- 6111 SAYILI KANUNUN MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINA İLİŞKİN GENEL DÜZENLEMELERİ
- > Matrah ve vergi artırımında bulunmanın mükelleflerimize sağlayacağı imkânlar nelerdir?
- Matrah ve vergi artırımında bulunulması durumunda, matrah ve vergi artırımında bulunulan yıllar için, gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.
- > Artırımdan yararlanan mükellefler hakkında hangi durumlarda artırımda bulunulan yıllar hakkında inceleme yapılabilecektir?
- • Gelir ve kurumlar vergisi ile ilgili artırımda bulunan mükelleflerin, artırımda bulundukları yıllarla ilgili olarak yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesine ilişkin taleplerinin bulunması halinde bu talepleri, bu konuda yayınlanmış olan 252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.
Bu nedenle bu mükellefler hakkında tevkif yoluyla ödenen vergilerin iadesiyle ilgili taleplerle sınırlı kalmak üzere inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir.
• Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden inceleme hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.
Artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme hakkı saklıdır.
• İşverenlerce ücretlilerde vergi indirimi ile asgari geçim indiriminin uygulanmadığı gerekçesiyle ücretlilerin başvuru yapması halinde, bu taleplerin 255 ve 265 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerindeki açıklamalar çerçevesinde sonuçlandırılabilmesi için ilgili talepleri ile sınırlı kalmak üzere gerekli işlemler yapılabilecektir.
- • Gelir ve kurumlar vergisi ile ilgili artırımda bulunan mükelleflerin, artırımda bulundukları yıllarla ilgili olarak yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesine ilişkin taleplerinin bulunması halinde bu talepleri, bu konuda yayınlanmış olan 252 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır.
Bu nedenle bu mükellefler hakkında tevkif yoluyla ödenen vergilerin iadesiyle ilgili taleplerle sınırlı kalmak üzere inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir.
- > Matrah ve vergi artırımında bulunmak istemeyen mükelleflerimizin, kapsama giren dönemlere ilişkin olarak 6111 sayılı Kanunun pişmanlık hükümlerinden faydalanarak beyanda bulunmaları mümkün müdür?
- Matrah ve vergi artırımında bulunmayan gelir, kurumlar ve katma değer vergisi mükelleflerinin, Kanunun 5 inci maddesine göre, kapsama giren dönemlere ilişkin olarak pişmanlık hükümlerinden faydalanarak beyanda bulunmaları mümkün bulunmaktadır. Ancak idarenin, pişmanlık hükümlerinden faydalanarak beyanda bulunan mükellefler hakkında, pişmanlık hükümlerine göre beyanda bulundukları dönemler için vergi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak tarhiyat hakkı saklıdır.
- > 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden kimler yararlanabilir?
- • Yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olan gelir vergisi mükellefleri
• Kurumlar vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olan kurumlar vergisi mükellefleri
• Katma değer vergisi mükellefleri
• Gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar
• İlgili yıllarda faaliyette bulunmakla birlikte mükellefiyet tesis ettirmemiş olanlar
• İlgili yıllarda mükellefiyetleri bulunmakla birlikte, Kanunun yayımı tarihi itibariyle mükellefiyetleri bulunmayanlar veya mükellefiyetlerini terk etmiş olanlar.
- • Yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olan gelir vergisi mükellefleri
- > Kurumlar vergisinden muaf bulunan ve bu nedenle kurumlar vergisi beyannamesi ile muhtasar beyanname vermemiş olan kooperatifler, matrah ve vergi artırımından
yararlanabilir mi?- 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine göre kurumlar vergisinden muaf bulunan ve bu nedenle kurumlar vergisi beyannamesi ile muhtasar beyanname vermemiş olan kooperatifler de 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- > Kurumlar vergisi mükellefleri, kurum kazancından indirilen ve 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre tevkifata tabi kazanç ve iratları için 6111 sayılı Kanunun artırım hükümlerinden yararlanabilirler mi?
- Kurumlar vergisi mükellefleri, ilgili yıllarla ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde kurum kazancından indirilen ve 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine (yatırım indirimi istisnası) göre tevkifata tabi kazanç ve iratlarının bulunması halinde, kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları gibi bu tevkifat matrahlarını da artıracaklardır.
- > Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi mükelleflerinin 6111 sayılı Kanun kapsamında artırımdan yararlanabilecekleri ödeme türleri nelerdir?
- • Hizmet erbabına ödenen ücretlerden,
• Serbest meslek ödemelerinden,
• Yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait ödemelerden,
• Kira ödemelerinden,
• Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden,
• Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelerden
gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar, bu ödemelerine ilişkin olarak 6111 sayılı Kanunun artırım hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- • Hizmet erbabına ödenen ücretlerden,
- > Adi ortaklıklar ve şahıs şirketlerinin ortakları matrah ve vergi artırımından yararlanabilir mi?
- • Adi şirket ortakları,
• Kollektif şirket ortakları,
• Komandit şirketlerde komandite ortaklar,
• Adi komandit şirketlerde komanditer ortaklar (şirketten elde ettikleri menkul sermaye iradı ile ilgili olarak)da anılan yıllar için matrah ve vergi artırımından yararlanabileceklerdir.
- • Adi şirket ortakları,
- > Hangi yıllar için matrah ve vergi artırımından yararlanılabilir?
- 2006, 2007, 2008, 2009
Not: Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, ilgili özel hesap dönemlerinin kapandığı yıl itibarıyla, beyan ettikleri matrahlarını bu yıllar için belirlenmiş oranlardan ve asgari matrahlardan az olmamak üzere artırmak suretiyle matrah artırımı hükümlerinden yaralanabileceklerdir.
Gelir veya kurumlar vergisi yönünden özel hesap dönemine tabi olanlar, KDV yönünden ilgili "takvim yılları" itibariyle artırım hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- 2006, 2007, 2008, 2009
- > Matrah ve vergi artırımından yararlanmak için başvuru süresi ne zaman sona ermektedir?
- 6111 sayılı Kanunun 6, 7 ve 8 inci maddelerinde başvuru süresi, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonu olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Buna göre, matrah ve vergi artırımında bulunmak isteyen gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri ile katma değer vergisi mükellefleri, 6111 sayılı Kanunda ve 1 seri no.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dâhilinde, 31 Mayıs 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil), gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden artırımda bulunabileceklerdir.
- 6111 sayılı Kanunun 6, 7 ve 8 inci maddelerinde başvuru süresi, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonu olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
- > Matrah ve vergi artırımından yararlanmak için başvurunun nereye yapılması gerekmektedir?
- Mükellefler, en geç 31 Mayıs 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) en son bağlı oldukları vergi dairesine başvurmadıkları takdirde, 6111 sayılı Kanunla getirilen matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanamayacaklardır.
- > Matrah ve vergi artırımında bulunmak için yapılacak başvurunun belirli bir şekli var mıdır?
- 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri uyarınca verilmesi gereken bildirimlerden elektronik ortamda gönderilebilenlerin; yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.
Artırıma ilişkin yılda elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayan ancak 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin yayımlandığı tarih itibariyle bu kapsamda olan mükellefler de matrah ve vergi artırımına ilişkin bildirimlerini elektronik ortamda göndermek zorundadırlar.
Elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin başvurular; gelir, kurumlar veya katma değer vergileri mükellefiyeti yönünden bağlı olunan ya da muhtasar beyannamelerini vermiş oldukları vergi dairelerine kâğıt ortamında yapılabilecektir.
1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin yayımlanmasından önce mükellefiyeti sona erenler ile hakkında mükellefiyet tesis edilmemiş olanların, 6111 sayılı Kanun kapsamında verilecek bildirimleri elektronik ortamda gönderme zorunlulukları bulunmamaktadır.
- 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri uyarınca verilmesi gereken bildirimlerden elektronik ortamda gönderilebilenlerin; yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.
- > Matrah ve vergi artırımına ilişkin olarak yapılacak başvuruların kimler tarafından yapılması gerekir?
- Mükelleflerce matrah ve vergi artırımına ilişkin olarak yapılacak başvuruların, esas itibariyle, mükellef veya mükellefi temsile yetkili kişilerce yapılması gerekmektedir.
- >İlgili yıllarda gelir, kurumlar veya katma değer vergileri ile muhtasar beyanname yönünden değişik vergi dairelerinin mükellefi olanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin bildirimlerin nereye verilmesi gerekir?
- Mükelleflerce matrah ve vergi artırımına ilişkin olarak yapılacak başvuruların, esas itibariyle, mükellef veya mükellefi temsile yetkili kişilerce yapılması gerekmektedir.
- > Matrah ve vergi artırımında bulunmanın mükelleflerimize sağlayacağı imkânlar nelerdir?
- 5520 sayılı Kanun uyarınca yapılan devirlerde, devrolan kurumun tüm hak ve yükümlülükleri devir alan kuruma intikal ettiğinden, devir suretiyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları kapatılan kurumlar adına devir alan kurumlar tarafından matrah ve vergi artırımında bulunulması ve Kanunun öngördüğü imkanlardan yararlanılması mümkündür. Aynı şekilde anılan Kanun uyarınca gerçekleştirilen tam bölünme işlemlerinde de bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar birlikte, bölünen kurum adına matrah ve vergi artırımında bulunulabilecektir. Devir veya tam bölünme suretiyle infisah eden kurumlar adına yapılacak başvuruların, devrolan veya bölünen kurumun en son bağlı olduğu vergi dairesine yapılması gerekmektedir.
- > Matrah artırımlarında ilgili yıllarda beyan edilen rakamlar Gelir İdaresi Bilgi İşlem Sistemine otomatik olarak gelecek mi?
- GİB bilgi işlem alt yapısı ilgili yıllarda mükelleflerin beyan ettikleri matrahlar ile mükelleflerin matrah ve vergi artırımı tutarlarını karşılaştırabilmektedir. Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanununun 9 uncu maddesinin son fıkrasında, vergi hataları veya eksik hesaplamalar nedeniyle matrah ve vergi artırımından kaynaklanan eksik tahakkuk eden tutarların, ilk taksit ödeme süresi içinde vergi dairelerince tahakkuk ettirilmesine imkan verilmektedir.
- > Matrah ve vergi artırımından 2006, 2007, 2008 ve 2009 dönemlerinde faaliyette olup, bu dönemlerde veya daha sonra işini terk eden mükellefler de yararlanabilecek mi?
- İlgili dönemlerde faaliyet göstermekle birlikte şuan faaliyetini terk eden mükellefler de matrah ve vergi artırımından yararlanabilecektir.
- > 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen ikmalen, re'sen veya idarece tarhiyatlar ile pişmanlık veya düzeltme beyanları matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacak mı?
- Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır. Pişmanlık hükümlerine göre yapılan beyanlar üzerine yapılan tarhiyatlar da ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.
- > Matrah ve vergi artırımında, yararlanmanın devamı için, cari borçları ödeme yükümlülüğü var mı?
- 6111 sayılı Kanunda böyle bir şart öngörülmemiştir.
Cari borç yükümlülüklerini zamanında yerine getirme zorunluluğu, 6111 sayılı Kanunun borçların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden yararlananlar bakımından geçerlidir.
- 6111 sayılı Kanunda böyle bir şart öngörülmemiştir.
- > Matrah ve vergi artırımında bulunanlar 6111 sayılı Kanunun borçların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden de yararlanabilir mi?
- Matrah ve vergi artırımında bulunulması 6111 sayılı Kanunun borçların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden yararlanılmasına engel teşkil etmediği gibi, borçlarını yapılandıranlar da matrah ve vergi artırımında bulunabilecektir.
- > Matrah ve vergi artırımında bulunmanın mükelleflerimize sağlayacağı imkânlar nelerdir?
- GELİR VE KURUMLAR VERGİSİNDE MATRAH ARTIRIMI (6111 sayılı Kanunun 6 ncı Maddesi)
- > Beyanname vermekle birlikte zarar, indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmeyen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, matrah ve vergi artırımından yararlanabilir mi?
- Kapsama giren yıllarda beyanname vermekle birlikte zarar, indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmemiş olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri de asgari matrahlardan az olmamak üzere, matrah ve vergi artırımı yapabileceklerdir.
- > Hiç beyanname vermemiş olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, matrah ve vergi artırımından yararlanabilir mi?
- İlgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar da dahil olmak üzere hiç beyanname vermemiş olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri de asgari matrahlardan az olmamak üzere, matrah ve vergi artırımı yapabileceklerdir.
- > Gelir vergisi mükelleflerinin ölümü veya gaipliği halinde de artırımda bulunulabilir mi?
- Gelir vergisi mükelleflerinin ölümü veya gaipliği halinde, artırımda bulunulabilecek yıllarla ilgili olarak bu mükelleflerin varisleri, muris adına artırımda bulunabilirler.
Bu takdirde, tüm mirasçıların birlikte artırımda bulunması gerekeceği tabiidir.
Artırıma ilişkin bildirimlerin ölüm ve gaiplik gibi durumlarda birden fazla kişi tarafından birlikte verilmesinin gerekli olduğu hallerde söz konusu bildirimlerin kağıt ortamında verilmesi gerekmektedir.
Şahsi ticari işletmenin faaliyetinin mirasçılar tarafından sürdürülmesi halinde, bu faaliyeti devam ettiren mirasçı veya mirasçıların artırımda bulunması yeterli olacaktır.
- Gelir vergisi mükelleflerinin ölümü veya gaipliği halinde, artırımda bulunulabilecek yıllarla ilgili olarak bu mükelleflerin varisleri, muris adına artırımda bulunabilirler.
- > İlgili yıllarda verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde vergiye tabi gelir (matrah) beyan eden gelir vergisi mükelleflerinin bu yıllara ilişkin vergi matrahlarının en az hangi oranda artırılması gerekmektedir?
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarına ilişkin olarak verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde vergiye tabi gelir (matrah) beyan eden gelir vergisi mükelleflerinin bu yıllara ilişkin vergi matrahlarının;
2006 yılı için ................................................... %30,
2007 yılı için ................................................... %25,
2008 yılı için ................................................... %20,
2009 yılı için ................................................... %15,
oranlarından az olmamak üzere artırılması gerekmektedir.
Artırıma esas olacak matrah, üzerinden gelir vergisi hesaplanan matrah olacaktır.
Verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde birden fazla gelir unsuru bulunan mükellefler, matrah artırımlarını yıllık beyannamelerinde yer alan toplam matrah üzerinden yapacaklar, gelir unsurlarının bir kısmı itibarıyla artırımda bulunmayacaklardır.
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarına ilişkin olarak verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde vergiye tabi gelir (matrah) beyan eden gelir vergisi mükelleflerinin bu yıllara ilişkin vergi matrahlarının;
- > Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabı için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı en az ne kadar olacaktır?
- Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabı için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
2006 yılı için .................................................. 9.550 TL'den,
2007 yılı için .................................................. 10.320 TL'den,
2008 yılı için .................................................. 11.220 TL'den,
2009 yılı için .................................................. 12.230 TL'den
az olamayacaktır.
Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabının, beyannamelerinde diğer gelir unsurlarının bulunması halinde de söz konusu mükellefler, yukarıda yer alan asgari matrahları dikkate almak suretiyle matrah artırımında bulunacaklardır.
- Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabı için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
- > Ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı en az ne kadar olacaktır?
- Ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
2006 yılı için .................................................. 6.370 TL'den,
2007 yılı için .................................................. 6.880 TL'den,
2008 yılı için .................................................. 7.480 TL'den,
2009 yılı için ...................................................8.150 TL'den
az olamayacaktır.
Ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri, beyannamelerinde diğer gelir unsurlarının bulunması halinde de bu asgari matrahları dikkate almak suretiyle matrah artırımında bulunacaklardır.
- Ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
- > Ticari kazancı sadece basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı en az ne kadar olacaktır?
- Ticari kazancı sadece basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
2006 yılı için .................................................. …955 TL'den,
2007 yılı için .................................................. 1.032 TL'den,
2008 yılı için .................................................. 1.122 TL'den,
2009 yılı için ...................................................1.223 TL'den
az olamayacaktır.
Ticari kazancı basit usulde tespit edilmekle birlikte, bu kazancının yanında beyannamelerinde vergiye tabi başka gelir unsurları beyan eden mükellefler de işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahları esas alacaklardır.
- Ticari kazancı sadece basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
- > Geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı en az ne kadar olacaktır?
- Geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı; 2006 yılı için .................................................. 1.910 TL'den, 2007 yılı için .................................................. 2.064 TL'den, 2008 yılı için .................................................. 2.244 TL'den, 2009 yılı için .................................................. 2.446 TL'den az olamayacaktır. Gayrimenkul sermaye iradının yanında ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve irad beyan eden gelir vergisi mükellefleri de işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahları esas alacaklardır.
- > Diğer gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı en az ne kadar olacaktır?
- Diğer gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
2006 yılı için .................................................. 6.370 TL'den,
2007 yılı için .................................................. 6.880 TL'den,
2008 yılı için .................................................. 7.480 TL'den,
2009 yılı için .................................................. 8.150 TL'den,
az olmayacaktır.
Beyannamelerinde, ticari ve zirai kazanç ile serbest meslek kazancı dışında kalan ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve irad (bu kazanç veya iratların birkaçının elde edilmiş olması hali dahil) beyan eden gelir vergisi mükellefleri için, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahlar esas alınacaktır.
- Diğer gelir vergisi mükellefleri için, ilgili yıllara ilişkin olarak artırılan matrahların tutarı;
- > 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlar ile pişmanlık veya düzeltme beyanları matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacak mı?
- Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.
Pişmanlık hükümlerine göre yapılan beyanlar üzerine yapılan tarhiyatların da dönem beyanı ile birlikte dikkate alınması şarttır.
- Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.
- > Gayrimenkul sermaye iradı mükellefleri, matrah artırımında istisna uygulamasından yararlanabilecekler mi?
- İlgili yıllar için 6111 sayılı Kanunun 6 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca matrah artırımında bulunan gelir vergisi mükellefleri, mesken olarak kiraya verilen binalardan elde edilen kira gelirlerine ilişkin olmak üzere, o yıl için belirlenen istisna tutarlarını, matrah artırımı yaparken dikkate almayacaklardır.
- > Hiç beyanname vermemiş olan veya verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmeyen ya da zarar beyan eden, ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabı için asgari beyan tutarı nedir?
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, hiç beyanname vermemiş olan, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen, ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabı; 2006 yılı için .................................................... 9.550 TL'den, 2007 yılı için .................................................. 10.320 TL'den, 2008 yılı için .................................................. 11.220 TL'den, 2009 yılı için .................................................. 12.230 TL'den az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları şartıyla 6111 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilmesi gereken gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabının, kazanç ve iratları arasında diğer gelir unsurlarının da bulunması halinde, söz konusu mükellefler, yukarıda yer alan asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah artırımında bulunacaklardır.
- > Hiç beyanname vermemiş olan veya verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmeyen ya da zarar beyan eden, ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri için asgari beyan tutarı nedir?
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, hiç beyanname vermemiş olan, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen, ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri;
2006 yılı için .................................................. 6.370 TL'den,
2007 yılı için .................................................. 6.880 TL'den,
2008 yılı için .................................................. 7.480 TL'den,
2009 yılı için .................................................. 8.150 TL'den
az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları şartıyla 6111 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilmesi gereken gelir vergisi mükelleflerinin, kazanç ve iratları arasında diğer gelir unsurlarının da bulunması halinde, söz konusu mükellefler, yukarıda yer alan asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah artırımında bulunacaklardır.
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, hiç beyanname vermemiş olan, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen, ticari veya zirai kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri;
- > Hiç beyanname vermemiş olan veya verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmeyen ya da zarar beyan eden, ticari kazancı sadece basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için asgari beyan tutarı nedir?
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, hiç beyanname vermemiş olan, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen, ticari kazancı sadece basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri;
2006 yılı için ......................................................955 TL'den,
2007 yılı için .................................................. 1.032 TL'den,
2008 yılı için .................................................. 1.122 TL'den,
2009 yılı için .................................................. 1.223 TL'den
az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları şartıyla 6111 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, hiç beyanname vermemiş olan, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen, ticari kazancı sadece basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri;
- > Hiç beyanname vermemiş olan veya verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmeyen ya da zarar beyan eden, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için asgari beyan tutarı nedir?
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, hiç beyanname vermemiş olan, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri;
2006 yılı için .................................................. 1.910 TL'den,
2007 yılı için .................................................. 2.064 TL'den,
2008 yılı için .................................................. 2.244 TL'den,
2009 yılı için .................................................. 2.446 TL'den
az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları şartıyla 6111 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, hiç beyanname vermemiş olan, yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen, geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri;
- > Kapsama giren yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olmakla birlikte bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar, matrah artırımından nasıl yararlanacaktır?
- İlgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar, elde ettiği gelir türüne göre belirlenen asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah beyan etmek suretiyle matrah artırımından yararlanabileceklerdir.
Ticaret şirketleri, Vergi Usul Kanunu uyarınca birinci sınıf tüccar olarak değerlendirildiklerinden, kollektif şirketlerde ortaklar ile komandit şirketlerde komandite ortaklar, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler hakkında yapılan açıklamalar çerçevesinde matrah artırımında bulunabileceklerdir. Adi komandit şirketlerin, menkul sermaye iradı elde eden komanditer ortakları da bu iratlarla ilgili olarak matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Adi ortaklıklarda ortaklar, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek zorunda olduklarından bunlar, yukarıda açıklanan esaslardan durumlarına uyan şekilde matrah artırımında bulunabileceklerdir.
- İlgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakanlar, elde ettiği gelir türüne göre belirlenen asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah beyan etmek suretiyle matrah artırımından yararlanabileceklerdir.
- > 2009 yılında işe başlayan, 2009 ve 2010 yıllarında kazancı işletme hesabı esasına göre, 2011 yılında ise bilanço esasına göre tespit edilen bir mükellef, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında matrah artırımını hangi tutara göre yapacaktır?
- Gelir vergisi mükellefleri matrah ve vergi artırımında bulundukları yıllarda, elde ettikleri gelir türlerine veya tabi oldukları defterlere göre artırımda bulunacaklardır.
2009 yılında işletme hesabına göre defter tutan mükellefin, bu yıla ilişkin olarak bu kapsamda matrah artırımı yapması gerekmektedir.
Daha önceki yıllarda vergi dairesinin bilgisi dışında faaliyet ve gelirlerinin olması halinde, elde etmiş olduğu gelir veya faaliyetine göre belirlenen asgari matrahları dikkate alarak matrah artırımında bulunabilecektir.
- Gelir vergisi mükellefleri matrah ve vergi artırımında bulundukları yıllarda, elde ettikleri gelir türlerine veya tabi oldukları defterlere göre artırımda bulunacaklardır.
- > İlgili yıllara verdikleri kurumlar vergisi beyannamelerinde vergiye tabi kurum kazancı (matrah) beyan eden kurumlar vergisi mükelleflerinin bu yıllara ilişkin vergi matrahlarının en az hangi oranda artırılması gerekmektedir?
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarına ilişkin olarak verdikleri kurumlar vergisi beyannamelerinde vergiye tabi kurum kazancı (matrah) beyan eden kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu yıllara ilişkin vergi matrahlarının;
2006 yılı için ................................................... %30,
2007 yılı için ................................................... %25,
2008 yılı için ................................................... %20,
2009 yılı için ................................................... %15,
oranlarından az olmamak üzere artırılması gerekmektedir
- 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarına ilişkin olarak verdikleri kurumlar vergisi beyannamelerinde vergiye tabi kurum kazancı (matrah) beyan eden kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu yıllara ilişkin vergi matrahlarının;
- > Kurumlar vergisi mükellefleri, kurum kazancından indirilen ve 193 sayılı
Kanunun geçici 61 inci maddesine göre tevkifata tabi kazanç ve iratları için 6111 sayılı Kanunun
artırım hükümlerinden yararlanabilirler mi?
- Kurumlar vergisi mükellefleri, ilgili yıllarla ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde kurum kazancından indirilen ve 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine (yatırım indirimi istisnası) göre tevkifata tabi kazanç ve iratlarının bulunması halinde, kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları gibi bu tevkifat matrahlarını da artıracaklardır.
- > Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi mükelleflerinin 6111 sayılı Kanun kapsamında artırımdan yararlanabilecekleri ödeme türleri nelerdir?
- • Hizmet erbabına ödenen ücretlerden, • Serbest meslek ödemelerinden, • Yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait ödemelerden, • Kira ödemelerinden, • Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden, • Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelerden gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar, bu ödemelerine ilişkin olarak 6111 sayılı Kanunun artırım hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- > Adi ortaklıklar ve şahıs şirketlerinin ortakları matrah ve vergi artırımından yararlanabilir mi?
- • Adi şirket ortakları, • Kollektif şirket ortakları, • Komandit şirketlerde komandite ortaklar, • Adi komandit şirketlerde komanditer ortaklar (şirketten elde ettikleri menkul sermaye iradı ile ilgili olarak) da anılan yıllar için matrah ve vergi artırımından yararlanabileceklerdir.
- > Hangi yıllar için matrah ve vergi artırımından yararlanılabilir?
- 2006, 2007, 2008, 2009
Not: Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, ilgili özel hesap dönemlerinin kapandığı yıl itibarıyla, beyan ettikleri matrahlarını bu yıllar için belirlenmiş oranlardan ve asgari matrahlardan az olmamak üzere artırmak suretiyle matrah artırımı hükümlerinden yaralanabileceklerdir.
Gelir veya kurumlar vergisi yönünden özel hesap dönemine tabi olanlar, KDV yönünden ilgili "takvim yılları" itibariyle artırım hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- 2006, 2007, 2008, 2009
- > Takdir komisyonlarına sevk edilmiş ve/veya haklarında vergi incelemesine başlanılmış olan mükelleflerin matrah ve vergi artırımı karşısındaki durumu nedir?
- Kapsama giren yıllara ilişkin olarak takdir komisyonlarına sevk edilmiş ve/veya haklarında vergi incelemesine başlanılmış olan mükellefler de matrah ve vergi artırımından faydalanabileceklerdir.
- > Matrah ve vergi artırımından yararlanmak için başvuru süresi ne zaman sona ermektedir?
- 6111 sayılı Kanunun 6, 7 ve 8 inci maddelerinde başvuru süresi, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonu olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Buna göre, matrah ve vergi artırımında bulunmak isteyen gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri ile katma değer vergisi mükellefleri, 6111 sayılı Kanunda ve 1 seri no.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dâhilinde, 31 Mayıs 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil), gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden artırımda bulunabileceklerdir.
- 6111 sayılı Kanunun 6, 7 ve 8 inci maddelerinde başvuru süresi, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonu olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
- > Matrah ve vergi artırımından yararlanmak için başvurunun nereye yapılması gerekmektedir?
- Mükellefler, en geç 31 Mayıs 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) en son bağlı oldukları vergi dairesine başvurmadıkları takdirde, 6111 sayılı Kanunla getirilen matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanamayacaklardır.
- > Matrah ve vergi artırımında bulunmak için yapılacak başvurunun belirli bir şekli var mıdır?
- 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri uyarınca verilmesi gereken bildirimlerden elektronik ortamda gönderilebilenlerin; yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.
Artırıma ilişkin yılda elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayan ancak 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin yayımlandığı tarih itibariyle bu kapsamda olan mükellefler de matrah ve vergi artırımına ilişkin bildirimlerini elektronik ortamda göndermek zorundadırlar.
Elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin başvurular; gelir, kurumlar veya katma değer vergileri mükellefiyeti yönünden bağlı olunan ya da muhtasar beyannamelerini vermiş oldukları vergi dairelerine kâğıt ortamında yapılabilecektir.
1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin yayımlanmasından önce mükellefiyeti sona erenler ile hakkında mükellefiyet tesis edilmemiş olanların, 6111 sayılı Kanun kapsamında verilecek bildirimleri elektronik ortamda gönderme zorunlulukları bulunmamaktadır.
- 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri uyarınca verilmesi gereken bildirimlerden elektronik ortamda gönderilebilenlerin; yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.
- > Matrah ve vergi artırımına ilişkin olarak yapılacak başvuruların kimler tarafından yapılması gerekir?
- Mükelleflerce matrah ve vergi artırımına ilişkin olarak yapılacak başvuruların, esas itibariyle, mükellef veya mükellefi temsile yetkili kişilerce yapılması gerekmektedir.
- > İlgili yıllarda gelir, kurumlar veya katma değer vergileri ile muhtasar beyanname yönünden değişik vergi dairelerinin mükellefi olanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin bildirimlerin nereye verilmesi gerekir?
- 6111 sayılı Kanun kapsamındaki yıllarda gelir, kurumlar veya katma değer vergileri ile muhtasar beyanname yönünden değişik vergi dairelerinin mükellefi olanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin bildirimlerin, en son mükellefiyetleri bulunan vergi dairelerine verilmesi gerekmekte olup, bu bildirimlere dayanılarak tarh edilecek vergiler hakkında söz konusu vergi daireleri tarha yetkili kılınmıştır.
Vergi artırımı kapsamına giren dönemler için muhtasar beyanname yönünden merkez veya şubeleri için ayrı ayrı mükellefiyetleri bulunan ve artırımdan yararlanmak isteyen mükelleflerin, merkez ve her bir şube için ayrı ayrı vergi artırımında bulunmaları gerekmektedir.
- 6111 sayılı Kanun kapsamındaki yıllarda gelir, kurumlar veya katma değer vergileri ile muhtasar beyanname yönünden değişik vergi dairelerinin mükellefi olanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin bildirimlerin, en son mükellefiyetleri bulunan vergi dairelerine verilmesi gerekmekte olup, bu bildirimlere dayanılarak tarh edilecek vergiler hakkında söz konusu vergi daireleri tarha yetkili kılınmıştır.
- > Devir veya tam bölünme suretiyle infisah eden kurumlar matrah artırımından yararlanabilirler mi?
- 5520 sayılı Kanun uyarınca yapılan devirlerde, devrolan kurumun tüm hak ve yükümlülükleri devir alan kuruma intikal ettiğinden, devir suretiyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları kapatılan kurumlar adına devir alan kurumlar tarafından matrah ve vergi artırımında bulunulması ve Kanunun öngördüğü imkanlardan yararlanılması mümkündür.
Aynı şekilde anılan Kanun uyarınca gerçekleştirilen tam bölünme işlemlerinde de bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar birlikte, bölünen kurum adına matrah ve vergi artırımında bulunulabilecektir.
