise takip ve tahsiline devam edilecektir.

Örnek 18- Bu Tebliğin I/B-2.2. bölümündeki 4 numaralı örnekte yer alan mükellefin maddeye göre belirlenen tutarı 12 taksitte ödemek istediğini, ancak 5 taksiti süresinde ödediğini, kalan 7 taksiti ödemediğini varsaydığımızda, bu mükellefin madde kapsamında yararlanacağı tutar şu şekilde hesaplanacaktır.

Ödenecek Toplam Tutar: [(40.500,00 + 10.888,40) x 1,10=]56.527,24 TL olup (56.527,24/12=)4.710,60 TL, bir taksitte ödenecek tutardır. Buna göre, mükellef 5 taksitte toplam (4.710,60 x 5=)23.553,00 TL ödeme yapmıştır.

Ancak, mükellefin madde hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiş kısmı dikkate alınacaktır.

Buna göre, katsayı hariç olmak üzere yapılandırılan alacağa yönelik olarak taksitler içerisinde ödenmiş olan tutar, katsayının tatbik edildiği tutarın taksit sayısına bölünmesi ve ödenen taksit sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacaktır.

Taksitler içerisinde katsayı hariç ödenen tutar [(51.388,40 / 12=)4.282,37 x 5=] 21.411,85 TL'dir.

                Mükellefin maddeden yararlanacağı tutarın yapılandırılan borçlarına mahsubunda Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılanan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.

Mükellefin, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi gereğince vergi aslından yararlanacağı tutarın "K" olduğu varsayılmıştır.

 

 K

=

Alacak Aslı (Vergi) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

 

 

 

 

 K

  =

20.000,00 x 21.411,85

                      51.388,40

 

 K    = 8.333,34 TL olarak hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, madde hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (8.333,34 x %22,056=)1.838,00 TL ile birlikte (8.333,34 + 1.838,00=)10.171,34 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, yıllık gelir vergisinin kalan (20.000,00-8.333,34=)11.666,66 TL'si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

Diğer taraftan, 20.000,00 TL vergi aslı için hesaplanan gecikme faizi yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak hesaplanan 2.066,00 TL Yİ-ÜFE tutarına karşılık kısmi ödeme nedeniyle mahsup edilecek tutar ile takip edilecek gecikme faizi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

Yıllık gelir vergisi kanuni süresinde beyan edildiğinde iki eşit taksitte ödenmektedir. Kanuni süresinden sonra tahakkuk ettirilen yıllık gelir vergisi için gecikme faizi, taksitlerin kanuni ödeme süreleri dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu çerçevede örnek olayda gecikme faizi ve gecikme faizi yerine tahsil edilecek Yİ-ÜFE tutarının hesabında da yıllık gelir vergisi taksitlerinin kanuni ödeme süreleri esas alınmıştır.

Mükellefin, madde gereğince gecikme faizinden yararlanacağı tutar (R=R1+R2);

R1= Yıllık Gelir Vergisi 1. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Maddeden Yararlanacağı Tutar: (8.333,34 / 2=)4.166,67 x %11,65 = 485,42 TL'dir.

R2= Yıllık Gelir Vergisi 2. Taksit Tutarına İsabet Eden Gecikme Faizinin Maddeden Yararlanacağı Tutar: (8.333,34 / 2=)4.166,67 x %9,01 = 375,42 TL'dir.

R= 485,42+375,42=860,84 TL olacağından, (3.630,00 - 860,84=)2.769,16 TL gecikme faizinin takibine devam edilmesi gerekmektedir.

 

Mükellefin, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi gereğince vergi ziyaı cezasından yararlanacağı tutarın "X" olduğu varsayılmıştır.

 

X

=

Alacak Aslı (Vergi Ziyaı Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

 

 

 

X

=

20.000,00 x 21.411,85

 

51.388,40

 

 

X   =   8.333,34 TL olarak hesaplanacaktır.

 

Bu tutar, madde hükümlerine göre Yİ-ÜFE aylık değişim oranı uygulanarak bulunan (8.333,34 x %22,056=)1.838,00 TL ile birlikte (8.333,34 + 1.838,00=)10.171,34 TL olarak vergi ziyaı cezası ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, vergi ziyaı cezasının kalan (20.000,00-8.333,34=)11.666,66 TL'si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

 

Mükellefin, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi gereğince özel usulsüzlük cezasından yararlanacağı tutarın "Y" olduğu varsayılmıştır.

 

Y

 =

Alacak Aslı (Özel Usulsüzlük Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

                 Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)

 

Y

 =

500,00 x 21.411,85

                      51.388,40

 

Y  = 208,33 TL olarak hesaplanacaktır.

 

                Yapılandırılan 500,00 TL özel usulsüzlük cezasına karşılık 208,33 TL ödeyen mükellefin maddeden ödediği tutar kadar yararlandırılmasında yapılandırma öncesi tutarında dikkate alınması gerektiğinden, yapılandırma öncesi 1.000,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına karşılık Kanundan yararlanılacak tutar (M) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

 

M

=

Yapılandırma Öncesi Alacak Aslı x Özel Usulsüzlük Cezasına Karşılık Ödenen Tutar

Yapılandırılmış Tutar

 

 

M

 =

1.000,00 x 208,33

500,00

               

 

M =  416,66 TL Kanundan yararlanılacaktır.