Devir veya tam bölünme suretiyle infisah eden kurumlar adına yapılacak başvuruların, devrolan veya bölünen kurumun en son bağlı olduğu vergi dairesine yapılması gerekmektedir.
- 5520 sayılı Kanun uyarınca yapılan devirlerde, devrolan kurumun tüm hak ve yükümlülükleri devir alan kuruma intikal ettiğinden, devir suretiyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları kapatılan kurumlar adına devir alan kurumlar tarafından matrah ve vergi artırımında bulunulması ve Kanunun öngördüğü imkanlardan yararlanılması mümkündür.
- > Matrah artırımlarında ilgili yıllarda beyan edilen rakamlar Gelir İdaresi Bilgi İşlem Sistemine otomatik olarak gelecek mi?
- GİB bilgi işlem alt yapısı ilgili yıllarda mükelleflerin beyan ettikleri matrahlar ile mükelleflerin matrah ve vergi artırımı tutarlarını karşılaştırabilmektedir.
Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanununun 9 uncu maddesinin son fıkrasında, vergi hataları veya eksik hesaplamalar nedeniyle matrah ve vergi artırımından kaynaklanan eksik tahakkuk eden tutarların, ilk taksit ödeme süresi içinde vergi dairelerince tahakkuk ettirilmesine imkan verilmektedir.
- GİB bilgi işlem alt yapısı ilgili yıllarda mükelleflerin beyan ettikleri matrahlar ile mükelleflerin matrah ve vergi artırımı tutarlarını karşılaştırabilmektedir.
- > Matrah ve vergi artırımından 2006, 2007, 2008 ve 2009 dönemlerinde faaliyette olup, bu dönemlerde veya daha sonra işini terk eden mükellefler de yararlanabilecek mi?
- İlgili dönemlerde faaliyet göstermekle birlikte şuan faaliyetini terk eden mükellefler de matrah ve vergi artırımından yararlanabilecektir.
- > 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen ikmalen, re'sen veya idarece tarhiyatlar ile pişmanlık veya düzeltme beyanları matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacak mı?
- Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır. Pişmanlık hükümlerine göre yapılan beyanlar üzerine yapılan tarhiyatlar da ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.
- > Matrah ve vergi artırımında, yararlanmanın devamı için, cari borçları ödeme yükümlülüğü var mı?
- 6111 sayılı Kanunda böyle bir şart öngörülmemiştir.Cari borç yükümlülüklerini zamanında yerine getirme zorunluluğu, 6111 sayılı Kanunun borçların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden yararlananlar bakımından geçerlidir.
- > Matrah ve vergi artırımında bulunanlar 6111 sayılı Kanunun borçların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden de yararlanabilir mi?
- Matrah ve vergi artırımında bulunulması 6111 sayılı Kanunun borçların yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden yararlanılmasına engel teşkil etmediği gibi, borçlarını yapılandıranlar da matrah ve vergi artırımında bulunabilecektir.
- > Beyanname vermekle birlikte zarar, indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmeyen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, matrah ve vergi artırımından yararlanabilir mi?
- KATMA DEĞER VERGİSİNDE ARTIRIM (6111 sayılı Kanunun 7 nci Maddesi)
- > Artırıma ilişkin yılda verilmesi gereken 1 no.lu KDV beyannamelerinin tamamını vermiş ve hepsinde de "Hesaplanan KDV" beyanı olan aylık vergilendirme dönemine tabi KDV mükellefleri için artırıma esas tutar ve artırım oranları nedir?
- KDV mükellefleri, ilgili yıllar içindeki her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri 1 No.lu KDV beyannamelerinin "Hesaplanan KDV Toplamı" satırlarında yer alan tutarların yıllık toplamı üzerinden; 2006 yılı için …………….%3, 2007 yılı için …………….%2,5, 2008 yılı için.…………….%2, 2009 yılı için.…………….%1,5 oranında hesaplanacak KDV'yi, Kanunda öngörüldüğü şekilde ödemeyi kabul etmeleri halinde vergi artırımı hükümlerinden faydalanabileceklerdir. İhtirazı kayıtla verilen beyannamelerde yer alan hesaplanan KDV tutarları, yukarıda belirtilen yıllık hesaplanan KDV toplamına dahil edilecektir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun (11/1-c) ve geçici 17 nci maddeleri uyarınca tecil-terkin uygulaması kapsamında teslimleri bulunan mükellefler için tecil edilen vergiler, ilgili dönem beyannamesinde yer alan "Hesaplanan KDV Toplamı" satırındaki tutardan düşülecek ve yıllık toplama dahil edilmeyecektir. Bu şekilde hesaplama yapılabilmesi için, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslim edilen malların süresi içinde ihracının gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. KDV Kanununun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimleri bulunanlarda ise bu şart aranmayacaktır. "Tecil edilen vergiler" ifadesinden kasıt, 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İhraç Kayıtlı Teslimler" bölümünde yer alan "Tecil Edilebilir KDV" satırındaki tutardır., Hesaplanan KDV yer alan beyannamelerde aynı zamanda istisna kapsamında işlemlerin de bulunması bu uygulamayı değiştirmeyecektir.
- > 6111 sayılı Kanunun 7/1 inci maddesindeki "beyannamelerindeki hesaplanan katma değer vergisi" ifadesinden kasıt "Hesaplanan KDV" mi, indirimden sonra ödenecek KDV mi?
- KDV beyannamelerindeki "Hesaplanan KDV Toplamı" satırındaki tutardır. Yani indirimlerden önceki vergi tutarıdır.
- > 1 no.lu KDV Beyannamesindeki "İlave Edilecek KDV" tutarları, artırıma esas tutarın hesabında dikkate alınacak mı?
- 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırında beyan edilen tutarlar esas itibariyle hesaplamaya dahil edilmeyecektir. Ancak, "Hesaplanan KDV Toplamı" satırında yer alacak tutara dahil olacak şekilde beyan edilmesi gerekirken "İlave Edilecek KDV" satırında beyan edilen, yani Hesaplanan KDV niteliğindeki tutarlarının artırıma esas tutarın hesabında dikkate alınması gerekmektedir. Yani, bu durumda artırıma esas Hesaplanan KDV tutarı, ilave edilecek KDV'deki Hesaplanan KDV nitelikli tutarın da eklenmesi suretiyle artırıma esas Hesaplanan KDV tutarına ulaşılması gerekmektedir. Örneğin; amortismana tabi iktisadi kıymet satışlarına ilişkin KDV'nin sehven bu satırda beyan edilmiş olması halinde, söz konusu satış işlemlerine ilişkin KDV tutarları, ilgili dönem "Hesaplanan KDV" tutarına dahil edilecektir.
- > 43 ve 61 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri kapsamında Türkiye'de ikamet etmeyenlere yapılan teslimler üzerinden hesaplanan vergiler KDV matrah artırımına esas olan "hesaplanan vergi" toplamından düşülecek midir?
- KDV beyannamesinin "Matrah" kulakçığının "Diğer İşlemler" tablosunda beyan edilmekte olan bu teslimlere ait KDV, matrah artırımına esas olan "hesaplanan KDV" toplamından düşülecektir.
- > Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında işlemi bulunanlar, yıllık hesaplanan KDV tutarının hesabında, bu işlemlere ilişkin olarak, hangi tutarı dikkate alacaktır?
- 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığınca bazı işlemler "kısmi" vergi tevkifatı kapsamına alınmıştır. Bu uygulamada, işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin, Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmı sorumlu sıfatıyla alıcı tarafından, kalan kısmı ise satıcı tarafından beyan edilmektedir. Bu tür işlemleri bulunan satıcıların yapacakları KDV artırımları ile ilgili "Yıllık Hesaplanan KDV" tutarının belirlenmesinde, alıcı tarafından tevkif edilerek sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV dikkate alınmadan, kendileri tarafından beyan edilen/edilmesi gereken KDV tutarı hesaplamaya dahil edilecektir.
- > KDV yönünden artırım yapıldığında, sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV yönünden de artırım yapılmış sayılır mı?
Sayılmaz ise 2 no.lu KDV beyannamesi ile beyan edilen KDV için 6111 sayılı Kanunun artırım hükümlerinden yararlanılabilir mi?
- KDV yönünden artırım yapıldığında, sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV yönünden de artırım yapılmış sayılmaz. 2 No.lu KDV beyannameleri için 6111 sayılı Kanunun 7 nci maddesi hükmünden yararlanılması mümkün değildir.
- > Sorumlu sıfatıyla beyan edilen vergiler, yıllık toplama dahil edilecek mi?
- 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilen vergiler, satıcılar tarafından yıllık toplama dahil edilmeyeceği gibi, alıcılar tarafından da yıllık toplama dahil edilmeyecektir.
- > Mükelleflerin, artırıma esas alınan ilgili yıl içindeki aylık vergilendirme dönemlerinin bir veya birkaçı için artırımda bulunma imkanı var mı?
- Mükelleflerin, KDV artırımını yıllık olarak (ilgili yıla ilişkin 12 vergilendirme döneminin tamamı için) yapmaları gerekmektedir. Dolayısıyla, yıl içerisindeki aylık KDV vergilendirme dönemlerine ilişkin ayrı ayrı KDV artırımı yapılması mümkün değildir. Örneğin, 2007 yılının aylık vergilendirme dönemlerinden Haziran, Temmuz gibi sadece bazıları için artırımdan yararlanılması mümkün değildir. 2007 yılı içerisindeki 12 vergilendirme döneminin tamamını kapsayacak şekilde yıllık olarak artırım yapılması gerekmektedir. Ancak, mükelleflerin yıl bazında seçimlik hakları mevcuttur.
- > Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, KDV artırımını nasıl yapacak?
- Maliye Bakanlığınca gelir veya kurumlar vergisi bakımından kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler hesaplamayı ilgili takvim yılı bazında yapacaklardır.
- > Artırıma ilişkin yıldaki 1 No.lu KDV beyannamelerinin tamamını vermemekle birlikte en az üç döneme ait KDV beyannamesi vermiş olan ve hepsinde de "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan aylık vergilendirme dönemine tabi mükelleflerin ödemeleri gereken vergi nasıl hesaplanacak?
- Verilmiş olan 1 No.lu KDV beyannamelerinin "Hesaplanan KDV - Tecil Edilebilir KDV" Farklarının Toplamı alınacak ve beyanname verilen dönem sayısına bölünerek ortalaması bulunacaktır. Bulunan bu ortalama tutar, 12 ile çarpılmak suretiyle 1 yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak "Yıllık Hesaplanan KDV" tutarına ulaşılacaktır. Bulunan tutara ilgili yıl artırım oranı uygulanmak suretiyle artırıma ilişkin ödenmesi gereken KDV tutarı hesaplanacaktır. Bu kapsamdaki mükelleflerin, KDV artırım imkânından yararlanmaları için ilgili yıla ilişkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır.
- > Artırıma ilişkin yılda hiç beyanname vermemiş veya en fazla iki dönemde beyanname vermiş olan aylık vergilendirme dönemine tabi mükellefler artırımdan nasıl yararlanacak?
- Artırımın ilgili olduğu yıl içindeki dönemlere ait 1 No.lu KDV beyannamelerinin hiç verilmemiş ya da bir veya iki vergilendirme dönemi için beyanname verilmiş olması halinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabilmek için, mükelleflerin ilgili yıla ilişkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları zorunludur. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları gerekmektedir. Mükellefler, artırdıkları gelir veya kurumlar vergisi matrah tutarı üzerinden %18 oranında hesaplanacak KDV'yi ödemeyi kabul etmeleri halinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- > Artırımda bulunulacak yıla ilişkin olarak en az 3 dönemde 1 no.lu KDV beyannamelerini vermiş ancak beyannamelerinde, "Hesaplanan KDV" bulunmayan veya "Hesaplanan KDV"si sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlere ilişkin olan, aylık vergilendirme dönemine tabi mükellefler artırımdan nasıl yararlanabilir?
- İlgili takvim yılı içindeki işlemlerinin tamamı; - istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşan veya diğer nedenlerle hesaplanan KDV beyanı bulunmayan mükellefler ile - tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşan mükellefler, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş olmaları şartıyla KDV artırımından faydalanabilirler. Bu mükelleflerin, KDV artırımı talepleri nedeniyle ödeyecekleri vergi, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanır.
- > Artırımda bulunulacak yıl içindeki dönemlere ait bütün beyannamelerin verilmiş olması, ancak bir kısmında (örneğin 2 dönem) işlemlerinin KDV'den istisna olması nedeniyle "Hesaplanan KDV" yoksa artırım nasıl yapılacak?
- Bu kapsama giren mükelleflerin, öncelikle yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmaları zorunludur. Daha sonra, "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan beyannamelerdeki "Hesaplanan KDV" tutarları toplanacak ve bu toplama ilgili yıl için öngörülen oran uygulanarak artırım tutarı hesaplanacaktır. Ancak bu tutar, mükellefin gelir/kurumlar vergisi matrah artırımına %18 uygulanmak suretiyle bulunan tutardan küçük olursa büyük olan tutar dikkate alınacaktır.
- > Artırımda bulunulmak istenen takvim yılının bütün beyannamelerinde "Hesaplanan KDV" bulunmakla birlikte bu beyannamelerin tamamı veya bir kısmında istisna kapsamında işlemler de beyan etmiş olan mükellefler KDV artırımını nasıl yapacak?
- Mükellef bütün beyannamelerini vermiş ve hepsinde de hesaplanan KDV varsa, yıllık hesaplanan KDV toplamına ilgili yıl artırım oranı uygulanmak suretiyle artırım tutarı bulunacaktır. Bu beyannamelerin tamamında veya bir kısmında hesaplanan KDV ile birlikte istisna kapsamında işlemlerin de beyan edilmiş olması, gelir/kurumlar vergisi yönünden matrah artırımı yapılmasını ve artırım tutarının belirlenmesi için karşılaştırma yoluna gidilmesini gerektirmeyecektir.
- > Vergilendirme dönemleri üç aylık olan KDV mükellefleri artırım hükümlerinden nasıl yararlanacak?
- Bütün dönemlere ait beyannamelerin verilmiş ve hepsinde de "Hesaplanan KDV" beyanı olması halinde, beyannamelerin "Hesaplanan KDV Toplamı" satırında yer alan tutarların yıllık toplamı üzerinden; 2006 yılı için …………….%3, 2007 yılı için …………….%2,5, 2008 yılı için.…………….%2, 2009 yılı için.…………….%1,5 oranında hesaplanacak KDV'nin, Kanunda öngörülen şekilde ödeneceğinin kabul edilmesi kaydıyla vergi artırımı hükümlerinden faydalanabileceklerdir. Hesaplanan KDV tutarının hesabında dikkate alınacak unsurlar hususunda, aylık vergilendirme dönemine tabi mükellefler için yukarıda yapılan açıklamalar üç aylık vergilendirme dönemine tabi olanlar içinde geçerlidir. Üç aylık beyan dönemine tabi mükellefler; - 1 dönem beyanname verilmişse, bu beyannamenin "Hesaplanan KDV Toplamı" satırındaki tutarın 4 katı alınarak, - 2 dönem için beyanname verilmişse, verilen beyannamelerdeki "Hesaplanan KDV Toplamı" satırlarında yer alan tutarların toplamının 2 katı alınmak suretiyle, - 3 dönem için beyanname verilmişse, 3 dönem için verilen bu beyannamelerin "Hesaplanan KDV Toplamı" satırlarında yer alan tutarların toplamına, bu tutarın 1/3'ü ilave edilerek, yıllık hesaplanan KDV tutarı bulunacaktır. Bulunan tutar üzerinden, 2006 yılı için %3, 2007 yılı için %2,5, 2008 yılı için %2, 2009 yılı için %1,5 oranında KDV hesaplanarak ödenmesi gerekmektedir.