Borçludan özel usulsüzlük cezası olarak  (1.000,00 - 416,66=) 583,34 TL tutar takip edilecektir.

Örnek 19- Mükellef, madde kapsamında yapılandırılan katma değer vergisi borcuna ilişkin Aralık/2014 ve Şubat, Nisan, Haziran/2015 aylarında ödemesi gereken taksitlerini vadelerinde ödemiş olmakla birlikte; madde kapsamında yapılandırılmasını talep ettiği katma değer vergisi ile ilgili olarak Ocak, Şubat ve Mart/2015 aylarında beyanı üzerine tahakkuk eden vergilerini ödeme süresi içerisinde ödememiştir.

Bu durumda, mükellef taksitlendirme süresince bir takvim yılında tahakkuk eden katma değer vergisini üç defa ödemeyerek maddeden yararlanma şartını ihlal ettiğinden, ihlalin gerçekleştiği Mart/2015 ayı sonuna kadar ödediği Aralık/2014 ve Şubat/2015 taksit tutarları için 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükümlerinden yararlanacak, Nisan ve Haziran/2015 taksit tutarları için ise anılan madde hükümlerinden yararlanamayacaktır.

Ancak, mükellefin Aralık/2014 ve Şubat, Nisan, Haziran/2015 taksitlerini 31/3/2015 tarihinden önce ödemiş olması halinde, bu taksit tutarlarının tamamı için anılan madde hükümlerinden yararlanabileceği tabiidir.

Ç- TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN ALACAKLAR

6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin on dördüncü fıkrasının (a) bendinde, belli tutarın altında kalan idari para cezalarının, (b) bendinde ise belli tutarın altında kalan amme alacaklarının tahsilinden vazgeçilmesi düzenlenmiştir.

1. TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN 120 TL'NİN ALTINDAKİ İDARİ PARA CEZALARI

Maddenin on dördüncü fıkrasının (a) bendinde "a) 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu maddesine göre verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, 31/12/2013 tarihinden (bu tarih dâhil) önce idari yaptırım kararı verildiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve genel bütçeye gelir kaydı gereken ve her bir kabahat için 120 Türk lirasının (bu tutar dâhil) altında kalan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların ve bunlara bağlı ferî alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu bent kapsamına giren ve mülga 5539 sayılı Kanun ile 6001 sayılı Kanun gereğince verilen idari para cezası ile birlikte ilgilisine tebliği gereken ve tutarı 12 Türk lirası ve altında kalan geçiş ücretleri için de bu bent hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Anılan bent kapsamına; idari yaptırım kararı 31/12/2013 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmiş olan ve tür olarak 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5326 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine göre verilenler hariç olmak üzere vergi dairesi tarafından takip edilen ve genel bütçeye gelir kaydı gereken idari para cezalarının tamamı ile tutarı 12,00 TL ve altında kalan geçiş ücretleri girmektedir. Bu nedenle, bent kapsamına girmeyen alacakların terkin edilmemesine özellikle dikkat edilecektir.

Diğer taraftan, tür olarak bent kapsamına girdiği halde ilgili kabahate ilişkin olarak verilen idari para cezasının tutar olarak 120,00 TL'nin üzerinde olması halinde bu idari para cezaları terkin edilmeyecektir.

Ayrıca, verildiği tarih itibarıyla 120,00 TL'nin üzerinde olan idari para cezalarına karşılık yapılan tahsilatlar nedeniyle Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla bakiye tutarı 120,00 TL'nin altında kalanlar da terkin edilmeyecektir.

Anılan bentte, kapsama giren idari para cezaları ile geçiş ücretlerinden Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla;

- Tebliğ edilmemiş olanların ilgilisine tebliğ edilmemesi,

- Tebliğ edilmiş olanların ve bunlara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilmesi,

esası getirilmiştir.

Buna göre, bent kapsamına giren alacaklar için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca; 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihine kadar tebliğ edilmemiş olan idari yaptırım kararları bu tarihten sonra tebliğ edilmeyecek, bu tarihten önce tebliğ edilmesine rağmen tahsil edilmemiş olanlar ise tahsil edilmeyecek ve tahsil için ilgili vergi dairesine gönderilmeyecektir.

Bent kapsamında olan alacaklardan, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vergi dairesine intikal ettirildiği halde henüz tahsil edilememiş olanların tahsilinden vazgeçilecektir. Ancak, Kanunun yayımlandığı tarihten önce bu alacaklara yönelik yapılmış olan tahsilatlar red ve iade edilmeyecektir.

2. TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN 50 TL'Yİ AŞMAYAN AMME ALACAKLARI

Maddenin on dördüncü fıkrasının (b) bendinde "b) Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31/12/2007 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 50 Türk lirasını aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı ferî alacakların, aslı ödenmiş ferî alacaklardan tutarı 100 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir." hükmü yer almaktadır.

 Bu bentte, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan belli tutarın altındaki alacakların tahsilinden vazgeçilmesine yönelik hükümlere yer verilmiştir.

Anılan bent kapsamına;

- Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan,

- Vadesi 31/12/2007 tarihinden (bu tarih dahil) önce olan,

- Her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla aslı 50,00 TL'yi aşmayan (tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer'iler dahil),

- Aslı ödenmiş fer'i alacaklardan tutarı 100,00 TL'yi aşmayan,

- Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olan,

alacaklar girmektedir.

Buna göre, vergiler, vergi cezaları, kaynak kullanımını destekleme fonu alacakları, ecrimisiller, adli para cezaları, idari para cezaları, yiyecek bedelleri gibi amme alacakları bu bent kapsamında terkin edilecektir.

Diğer taraftan, bent kapsamına alacağın gelir kaydedileceği bütçe ayrımı yapılmaksızın Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanuna göre takip edilmekte olan alacakların tamamı girdiğinden, bu alacaklar bentte belirtilen diğer şartlara sahip olmaları kaydıyla terkin edilecektir.

Örneğin; 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ve dolayısıyla özel bütçeli olan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun (YURTKUR) 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Kanun kapsamında verdiği öğrenim kredilerinin süresinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsili için ilgili vergi dairesine gönderilmesi üzerine yapılan tahsilatlar YURTKUR'a aktarılmaktadır. Bu alacaklar vergi dairelerince takip edilmekle birlikte bent hükmü ile YURTKUR'un; vadesi 31/12/2007 tarihinden önce olan ve vergi dairesine takip için aktarıldığı halde 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tahsil edilememiş olan her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla alacak aslı 50,00 TL'yi aşmayan ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer'i alacaklar ile aslı ödenmiş fer'i alacaklardan tutarı 100,00 TL'yi aşmayan alacaklarının da tahsilinden vazgeçilecektir. Bu alacak türüyle ilgili yapılacak terkinde kredinin son taksite ilişkin vadesinin 31/12/2007 tarihinden önce olması ve ödenmemiş kredi tutarının toplamının 50,00 TL'yi aşmaması gerekmektedir.

Öte yandan, bentte aranan diğer şartların yanında alacak aslının 50,00 TL'yi aşmaması halinde bu alacak aslı ile tutarına bakılmaksızın bu asla tatbik edilen fer'ilerin tamamı terkin edilecektir. Ayrıca, alacak aslı ödenmiş olan fer'i alacaklardan tutarı 100,00 TL'yi aşmayan alacak tutarları da terkin edilecektir.

Örneğin; 2005 takvim yılının 2. gelir geçici vergi dönemine ilişkin beyanname, süresinde verilmiş olmasına rağmen vergi ödenmemiştir. 2005 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi Mart/2006 ayında süresinde verilmiştir. Ödenmeyen geçici vergi, yıllık beyanname verilmesi nedeniyle terkin edildiğinden, geçici verginin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan 85,00 TL tutarındaki gecikme zammı 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiştir. Söz konusu gecikme zammının aslı bulunmadığından ve tutarı 100,00 TL'yi aşmadığından bu bent kapsamında tahsilinden vazgeçilecektir.

D- DİĞER HUSUSLAR

1. Madde hükümlerine göre yazılı olarak yapılması gereken başvuruların taahhütlü posta veya APS ile gönderilmesi halinde postaya verildiği tarih, adi posta ile gönderilmesi halinde ise tahsil dairesinin kayıtlarına intikal ettiği tarih başvuru tarihi olarak dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, başvuruların Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (http://www.gib.gov.tr/) üzerinden internet vergi dairesine erişmek suretiyle yapılması halinde, başvuru tarihi elektronik ortamda başvurunun yapıldığı tarih olacaktır.

2. Bu Tebliğin ekleri, mükelleflerce çoğaltılmak suretiyle kullanılabilir.

3. Tüzel kişiler ya da tüzel kişiliği haiz olmayan teşekküller için madde hükümlerinden yararlanma başvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır.

4. 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihi itibarıyla haklarında 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre iflasının açılmasına karar verilen gerçek ve tüzel kişilerin madde hükümlerinden yararlanabilmeleri için iflas işlemlerini yürüten iflas idaresinin ilgili vergi dairesine yazılı olarak müracaat etmesi zorunludur.

Bununla birlikte, iflas halindeki tüzel kişiliklerin ortaklarının ve kanuni temsilcilerinin 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumlu oldukları borçlar için madde hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.

2004 sayılı Kanunun 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen iflas ertelemesine ilişkin hükümler çerçevesinde iflas ertelemesine karar verilen şirkete veya kooperatife mahkemece erteleme kararıyla birlikte kayyım atanmaktadır. Mahkeme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma verebileceği gibi yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğini kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir. Haklarında iflas ertelemesi kararı bulunan şirketler ve kooperatifler 6552 sayılı Kanuna göre yapacakları başvurularını haklarında verilmiş mahkeme kararına göre temsile yetkili kişiler vasıtasıyla yapacaklardır.

5. 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi hükmünden, 213 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanunda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanabileceklerdir.

1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca mükellefle birlikte borcun ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunanların da madde hükümlerinden yararlanmaları mümkündür.

Asıl amme borçlusu ile birlikte borcun ödenmesinden birden fazla kişinin sorumlu olması halinde bu kişilerce madde hükümlerinden farklı taksit seçenekleri seçilmek suretiyle yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

6. Adi ve kollektif şirketlerde ortak olanlar şirketin borçlarının tamamı üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, bu ortaklar da sorumlu oldukları bu borçlar için madde hükmünden yararlanabileceklerdir.