- > Vergilendirme dönemleri üç aylık olan ve hiç beyanname vermemiş olan KDV mükellefleri artırım hükümlerinden yararlanabilecek mi?
- Bu mükelleflerin KDV artırımından yararlanabilmeleri için, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını artırmaları şarttır. Bunların KDV artırımı dolayısıyla ödemesi gereken vergi, artırılan gelir veya kurumlar vergisi matrahına %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.
- > Yıl içinde işe başlayan veya bırakan KDV mükellefleri artırım tutarını nasıl hesaplayacak?
- KDV artırımında bulunacak mükelleflerin, KDV artırımında bulundukları yıllarda (işe başlama veya işi bırakma gibi nedenlerle) kıst dönemde faaliyette bulunmuş olmaları halinde, 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (VI/D–1, 2, 3 ve 4) bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, kıst dönem itibarıyla hesaplama ve artırım yapacaklardır.
- > Artırımda bulunanlar nezdinde ilgili dönemler için inceleme ve tarhiyat yapılacak mı?
- 6111 sayılı Kanuna göre vergi artırımından yararlanmak isteyen mükellefler nezdinde, artırım talebinde bulundukları yıl veya yılların kapsadığı dönemler itibarıyla KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır. Ancak; • Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için "Sonraki Dönemlere Devreden KDV" yönünden vergi incelemesi yapılabilecektir. Bu incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemeyecek, ancak sonraki döneme devreden KDV azaltılabilecektir. • Artırım talebinde bulunulan dönemler için iade hakkı doğuran işlemlerden ya da ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iade ve terkin taleplerine ilişkin olarak inceleme yapılabilecektir. İnceleme sonunda artırım talebinde bulunulan dönemler için terkin ve iadeye yönelik işlemler yapılabilecektir. Ayrıca, 84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği kapsamında haklarında özel esaslar uygulanan mükelleflerin genel esaslara geçme taleplerine yönelik inceleme yapılması mümkün olmakla birlikte, bu incelemeler sonucunda artırımda bulunulan yıllarla ilgili tarhiyat yapılamayacaktır. Bunun yanı sıra, 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV'ye ilişkin olarak 6111 sayılı Kanunun KDV artırımı hükümlerinden yararlanılması mümkün olmadığından mükelleflerin, 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarına ilişkin olarak 2 No.lu KDV beyannamesi yönünden incelenmeleri ve haklarında sorumlu sıfatıyla beyan ve ödemeleri gereken vergiler bakımından tarhiyat yapılması mümkün bulunmaktadır.
- > Ödenen KDV'nin gelir veya kurumlar vergisi matrahından indirilmesi veya iade konusu yapılması mümkün mü?
- 6111 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (7) numaralı fıkrasına göre, vergi artırımı sonucu ödenen KDV, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz. Ayrıca bu tutarlar, KDV beyannamelerine indirim olarak ithal edilemeyeceği gibi, 1 No.lu KDV beyannamelerine göre ortaya çıkan "Ödenmesi Gereken KDV" tutarlarından da indirilemez. Ödenen bu tutarların herhangi bir şekilde nakden veya mahsuben iade edilmesi de mümkün değildir.
- > Kurumlar vergisi yönünden matrah artırımı yapılması KDV açısından incelemeyi engeller mi?
- Kurumlar vergisi matrah artırımı yapılması halinde sadece kurumlar vergisi yönünden artırımda bulunulan yıllar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. KDV artırımı yapılmaması halinde, KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılabilecektir.
- > İlgili yıl içindeki dönemlere ilişkin verilmesi gereken beyannamelerin tamamını vermiş olan ve istisna veya tecil-terkin kapsamında işlemleri olmakla birlikte bütün dönemlerde "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan mükellefler artırım tutarını nasıl hesaplayacak?
- İlgili yıl içindeki dönemlere ilişkin verilmesi gereken 1 No.lu KDV beyannamelerinin tamamını vermiş olan, bu beyannamelerin tamamında "tecil edilebilir KDV" tutarı düşüldükten sonra hesaplanan KDV yer alan, aynı zamanda bu dönemlerin tamamında veya bir kısmında istisna veya tecil-terkin kapsamında işlemleri de bulunan mükelleflerin KDV artırımı 6111 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (1) numaralı fıkrası hükmüne göre yapılacaktır. Buna göre, artırımda bulunmak istedikleri yılda vermeleri gereken beyannamelerin tamamını vermiş ve bütün beyannamelerde "Tecil Edilebilir KDV" tutarından fazla "Hesaplanan KDV" beyan etmiş mükellefler beyannamelerde yer alan "Hesaplanan KDV" tutarlarını toplayacak, bu toplamdan "Tecil Edilebilir KDV" tutarlarını düşecek, kalan tutara ilgili yıl için öngörülen artırım oranını uygulamak suretiyle artırım tutarını hesaplayacaklardır. Bu kapsamdaki mükellefler 6111 sayılı Kanunun 7/2-c maddesi kapsamında değerlendirilmeyecek ve gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımında bulunmaları şartı aranmayacaktır.
- > İlgili yıl içindeki dönemlere ilişkin verilmesi gereken beyannamelerin tamamını vermiş olan ve istisna veya tecil-terkin kapsamında işlemleri olmakla birlikte bazı dönemlerde "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan aylık vergilendirme dönemine tabi mükellefler artırım tutarını nasıl hesaplayacak?
- İlgili yıla ilişkin verilmesi gereken 1 No.lu KDV beyannamelerinin tamamını vermiş, bu beyannamelerin sadece bir kısmında "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan, diğerlerinde "istisna kapsamındaki işlemler nedeniyle" "Hesaplanan KDV" beyanı bulunmayan veya sadece "tecil-terkin uygulaması kapsamındaki işlemler nedeniyle" "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan mükelleflerin vergi artırımı için 6111 sayılı Kanunun 7/2-c maddesi uyarınca karşılaştırma yapmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımı yapmadan KDV artırımından faydalanmaları mümkün değildir. Bu şartları taşıyan mükellefler, ilgili yılda "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan beyannamelerindeki "Hesaplanan KDV" tutarlarını toplayacak, bu toplamdan "Tecil Edilebilir KDV" tutarını düşecek, kalan farka ilgili yılın artırım oranını uygulamak suretiyle karşılaştırmaya konu ilk tutarı elde edeceklerdir. Bu tutar, gelir veya kurumlar vergisi matrah artırım tutarının %18'i ile karşılaştırılarak büyük olan tutar, KDV artırım tutarı olarak dikkate alınacaktır.
- > İlgili yıl içindeki dönemlere ilişkin verilmesi gereken beyannamelerin tamamını vermiş olan ve istisna veya tecil-terkin kapsamındaki işlemleri dışındaki nedenlerle (işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin tamamının verginin konusuna girmemesi gibi nedenlerle) beyannamelerinde "Hesaplanan KDV" beyanı bulunmayan mükellefler KDV artırım tutarını nasıl hesaplayacak?
- İlgili yıl içindeki dönemlere ilişkin vermeleri gereken bütün 1 No.lu KDV beyannamelerini vermiş olan ve hiçbir dönemde işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin tamamının verginin konusuna girmemesi gibi nedenlere bağlı olarak "Hesaplanan KDV" beyanı bulunmayan mükelleflerin KDV artırımı, 6111 sayılı Kanunun 7/2-c maddesine göre yapılacaktır. Buna göre, söz konusu mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunacak ve matrah artırım tutarının %18'ini KDV artırımı olarak dikkate alacaklardır.
- > İlgili yıl içindeki dönemlere ilişkin verilmesi gereken beyannamelerin tamamını vermiş olan ancak, beyannamelerin bir kısmında "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan, diğer kısmında (işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin tamamının verginin konusuna girmemesi nedeniyle) "Hesaplanan KDV" beyanı bulunmayan mükellefler KDV artırım tutarını nasıl hesaplayacak?
- Mükelleflerin, artırımda bulunacakları yıl içindeki dönemlere ilişkin verdikleri beyannamelerin bir kısmında "Hesaplanan KDV" beyanı bulunuyor, diğer kısmında işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin tamamının verginin konusuna girmemesi gibi nedenlerle "Hesaplanan KDV" beyanı yer almıyorsa KDV artırımı, 6111 sayılı Kanunun 7/1 inci maddesine göre yapılacaktır. Buna göre, sözü edilen mükellefler, "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan beyannamelerinde yer alan "Hesaplanan KDV" tutarlarını toplayacak, çıkan toplama ilgili yıl artırım oranını uygulamak suretiyle KDV artırım tutarını hesaplayacaklardır. Bu durumdaki mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırma ve karşılaştırma yapma zorunlulukları bulunmamaktadır.
- > Artırımda bulunulacak yıla ilişkin olarak 1 no.lu KDV beyannamelerinin tamamını vermemekle birlikte en az 3 döneme ait beyannamelerini vermiş olan ancak verilen beyannamelerin;
- bir kısmında "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan,
- diğer kısmında (işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin tamamının verginin konusuna girmemesi gibi nedenlerle) "Hesaplanan KDV" beyanı bulunmayan
aylık vergilendirme dönemine tabi mükellefler KDV artırım tutarını nasıl hesaplayacak?
- Verilmiş olan 1 No.lu KDV beyannamelerinin "Hesaplanan KDV - Tecil Edilebilir KDV" farklarının toplamı alınacak ve beyanname verilen dönem sayısına bölünerek ortalaması bulunacaktır. Bulunan bu ortalama tutar, 12 ile çarpılmak suretiyle 1 yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak "Yıllık Hesaplanan KDV" tutarına ulaşılacaktır. Bulunan tutara ilgili yıl artırım oranı uygulanmak suretiyle artırıma ilişkin ödenmesi gereken KDV tutarı hesaplanacaktır. Bu kapsamdaki mükelleflerin, KDV artırım imkânından yararlanmaları için ilgili yıla ilişkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır.
- > Artırımda bulunulacak yıla ilişkin olarak 1 no.lu KDV beyannamelerini vermiş olan ancak beyannamelerinin;
- bir kısmında "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan,
- bir kısmında işlemlerinin KDV'den istisna olması nedeniyle "Hesaplanan KDV" bulunmayan veya "Hesaplanan KDV" beyanları sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlere ilişkin olan,
- bir kısmında ise işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin KDV'nin konusuna girmemesi nedeniyle "Hesaplanan KDV" bulunmayan
mükellefler KDV artırım tutarını nasıl hesaplayacak?
- Bu kapsamdaki mükelleflerin vergi artırımı için 6111 sayılı Kanunun 7/2-c maddesi uyarınca karşılaştırma yapmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımı yapmadan KDV artırımından faydalanmaları mümkün değildir. Bu mükellefler, ilgili yılda "Hesaplanan KDV" beyanı bulunan beyannamelerindeki "Hesaplanan KDV" tutarlarını toplayacak, bu toplamdan "Tecil Edilebilir KDV" tutarını düşecek, kalan farka ilgili yılın artırım oranını uygulamak suretiyle karşılaştırmaya konu ilk tutarı elde edeceklerdir. Bu tutar, gelir veya kurumlar vergisi matrah artırım tutarının %18'i ile karşılaştırılarak büyük olan tutar, KDV artırım tutarı olarak dikkate alınacaktır.
- > Mükelleflerin KDV artırımında bulundukları yıllara ilişkin olarak vermiş oldukları (Ba) ve (Bs) formlarını düzeltme zorunlulukları var mıdır?
- 6111 sayılı Kanunun 6 ve 7 nci maddelerine göre gelir/kurumlar vergisi matrah artırımında, katma değer vergisi artırımında bulunan mükelleflerin, artırıma konu dönemlere ilişkin olarak vermiş oldukları "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu" (Form Ba) ile "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu"nu (Form Bs) artırım nedeniyle düzeltme mecburiyetleri bulunmamaktadır.
- > 6111 sayılı Kanunun 5 inci maddesinden yararlanan mükelleflerde KDV artırım tutarının hesabında; 6111 sayılı Kanunun yayımından önce verilen beyannamelerdeki veriler mi dikkate alınacak, yoksa söz konusu Kanunun 5 inci maddesi kapsamında verilen beyannamelerdeki tutarlar mı dikkate alınacak?
- 6111 sayılı Kanunun 6, 7 ve 8 inci maddeleri uyarınca yapılacak matrah ve vergi artırımlarında, artırıma esas alınacak matrah ve vergi tutarlarının tespitinde anılan Kanunun yayımlandığı 25.2.2011 tarihinden önce verilmiş bulunan beyannameler ile bahse konu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleşen tarhiyatlar esas alınmıştır. Buna göre, 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı 25/2/2011 tarihinden itibaren verilen düzeltme beyannameleri ile Kanunun 5 inci maddesi kapsamında verilen beyannameler matrah ve vergi artırımının hesabında dikkate alınmayacaktır.
- > Artırıma konu dönemlerle ilgili ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilmiş ve 25/2/2011 tarihi itibarıyla ihtilaflı bulunan KDV ile ilgili olarak Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak üzere yapılan başvurular nedeniyle tahakkuk eden tutarlar, KDV artırım hesabında dikkate alınacak mı?
- KDV artırımına konu dönemlerle ilgili olarak ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilmiş ve 25/2/2011 tarihi itibarıyla ihtilaflı bulunan KDV alacakları ile ilgili olarak Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak üzere yapılan başvurular nedeniyle tahakkuk eden KDV tutarları KDV artırımının hesabında dikkate alınmayacaktır.
- > Artırımda bulunulacak yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak haklarında vergi inceleme raporu veya takdir komisyonu kararına dayalı kesinleşen işlem bulunan mükellefler, 6111 sayılı Kanunun KDV artırımına ilişkin 7 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, KDV artırım tutarı hesabını nasıl yapacaklar?
- Matrah ve vergi artırımında bulunulan yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak, matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi vermeleri ve bu düzeltme işlemlerinin Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere ikmalen, re'sen ve idarece yapılıp Kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleşen tarhiyatlar ve vergiler (katma değer vergisi tarhiyatında "hesaplanan katma değer vergisi"), matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacak, bir başka ifade ile matrah ve vergi artırımı kesinleşen tarhiyatlar da dikkate alınarak yapılacaktır. Bu çerçevede, KDV artırımında bulunacak mükellefler hakkında vergi inceleme raporu veya takdir komisyonu kararına istinaden kesinleşmiş tarhiyatların bulunması durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilmesi gerekmektedir. - Rapor veya takdir komisyonu kararında, mükellefin ilgili dönem "Hesaplanan KDV" beyanından fazla "Hesaplanan KDV" öngörülmüş ise aradaki hesaplanan KDV farkı 6111 sayılı Kanun kapsamındaki artırıma esas "Yıllık Hesaplanan KDV" tutarına eklenecektir. Rapor ya da kararda ödenmesi gereken vergi farkının bulunup bulunmaması bu uygulamayı değiştirmeyecektir. - Rapor veya takdir komisyonu kararında ödenmesi gereken vergi farkı öngörüldüğü halde bu fark "Hesaplanan KDV" beyanındaki değişiklikten kaynaklanmıyor ise (indirimlerin reddi vb. nedenlerden kaynaklanıyorsa), 6111 sayılı Kanun kapsamındaki KDV artırım tutarının hesabında söz konusu fark dikkate alınmayacaktır.