7. Maddenin on üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre alacakları yapılandırılan ve 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacakların madde kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.

Bilindiği gibi, 6111 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendi ile il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlara, anılan Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarlarını genel taksit süresinden daha uzun sürede ikişer aylık dönemler halinde azami otuz altı eşit taksitte; Gençlik ve Spor Bakanlığına, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulanan spor kulüplerine ise azami kırk iki eşit taksitte ödenmesi imkanı verilmiştir. Dolayısıyla, bu borçluların anılan Kanun kapsamında yapılandırılan borçları ilgisine göre, altı, dokuz, on iki, on sekiz, yirmi dört, otuz, otuz altı ve kırk iki eşit taksit halinde ödemeleri mümkün bulunmaktadır.

Bu itibarla, 6111 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandırarak yirmi dört, otuz, otuz altı ve kırk iki eşit taksit seçeneklerini tercih eden mükelleflerden taksit ödemesi 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla devam edenlerin bu borçları için madde hükmünden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandırdığı halde yükümlülüklerini yerine getirmediği için yararlanma haklarını kaybeden borçluların 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamındaki borçları için madde hükmünden yararlanabilecekleri tabiidir.

8. Maddenin on üçüncü fıkrasının (ç) bendinde "ç) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 5 inci maddesi ile 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almakta olup, anılan Kanunlar uyarınca uzlaşma hükümlerinden yararlanan kuruluşların uzlaşılan borçlarının madde kapsamında yapılandırılmamasına özellikle dikkat edilecektir.

9. 6552 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna istinaden tüzel kişiliği sona eren mahallî idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile mahallî idare birliklerinin; büyükşehir belediyesine ve büyükşehir ilçe belediyesine dönüşen belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının, birleşme/dönüşme/katılma veya devir yoluyla ilçe belediyelerine, büyükşehir belediyelerine ve/veya bağlı kuruluşlarına veya köye dönüşen belediyelerin il özel idaresine geçen ve kamu kuruluşları ile İller Bankası Anonim Şirketi'ne olan kamu ve özel hukuka tabi borçlarının bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla işlemiş olan ferîleri yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile devrolan borcun asli unsurunun toplamı herhangi bir faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi ferî alacak uygulanmaksızın bu idarelerin genel bütçe  vergi  gelirleri  tahsilat  toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesindeki esaslar dâhilinde ve 6360 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin dördüncü fıkrası da dikkate alınmak suretiyle tahsil edileceğinden, bu borçların 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında yapılandırılmaması gerekmektedir.

Ancak, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, tüzel kişiliği sona eren mahallî idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile mahallî idare birliklerinin; büyükşehir belediyesine ve büyükşehir ilçe belediyesine dönüşen belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının, birleşme/dönüşme/katılma veya devir yoluyla (a) bendinde belirtilen idarelere devredilen borçları dışında kalan ve 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinde belirtilen diğer kamu idarelerine devredilen ve kamu kuruluşları ile İller Bankası Anonim Şirketi'ne olan kamu ve özel hukuka tabi borçları da (a) bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde yeniden hesaplanarak ilgili kamu idaresinden tahsil edileceği düzenlenmiştir. Buna göre, 6360 sayılı Kanun kapsamında kendisine borç devredilen ve 5779 sayılı Kanun kapsamında genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden pay ayrılması söz konusu olmayan kamu idarelerinin, devraldıkları ve 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında olan bu borçları için bu maddeden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

10. Madde hükümlerinden yalnızca kesinleşmiş alacaklar için yararlanılması mümkün olduğundan, bu alacakların takibiyle ilgili olarak dava açmamaları, açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, madde hükümlerinden yararlanabilmeleri için başvuru süresinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.

Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairelerine verilecek ve dilekçelerin bu dairelere verildiği tarih, yargı merciine verildiği tarih sayılacak ve tahsil dairelerince bu dilekçelerin bir örneği ilgili yargı merciine gönderilecektir.

Maddeden yararlanmak için elektronik ortamda başvuruda bulunan borçluların, madde hükmünden yararlanabilmeleri için ıslak imzalı dilekçelerini ilgili tahsil dairesine Tebliğin (I/B-1.) bölümünde belirtilen şekilde göndermeleri şarttır.

Diğer taraftan, maddenin altıncı fıkrası hükmüne göre, madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmayacak ve bu kararlar ile hükmedilmiş yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması halinde bunlar karşılıklı olarak talep edilemeyecektir. 

11. 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (ç) bendinde, "ç) Bu madde kapsamında ödenmesi gereken tutarlar; il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ikişer aylık dönemler hâlinde azami otuz altı eşit taksitte ödenebilir. Bu takdirde bu bent hükmüne göre hesaplanacak katsayı yirmi dört eşit taksit için (1,20), otuz eşit taksit için (1,25), otuz altı eşit taksit için (1,30) olarak uygulanır." hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlara, madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarlarını genel taksit süresinden daha uzun sürede ikişer aylık dönemler halinde azami 36 eşit taksitte ödenmesi imkanı verilmiştir.

Bu kuruluşların kendilerine verilen imkanı kullanarak ödeme yapmak istemeleri halinde, yapılandırılan alacak tutarına; yirmidört eşit taksit için (1,20), otuz eşit taksit için (1,25) ve otuzaltı eşit taksit için (1,30) katsayısı uygulanacaktır. Katsayı uygulaması bu Tebliğin "I/B-3.2. Taksitle Ödeme ve Katsayı Uygulaması" bölümüne göre yapılacaktır.

Diğer taraftan, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar dışında kalan il özel idareleri ve belediyelere ait tüzel kişiler, maddenin dokuzuncu fıkrasının (ç) bendinin tanıdığı imkandan yararlanamayacaklardır.

12. 6552 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen geçici 60 ıncı maddenin onaltıncı fıkrasında, "(16)..., bu madde ile bu maddeyi ihdas eden Kanunun 73 üncü maddesi kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince ikişer aylık dönemler hâlinde azami kırk iki eşit taksitte ödenebilir. Bu takdirde bu bent hükmüne göre hesaplanacak katsayı yirmi dört eşit taksit için (1,20), otuz eşit taksit için (1,25), otuz altı eşit taksit için (1,30) ve kırk iki eşit taksit için (1,35) olarak uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye'de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerine, madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarlarını ikişer aylık dönemler halinde azami 42 eşit taksitte ödeme imkanı tanınmıştır. Spor kulüplerinin bu imkandan yararlanabilmeleri için başvuru sırasında Gençlik ve Spor Bakanlığına ya da Türkiye Futbol Federasyonuna veya özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulübü olduklarını belirten belgeyi ibraz etmeleri gerekmektedir.

Bu kulüplerin dernek veya şirket şeklinde örgütlenmiş olması madde ile verilen imkandan yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir. Spor kulüplerinden aranılan amme alacaklarıyla ilgili olarak ikincil sorumluluğu bulunan kişiler de bu borçlar için bu hükümden yararlanabilecektir. 

Madde hükmüne göre, bu kulüplerin kendilerine verilen imkanı kullanarak ödeme yapmak istemeleri halinde, yapılandırılan alacak tutarına; yirmidört eşit taksit için (1,20), otuz eşit taksit için (1,25), otuzaltı eşit taksit için (1,30) ve kırkiki eşit taksit için (1,35) katsayısı uygulanacaktır. Katsayı uygulaması bu Tebliğin "I/B-3.2. Taksitle Ödeme ve Katsayı Uygulaması" bölümüne göre yapılacaktır.

13. Maddenin on üçüncü fıkrasının (b) bendine göre, maddeden yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi herhangi bir fer'i alacak tatbik edilmeyecektir.

14. 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin onbeşinci fıkrası gereğince, madde kapsamına giren alacaklara karşılık;

- Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar,

- Madde kapsamında tahsil edilen tutarlar,

- Maddenin onüçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında maddeden yararlanmak istenen ve 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca yapılan tecile ilişkin olarak tahsil edilen faizler,

red ve iade edilmeyecektir.

15. Borçlu tarafından madde kapsamında yapılan ödemelerin kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılması durumunda, borç kredi kartı ile ödeme işleminin gerçekleştiği anda ödenmiş olacağından, bu şekilde yapılmış olan ödemeler yönünden de varsa ödenen alacaklara ilişkin tatbik edilmiş hacizler ödeme nispetinde kaldırılacak ve alınmış teminatlar iade edilecektir.

Kredi kartıyla son taksiti de içerecek şekilde ödeme yapılması halinde;

- Kredi kartıyla yapılan ödemelerin ilişkin olduğu motorlu taşıtların satış ve devrine ait ilişik kesme belgesi verilebileceği,

- Kredi kartı ile yapılan ödeme tarihinden itibaren maddenin yedinci fıkrasında yer alan taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenme şartı aranılmayacağı,

tabiidir.

16. 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce, vergi mevzuatında yer alan düzenlemeler nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan mükellefler diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için madde hükümlerinden yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden vazgeçtiklerini bağlı bulundukları vergi dairesine, birden fazla vergi dairesine mahsup talepli borçları olması halinde, her birine ayrı ayrı maddeden yararlanmak için belirlenen başvuru süresi içerisinde ekte bir örneği yer alan (EK:4) dilekçeyle bildirmeleri gerekmektedir.

Mükellefin kendi borcu dışında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü şahısların borçlarına mahsup talebi olması halinde ise mahsup talebinden vazgeçebilmesi için borcuna mahsup istenen üçüncü şahsın da bu konuya yönelik irade beyanı aranılacaktır. Bu takdirde, mükellefin üçüncü şahıs lehine yaptığı mahsup talebi hükümsüz kalacaktır. Lehine mahsup talep edilen üçüncü şahsın ise mükellefin irade beyanı olmadan yapılandırılan borçlarına mahsubunu talep edebileceği tabiidir.

Bununla birlikte, mahsup talebinden vazgeçen mükelleflerin, mahsup talebine konu iade alacaklarını madde kapsamındaki taksitlerine maddenin on ikinci fıkrasına göre veya madde kapsamında yapılandırılmayan vergi borçlarına ilgili mevzuat uyarınca mahsubunu talep etmeleri mümkündür. Bu durumda, mahsuba esas alınacak tarih, Kanunun yayımlandığı tarihten sonra yaptıkları başvuru esas alınarak belirlenecektir.