- > Haklarında 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (II/1.5) bölümü kapsamındaki fiilleri dolayısıyla "olumsuz tespit" bulunanların KDV artırımında bulunmaları, iade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından "Genel Esaslar"a dönmelerini sağlar mı?
- Aralık/2009 ve öncesi vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak haklarında 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (II/1.5) bölümü kapsamında; - SMİYB kullanma, - beyanname vermeme, - adresinde bulunamama, - defter ve belge ibraz etmeme, olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel esaslara tabi olan mükelleflerden 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak KDV artırımında bulunanlar, artırım tutarlarının tamamını ödedikleri ya da 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (X/6) numaralı bölümünde açıklandığı şekilde teminat gösterdikleri tarihten itibaren genel esaslara tabi olacaktır. Sözü edilen Genel Tebliğin; (II/2.1), (II/2.2), (II/2.3.1) ve (II/2.3.4) bölümleri uyarınca, haklarında özel esaslar uygulananlardan KDV artırımında bulunabileceklerin ise artırımda bulunmaları genel esaslara dönüşlerini sağlamayacaktır. Dolayısıyla, Haklarında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (SMİYB) düzenleme ve/veya kullanma raporu bulunanlar, haklarında SMİYB düzenledikleri konusunda olumsuz tespit bulunanlar ile haklarında işletme kapasitesi ile iş hacmi arasında açık nispetsizlik tespiti bulunanların artırımda bulunmaları genel esaslara dönüşlerini sağlamayacaktır. Haklarında olumsuz rapor veya tespit bulunmamakla birlikte alım yaptıkları veya daha alt safhalarla ilgili olumsuz rapor veya tespit bulunması nedeniyle 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (II/3) ve (II/4) bölümü gereğince özel esaslar uygulanan mükellefler, alım yaptıkları dönemleri içeren takvim yılı itibariyle KDV artırımında bulunmuş olmaları halinde genel esaslara dönebileceklerdir. Bu kapsamda olanlarda da genel esaslara dönüş tarihi olarak artırımda bulunulan tutarın tamamının ödendiği veya yukarıda belirtilen şekilde teminat gösterildiği tarih dikkate alınacaktır.
- > Verilmesi gereken bütün beyannamelerin verilmesi ve hepsinde de "Hesaplanan KDV" beyanı olması halinde, KDV artırım tutarının, gelir/kurumlar vergisi matrah artım tutarına %18 uygulanarak bulunacak tutardan düşük olması halinde kıyas yapılması gerekir mi?
- KDV beyannamelerinin tamamının verilmiş olması ve her dönemde de tecil-terkin uygulaması dışındaki işlemlere ilişkin olarak "Hesaplanan KDV"nin bulunması durumunda, gelir/kurumlar vergisi yönünden matrah artırımına gidilmeyecek ve kıyaslama yapılmayacaktır. KDV artırım tutarının, gelir/kurumlar vergisi matrah artırım tutarına %18 oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutardan düşük olması kıyas yapılmasını sağlamayacaktır.
- > Gelir/kurumlar vergisi matrah artırım tutarının da dikkate alınması gerektiği durumlarda, adi ortaklıklar bakımından ortaklardan en fazla gelir/kurumlar vergisi matrah artırımı yapanın mı yoksa bütün ortakların matrah artırım tutarlarının toplamı mı KDV artırım tutarının hesabında dikkate alınacak?
- Bütün ortakların matrah artırım tutarlarının toplamı dikkate alınacak. Bu toplam tutar üzerinden %18 oranı uygulanarak bulunacak tutar KDV artırım tutarı olarak esas alınacak veya kıyaslamada kullanılacak tutar olarak kullanılacaktır.
- > KDV artırımında, asgari bir tutar var mıdır?
- KDV artırımında asgari bir tutar yoktur.
- > Artırıma ilişkin yılda verilmesi gereken 1 no.lu KDV beyannamelerinin tamamını vermiş ve hepsinde de "Hesaplanan KDV" beyanı olan aylık vergilendirme dönemine tabi KDV mükellefleri için artırıma esas tutar ve artırım oranları nedir?
- GELİR (STOPAJ) VE KURUMLAR (STOPAJ) VERGİSİNDE ARTIRIM
- > 6111 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinde artırımdan yararlanmak mümkün mü?
- Vergi artırımında bulunacak olanların, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan gelir veya kurumlar vergisi tevkifatına ilişkin muhtasar beyannamelerini vermiş oldukları vergi dairelerine, 31 Mayıs 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) müracaat etmek suretiyle vergi artırımı hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.
Kapsama giren ödemeler;
- Hizmet erbabına ödenen ücretler,
- Serbest meslek ödemeleri,
- Yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait hak ediş ödemeleri,
- Kira ödemeleri,
- Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemeler,
- Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemeler
- Vergi artırımında bulunacak olanların, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan gelir veya kurumlar vergisi tevkifatına ilişkin muhtasar beyannamelerini vermiş oldukları vergi dairelerine, 31 Mayıs 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) müracaat etmek suretiyle vergi artırımı hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.
- > Hizmet erbabına ödenen ücretlerde artırım tutarının hesabında dikkate alınacak vergi oranları nedir?
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen ücret ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden;
2006 yılı için .......................................... .%5,
2007 yılı için ........................................... %4,
2008 yılı için ............................................%3,
2009 yılı için ............................................%2,
oranında hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak ücret ödemeleri yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.
Spor kulüpleri ile Türkiye Jokey Kulübü de ücret hükümlerine göre vergilendirilen ödemeleri için vergi artırımından yararlanabilecektir.
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen ücret ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden;
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinin tamamında (ücret ödemeleri) muhtasar beyanname verilmiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenecek?
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen ücret ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden Kanunda belirtilen oranlarda hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak ücret yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.
- > Artırıma ilişkin yıl içinde en az bir dönemde (ücret ödemeleri) muhtasar beyanname verilmiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenecek?
- Vergi artırımı isteminde bulunulan yılın vergilendirme dönemlerinin en az bir döneminde muhtasar beyanname verilmiş olması halinde, bu beyannamede yer alan ücret ödemelerinin gayrisafi tutarı 12 ile çarpılmak suretiyle (1) yıla tamamlanarak vergi artırımına esas alınacak olan yıllık ücretler üzerinden hesaplanacak gelir (stopaj) vergisinin matrahı bulunacak ve bu matraha 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (VI-E/1-a) bölümünde belirtilen vergi oranları uygulanmak suretiyle ödenecek vergi hesaplanacaktır.
Öte yandan birden fazla dönemde muhtasar beyanname verilmiş olması halinde verilen beyannamelerde yer alan ücretin gayri safi tutarlarının toplamı verilen beyanname dönemi sayısına bölünmek suretiyle ortalaması bulunacak ve bulunan bu ortalama tutar 12 ile çarpılmak suretiyle vergi artırımına esas alınacak gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunarak bu matraha 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (VI-E/1-a) bölümünde belirtilen vergi oranları uygulanmak suretiyle ödenecek vergi hesaplanacaktır.
- Vergi artırımı isteminde bulunulan yılın vergilendirme dönemlerinin en az bir döneminde muhtasar beyanname verilmiş olması halinde, bu beyannamede yer alan ücret ödemelerinin gayrisafi tutarı 12 ile çarpılmak suretiyle (1) yıla tamamlanarak vergi artırımına esas alınacak olan yıllık ücretler üzerinden hesaplanacak gelir (stopaj) vergisinin matrahı bulunacak ve bu matraha 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (VI-E/1-a) bölümünde belirtilen vergi oranları uygulanmak suretiyle ödenecek vergi hesaplanacaktır.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinin tamamında (ücret ödemeleri) hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenecek?
- Mükellefler (sorumlular) gelir (stopaj) vergisi artırımı isteminde bulundukları yılın vergilendirme dönemlerinin hiç birisinde ücret ödemelerine ilişkin muhtasar beyanname vermemiş iseler, bu yılla ilgili olarak hesaplanan gelir vergisinin ödenmesi halinde, 6111 sayılı Kanunun 8 inci maddesindeki vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın her bir vergilendirme dönemi için;
a) 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce ilgili yıl için verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama işçi sayısı kadar işçi çalıştırıldığı kabul edilecek ve vergi artırımında bulunulan yılın son vergilendirme döneminde 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan asgari ücret tutarı, bu işçi sayısı ile çarpılmak suretiyle bir vergilendirme dönemine ait gelir (stopaj) vergisi matrahı hesaplanacaktır. Bu tutar 12 ile çarpılmak suretiyle 1 yıla iblağ edilerek 6111 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre vergi artırımına esas olacak yıllık ücretler üzerinden hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunacaktır. Bulunan bu tutar üzerinden ilgili yıl için 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (VI-E/1-a) bölümünde belirlenen oranda gelir vergisi ödenmesi suretiyle, vergi artırımı hükümlerinden yararlanılacaktır.
b) Vergi artırımı yapılmak istenilen yılda aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde, 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar vergi artırımı yapılan yılı izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi çalıştırıldığı kabul edilecek ve bu işçi sayısı esas alınarak 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (E/1-c-ca) bölümünde açıklandığı şekilde bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken gelir vergisi tutarı hesaplanacaktır.
c) 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarının tamamında 6111 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması halinde, en az iki işçi esas alınmak suretiyle 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (VI/E-1-c-ca) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde 6111 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken gelir vergisi hesaplanacaktır.
Hizmet erbabına ödenen ücretlere ilişkin gelir (stopaj) vergisinde yapılacak vergi artırımında kullanılacak, ilgili yılların son vergilendirme döneminde 16 yaşından büyük işçiler için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarları aşağıda gösterilmiştir.
2006 yılı için .............................. 6.372-TL
2007 yılı için............................... 7.020-TL
2008 yılı için............................... 7.664,4-TL
2009 yılı için............................... 8.316-TL
- Mükellefler (sorumlular) gelir (stopaj) vergisi artırımı isteminde bulundukları yılın vergilendirme dönemlerinin hiç birisinde ücret ödemelerine ilişkin muhtasar beyanname vermemiş iseler, bu yılla ilgili olarak hesaplanan gelir vergisinin ödenmesi halinde, 6111 sayılı Kanunun 8 inci maddesindeki vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinin (Serbest Meslek Ödemeleri) muhtasar beyanname verilmiş olması halinde uygulanacak vergi oranı nedir?
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen serbest meslek ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden;
2006 yılı için .......................................... .%5,
2007 yılı için ........................................... %4,
2008 yılı için ............................................%3,
2009 yılı için ............................................%2,
oranında hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak serbest meslek erbabına yapılan ödemeler yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. .
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen serbest meslek ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden;
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinde (Serbest Meslek Ödemeleri) muhtasar beyanname verilmemiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenecek?
- Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrahı tutarının % 50'si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle, 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanılacaktır.
Bu şekilde hesaplanan vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Yıllar
(1)Bilanço Esasına Göre Belirlenen Asgari
Tutarın %50’si (TL)
(2)Vergi
Oranı (%)
(3)Hesaplanan Vergi (TL)
(2x3)
(4)2006
4.775
15
716,25
2007
5.160
15
774,00
2008
5.610
15
841,50
2009
6.115
15
917,25
- Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrahı tutarının % 50'si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle, 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanılacaktır.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinin (Kira Ödemeleri) muhtasar beyanname verilmiş olması halinde uygulanacak vergi oranı nedir?
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yaptıkları kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen kira ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden;
2006 yılı için .......................................... .%5,
2007 yılı için ........................................... %4,
2008 yılı için ............................................%3,
2009 yılı için ............................................%2,
oranında hesaplanan gelir veya kurumlar vergisini ödemeyi kabul etmeleri halinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak kira ödemelerine ilişkin gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yaptıkları kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen kira ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden;
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinde (Kira Ödemeleri) muhtasar beyanname verilmemiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenir?
- Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan mükellefler, belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanacaktır.
Bu şekilde hesaplanan vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Yıllar
(1)Asgari Matrah Tutarı (TL)
(2)Vergi
Oranı (%)
(3)Hesaplanan Vergi (TL)
(2x3)
(4)2006
1.910
15
286,50
2007
2.064
15
309,60
2008
2.244
15
336,60
2009
2.446
15
366,90
- Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan mükellefler, belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanacaktır.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinin (Yıllara Sari İnşaat ve Onarma İşlerine İlişkin Hakedişler) muhtasar beyanname verilmiş olması halinde uygulanacak vergi oranı nedir?
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşanlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden %1 oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinde (Yıllara Sari İnşaat ve Onarma İşlerine İlişkin Hakedişler) muhtasar beyanname verilmemiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenecek?
- Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname vermemiş olanlar veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden asgari %3 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu şekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Yıllar
(1)Bilanço Esasına Göre Belirlenen Asgari
Tutar (TL)
(2)Vergi
Oranı (%)
(3)Hesaplanan Asgari Vergi (TL)
(2x3)
(4)2006
9.550
3
286,50
2007
10.320
3
309,60
2008
11.220
3
336,60
2009
12.230
3
366,90
- Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname vermemiş olanlar veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden asgari %3 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinin (Çiftçilerden Satın Alınan Zirai Mahsuller ve Hizmetler İçin Yapılan Ödemeler) muhtasar beyanname verilmiş olması halinde uygulanacak vergi oranı nedir?
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendi uyarınca çiftçilerden satın aldıkları zirai mahsuller ve hizmetler için yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının % 25'i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.
Buna göre vergi artırımına ilişkin oranlar aşağıda gösterilmiştir.
Yıllar
GVK Madde 94/11-a-i bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-a-ii bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-b-i bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-b-ii bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-c-i bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-c-ii bendine göre yapılan ödemeler için
2006
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
2007
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
2008
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
2009
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendi uyarınca çiftçilerden satın aldıkları zirai mahsuller ve hizmetler için yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının % 25'i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinde (Çiftçilerden Satın Alınan Zirai Mahsuller ve Hizmetler İçin Yapılan Ödemeler) muhtasar beyanname verilmemiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenecek?
- Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname vermemiş olanlar veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden asgari %2 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu şekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Yıllar
(1)Bilanço Esasına Göre Belirlenen Asgari
Tutar (TL)
(2)Vergi
Oranı (%)
(3)Hesaplanan Asgari Vergi (TL)
(2x3)
(4)2006
9.550
2
191,00
2007
10.320
2
206,40
2008
11.220
2
224,40
2009
12.230
2
244,60
- Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname vermemiş olanlar veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden asgari %2 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinin (Esnaf Muaflığı Kapsamında Bulunanlara Yapılan Ödemeler) muhtasar beyanname verilmiş olması halinde uygulanacak vergi oranı nedir?
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi uyarınca esnaf muaflığı kapsamında bulunanlara yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının % 25'i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
Buna göre vergi artırımına ilişkin oranlar aşağıda gösterilmiştir.