Diğer taraftan, katma değer vergisi iade alacağının vergi borcuna mahsubunu talep eden ve vergi borcunu madde hükmüne göre ödemek üzere bu mahsup talebinden vazgeçen mükelleflere anılan alacaklarının, mahsubundan vazgeçilen borcun söz konusu madde kapsamında yapılandırılmasından sonra hesaplanan taksit tutarları toplamını aşan kısmı ilgili mevzuat hükümlerine göre ve 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi de göz önünde bulundurularak nakden iade edilebilecektir.

17. Madde kapsamında borçları yapılandırılan mükellefler tarafından, borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi halinde taksitlendirme ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiş borcun bulunmadığına dair yazı verilecektir.

18. 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca madde kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye bağlı kesilen vergi cezaları ve bunlara bağlı fer'i amme alacakları yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, madde hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit ödeme süresi sonuna kadar taşıtlarının fenni muayenelerini yaptırmalarına ve uçuşa elverişli belgelerini almalarına imkan verilecektir.

Ancak, taşıtın satış ve devri halinde taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranılacağı tabiidir.

19. Maddenin on üçüncü fıkrasının (c) bendinde, maddeye göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak tatbik edilen hacizlerin yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden teminatların iade edileceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, madde kapsamındaki borçlarını ödemek üzere başvuran ve borçlarına karşılık ödemede bulunan mükelleflerin mal varlığına tatbik edilen hacizler, bu malların bölünebilir nitelikte olması ve haczin devam edeceği malların amme alacağını karşılayacak değerde olması halinde, ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.

Bu hüküm çerçevesinde, borçları madde hükmüne göre taksitlendirilen mükelleflerin teminat değişikliği talepleri de değerlendirilebilecektir.

20. Madde hükümlerinden yararlanmak için açılmış davalardan vazgeçilmesi şart olduğundan, borçlular tarafından maddeden yararlanmak için yapılan başvurular üzerine tahsilat işlemlerinden dolayı açılmış davalar sulh yoluyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca alacağın takibi için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılmış olan davalara konu alacaklar için madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunulması halinde, ödeme emrine karşı açılmış davalardan da vazgeçildiğinden, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince %10 oranındaki haksız çıkma zammı talep edilmeyecektir.

21. Madde kapsamında yapılandırılan alacaklara ilişkin zamanaşımı süreleri, 6552 Kanunun geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrası ve 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının on birinci bendi hükmü dikkate alınarak tayin edilecektir.

22. Madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunmayan ya da borçları madde kapsamına girmeyen mükelleflerden aranılan amme alacaklarının takip ve tahsiline devam edilecektir.

II- KANUNUN 74 ÜNCÜ MADDESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

A- KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE MEVCUT OLMAYAN KASA MEVCUDU VE ORTAKLARDAN ALACAKLARIN BEYANI

6552 sayılı Kanunun 11/9/2014 tarihinde yürürlüğe giren 74 üncü maddesi hükmü ile bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerine, 31/12/2013 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiştir.

1. Kapsam

Bu hüküm, sadece bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır.

2. Bilanço Düzenleme ve Beyan

Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2013 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan

- Kasa mevcutlarını,

- İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın son günü olan 31/12/2014 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir. (Ek: 5)

Kanunun 74 üncü maddesi hükmü uyarınca verilmesi gereken ve elektronik ortamda gönderilebilen beyannamenin, kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. Elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayanlarca, söz konusu beyan kurumlar vergisi mükellefiyeti yönünden bağlı olunan vergi dairelerine kağıt ortamında yapılabilecektir.

İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarının belirlenmesinde, tek düzen hesap planında yer alan "131. Ortaklardan Alacaklar" ve "231. Ortaklardan Alacaklar" toplamından "331. Ortaklara Borçlar" ve "431. Ortaklara Borçlar" toplamının çıkarılması sonucunda kalan net tutar dikkate alınacaktır.

Söz konusu beyan sonucunda aşağıdaki esaslara göre kayıtlar düzeltilebilecektir.

3. Vergisel Yükümlülükler ve Muhasebe Kayıtları

Bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklardan alacaklar tutarlarını düzeltmek için beyanda bulunan mükellefler, beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplayacak ve hesaplanan vergiyi beyanname verme süresi içinde ödeyeceklerdir. Bu süre içerisinde ödenmeyen bu vergiler 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammıyla birlikte takip edilecektir.

Söz konusu tutarların beyanı üzerine, defter kayıtlarının düzeltilmesi gerekeceği tabiidir.

Örnek 1- (A) Anonim Şirketinin, 31/12/2013 tarihi itibarıyla düzenlediği bilançosunda kasa hesabında 300.000 TL görülmekle birlikte fiilen kasada bulunmayan tutar 290.000 TL'dir. Şirketin dönem içindeki faaliyetleri sonucunda, beyan tarihi olan 24/10/2014 tarihi itibarıyla kasa hesabının mevcudu 400.000 TL olarak görülmektedir.

Anılan mükellef, her ne kadar beyan tarihi itibarıyla kasa mevcudu 400.000 TL olsa da, 31/12/2013 tarihli bilançosunu baz almak suretiyle bu tarih itibarıyla var olan kasa mevcudu içinde fiilen kasada bulunmayan tutarları esas alacak, bu tutarın 290.000 TL olması nedeniyle, bu tutarı beyan edecek ve beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan vergiyi beyanname verme süresi sonuna (31/12/2014 tarihine) kadar ödeyecektir.

 

Bu çerçevede;

Beyan tutarı        :                                                               290.000 TL

Hesaplanan vergi               :                               (290.000 x %3=)         8.700 TL

 

 - Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan kasa mevcudunun, kasa hesabından düşülmesi:

 

___________________________24/10/2014__________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             290.000 TL

        ZARARLAR

       (6552 sayılı Kanunun 74. maddesi)

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

 

                                                  100 KASA                                                       290.000 TL

______________________________ / _______________________________

 

 

 

- Verginin hesaplanması:

 

 

___________________________24/10/2014__________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             8.700 TL

        ZARARLAR

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

 

                                                  360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR            8.700 TL

_____________________________ / ________________________________

 

 - Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan kasa mevcudundan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:

 

___________________________24/10/2014__________________________

 

950 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN           298.700 TL

       GİDERLER

 

                                   951 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN       298.700 TL

                                         GİDERLER ALACAKLI HESABI

_____________________________ / ________________________________

 

Örnek 2- (K) Anonim Şirketinin, 31/12/2013 tarihi itibarıyla düzenlediği bilançosunda kasa hesabında 400.000 TL görülmekte olup, dönem içindeki faaliyetleri sonucunda, beyan tarihi olan 28/10/2014 tarihi itibarıyla kasa mevcudu 220.000 TL'dir.

Anılan mükellef, her ne kadar, 31/12/2013 tarihli bilançosunu baz almak suretiyle bu tarih itibarıyla var olan kasa mevcudu 400.000 TL olsa da, beyan tarihi itibarıyla kasa mevcudu 220.000 TL olduğundan, fiilen kasada bulunmayan kısım esas alınmak suretiyle en fazla bu tutar (220.000 TL) kadar beyanda bulunabilecektir.

Bu tutarın 200.000 TL'lik kısmının kasada fiilen bulunmadığı varsayıldığında beyan edilecek tutar ve üzerinden hesaplanacak vergi aşağıdaki gibi olacaktır.

 

Beyan tutarı         :                                                              200.000 TL

Hesaplanan vergi               :                               (200.000 x %3=)        6.000 TL

Beyanla ilgili muhasebe kayıtları da aşağıdaki şekilde olacaktır.

 

- Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan kasa mevcudunun, kasa hesabından düşülmesi:

 

___________________________28/10/2014__________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             200.000 TL

        ZARARLAR

       (6552 sayılı Kanunun 74. maddesi)

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

                                                                                                                                             100 KASA                                             200.000 TL

_____________________________ / ________________________________

 

- Verginin hesaplanması:

 

___________________________28/10/2014__________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             6.000 TL

        ZARARLAR

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

 

                                   360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR            6.000 TL

_____________________________ / ________________________________

 

- Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan kasa mevcudundan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:

 

___________________________28/10/2014__________________________

 

950 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN           206.000 TL

       GİDERLER

 

                                   951 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN       206.000 TL

                                          GİDERLER ALACAKLI HESABI

_____________________________ / ________________________________

 

Örnek 3- (C) Anonim Şirketinin, 31/12/2013 tarihli bilançosunda ortaklardan alacak ve ortaklara borç tutarları, bilanço hesapları itibarıyla aşağıdaki gibi olup, beyan tarihi olan 21/10/2014 tarihi itibarıyla bu tutarların değişmediği varsayılmıştır.

 

- 131. Ortaklardan Alacaklar hesabı                                    300.000 TL

- 231. Ortaklardan Alacaklar hesabı                                    150.000 TL

- 331. Ortaklara Borçlar hesabı                                         (170.000) TL

- 431. Ortaklara Borçlar hesabı                                         (120.000) TL

Bu çerçevede;

               Beyan tutarı        : [(300.000 + 150.000) - (170.000 + 120.000) =] 160.000 TL

               Hesaplanan vergi: (160.000 x %3=)                                                     4.800 TL

olacaktır.

 

Anılan mükellef, söz konusu tutarı beyan edecek ve beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan vergiyi beyanname verme süresinde ödeyecektir.

Beyanla ilgili muhasebe kayıtları aşağıdaki şekilde olacaktır.

- Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan ortaklardan alacakların düşülmesi:

 

___________________________21/10/2014__________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             160.000 TL

        ZARARLAR

       (6552 sayılı Kanunun 74. maddesi)

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

 

                             131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR             130.000 TL

                             231 ORTAKLARDAN ALACAKLAR               30.000 TL

_____________________________ / ________________________________

 

- Verginin hesaplanması:

 

___________________________21/10/2014__________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             4.800 TL

        ZARARLAR

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

 

                                   360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR            4.800 TL

_____________________________ / ________________________________

 

- Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan ortaklardan alacaklardan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:

 

___________________________21/10/2014__________________________

 

950 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN           164.800 TL

       GİDERLER

 

                                   951 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN       164.800 TL

                                         GİDERLER ALACAKLI HESABI

_____________________________ / ________________________________

 

Örnek 4- (Y) Limited Şirketinin, 31/12/2013 tarihli bilançosunda ortaklardan alacak ve ortaklara borç tutarları bilanço hesapları itibarıyla aşağıdaki gibidir.