Yıllar
(GVK 94/13- (a) ve (b) bentlerine göre yapılan ödemeler için
GVK 94/13- (c) bendine göre yapılan ödemeler için
GVK 94/13- (d) bendine göre yapılan ödemeler için
2006
% 0,50
% 1,25
% 2,50
2007
% 0,50
% 1,25
% 2,50
2008
% 0,50
% 1,25
% 2,50
2009
% 0,50
% 1,25
% 2,50
- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi uyarınca esnaf muaflığı kapsamında bulunanlara yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının % 25'i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
- > Artırıma ilişkin yıla ait vergilendirme dönemlerinde (Esnaf Muaflığı Kapsamında Bulunanlara Yapılan Ödemeler) muhtasar beyanname verilmemiş olması halinde vergi oranının uygulanacağı matrah nasıl belirlenecek?
- Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname vermemiş olanlar veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden asgari %5 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu şekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Yıllar
(1)Bilanço Esasına Göre Belirlenen Asgari
Tutar (TL)
(2)Vergi
Oranı (%)
(3)Hesaplanan Asgari Vergi (TL)
(2x3)
(4)2006
9.550
5
477,5
2007
10.320
5
516,0
2008
11.220
5
561,0
2009
12.230
5
611,5
- Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname vermemiş olanlar veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması halinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden asgari %5 oranında hesaplanan vergiyi ödemek suretiyle 6111 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir.
- > Yıl içinde işe başlayan veya işi bırakan mükellefler için artırılacak vergi tutarları nasıl hesaplanacak?
- Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin (sorumluların) artırımda bulunacakları yıl içinde işe başlamış ya da işi bırakmış olmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri esas alınarak ilgili yıl için artıracakları vergi tutarları hesaplanacaktır.
Bu hesaplamada, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemlerine ait gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinin 1 yıla iblağ edilmesi söz konusu değildir.
Mükelleflerin (sorumlular) ilgili yılların herhangi bir vergilendirme dönemi için vergi artırımında bulunmaları mümkün olmayıp, yılın tamamı için vergi artırımı yapmaları zorunludur. Ancak, yıl bazında seçimlik hakları mevcuttur.
- Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin (sorumluların) artırımda bulunacakları yıl içinde işe başlamış ya da işi bırakmış olmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri esas alınarak ilgili yıl için artıracakları vergi tutarları hesaplanacaktır.
- > Artırım sonucu ödenen vergilerin gelir veya kurumlar vergisinden indirilmesi mümkün müdür?
- Gelir (stopaj) vergisi artırımında bulunan mükelleflerin artırıma esas ücret tutarları ve artırılan matrahlar ile bu ücret ve matrahlar üzerinden ödenen gelir vergisi tutarları, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.
- > Farklı vergi dairelerine muhtasar beyanname vermiş olanlar hangi vergi dairesine başvuruda bulunabilirler?
- Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımına ilişkin olarak farklı vergi dairelerine beyanda bulunmuş olan mükelleflerin (sorumluların) 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin (VI/B-2) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde ilgili vergi dairelerine başvurmaları gerekmektedir.
- > Tevkifata tabi ödemelere ilişkin artırımların tamamı yıla iblağ edilecek mi?
- İlgili yıl içinde ücret dışındaki ödemeler nedeniyle verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar beyanname verilen dönemlerle sınırlı olup, bir yıla iblağ edilmesi söz konusu değildir.
- > 6111 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinde artırımdan yararlanmak mümkün mü?
- MATRAH VE VERGİ ARTIRIMINA İLİŞKİN ORTAK HÜKÜMLER (6111 sayılı Kanunun 9 uncu Maddesi)
- > Matrah ve vergi artirimi ile matrah beyani dolayisiyla hesaplanan vergiler nasil ödenecek?
- Matrah ve vergi artirimi nedeniyle 6111 sayili Kanun hükümlerine göre hesaplanan veya artirilan gelir, kurumlar ve katma deger vergisi ile gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi tutarlari 30 Haziran 2011 tarihine kadar tamamen ödenebilecegi gibi talep edilmesi halinde 1 seri no.lu 6111 sayili Kanun Genel Tebliginin (II/C) ve (II/E-7) bölümlerinde belirtilen açiklamalar çerçevesinde taksitler halinde ödenebilecektir. Bu takdirde mükellefçe tercih edilen taksit seçenegine göre ilgili katsayi uygulanacaktir. Bu vergilerin, ödeme süresi içinde ödenmemesi halinde; pesin ödenmek istenmisse vade tarihinden, taksitler halinde ödenmek istenmisse taksitlerin vade tarihlerinden, ödeme tarihine kadar geçen süre için 6183 sayili Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranin bir kat fazlasi oranda gecikme zammi ile birlikte takip ve tahsili gerekmektedir. Gecikme zammi, ödenmemis tutar içerisinde yer alan vergi asli üzerinden hesaplanacaktir. Matrah ve vergi artiriminda bulunanlarin taksitlerini süresinde ödememesi, matrah ve vergi artirimi hükümlerinin ihlali anlamina gelmeyecektir.
- > Matrah ve vergi artirimi sonucu hesaplanan verginin ödenmemesi halinde incelenmeme ve tarhiyat yapilmamasina iliskin sonuçlar nelerdir?
- Matrah ve vergi artirimi nedeniyle hesaplanan vergilerin, vadesinde ödenmemesi halinde, ödenmeyen tutarlar 6183 sayili Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranin bir kat fazlasi oraninda uygulanacak gecikme zammiyla birlikte takip ve tahsil edilecektir. Ancak, mükellefler matrah ve vergi artirimi hükümlerinin sagladigi vergi incelemesi ve tarhiyat yapilmamasi avantajindan yararlanabilecektir.
- > 6111 sayili Kanuna göre matrah ve vergi artiriminda bulunan mükellefler hakkinda, Kanunun yayimlandigi tarihten önce baslanilmis olan vergi incelemeleri ile takdir islemlerinin durumu ne olacak?
- 6111 sayili Kanuna göre matrah ve vergi artiriminda bulunan mükellefler hakkinda, 6111 sayili Kanunun yayimlandigi tarihten önce baslanilmis olan vergi incelemeleri ile takdir islemlerinin, Kanunun yayimlandigi ayi izleyen ayin basindan itibaren 1 ay içerisinde sonuçlandirilmasi sarttir. Bu süre içerisinde sonuçlandirilamayan vergi incelemeleri ile takdir islemlerine devam edilmeyecek, bulundugu safhada birakilacaktir. Mükellefler sadece artirilan matrahlar üzerinden hesaplanan veya artirilan vergileri ödeyeceklerdir. Bir baska anlatimla, Kanunun yayimi tarihinden önce baslanilmis vergi incelemeleri ve takdir islemlerinin 31/3/2011 tarihine (bu tarih dahil) kadar tamamlanamamasi halinde mükelleflerin, basvuru süresinin (31/5/2011) sonuna kadar matrah ve vergi artiriminda bulunmus olmalari sartiyla, 31/3/2011 tarihinden sonra vergi dairesi kayitlarina intikal eden raporlar ve kararlar üzerine tarhiyat yapilmayacagindan, vergi incelemesi ve takdir islemlerine devam edilmeyecektir. Inceleme ve takdir islemlerinin sonuçlandirilmasindan maksat, vergi inceleme raporlari ile takdir komisyonu kararlarinin vergi dairesi kayitlarina intikal ettirilmesidir.
- > Kanunun yayimlandigi tarihten önce baslanilmis vergi incelemeleri ile takdir islemlerinin bir aylik sürede sonuçlandirilmasi ve tarhiyata konu matrah farki tespit edilmesi halinde ne olacak?
- Kanunun yayimlandigi tarihten önce baslanilmis vergi incelemeleri ile takdir islemlerinin belirtilen sürede sonuçlandirilmasi ve tarhiyata konu matrah farki tespit edilmesi halinde; Mükellef, inceleme raporlari ile takdir komisyonu kararlarinin vergi dairesi kayitlarina intikal ettigi tarihten önce matrah artiriminda bulunmus ise, inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farki ile mükelleflerin Kanunun 6, 7 ve 8 inci maddeleri hükümlerine göre artirdiklari matrahlar birlikte degerlendirilir. Bu degerlendirme sonucu mükellefin ilgili yillarda artirilan matrah tutarlarinin, vergi incelemeleri veya takdir komisyonu kararlarina göre o yil için belirlenen matrah farkindan fazla veya bu tutar kadar olmasi durumunda mükellef hakkinda ayrica vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararlarina göre vergi tarhiyati yapilmaz ve ceza uygulanmaz. Vergi incelemeleri ve takdir sonucu belirlenen tarhiyata konu matrah farkinin, mükellefin ilgili yil için artirdigi matrah tutarindan fazla olmasi halinde, aradaki fark tutar kadar matrah farki üzerinden mükellef hakkinda gerekli vergi tarhiyati yapilacak ve ceza uygulanacaktir. Ancak mükellef, bu fark tutari üzerinden tarh edilen vergiler ile uygulanan gecikme faizi ve cezalari için Kanunun 4 üncü maddesi hükmünden yararlanarak ödemede bulunabilir. KDV uygulamasi bakimindan rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden, artirim nedeniyle ödenecek tutarlar düsülerek islem yapilacaktir. Buna göre; - Inceleme, KDV yönünden artirim talebinde bulunulan yilin bütün dönemlerini kapsiyorsa, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden, 6111 sayili Kanunun KDV artirimina iliskin hükümleri geregince yilin tamami için hesaplanan vergi tutari (6111 sayili Kanuna göre tahakkuk eden vergi) düsülecektir. - Inceleme, KDV yönünden artirimda bulunulan yilin bazi dönemlerini kapsiyorsa, artirim nedeniyle hesaplanan yillik tutar 12'ye bölünerek aylik ortalama bulunacak, bu ortalamanin raporun kapsadigi dönem sayisi ile çarpilmasi sonunda bulunan tutar, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden düsülecektir. Kanunun yayimlandigi tarihten önce baslanilmis olan takdir islemleri bakimindan da bu ayrim kapsaminda islem tesis edilecektir. Bir ay içinde sonuçlandirilan islemler çerçevesinde yapilan tarhiyatlar ile ilgili olarak mükelleflerin tarhiyat öncesi uzlasma talepleri dikkate alinmayacaktir.
- > Kanunun yayimlandigi tarihten önce haklarinda vergi incelemesi ve takdir islemlerine baslanmis olan mükelleflerin, söz konusu inceleme raporlari ile takdir komisyonu kararlarinin vergi dairesi kayitlarina intikal ettigi tarihten önce 6111 sayili Kanuna göre matrah ve vergi artiriminda bulunmamalari halinde ne olacak?
- Kanunun yayimlandigi tarihten önce haklarinda vergi incelemesi ve takdir islemlerine baslanmis olan mükelleflerin, söz konusu inceleme raporlari ile takdir komisyonu kararlarinin vergi dairesi kayitlarina intikal ettigi tarihten önce 6111 sayili Kanuna göre matrah ve vergi artiriminda bulunmamalari halinde, söz konusu inceleme raporlari ile takdir komisyonu kararlarina istinaden yapilan tarhiyatlar için ancak Kanunun 4 üncü maddesi hükmünden yararlanilabilecektir.
- > Matrah ve vergi artiriminda bulunan mükellefler hakkinda iade talebi ile sinirli olmak üzere vergi incelemesi yapilabilecek mi?
- Kanuna göre matrah ve vergi artiriminda bulunan mükelleflerin, yillik gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemis olduklari vergilerin iadesi konusundaki basvurulari, ilgili Kanun hükümleri ve Tebligi esaslari çerçevesinde sonuçlandirilacagindan, matrah ve vergi artiriminda bulunan mükellefler hakkinda iade talebi ile sinirli olmak üzere vergi incelemesi yapilabilecektir. Bu incelemelerin 1 aylik süre içinde sonuçlandirilmasi sarti aranmayacaktir. Inceleme sonucuna göre mükellefin iade talebi yerine getirilecek veya reddedilecektir. Iade talebinin reddi halinde söz konusu vergiler, ister teminat karsiligi isterse teminat alinmadan daha önce iade edilmis ise gerekli vergi ve ceza tarhiyati yapilacaktir. Teminat karsiligi veya teminat alinmaksizin (Örnegin, yil içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerde 10.000 TL'ye kadar olan tutarin iade edilmesi gibi) yapilan iadeler ile ilgili inceleme raporunda, tespit edilen matrah ve vergi farki nedeniyle talep edilen iadeyi asan bir vergi farki bulunmasi halinde; iadesi talep edilen tutari asan kisim için tarhiyat yapilabilmesi incelemenin 1 ay içinde sonuçlandirilmasina baglidir. Bu takdirde de mükellefin matrah ve vergi artiriminin dikkate alinacagi tabiidir. Ancak, iade tutari ile ilgili olarak incelemenin 1 ay içinde sonuçlandirilmasi sarti aranilmadigindan, iade tutari ile sinirli olmak üzere inceleme devam edebilecek ve yukarida açiklandigi sekilde islem yapilacaktir. Dolayisiyla, matrah ve vergi artiriminda bulunan mükelleflerin yillik gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemis olduklari vergilerin nakden yada mahsuben iadesine yönelik incelemeler nedeniyle 1 aylik süre geçtikten sonra düzenlenecek raporlarda iade tutarini asan bir tarhiyat önerilmeyecektir.
- > Katma deger vergisi artiriminda bulunulan yillarla ilgili olarak mükellefler hakkinda sonraki dönemlere devreden indirilebilir katma deger vergileri ve ihraç kaydiyla teslimlerden veya iade hakki doguran islemlerden dogan tecil-terkin ve nakden ya da mahsuben iade islemleri ile sinirli olmak üzere inceleme ve tarhiyat yapilabilecek mi?
- 6111 sayili Kanunun 7 inci maddesinin altinci fikrasinda, KDV artiriminda bulunulan yillarla ilgili olarak mükellefler hakkinda sonraki dönemlere devreden indirilebilir katma deger vergileri ve ihraç kaydiyla teslimlerden veya iade hakki doguran islemlerden dogan tecil-terkin ve iade islemleri ile sinirli olmak üzere 1 aylik süre ile sinirli olmaksizin inceleme ve tarhiyat yapilabilecektir.
- > Mükellefler hakkinda Kanunun yayim tarihinden (25/2/2011) sonra baslanan vergi incelemeleri ve takdir islemleri devam edecek mi?
- 6111 sayili Kanunun matrah ve vergi artirimina iliskin hükümlerinden yararlanmak için mükelleflerce 31/5/2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) basvuruda bulunulabileceginden, mükelleflerin bu tarihe kadar matrah ve vergi artirimda bulunmasi halinde, artirimda bulunulan yillar ve vergi türleri ile ilgili olarak Kanunun yayimi tarihinden sonra baslanilan vergi incelemeleri ve takdir islemlerine devam edilmeyecektir.
- > Matrah ve vergi artiriminda bulunan mükellefler hakkinda artirimda bulunulan yillarda verilmeyen beyannameler verilecek mi? Verilmeyen bu beyannameler nedeniyle Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre usulsüzlük cezasi uygulanacak mi?
- Mükelleflerin 6111 sayili Kanuna göre matrah veya vergi artirimi yaptiklari dönemlere iliskin olarak kanuni süresinde vermedikleri anlasilan beyannamelerin verilmesine gerek olmadigi gibi verilemeyen bu beyannameler nedeniyle 213 sayili Kanunun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarina iliskin hükümleri de uygulanmayacaktir.