 

- 231. Ortaklardan Alacaklar hesabı                                       400.000 TL

- 431. Ortaklara Borçlar hesabı                                         (160.000) TL

Beyan tarihi itibarıyla ise ortaklardan alacak ve ortaklara borç tutarları şu şekildedir.

- 131. Ortaklardan Alacaklar hesabı                                       100.000 TL

- 231. Ortaklardan Alacaklar hesabı                                       360.000 TL

- 331. Ortaklara Borçlar hesabı                                          (200.000) TL

Bu çerçevede, beyan tarihi itibarıyla ortaklardan (net) alacak tutarı;

[(100.000 + 360.000) - (200.000) = ]  260.000 TL olsa da

 

31/12/2013 tarihi itibarıyla ortaklardan (net) alacak tutarı;

(400.000 - 160.000 = ) 240.000 TL'dir.

Buna göre;

Beyan tutarı        : (400.000 - 160.000 = )    240.000 TL

Hesaplanan vergi               : (240.000 x  %3 = )               7.200 TL

olacaktır.

Anılan mükellef, söz konusu tutarı beyan edecek ve beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan vergiyi beyanname verme süresinde ödeyecektir.

Öte yandan, (Y) Limited Şirketinin 31/12/2013 tarihli bilançosundaki "231. Ortaklardan Alacaklar" hesabında görülen tutarın 100.000 TL'lik kısmı dönemsellik ilkesi uyarınca "131. Ortaklardan Alacaklar" hesabına aktarılmıştır.

Beyanla ilgili muhasebe kayıtları aşağıdaki şekilde olacaktır.

- Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan ortaklardan alacakların düşülmesi:

 

_____________________________ / ________________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             240.000 TL

        ZARARLAR

       (6552 sayılı Kanunun 74. maddesi)

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

 

                                   131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR           100.000 TL

                                   231 ORTAKLARDAN ALACAKLAR           140.000 TL

_____________________________ / ________________________________

 

 

- Verginin hesaplanması:

 

_____________________________ / ________________________________

 

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE             7.200 TL

        ZARARLAR

       (Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

 

                                   360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR            7.200 TL

_____________________________ / ________________________________

 

- Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan ortaklardan alacaklardan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:

 

_____________________________ / ________________________________

 

950 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN           247.200 TL

        GİDERLER

 

                951 KANUNEN KABUL EDİLMEYEN       247.200 TL

                      GİDERLER ALACAKLI HESABI

_____________________________ / ________________________________

 

Öte yandan, mükelleflerce kâr dağıtımı yapılması halinde, ticari bilanço açısından dağıtılabilir ticari kâr tutarı, 6552 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi kapsamında beyan edilen ve "689 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabı altında muhasebeleştirilen tutarlar dikkate alınmaksızın tespit olunacaktır.

4. Esas Alınacak Bilanço

Kanunun 74 üncü maddesi kapsamında beyanda bulunacak mükelleflerin, kurumlar vergisi beyannamesi ekinde vermiş oldukları 31/12/2013 tarihli bilançolarını dikkate almaları gerekmektedir.

Özel hesap dönemi kullanan mükellefler ise 2013 yılı içerisinde sona eren hesap dönemlerine ilişkin olarak vermiş oldukları kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan bilançolarını esas alacaklardır.

Dolayısıyla, mükelleflerin kanuni süresinden sonra verdikleri düzeltme beyannamelerinin ekinde yer alan bilançoları dikkate alınmayacaktır. 

5. Diğer Hususlar

5.1. 6552 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecektir.

5.2. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar ile ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir.

5.3. Kurumlar vergisi mükelleflerince 6552 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi hükmü uyarınca yapılan beyanla ilgili olarak, söz konusu tutarların ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine yönelik ilave bir tarhiyat yapılmayacaktır.

5.4. 6552 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi hükmü kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2014 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde beyanname verme süresi içinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması mümkün bulunmaktadır.

Bu çerçevede, hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan kurumlar vergisi mükelleflerinin anılan madde kapsamında yapacakları beyanları nedeniyle, ilgili dönem matrahlarında bir düzeltme ihtiyacı doğması halinde, beyan tarihi itibarıyla 2014 hesap döneminin sona ermiş bulunan geçici vergilendirme dönemlerine ait geçici vergi beyanlarını 31/12/2014 tarihine (bu tarih dahil) kadar düzeltebilmeleri mümkün bulunmaktadır. Özel hesap dönemi kullanan mükelleflerin ise anılan madde kapsamında yapacakları beyanları nedeniyle düzeltme gerekmesi halinde, beyan tarihi itibarıyla cari hesap döneminin sona ermiş bulunan geçici vergi beyanlarını aynı tarihe kadar düzeltebilmeleri mümkündür.

Bu kapsama giren düzeltme işlemleri nedeniyle vergi dairelerince yapılacak ek tarhiyatlar için herhangi bir ceza veya faiz aranmayacaktır.

5.5. Tam tasdik sözleşmesi çerçevesinde daha önceki dönemlerine ilişkin rapor düzenlenmiş bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 6552 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi hükmünden yararlanmaları halinde, raporu düzenleyen yeminli mali müşavirlerin bu işlemlerle sınırlı olarak sorumluluğu aranmayacaktır.

Tebliğ olunur.

 

Ekler için tıklayınız.