- > Matrah ve vergi artirimi sonucunda, hesaplanarak veya artirilarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarinin tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilecek mi?
- Matrah ve vergi artirimi sonucunda, hesaplanarak veya artirilarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarinin tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilmeyecektir. Söz konusu vergilerin herhangi bir vergiden indirim veya mahsup edilmesi mümkün olmadigi gibi iade edilmesi de söz konusu degildir.
- > Matrah ve vergi artirimindan yararlanan mükelleflerin, defter ve belgelerini Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarinca saklamalari ve gerektiginde ibraz etmeleri mecburiyeti var mi?
- Matrah ve vergi artiriminda bulunan ve bu konudaki sartlari yerine getiren mükelleflerin defter ve belgeleri artirima konu vergi türleri için kendileri adina tarhiyat yapilmak amaciyla incelenmemesine ragmen, defter ve belgelere, diger vergi türleri için inceleme yapilmasi, üçüncü kisilerle ilgili olarak karsit incelemeler yapilmasi, mahkemelerce belli konulara bakilmasi veya bilirkisilerce ihtiyaç duyulmasi gibi nedenlerle müracaat edilebilecektir. Bu nedenle, matrah ve vergi artirimindan yararlanan mükelleflerin, defter ve belgelerini Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarinca saklayacaklari ve ibraz edecekleri tabiidir.
- > Defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapilmis olan mükellefler dilerlerse vergi incelemesi yapilan yillar için de matrah ve vergi artiriminda bulunabilirler mi?
- Defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapilmis olan mükellefler dilerlerse vergi incelemesi yapilan yillar için de matrah ve vergi artiriminda bulunabileceklerdir.
- > Matrah ve vergi artirimi yapilmayan yillar ve dönemler için idare vergi incelemesi yapabilecek mi?
- Matrah ve vergi artirimi yapilmayan yillar ve dönemler için idare vergi incelemesi yapabilecektir.
- > 6111 sayili Kanununun 6, 7 ve 8 inci maddelerine göre matrah ve vergi artirimlari hangi formlar kullanilarak yapilir?
- 6111 sayili Kanununun 6, 7 ve 8 inci maddelerine göre matrah ve vergi artirimlari, 1 seri no.lu 6111 sayili Kanun Genel Tebligine ekli bildirim formlari ile yapilacaktir. Elektronik ortamda beyanname verme zorunlulugu bulunanlar, bildirimlerini elektronik ortamda vermek zorundadir. Bu bildirimler nedeniyle mükelleflerden yillik, muhtasar ve KDV beyannameleri ile diger beyannameler için alinmakta olan vergiler (damga vergisi gibi) alinmayacaktir.
- > 213 sayili Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fikrasindaki "defter, kayit ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine baska yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asil veya suretlerini tamamen veya kismen sahte olarak düzenleyenler" hakkinda 6111 sayili Kanunun yayimlandigi tarihten önce herhangi bir tespit yapilmis olmasi durumunda, kapsama giren mükelleflerin Kanunun 6, 7 ve 8 inci madde hükümlerine göre matrah ve vergi artirimindan yararlanmalari mümkün müdür?
- 213 sayili Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fikrasindaki "defter, kayit ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine baska yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asil veya suretlerini tamamen veya kismen sahte olarak düzenleyenler", hakkinda 6111 sayili Kanunun yayimlandigi tarihten önce herhangi bir tespit yapilmis olmasi durumunda, bu kapsama giren mükelleflerin bu Kanunun 6 nci, 7 nci ve 8 inci madde hükümlerine göre matrah ve vergi artirimindan yararlanmalari mümkün degildir. Bu hükmün uygulanmasinda, vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile yapilan tespitler dikkate alinacaktir.
- > Sahte ve yaniltici belge kullananlar matrah artirimindan yararlanabilir mi?
- Sahte ve muhteviyati itibariyla belge kullanan mükellefler ise matrah ve vergi artiriminda bulunabileceklerdir.
- > Matrah ve vergi artiriminda bulunan mükelleflerin, matrah ve vergi artirimlarinin 6111 sayili Kanun hükümlerine uygun yapilip yapilmadigi hususu vergi dairelerince arastirilabilecek mi?
- Matrah ve vergi artiriminda bulunan mükelleflerin, matrah ve vergi artirimlarinin 6111 sayili Kanun hükümlerine uygun yapilip yapilmadigi vergi dairelerince arastirilabilecektir. Kanun hükümlerine göre, dogru beyan edilmeyen veya vergi hatalari nedeniyle eksik beyan edilen matrah ve vergi artirimlari ile ilgili olarak eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmis sayilacak, 6111 sayili Kanunda açiklandigi sekilde tahsil edilecektir.
- > 6111 sayili Kanuna göre matrah ve vergi artiriminda bulunan mükelleflerin ilgili vergi dairelerine vermis olduklari bildirim veya yaptiklari beyanlarda yer alan bilgiler herhangi bir vergi türü incelemesi için done olarak kullanilabilir mi?
- 6111 sayili Kanuna göre matrah ve vergi artiriminda bulunan mükelleflerin ilgili vergi dairelerine vermis olduklari bildirim veya yaptiklari beyanlarda yer alan bilgiler herhangi bir vergi türü incelemesi için done olarak kullanilmayacaktir.
- > Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artirimindan yararlanilarak hesaplanan gelir ve kurumlar vergisine herhangi bir istisna ve indirim uygulanacak mi?
- 6111 sayili Kanun kapsaminda gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artirimindan yararlanilarak hesaplanan gelir ve kurumlar vergisine, herhangi bir istisna ve indirim uygulanmasi söz konusu degildir.
- > Matrah ve vergi artirimi yapilacak yillarda faaliyette bulunmakla birlikte, bu faaliyetlerini vergi dairesinin bilgisi disinda birakanlar artirimda bulunurken TC Kimlik numaralarini mi, vergi kimlik numaralarini mi kullanacaklar?
- Matrah ve vergi artirimi yapilacak yillarda faaliyette bulunmus ve gelir elde etmis olmakla birlikte bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi disinda birakan gelir vergisi mükellefleri T.C. kimlik numaralarini, yabanci gerçek kisiler ise varsa yabanci kimlik numaralarini kullanarak artirimda bulunabileceklerdir. Yabanci kimlik numarasi olmayan yabanci gerçek kisiler ile kurumlar vergisi mükellefi olmasi gerekenler ise vergi dairelerine basvurmak suretiyle alacaklari vergi kimlik numaralarini kullanarak artirimda bulunabileceklerdir.
- > 5811 sayili Kanundan yararlananlar, matrah ve vergi artirimi imkânindan yararlanabilecek mi?
- 5811 sayili Bazi Varliklarin Milli Ekonomiye Kazandirilmasi Hakkinda Kanun hükümlerinden yararlananlarin 6111 sayili Kanunun matrah ve vergi artirimina iliskin hükümlerinden yararlanmalari mümkün bulunmaktadir.
- > Matrah ve vergi artirimi ile matrah beyani dolayisiyla hesaplanan vergiler nasil ödenecek?
- İŞLETMEDE MEVCUT OLDUĞU HALDE KAYITLARDA YER ALMAYAN EMTİA, MAKİNE, TEÇHİZAT VE DEMİRBAŞLAR(6111 sayılı Kanunun 10 uncu Maddesi)
- > Isletmede mevcut oldugu halde kayitlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaslar, kayitlara intikal ettirilebilir mi?
- 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesi hükmü ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine (adi, kollektif ve adi komandit sirketler dahil) isletmelerinde mevcut oldugu halde kayitlarinda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaslari, yasal kayitlarina intikal ettirmek suretiyle, kayitlarini fiili duruma uygun hale getirmelerine imkan saglanmistir. Kayitlarda bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaslarin kayitlara intikal ettirilmesine imkân veren düzenleme, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadir. Uygulama kapsamina; serbest meslek erbabi, ferdi ticari isletmeler, adi ortakliklar, kollektif sirketler, adi komandit sirketler ile sermaye sirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakiflara ait iktisadi isletmeler ve is ortakliklari dahil bulunmaktadir.
- > Kayitlara intikal ettirilecek emtia, makine, teçhizat ve demirbaslarin beyani nasil olacak?
- Uygulama kapsaminda olan mükellefler, isletmelerinde mevcut oldugu halde kayitlarinda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaslarini 30 Haziran 2011 tarihine kadar 1 seri no.lu 6111 sayili Kanun Genel Tebliginin (VII/A–4) bölümünde belirtilen beyanname ve ekinde verecekleri envanter listesi ile katma deger vergisi yönünden bagli olduklari vergi dairelerine bildireceklerdir. Bu kiymetler, bildirim tarihindeki rayiç bedelle degerlenmek suretiyle envanter listesinde gösterilecektir. Rayiç bedel, o kiymetin degerleme günü itibariyla normal alim satim bedelidir. Dolayisiyla bu bedel, mükellefin kendisi tarafindan bizzat tespit edebilecegi gibi bagli oldugu meslek kurulusuna da tespit ettirilebilecektir. Bildirilen kiymetler yasal kayit süresi içerisinde kayitlara intikal ettirilecektir. Bu madde hükmüne göre bildirilecek emtia; - alim satim isletmelerinde satisa hazir mallari, - imalatçi isletmelerde ise hammadde, malzeme, yari mamül ve mamül mallari ifade etmektedir. Ayni sekilde insaat isletmelerinin (yillara yaygin insaat onarim isi, kat karsiligi veya kendileri adina insaat yapip satanlar) varsa insa edilen ve emtia niteligindeki gayrimenkulleri (daire, dükkân vs) ile üretimde kullandiklari demir, çimento, tugla gibi ilk madde ve malzemelerini veya yari mamullerini de bildirmeleri mümkündür.
- > Isletmede mevcut oldugu halde kayitlarda yer almayan kiymetler kayitlara nasil intikal ettirilecek?
- Bilanço esasina göre defter tutan mükellefler, aktiflerine intikal ettirdikleri emtia için ayri, makine, teçhizat ve demirbaslar için ayri olmak üzere pasifte karsilik hesabi açacaktir. Emtia için ayrilan karsilik, ortaklara dagitilmasi veya isletmenin tasfiye edilmesi halinde, sermayenin unsuru sayilacak ve vergilendirilmeyecektir. Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaslar ayrica envantere kaydedilecek ve 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fikrasina göre, ayrilan karsilik birikmis amortisman olarak kabul edilecektir. Isletme hesabi esasina göre defter tutan mükellefler ise beyan ettikleri emtiayi defterlerinin gider kismina satin alinan mal olarak kaydedeceklerdir.
- > Beyan edilen kiymetlerin Ba formu karsisindaki durumu ne olacak?
- 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesi kapsaminda beyan edilen kiymetler üzerinden hesaplanarak beyan edilen kiymetlerin rayiç bedelleri, Ba formu vermek zorunda olan mükellefler tarafindan söz konusu form ile bildirilmek zorundadir. Söz konusu bildirim islemi, Ba formunun "Soyadi/Adi Unvani" bölümüne "Muhtelif Saticilar (6111 sayili Kanun Madde 10)", "Vergi Kimlik Numarasi" bölümüne (3333 333 333) yazilmak suretiyle yapilacaktir.
- > Kayitlara intikal ettirilen emtianin satis bedeli, kayitli degerinden düsük olabilir mi?
- 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesi hükmüne göre, kayitsiz stok bildiren mükellefler bu mallarini satmalari halinde, defterlere kaydedilecek satis bedeli kayitli degerinden düsük olamayacaktir. Gerçek satis bedelinin kayda alinan bedelden düsük olmasi halinde, kazancin tespitinde kayitli bedel dikkate alinacaktir.
- > Kayitlara intikal ettirilen makine, teçhizat ve demirbaslar için amortisman ayrilabilir mi?
- Bildirime dahil edilen amortismana tabi iktisadi kiymetler için amortisman ayrilmayacaktir.
- > Kayitlara intikal ettirilen emtia, makine, teçhizat ve demirbaslar için herhangi bir vergisel yükümlülük var mi?
- a) Kanunun 10 uncu maddesinin (3) numarali fikrasi uyarinca kendilerince veya ilgili meslek kuruluslarinca belirlenecek rayiç bedel üzerinden beyan edilerek kayitlara intikal ettirilecek; - teslimleri genel orana (%18) tabi makine, teçhizat ve demirbaslar ile emtianin rayiç bedeli üzerinden %10 orani, - teslimleri indirimli orana (%1, %8) tabi makine, teçhizat ve demirbaslar ile emtianin rayiç bedeli üzerinden ise tabi olduklari oranin yarisi, esas alinmak suretiyle KDV hesaplanarak, örnegi 1 seri no.lu 6111 sayili Kanun Genel Tebligi ekinde yer alan (Ek:20/A) KDV stok beyanina iliskin beyanname ile yazili olarak veya elektronik ortamda sorumlu sifatiyla beyan edilecektir. KDV beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, söz konusu beyannameyi de elektronik ortamda vermek zorundadirlar. Beyanname, en geç 30 Haziran 2011 tarihine (bu tarih dahil) kadar verilecek ve tahakkuk edecek vergi de ayni süre içinde ödenecektir. b) 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesinin besinci fikrasina göre beyan edilecek ÖTV tutarlari, ayni maddenin üçüncü fikrasina göre beyan edilecek KDV matrahini olusturan rayiç bedelin tespitinde dikkate alinmis olacagindan, bu sekilde beyan edilen ÖTV'nin KDV matrahina ayrica dahil edilmesi söz konusu degildir.
- > Teslimleri KDV'den müstesna olan kiymetlerle ilgili olarak stok beyanindan yararlanilabilir mi?
- Teslimleri KDV'den müstesna olan emtia, makine, teçhizat ve demirbaslarla ilgili olarak stok beyanindan yararlanilmasi mümkün degildir.
- > Beyan edilip ödenen KDV'nin indirim konusu yapilmasi mümkün müdür?
- Emtiaya ait beyan edilen ve ödenen KDV, 1 No.lu KDV beyannamesinde genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapilabilecektir. Ancak, kayitlarda yer almayan makine, teçhizat ve demirbaslarin rayiç bedeli üzerinden hesaplanarak ödenen KDV'nin indirimi mümkün olmayip bu tutar, verginin ödendigi yilin gelir veya kurumlar vergisi matrahlarinin belirlenmesinde gider olarak dikkate alinabilecektir.
- > Beyan edilerek ödenen KDV iade konusu yapilabilecek mi?
- 3065 sayili Kanunun 29/2 ve 32 nci maddeleri uyarinca, söz konusu maddelerde belirtilen islemler nedeniyle yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri halinde nakden ve/veya mahsuben iade konusu yapilabilmektedir. Bu çerçevede, 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesinden faydalanarak, kayitlarda yer almayan emtia dolayisiyla hesapladiklari KDV'yi 1 seri no.lu 6111 sayili Kanun Genel Tebliginin (VII/A–4) bölümünde belirtildigi sekilde beyan edip ödeyen ve bu vergiyi indirim hesaplarina intikal ettiren mükellefler tarafindan, beyana konu emtianin 3065 sayili Kanun uygulamasinda iade hakki taninan islemlerde kullanilmasi durumunda, beyan edilerek ödenen ve indirim hesaplarina alinan söz konusu verginin yüklenilen verginin hesabinda dikkate alinmasi ve dolayisiyla iade konusu yapilmasi mümkün bulunmaktadir. Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaslar nedeniyle bahse konu uygulama kapsaminda beyan edilerek sorumlu sifatiyla ödenen KDV'nin indirim konusu yapilmasi mümkün olmadigindan, bu verginin iadesi de söz konusu olmayacaktir.
- > Beyana konu edilen kiymetlerle ilgili olarak KDV Kanununun (9/2) maddesi kapsaminda islem tesis edilebilecek mi?
- 3065 sayili Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numarali fikrasinda; fiili ya da kaydî envanter sirasinda belgesiz mal bulunduruldugunun tespiti halinde, bu alislar nedeniyle, ziyaa ugratilan KDV'nin, belgesiz mal bulunduran mükelleften aranacagi, bu uygulamaya göre yapilan tarhiyata vergi ziyai cezasi uygulanacagi, hükme baglanmistir. 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesinin (3) numarali fikrasina göre, kayitlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaslar için yukarida belirtilen sekilde sorumlu sifatiyla KDV beyan eden ve ödeyen mükellefler bakimindan KDV Kanununun söz konusu hükmü uygulanmayacaktir. Buna göre, söz konusu hüküm kapsaminda beyanda bulunan mükelleflere, KDV Kanununun (9/2) maddesi hükmü uyarinca belgesiz mal bulundurdugu gerekçesiyle malin emsal bedeli üzerinden cezali olarak re'sen tarhiyat yapilmayacaktir.
- > Stok beyani kapsaminda ÖTV ye tabi mallar için ÖTV ödenecek mi? Ödenecekse beyan sekli ve süresi ne olacak?
- 6111 sayili Kanunun 10 uncu maddesinin besinci fikrasiyla, ÖTV'nin konusuna giren mallari bu madde kapsaminda beyan eden ve alis belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin bu mallarin beyan tarihindeki miktari ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan ÖTV'yi bu maddenin üçüncü fikrasinda belirtilen beyanname verme süresi içinde ayri bir beyanname ile beyan ederek ayni süre içinde ödemeleri halinde, bu mallar bakimindan 4760 sayili Özel Tüketim Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (3) numarali fikrasi hükmünün uygulanmamasi öngörülmüstür. Bu sekilde beyan edilerek ödenen ÖTV için vergi cezasi kesilmeyecektir. Uygulama kapsaminda olan mükellefler, isletmelerinde mevcut oldugu halde kayitlarinda yer almayan mallardan 4760 sayili Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayili listelerde yer alanlar için, beyan tarihindeki miktarlari ve emsal bedelleri ile uygulanmakta olan vergi orani, maktu ve asgari maktu vergi tutarlarini dikkate alarak 1 seri no.lu 6111 sayili Kanun Genel Tebliginin ekindeki (Ek:21) beyannameyi kagit ortaminda düzenleyecek ve 30 Haziran 2011 tarihine (bu tarih dahil) kadar ÖTV (ÖTV mükellefiyeti bulunmayan ithalatçilar KDV) yönünden bagli olduklari vergi dairelerine verecek, hesaplanan ÖTV'yi de bu süre içinde ödeyecektir. 4760 sayili Kanun ekindeki her bir liste [(II) sayili listedeki kayit ve tescile tabi araçlarin her biri] için ayri beyanname verilecektir.
- > Emtiaya ilişkin olarak beyan edilerek ödenen KDV, beyan tarihini içine alan dönemde mi, söz konusu emtianın kayıtlara alındığı dönemde mi, yoksa ödemenin yapıldığı dönemde mi indirim konusu yapılacak?
- 6111 sayili Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fikrasinda, "… Makine, teçhizat ve demirbaslar üzerinden ödenen bu vergi hesaplanan katma deger vergisinden indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir…" hükmü yer almaktadir. Dolayisiyla, emtiaya iliskin olarak beyan edilerek ödenen KDV, en erken, ödemenin yapildigi tarihi içine alan 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapilabilecektir.
- > Isletmede mevcut oldugu halde kayitlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaslar, kayitlara intikal ettirilebilir mi?
- KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE BULUNMAYAN EMTİA (6111 sayılı Kanunun 11 inci Maddesinin Birinci Fıkrası)
- > Kayitlarda yer aldigi halde isletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle kayitlarda bir düzeltme yapilabilecek mi?
- 6111 sayili Kanunun 11 inci maddesinin birinci fikrasi hükmü ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine (adi, kollektif ve adi komandit sirketler dahil) kayitlarinda yer aldigi halde isletmelerinde mevcut olmayan emtialarini, 30 Haziran 2011 tarihine kadar fatura düzenlemeleri ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayit ve beyanlarina intikal ettirmeleri ve böylece kayitlarini fiili duruma uygun hale getirmeleri imkani verilmistir. Bu hüküm, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadir. Uygulama kapsamina; ferdi isletmeler, adi ortakliklar, kollektif sirketler, adi komandit sirketler ile sermaye sirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakiflara ait iktisadi isletmeler ve is ortakliklari dahil bulunmaktadir.
- > Düzeltme kayitlarinin dayanagi olacak belgeler nasil düzenlenecektir?
- Madde kapsaminda düzenlenecek faturalarda aliciya iliskin bilgiler yerine, "Muhtelif Alicilar (6111 sayili Kanunun 11/1 maddesi çerçevesinde düzenlenmistir)" ibaresi yazilacaktir.
- > Faturada yer verilecek bedelin tespiti nasil yapilir?
- Faturada yer alacak bedel, söz konusu emtia ile ayni neviden olan emtialarin gayri safi kar orani dikkate alinarak tespit edilecektir. Gayri safi kar oraninin yasal kayitlardan tespit edilemedigi hallerde, mükellefin bagli oldugu meslek odalarinin belirleyecegi oranlar esas alinacaktir.
- > Kayitlarda yapilacak düzeltme nedeniyle (Bilanço esasina göre defter tutan mükellefler açisindan) vergisel bir yükümlülük söz konusu olacak mi?
- Yukarida açiklanan sekilde faturalanan ve yasal defterlere kaydedilen emtia ile ilgili islemler, normal satis islemlerinden bir farklilik arz etmemektedir. Faturada emtianin tabi oldugu oranda KDV hesaplanacak ve ilgili dönem beyannamesine dahil edilecektir. Satis hasilati yillik gelir veya kurumlar vergisi matrahinin hesaplanmasinda da dikkate alinacaktir. Fatura bedeli "600 Yurtiçi Satislar", faturada hesaplanan katma deger vergisi de "391 Hesaplanan KDV" hesabina alacak yazilmak suretiyle kayitlara intikal ettirilecektir. Bu hesaplarin karsiligini teskil edecek borçlu hesap uygulamayi yapan mükellefçe gerçege uygun olarak tespit edilecektir. Gerçek durum ile kayitlar arasindaki farklilik faturasiz satislardan kaynaklanmaktadir ve faturasiz satilan mallarin karsiliginda isletme kalemlerinden birinde artis olmasi gerekmektedir. Bu artis nakit para, banka, alacak senedi, çek ve benzeri degerler seklinde olabilir. Dolayisiyla, mal çikisi karsiliginda aktif deger olarak isletmede ne varsa veya isletmede beyan tarihinde bu artis ne olarak görülüyorsa, buna iliskin hesaplara kayit yapilmasi gerekmektedir. Aktif hesaplarda meydana gelen artisin herhangi bir sekilde tespit edilememesi halinde "689 Diger Olagan Disi Gider ve Zararlar" (Beyannamenin düzenlenmesi sirasinda kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alinacaktir) hesabina borç kaydi yapilacaktir.
- > Kayitlarda yapilacak düzeltme nedeniyle (Isletme hesabi esasina göre defter tutan mükellefler açisindan) vergisel bir yükümlülük söz konusu olacak mi?
- Kayitlarda yer aldigi halde isletmede mevcut olmayan emtialar nedeniyle düzenlenen faturalar, isletme hesabi esasina göre defter tutan mükelleflerce yasal defterlerine, hasilat olarak kaydedilecektir. Faturada emtianin tabi oldugu oranda KDV hesaplanacak ve ilgili dönem beyannamesine dahil edilecektir.
- > Kayitlarda yer aldigi halde isletmede mevcut olmayan emtianin Bs formu karsisindaki durumu ne olacak?
- 6111 sayili Kanunun 11 inci maddesinin birinci fikrasina göre kayitlarda yer aldigi halde isletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen faturalar, Bs formu vermek zorunda olan mükelleflerce, Bs formu ile bildirilmek zorundadir. Söz konusu bildirim islemi, Bs formunun "Soyadi/Adi Unvani" bölümüne "Muhtelif Alicilar (6111 sayili Kanun Madde 11/1)", "Vergi Kimlik Numarasi" bölümüne (4444 444 444) yazilmak suretiyle yapilacaktir.
- > Kayitlarda mevcut, isletmede olmayan stoklara fatura kesilirse çikacak olan KDV ye taksit imkâni var mi?
- Kayitlarda bulunan ancak isletmede mevcut olamayan emtialar hakkinda 6111 sayili Kanunun 11/1 maddesinden yararlanilabilecektir. Söz konusu emtialar hakkinda gayrisafi karlilik oranlari da dikkate alinmak suretiyle 30 Haziran 2011 tarihine kadar fatura düzenlenecek ve bu nedenle dogacak vergisel yükümlülükler yerine getirilecektir. Düzenlenecek fatura "Muhtelif Alicilar (6111 sayili Kanun Madde 11/1)" adina düzenlenecektir. Düzenlene fatura nedeniyle hesaplanan KDV, faturanin düzenlendigi dönem KDV beyannamesine dahil edildigi gibi, bu döneme iliskin Bs formunda "Muhtelif Alicilar (6111 sayili Kanun Madde 11/1)" "Vergi Kimlik Numarasi" bölümüne (4444 444 444) yazilma suretiyle beyan edilecektir. Söz konusu islemler nedeniyle hesaplanan KDV faturanin düzenledigi dönem KDV beyannamesi ile beyan edilecek olup beyanname üzerinden tahakkuk eden vergi taksitlendirme olmaksizin yasal sürede ödenecektir.
- > Kayitlarda mevcut, isletmede olmayan stoklara fatura kesilirse, fatura karsiliginda tahsil edilen çeklerle ilgili bir islem yapilacak mi?
- 6111 sayili Kanunun 11/1 maddesi kapsaminda kayitlarda bulunmakla birlikte isletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle kesilen faturalardan kaynaklanan muhasebe islemlerinde borçlu hesap olarak "689 Diger Olagandisi Gider veya Zararlar Hesabi" kullanilacaktir. Bu gider hesabi kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alinacaktir. Kesilen fatura karsiliginda, nakit tahsilat yapilmasi veya çek alinmasi halinde, 689 nolu hesap yerine gerçek duruma uygun "Kasa" veya "Alinan Çekler" hesaplari kullanilabilecektir. Bu konuda 1 seri no.lu 6111 sayili Kanun Genel Tebliginde genis açiklama mevcuttur. Ancak, kesilen faturalar karsiliginda "Ortaklardan Alacaklar Hesabi"nin kullanilmasi mümkün degildir.
- > Stok beyani ile ilgili hesaplanan vergiler ne sekilde ödenecektir?
- 6111 sayili Kanununun 10 ve 11 inci maddeleri uyarinca yapilacak kayit düzeltme islemleri nedeniyle tahakkuk eden vergiler taksitlendirme olmaksizin, defaten ödenecektir.
- > Kayitlarda yer almakla birlikte isletmede bulunmayan mal, firmanin kullandigi malzeme ve hammadde ise bunun bir satis kar orani yoktur. Çünkü firma satmak üzere almamistir. Bu tür mal, maliyet veya rayiç bedelle mi beyan edilecek?
- Faturada yer alacak bedel, söz konusu emtia ile ayni neviden olan emtialarin gayri safi kar orani dikkate alinarak tespit edilecektir. Gayri safi kar oraninin yasal kayitlardan tespit edilemedigi hallerde, mükellefin bagli oldugu meslek odalarinin belirleyecegi oranlar esas alinacaktir.
- > Kayitlarda bulunup isletmede olmayan emtia, tabi olduklari KDV oranindan mi kayitlara alinacak?
- Kayitlarda yer aldigi halde isletmede bulunmayan emtiaya iliskin olarak düzenlenecek faturada emtianin tabi oldugu oranda KDV hesaplanacak ve ilgili dönem beyannamesine dahil edilecektir. Uygulanacak KDV orani bakimindan herhangi bir indirim söz konusu degildir.
- > Kayitlarda yer alan ancak isletmede bulunmayan emtia ile ilgili olarak düzenlenen faturada ÖTV hesaplanacak mi?
- 6111 sayili Kanunun 11 inci maddesinin birinci fikrasinda, bu kapsamdaki mallar için fatura düzenlenmesi ve her türlü vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi sarti arandigindan, satisinda ÖTV uygulanmasi gereken mallar için düzenlenecek faturada ÖTV de hesaplanmasi gerekmektedir. Faturada hesaplanarak gösterilen ve beyan edilecek ÖTV, faturanin düzenlendigi tarihteki vergi orani, maktu ve asgari maktu vergi tutarlari dikkate alinarak hesaplanacaktir.
- > Kayitlarda yer aldigi halde isletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle kayitlarda bir düzeltme yapilabilecek mi?
- STOK BEYANLARI ORTAK HÜKÜMLER
- > Kanunun 10 ve 11 inci maddelerinden yararlanilmasi halinde, YMM'in sorumlulugu aranacak mi?
- Tam tasdik sözlesmesi çerçevesinde daha önceki dönemlerine iliskin rapor düzenlenmis bulunan mükelleflerin, 6111 sayili Kanunun 10 uncu ve 11 nci maddeleri hükmünden yararlanmalari halinde, raporu düzenleyen yeminli mali müsavirlerin bu islemlerle sinirli olarak sorumlulugu aranmayacaktir.
- > Maliye Bakanligi, islem ve bildirimlerin dogrulugunu arastirabilecek mi?
- 6111 sayili Kanunun 10 ve 11 inci maddelerinin uygulanmasina iliskin olarak yapilan islem ve bildirimlerin 6111 sayili Kanun hükümlerine uygun yapilip yapilmadigi hususu Maliye Bakanliginca arastirilabilecektir.
- > Emtia, kasa ve ortaklar cari hesabi ile ilgili beyanlarin sonuçlari hangi tarihte muhasebelestirilecek?
- Mükellefler, stok düzeltmeleri ile kasa mevcudu ve ortaklardan net alacaklar hakkindaki düzeltmelerini beyan tarihi itibariyla yapacaklardir. Bu kapsamda, beyan ve basvuru tarihi 25 Subat 2011 tarihi ile 30 Haziran 2011 tarihleri arasinda oldugundan, defter kayit düzeltmeleri de bu tarihler arasinda, beyan islemini müteakip yapilmak durumundadir.
- > Stok beyani ve matrah/vergi artiriminda bulunulmasi halinde söz konusu iki husus arasinda taksitlendirme yönünden fark var midir?
- Matrah ve vergi artirimina iliskin hesaplanan vergilerin taksitle ödenmesi mümkünken 6111 sayili Kanunun 10 ve 11 inci maddeleri kapsaminda yapilan stok beyanlari veya kasa mevcudu ve ortaklardan net alacaklarin beyani nedeniyle hesaplanan vergilerin ödenmesinde taksitlendirme söz konusu degildir.
- > Kanunun 10 ve 11 inci maddelerinden yararlanilmasi halinde, YMM'in sorumlulugu aranacak mi?